Connect with us

Güncel

‘TERÖRLE MÜZAKERE EDİLMEZ, MÜCADELE EDİLİR’

1 – Kendinizi kısaca tanıtır mısınız. Siyasete ne zaman başladınız?

             Yeniden Refah Partisi’nin Karacabey’de kurucu ilçe başkanıyım. Yaklaşık 20 yıldır siyasetin içindeyim.

            Rahmetli Necmettin Erbakan hocamızla tanışma olanağı bulduktan sonra 1997 – 1998 yıllarında Refah Partisi’nde gençlik kollarında siyasi hayatım başlamış oldu. Refah Partisi kapatıldıktan sonra AK Parti’ye üye olduk. 2012 yılında bu partiden ayrıldım. Yeniden Refah Partisi’nin kurulmasının ardından Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan ile çalışmaya başladık.

2 – Siyasetteki hedefiniz nedir?

            Siyasetteki hedefimiz, önümüzdeki genel seçimlerde Türkiye’de iktidar olmak. Daha sonra yerel seçimlerde de Milli Görüş belediyeciliğini Karacabey’e tanıtmak. Çalışmalarımız da bu doğrultuda devam etmektedir.

3 – Yeniden Refah Partisi’nin Türkiye genelinde ve yerel seçimlerde yarattığı sonuç bir gelecek çiziyor mu? Yeniden Refah Partisi siyaset yelpazesinin neresinde?

            Yeniden Refah Partisi bugün Türkiye’de en hızlı büyüyen ve gelişen bir parti olduğunu kanıtladı. 560 bini geçmiş üye sayımızla Türkiye’de üçüncü büyük siyasi parti konumuna gelmiş bir partiyiz. Seçmenin iktidara alternatif olarak gördüğü siyasi parti Yeniden Refah Partisi’dir. Sahaya indiğimizde vatandaşın bize göstermiş olduğu teveccüh de bunu gösteriyor.

Rahmetli Necmettin Erbakan hocamızın da dediği gibi Refah Partisi kurulduğu andan itibaren anahtar parti konumuna geldi. Önümüzdeki seçimler için de çok iddialı bir şekilde iktidar olmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz.

4 – Karacabey’de yeni kurulmuş bir parti olarak yerel seçimlerde ilçe seçmeninden 2223 oy olarak seçimi 4. parti olarak tamamladınız. Seçime yeni giren bir parti olarak bu kadar kısa sürede seçimlere nasıl hazırlandınız?

            Biz Karacabey’de 2023 yılında teşkilatı kurduk. Önümüzde 3 ay sonra genel seçim, ardından da yerel seçimler vardı. Biz ilçe teşkilatı olarak hem genel, hem yerel seçimlere hazırlandık.

            Genel seçimlerde almış olduğumuz bin 411 oyla bulunmuş olduğumuz Cumhur İttifakı’nın ilçemizde kazanmasına vesile olduk. O zamanki konjonktürde Millet İttifakı kazanıyordu. Yeniden Refah Partisinin oylarıyla birlikte Cumhur İttifakı’nın kazanmasını sağlamış olduk. Bir yılda iki seçim geçirerek çıtamızı yükselttik ve yükseltmeye de devam ediyoruz.

5 – Seçimlere Belediye Başkan adayı olarak İşinsanı Fahrettin Dengiz ile yola çıktınız. Listeye aldığınız bazı meclis üyesi adayları eleştiriye neden olmuştu. Bu eleştiri sandığa oy kaybı olarak yansımış olabilir mi?

            Evet bazı isimler için “niçin bu kişilerle yola çıktınız, oy kaybına neden olabilirsiniz” gibi tepkiler geldi. Seçmen bunu ne şekilde değerlendirdi bilmiyoruz ama aldığımız belediye başkanlık oyu ile meclis üyeliği oylarının orantılı olmasının bu endişeyi yansıtmadığını düşünüyorum.

Seçmenimiz  belediye başkanı adayımıza oy verip, meclis üyelerine oy vermemiş olsalardı söylediğiniz şekilde bir endişe yaratılmış olabilirdi. Oylar orantılı olduğu için bunun bir öneminin olmadığını görmüş bulunuyoruz.

6 – Daha önce Cumhur İttifakı olarak gördüğümüz Yeniden Refah Partisi yerel seçimlere tek başına girdi. Ve tek başına girdiği bu son seçimlerde yüzde 6,19 oyla Cumhuriyet Halk Partisi Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ardından Türkiye sıralamasında üçüncü parti oldu. Türkiye çapında bir büyükşehir (Şanlıurfa), bir il (Yozgat), 39 ilçe ve 24 belde belediyesi kazandı. Partinizin bundan sonraki hedefi nedir?

            Yerel seçimlerde Cumhur İttifakı’na girmemiş olmamızın sebebi, genel seçimlerde Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a 30 maddelik bir talebimiz olmuştu. Bu 30 maddeden bir tanesi bile hayata geçirilmedi. Yerel seçimlerde de emekliye en az 20 bin lira maaş verilirse biz adaylarımızı geri çekeceğimizi belirtmiştik. Ama emeklimizin halen açlık sınırının çok altında bırakılması nedeniyle genel başkanımız kendi adaylarımızla yola çıkma kararı aldı.

            Bu sayede de parti olarak büyüme kaydetmiş olduk. Ve bununla birlikte de kendi gücümüzü de görmüş olduk. Şimdiki hedefimiz ise önümüzdeki genel seçimde iktidar olmak. Genel başkanımızı Cumhurbaşkanı yapmak. Türkiye genelinde belediye sayımızı artırmak ve Refah Belediyeciliği’ni Türkiye’ye göstermek istiyoruz.

Tekrar bir ittifak söz konusu olabilir mi?

            Şu anda öyle bir şey görünmüyor.

7 – Rahmetli Erbakan Hoca’nın dediği gibi “Önce Millet” sözünden yola çıkacak olursak Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’ı meclise davet etmesini nasıl yorumluyorsunuz. Erbakan Hoca’nın bahsettiği “Millet” olaya size göre nasıl bakıyor.

            Yeniden Refah Partisi olarak net bir şekilde terörist başının affının söz konusu olmayacağının altını çiziyoruz. Abdullah Öcalan’ın meclise getirilmesi ya da ev hapsiyle ilgili pazarlıkların yapılmasına kesinlikle karşıyız.

            Biz bu ülkeye 50 binden fazla şehit verdik. Bu şehit ailelerinin yüzüne nasıl bakabiliriz diye genel başkanımızın ifadeleri var. Bizler de bunları sahada anlatıyoruz. Terörle müzakere edilmez mücadele edilir.

            Buradaki mama da bizim anlayışımıza göre şudur. Biz 40 yıldır sizinle mücadeleyi başaramadık. Siz de cezaevinden çağrıda bulunun silahlar bırakılsın biz de sizi özgür bırakalım dercesine devleti aciz duruma düşürmek durumu söz konusu olduğundan dolayı biz Yeniden Refah Partisi olarak çıkmasına kesinlikle karşıyız. Karşı olduğumuzu da her beyanatta bildiriyoruz.

            Burada önemli olan birlik ve bütünlüğümüzdür. PKK silahları bırakacaksa YPG ve PYD’de arka planda duruyor. PKK silah bıraktığını söylese bile onlar silah bırakacak mı? Amerika ayda 100 milyon dolar üzerinde para ödeyerek o bölgede tutuyorsa bunlar yarın yine bizim başımıza tehlike unsuru olacak.

            Siyasetçiler biz içerideki PKK’lıları kontrol altında tutalım amacını mı düşünüyorlar acaba. Eğer öyle bir şey varsa Sayın Süleyman Soylu’nun  ‘İçeride terörü bitirdik. 86 kişi kaldı, onların da ayakkabı numaralarını bile biliyoruz” diye beyanatları var. 86 kişi kalan bir terör örgütüyle pazarlığa oturmanın da bir manası yok. O yüzden de biz buna net bir şekilde karşıyız.

8 – Yeniden Refah Partisi’nin ideolojisi olan “Milli Görüş”ün açılımı nedir? Sizin haricinizde Saadet Partisi de aynı görüş doğrultusunda siyaset yapmakta. İki parti arasındaki fark nedir?

            Yeniden Refah Partisi Milli Görüş’ü temsil eden bir partidir. Vatandaşlarımız da bunu görmüş olmalı ki bir yılda iki seçime girerek yüzde 6.2 gibi bir büyümeyle Türkiye’de üçüncü parti olduysak bu da Milli Görüş’ü temsil eden partinin Yeniden Refah Partisi olduğunun bir göstergesidir.

            Saadet Partisi tabanındaki arkadaşlarımızla her hangi bir sorunumuz olmadığı gibi diğer siyasi partilerle ve onlara oy veren seçmenlerle de her hangi bir sorunumuz yok. Bağımsız bir Türkiye, bağımsız bir ülke, bağımsız bir dünya ve adil düzen Milli Görüş’ün olmazsa olmazlarıdır.

Osmanlı’nın da geçmişte yaptığı gibi laik bir şekilde bu ülkede gelir dağılımından tutun da yaşam alanına kadar özgürce yaşanabilecek bir ortam yaratmak için biz bu olmazsa olmazları hayata geçirmek adına Milli Görüş olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz.

9 –  Yerele dönecek olursak sizce ilçenin temel sorunları nelerdir.

            Karacabey’de sorunlar her geçen gün adeta büyüyor. İnsanlar Pazar yerine geldikleri zaman araçlarını bırakabilecek bir yer bulamıyor. Heykel bölgesine araç park edilmemesi doğal olarak ara sokakların daha yoğun olmasına neden oluyor. Vatandaş bankaya gidip işini yapamadığı konusunda bizlere şikayetlerde bulunuyor.

            Yeterli otoparkların yapılması öncelikli sorunlardan biri. Aynı zamanda aydınlatma ve kaldırım çalışmalarının da ivedilikle yapılması gerekmektedir. Karacabey’in bir an önce köy görüntüsünden çıkıp şehir görüntüsü alabilmesi için Belediye Başkanımızdan bu eksiklerin tespit edilerek yapılmasını bekliyoruz. 

10 – Yeniden Refah Partisi’nde yerel ve genel olarak siyaset yapmanın ne tür zorlukları var.

            Yeniden Refah Partisi’nde genelde ve yerelde siyaset yapmanın her hangi bir zorluğu yok. Çünkü geçmişte Erbakan Hoca’mız döneminde yapmış olduğumuz belediyecilikle bolluğa, berekete ve alım gücüne kavuşulduğu için yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatı olsa gerek ki vatandaşlarımız bizlere güvenle bakıyor.

            Ne yazık ki bugün en büyük paramız 200 TL. olmasına rağmen temel ihtiyaçlarımızı alamaz hale gelmişiz. Ekonomide geldiğimiz nokta ortadayken, vatandaşlarımız çareyi Yeniden Refah Partisi’nin iktidarından bekliyor.   

11 – Son günlerde kamu oyunda gündem olan Bursa çöplüğünün Muratlı Mahallesi’ne taşınmak istenmesi ile ilgili düşüncelerinizi almak istiyoruz. Bu konuda her hangi bir girişiminiz oldu mu?

            Muratlı Mahalle’sini ziyaret ederek muhtarımız ve mahalle sakinleri ile buluşarak durumu yerinde inceleme fırsatımız oldu. Ardından da bütün siyasi parti temsilcileri ile Muratlı’da bir basın açıklaması yaparak buna karşı olduğumuzu belirttik.

12 – Gerçi seçimlerin üzerinden çok zaman geçmedi ama Belediye Başkanı Fatih Karabatı’nın bu güne kadarki icraatları konusunda neler demek istersiniz.

            Seçim döneminde Belediye Başkanı Sayın Fatih Karabatı’nın vaatlerini bildiğimiz için bizim de bunların hayata geçirilmesi için beklentilerimiz var. Ancak sayın Karabatı’yayeterince eleştiride bulunmuyoruz. Sebebi ise şu anda tasarruf tedbirleri kanunu kapsamı genelgesi yayınlandığı için belediyeler fazla bir çalışma sergileyemiyor. Bunu bildiğimizden dolayı da sayın Karabatı’ya şu anda eleştiri yapmıyoruz.

            9 aylık bir süreçte belediyenin gelir ve giderleri de ortada olduğu için sayın Karabatı hizmet noktasında zorlanıyor.

            Ancak bu mercilerinmazeret üretme yeri değil, proje üretme yeri olduğunu da iletmek istiyoruz.

Böyle engellemeler olsa bile verilmiş olan sözleri yerine getirmek için yeterince kaynak üretme çalışmalarına bir an önce başlanmasını ve güzel şeyler yapılmasını bekliyoruz. 

13 – Önümüzdeki yerel seçimlerde nasıl bir yol çizeceksiniz.

            Önümüzdeki yerel seçimlerde biz iddialıyız. “Rüşvet alan da veren de melundur” tabelasını Karacabey Belediyesi’ne asmayı hedefliyoruz. Bunun için de her hafta mahallelerimizi ziyaret ederek çalışmalarımıza başladık.

14 – Son olarak neler söylemek istersiniz.

            Son olarak Türkiye genelinde emeklisinden asgari ücretlisine herkesin refah içerisinde yaşayabilmesini temenni ediyorum.

            İlçemizin de hizmete doyan bir ilçe olması arzusu ile belediyenin çalışmalarını bekliyoruz. Üretilen hizmetleri takdir etmek istiyoruz. Karacabey Belediyesi şu hizmetleri yaptı Allah onlardan razı olsun diyeceğimiz günleri sabırsızlıkla bekliyoruz. Hizmet üretemeyen bir belediye görmek istemiyoruz.

            Çünkü her geçen ay, her geçen yıl ilçemiz için bir kayıptır.  Yeniden Refah Partisi kadroları olarak gelirde adalet, paylaşımda adalet hizmetiyle seçim çalışmalarımıza şimdiden devam ediyoruz.

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Güncel

SÖZLER BU KEZ RAPORA GİRDİ, KÖYLÜNÜN ENDİŞESİ BİTMEDİ

Karasu Mahallesi’nde uzun süredir çevre, koku, atık taşımacılığı ve ulaşım sorunlarıyla gündeme gelen biyogaz tesisinin kapasite artışına ilişkin ÇED süreci kapsamında Halkın Katılım Toplantısı gerçekleştirildi. Daha önce defalarca gündeme gelen şikâyetlerin gölgesinde yapılan toplantıda bölge halkı dinlenirken, tesisle ilgili yeni döneme ilişkin taahhütlerin bu kez yazılı olarak kayıt altına alındığı belirtildi.

Karasu Mahallesi’nde faaliyet gösteren biyogaz tesisinin mevcut 234 ton/gün olan organik atık işleme kapasitesinin 545 ton/güne çıkarılmasını öngören proje kapsamında gerçekleştirilen toplantıya; şirket yöneticileri, Ankara’dan ÇED firması yetkilileri, Karacabey Belediyesi Çevre Koruma biriminden bir personel, Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı temsilcisi ile Karasu Mahallesi Muhtarı Hüseyin Özsoy ve Mahalle sakinleri katıldı.

Daha önce YÖREM GAZETESİ’nin gündeme taşıdığı haberlerde Karasu halkı; ağır koku, sinek, atık sızıntıları, tarım alanları ve su kaynaklarına ilişkin endişelerin yanı sıra özellikle atık taşıyan araçların köy yolunu kullanması nedeniyle yaşanan mağduriyetleri dile getirmişti. Köylüler, geçmişte kendilerine verilen bazı sözlerin yerine getirilmediğini belirterek, mevcut sorunlar çözülmeden kapasite artışının gündeme gelmesine tepki göstermişti.

Sözler bu kez yazılı olarak kayıt altında

Toplantıda mahalle halkının soruları ve şikâyetleri dinlenirken, daha önce sözlü olarak ifade edilen bazı taahhütlerin bu kez ÇED raporunda yazılı şekilde yer aldığı bilgisi paylaşıldı.

Karasu Mahalle Muhtarı Hüseyin Özsoy’un aktardığı bilgilere göre; tesis çevresinde açılan kuyuların üzerlerinin kapatılması, taşımacılıkta firmaya ait araçların kullanılması ve taşımanın firma şoförleri tarafından gerçekleştirilmesi yönünde düzenlemeler gündeme geldi. Ayrıca kış döneminde depolama, yaz döneminde ise üretim yapılacağı yönünde bilgi verildi.

Bu gelişme, daha önce verilen ancak hayata geçirilmediği belirtilen sözlerin yeniden ve bu kez yazılı biçimde gündeme gelmesi açısından dikkat çekti.

Köylünün en büyük sorunu: köy yolu

Karasu halkının toplantıda dile getirdiği sorunların başında ise tesisin faaliyetlerinden kaynaklandığı belirtilen çevresel sıkıntıların yanı sıra ulaşım meselesi geldi.

Mahalle Muhtarı Hüseyin Özsoy, köy yolunun tesis araçları tarafından kullanılması nedeniyle yıllardır ciddi mağduriyet yaşandığını ifade ederken, bölgede Devlet Su İşleri’ne (DSİ) ait bir set ve baraj yolu bulunduğuna dikkat çekti.

Özsoy’a göre çözüm aslında oldukça basit. DSİ’nin söz konusu yolun kullanımına izin vermesi ve yolun asfaltlanması halinde tesis araçlarının köy içerisinden geçmesine gerek kalmayacak. Böylece hem mahalle sakinlerinin ulaşım kaynaklı mağduriyetinin hem de araç trafiğinden kaynaklanan çevresel sorunların önemli ölçüde azaltılabileceği ifade ediliyor.

Ancak bu noktada DSİ’nin yetkisi ve gerekli izinlerin alınması gündeme geliyor. Muhtar Özsoy, siyasi aktörlerin ve ilgili kurumların devreye girerek bu konuda çözüm üretmesi gerektiğini savunuyor.

Karabatı’dan “Yetkimiz dahilinde ne varsa yaparız” mesajı

Toplantının ardından Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı ile görüştüğünü belirten Muhtar Hüseyin Özsoy, Karabatı’nın konuya ilişkin destek sözü verdiğini aktardı.

Özsoy’un verdiği bilgiye göre Başkan Karabatı, belediyenin uhdesinde ve yetkisi içerisinde yapılabilecek ne varsa yapılacağını ifade ederken, şirket yetkilileriyle de görüşülerek tarafların ortak bir paydada buluşturulması yönünde bir yaklaşım ortaya koydu.

Karasu Muhtarı, özellikle köy yolunun alternatif bir güzergâha taşınması konusunda kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekerek, çözüm için somut adımlar atılmasını beklediklerini belirtti.

“Ne kadar kayıt altına alınırsa alınsın…”

Karasu halkı açısından toplantının en önemli noktalarından biri, geçmişte sözlü olarak ifade edilen bazı hususların bu kez ÇED raporunda yazılı olarak yer alması oldu.

Ancak mahalle sakinlerinin geçmiş tecrübeler nedeniyle temkinli olduğu görülüyor.

Köylüler, daha önce de çevre temizliği, denetim, araçların köy içerisinden geçirilmemesi ve alternatif yol gibi konularda çeşitli sözler verildiğini, ancak bunların tamamının hayata geçirilmediğini savunuyor.

Bu nedenle bölge halkında, “Ne kadar kayıt altına alınırsa alınsın, uygulamada karşılığını görmedikten sonra bunun ne anlamı var?” şeklindeki endişe devam ediyor.

Karasu halkı, yıllardır yaşadıklarını belirttiği kötü koku, sinek, çevre ve sağlık sorunlarının yanı sıra özellikle köy yolunun kullanılması nedeniyle oluşan mağduriyetlerin artık kalıcı şekilde çözülmesini istiyor.

Kapasite artıyor, gözler uygulamada

Karasu’daki tesis için gerçekleştirilen ÇED toplantısıyla birlikte kapasite artışına ilişkin süreçte önemli bir aşama daha geride bırakılmış oldu. Daha önce gündeme gelen projede günlük 234 ton olan organik atık işleme kapasitesinin 545 tona çıkarılması, ayrıca kompost ile organik ve organomineral gübre üretimine yönelik yatırımlar planlanıyordu.

ÇED raporunun alınması ve halkın bilgilendirilmesinin ardından şimdi gözler, raporda yer aldığı belirtilen taahhütlerin sahada nasıl uygulanacağına çevrildi.

Karasu halkının beklentisi ise açık: Yeni kapasite artışıyla birlikte mevcut sorunların büyümesi değil, yıllardır yaşandığı belirtilen mağduriyetlerin sona ermesi.

Mahalle sakinleri, bu kez verilen sözlerin yalnızca raporlarda kalmamasını, özellikle ulaşım, koku, çevre ve denetim başlıklarında somut sonuç görmek istiyor.

Karasu’da yıllardır devam eden tartışmanın bundan sonraki seyri ise ÇED raporunda yer aldığı belirtilen taahhütlerin ne ölçüde hayata geçirileceğiyle şekillenecek.

Continue Reading

Güncel

TURİZMCİLERDEN ÖZER MATLI’YA YOĞUN İLGİ

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO 42. Komite Turizm ve Seyahat Acenteleri Meslek Grubu üyeleriyle yoğun katılımlı akşam yemeğinde buluştu. Bursa turizmini ziyaretçi sayısıyla değil, şehirde kalan ekonomik değerle büyüteceklerini belirten Matlı, “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak. Bursalı acentelerin önünü açacak, Bursa’nın işini Bursa’da bırakacağız” dedi.

         BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO 42. Komite’den Hasan Erdem, Gülçin Güleç ve Nilay Korkmaz Demirayak’ın davetiyle düzenlenen Genişletilmiş İstişare Toplantısı’na katıldı. Anatolia Hotel Çekirge’de gerçekleştirilen akşam yemeği, turizm ve seyahat acenteleri meslek grubu üyelerinin yoğun katılımıyla büyük bir buluşmaya dönüştü.

         Sektör temsilcilerinin sorunlarını ve beklentilerini dinleyen Matlı, Bursa turizmini şehrin ticaret, hizmet ve istihdam kapasitesini büyüten güçlü bir ekonomik alana dönüştürecek projelerini anlattı.

“Turizm iş, ciro, istihdam ve hizmet ihracatıdır”

         Konuşmasına turizmcilerin deneyimine ve sektörel birikimine vurgu yaparak başlayan Matlı, şunları söyledi:

         “Bugün size turizmi anlatmaya gelmedim. Siz bu işi zaten biliyorsunuz. Sizi dinleyen, hakkınızı koruyan ve önünüzü açan bir BTSO sözü vermeye geldim. Turizm yalnızca tanıtım değildir. Turizm iştir, cirodur, istihdamdır, hizmet ihracatıdır. Bursa’nın geleceğini yalnızca sanayiyle değil, güçlü bir yaşam ve hizmet ekonomisiyle birlikte büyütmeliyiz.”

“Bursa’nın sorunu değer değil, sistem eksikliği”

         Bursa’nın tarihi, Uludağ’ı, termal kaynakları, kıyıları, mutfağı, sağlık altyapısı ve kültürel mirasıyla büyük bir turizm potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Matlı, bu değerlerin aynı ekonomik zincirde buluşturulamadığını belirtti.

         Matlı, “Bursa’ya insan geliyor ama yeterince kalmıyor. Kalsa bile şehrin bütün değerleriyle buluşmuyor. Etkinlikler düzenleniyor ancak ortaya çıkan iş her zaman Bursalı işletmeye dönmüyor. Bursa’nın sorunu değer eksikliği değil, bu değerleri ticarete dönüştürecek sistemin kurulamamasıdır” diye konuştu.

         Turizmde başarı anlayışını da değiştireceklerini belirten Matlı, “Kaç kişinin geldiğini saymakla yetinmeyeceğiz. Ne kadar kaldığını, ne kadar harcadığını, kaç acentenin, otelin, restoranın ve esnafın kazandığını ölçeceğiz. Kalabalık tek başına başarı değildir. Başarı, ziyaretçinin Bursa’da bıraktığı değerdir” ifadelerini kullandı.

“BTSO kendi üyesine rakip olmayacak”

         BTSO’nun seyahat, konaklama, transfer ve organizasyon alanındaki hizmet alımlarının şeffaf olması gerektiğini vurgulayan Matlı, sektörde cevapsız kalan sorular bulunduğunu söyledi.

         Matlı, “Bursa’da yüzlerce seyahat acentesi varken, BTSO’nun milyonlarca avroluk organizasyonlarının büyük bölümünün neden kent dışından tek bir firmada toplandığının açıklanması gerekiyor. Şartnamelerin nasıl hazırlandığını, tekliflerin nasıl karşılaştırıldığını, faturaları ve ortaya çıkan sonuçları üyeler bilmelidir. Burada peşin hüküm vermiyorum ancak bu soruların cevapsız bırakılamayacağını açıkça söylüyorum. Kaynak üyeden geliyorsa hesabı da üyeye verilmelidir” dedi.

         Yeni dönemde BTSO’nun kendi üyesiyle rekabet eden değil, üyeye iş alanı açan bir kurum olacağını dile getiren Matlı, şöyle devam etti:

         “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak. Seyahat, konaklama, transfer, rehberlik ve organizasyon alımları açık ölçütlerle yapılacak. Şartnameler görülecek, teklifler karşılaştırılacak ve sonuçlar açıklanacak. Büyük bir organizasyonda tek bir acentenin kapasitesi yetmiyorsa Bursalı acenteler uzmanlıklarına göre bir araya getirilecek. Bursa’nın işi Bursa’da kalacak.”

Bursa turizmine dört mevsimlik yeni sistem

         Matlı, Bursa Yaşam Ekonomisi yaklaşımıyla turizm, gastronomi, sağlık, kültür, spor, çarşı ve etkinlik ekonomisini tek program altında buluşturacaklarını açıkladı.

         Bursa Deneyim Rotası ile tarih, termal, doğa, sağlık, spor, zanaat, gastronomi ve alışveriş değerlerinin satılabilir turizm paketlerine dönüştürüleceğini belirten Matlı; Uludağ’ın dört mevsim çalışacağını, Çekirge’nin termal mirasının sağlık ve iyi yaşam ekonomisiyle buluşturulacağını söyledi.

         Bursa 365 Festival ve Ziyaretçi Takvimi ile ulusal ve uluslararası etkinliklerin bütün yıla yayılacağını kaydeden Matlı, takvimin en az 12 ay önceden açıklanacağını ve acentelerden otellere, restoranlardan perakende işletmelerine kadar bütün sektörün önceden hazırlanabileceğini ifade etti.

         Matlı ayrıca Bursa Gastronomi Ağı, Bursa Kongre ve Etkinlik Bürosu, Bursa Marka 2040 ve Güney Marmara Marina Projesi ile ziyaretçiyi şehrin bütün ekonomik değerlerine bağlayacaklarını söyledi.

“Marina şehirde büyüyen bir ekonomidir”

         Güney Marmara Marina Projesi’nin tek noktaya yapılacak bir liman yatırımı olmadığını vurgulayan Matlı, projenin Gemlik, Mudanya-Güzelyalı ve Karacabey kıyılarını kapsayan bütüncül bir turizm ağı olarak tasarlandığını belirtti.

         “Marina yalnızca tekne bağlanan bir yer değildir. Marina, denizde başlayan ve şehirde büyüyen bir ekonomidir” diyen Matlı, “Tekneden inen ziyaretçi kıyıda kalmayacak. Acentemiz tur satacak, otelimiz oda satacak, restoranımız masa dolduracak, esnafımız ürün satacak. Üyemize rakip olacak değil, üyemizin işini büyütecek yatırımlar yapacağız” ifadelerini kullandı.

“Faaliyeti değil, sonucu yöneteceğiz”

         Her rota, festival, kongre ve tanıtım çalışmasının ekonomik sonuçlarının ölçüleceğini açıklayan Matlı, geceleme, kişi başı harcama, rezervasyon, tekrar ziyaret, hizmet ihracatı ve üye cirosunun düzenli olarak izleneceğini söyledi.

         Konuşmasını turizmcilere seslenerek tamamlayan Matlı, şu çağrıyı yaptı:

         “Bursa’ya gelen geçip gitmeyecek; kalacak, yaşayacak ve değer bırakacak. Bunu turizmcilerimizle birlikte yapacağız. 1 Ekim’de gelin; mesleğinize, emeğinize ve odanıza sahip çıkın. Pusulamız yeşil, niyetimiz beyaz. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”

Continue Reading

Güncel

DEMİRŞAN VE AKKUŞ AİLELERİNİN MUTLU GÜNÜ

Karacabey’in seçkin ailelerinden Filiz ve Tamer Demirşan çiftinin kızları Damla Demirşan ile ilçenin köklü ailelerinden Muhterem ve Özdemir Akkuş çiftinin oğulları Alper Akkuş, düzenlenen görkemli törenle dünya evine girdi.

Karacabey Belediyesi’nde anaokulu öğretmeni olarak görev yapan Damla Demirşan ile genç girişimci Alper Akkuş’un nikâh töreni, 23 Ağustos 2026 Pazar günü Ramada Otel’de gerçekleştirildi. Demirşan ve Akkuş ailelerini bir araya getiren törende genç çiftin mutluluğu, aileleri ve davetliler tarafından paylaşıldı.

 Genç çiftin nikâhını Nikâh Memuru Semih Türkkan kayıt altına alırken, gelin Damla’nın nikâh şahitliklerini enişteleri Bülent Çalıbaşı ve Adem Akın, damat Alper’in şahitliklerini ise arkadaşları Murat Şimşek ve Enver Yıldız üstlendi.

Nikâh töreninin ardından aileler ve davetliler, genç çiftin mutluluğuna ortak oldu.

Filiz ve Tamer Demirşan ile Muhterem ve Özdemir Akkuş, evlatlarının hayatlarındaki bu anlamlı günde büyük gurur ve mutluluk yaşarken, davetliler de gece boyunca Damla ve Alper’i yalnız bırakmadı.

Karacabey’in tanınmış iki ailesini buluşturan törende, genç çiftin mutluluğu davetlilerin güzel dilekleriyle taçlandı. Aile büyükleri, yakınları ve dostlarıyla birlikte bu özel günü paylaşan Damla ve Alper, hayatlarının en anlamlı günlerinden birini geride bıraktı.

Yörem Gazetesi olarak Damla ve Alper Akkuş çiftine bir ömür boyu mutluluk, Demirşan ve Akkuş ailelerine ise hayırlı olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Continue Reading

Trending