Connect with us

Genel

TAT GIDA, TARIMDA DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN SOMUT KAZANIMLARINI PAYLAŞTI

Türkiye’nin tarımsal üretim gücünü teknolojiyle buluşturan Tat Gıda’nın geleneksel hale gelen Dijital Tarla Günü etkinliği, sektörün farklı paydaşlarını bir araya getirerek tarımın dönüşüm sürecine ışık tuttu. Tat Gıda, Bursa’nın Karacabey ilçesinde düzenlediği 9. Dijital Tarla Günü’nde dijital tarım uygulamalarının üretime sağladığı somut kazanımları ve sürdürülebilir tarım vizyonunu paylaştı. Şirket, yapay zekâ destekli sulama sistemleriyle su tüketiminde yüzde 23 tasarruf sağlarken, dijital tarım uygulamalarını kullanan üreticilerde verimin yüzde 16 ila 28 arasında arttığını açıkladı. Tarımda dijital dönüşümün çevresel sürdürülebilirlik ve kaynak verimliliğine sağladığı katkıların da öne çıktığı etkinlikte, sektörün geleceğine yönelik önemli mesajlar verildi.

Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Veysel Memiş’in ev sahipliğinde Camandıra Çiftliği’nde gerçekleştirilen 9. Dijital Tarla Günü etkinliğine Mustafakemalpaşa İlçe Tarım ve Orman Müdürü Nuri Oruç, Karacabey İlçe Tarım ve Orman Müdürü Davut Aytek, Mustafakemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Mehmet Aydemir ve Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem ile akademisyenler, çiftçiler, sektör paydaşları ve çözüm ortakları katıldı.

BASF ve BASF Nunhems’in platin sponsor, Türkiye İş Bankası ve Sarten’in altın sponsor, United Genetics Turkey, Solares, Subutay Bulut Nakliyat, Baştürk Cam, Akca Lojistik, Özler Plastik ve Omnia Nişasta’nın gümüş sponsor olarak destek verdiği Tat Gıda 9. Dijital Tarla Günü’nün açılışında konuşan Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Veysel Memiş, veri odaklı üretim modelleri sayesinde çiftçilerin verimliliğini artırırken doğal kaynakların korunmasına da önemli katkılar sağladıklarını söyledi.

“Sözleşmeli üretim modelimizi dijital teknolojilerle güçlendirerek tarımda dönüşüme öncülük ediyoruz”

Tat Gıda’nın 2016 yılında başlattığı Dijital Tarım Programı’nın bugün Türkiye’de örnek gösterilen uygulamalardan biri haline geldiğini belirten Veysel Memiş, sözleşmeli üretim modelini dijital teknolojilerle güçlendirerek tarımsal üretimde dönüşüme öncülük ettiklerini söyledi. Dijital tarım uygulamalarının kapsamını her yıl genişlettiklerini kaydeden Memiş, bugün 400’ün üzerinde çiftçinin dijital tarım ekosistemine dahil olduğunu ve 20 bin dekardan fazla alanda dijital uygulamaların aktif olarak kullanıldığını ifade etti.

Son iki yılda gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi veren Veysel Memiş, 15 bin dekardan fazla alanda uydu destekli bitki sağlığı takibi yapıldığını, 585 tarlanın dijital olarak izlendiğini ve 500’ün üzerinde toprak analiziyle üreticilere özel gübreleme programları oluşturulduğunu belirtti. Dijital takip sistemleri sayesinde yüzlerce problemli alanın erken dönemde tespit edilerek hızlı müdahale imkânı sağlandığını dile getirdi. Dijitalleşmenin sahadaki en önemli çıktısının verim artışı olduğunu vurgulayan Veysel Memiş, uydu teknolojileri, sensörler ve dijital karar destek sistemlerinden yararlanan üreticilerin verimlerinin geleneksel yöntemlerle üretim yapan çiftçilere kıyasla yüzde 16 ila yüzde 28 arasında daha yüksek gerçekleştiğini açıkladı.

Bu sonuçların teknolojinin tarım sektöründe yalnızca bir yenilik değil, aynı zamanda verimlilik, rekabetçilik ve sürdürülebilirlik açısından stratejik bir araç olduğunu ortaya koyduğunu ifade eden Veysel Memiş, dijital dönüşümün üreticilerin gelir seviyelerine de doğrudan katkı sunduğunu kaydetti.

“Yapay zekâ destekli sulama sistemleri sayesinde su tüketiminde yüzde 23 tasarruf sağlandı”

Tat Gıda’nın dijital tarım çalışmalarını sadece verim artışıyla sınırlı değerlendirmediğini belirten Veysel Memiş, çevresel sürdürülebilirliği merkeze alan uygulamaların da önemli sonuçlar verdiğini söyledi. Toprak analizleriyle bilinçli gübreleme uygulamalarının yaygınlaştırıldığını ifade eden Veysel Memiş, yapay zekâ destekli sulama sistemleri sayesinde su tüketiminde yüzde 23 tasarruf sağlandığını, veri temelli bitki koruma uygulamalarıyla ise pestisit kullanımının yüzde 44 oranında azaltıldığını açıkladı.

Türkiye’de sözleşmeli sanayi domatesi üretiminin tamamında yüzde 100 damla sulama sistemi kullanan öncü üretici gruplarından biri olduklarını belirten Veysel Memiş, bu modelin hem su verimliliği hem de karbon ayak izinin azaltılması açısından güçlü bir sürdürülebilirlik örneği oluşturduğunu vurguladı.

Tat Gıda’nın sürdürülebilir tarım hedeflerini uluslararası projelerle desteklediğini belirten Memiş, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile yürütülen Yeşil Tarım Projesi kapsamında sera gazı emisyonlarının azaltılması, su verimliliğinin artırılması ve çevresel etkilerin ölçülmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini söyledi.

Şirketin aynı zamanda Avrupa Birliği Horizon Europe Programı tarafından desteklenen SolarHub Projesi’nin Türkiye’deki ana paydaşlarından biri olduğunu kaydeden Memiş, proje kapsamında tarım ve yenilenebilir enerji sistemlerinin entegrasyonuna yönelik yenilikçi uygulamaların sahada test edildiğini ve üreticilerle buluşturulduğunu ifade etti.

“Temel amacımız teknolojiyi sahaya taşımak, üreticileri yenilikçi çözümlerle buluşturmak”

Tarımsal üretim alanlarında yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Veysel Memiş, çiftçilerin bu dönüşümden en yüksek faydayı sağlaması amacıyla eğitimler, çalıştaylar ve uluslararası bilgi paylaşım faaliyetleri gerçekleştirdiklerini söyledi. Tarımın geleceğinin nitelikli insan kaynağıyla şekilleneceğine inandıklarını vurgulayan Memiş, Ege Üniversitesi ve Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen programlar kapsamında bugüne kadar 217 üniversite öğrencisine uygulamalı dijital tarım eğitimi verildiğini açıkladı.

Ayrıca yüzlerce üreticinin dijital tarım teknolojileri ve yeni nesil üretim yöntemleri konusunda eğitim programlarına katıldığını belirten Veysel Memiş, teknolojik dönüşümün ancak bilgi paylaşımı ve üretici katılımıyla kalıcı hale gelebileceğini ifade etti.

9. Dijital Tarla Günü’nün temel amacının teknolojiyi sahaya taşımak, üreticileri yenilikçi çözümlerle buluşturmak ve başarılı uygulamaları paylaşmak olduğunu belirten Veysel Memiş, şunları söyledi: “Tarımın geleceğinin veriyle desteklenen, çevreye duyarlı, kaynaklarını verimli kullanan ve çiftçisini merkeze alan bir anlayışla şekilleneceğine inanıyoruz. Bugün sahada gördüğümüz her teknoloji ve her uygulama, daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha dirençli bir tarım sistemi oluşturma hedefimizin bir parçasıdır. Çiftçilerimiz, iş ortaklarımız, akademisyenlerimiz ve teknoloji sağlayıcılarımızla birlikte tarımın geleceğini inşa etmeye devam edeceğiz.”

Dijitalleşme, finansman ve sürdürülebilirlik aynı platformda buluştu

Etkinlik kapsamında katılımcılara Tat Gıda’nın dijital tarım çalışmaları ve sahada elde edilen sonuçları anlatan özel bir tanıtım filmi de izletildi. Programın ilk oturumunda Tat Gıda Bilgi Teknolojileri ve Proje Yönetim Direktörü Çiğdem Şahin, şirketin dijital dönüşüm vizyonunu ve geleceğe yönelik stratejik hedeflerini anlattı. Şahin, dijitalleşmenin yalnızca verimlilik artışı sağlamadığını, aynı zamanda doğal kaynakların korunması, üretim süreçlerinin optimize edilmesi ve sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi açısından kritik rol üstlendiğini belirtti.

Gazeteci ve Tarım-Gıda Editörü İrfan Donat moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Tat & BASF Dijital İş Birliği ve Sürdürülebilirlik” panelinde, BASF Tarım Çözümleri Türkiye ve Azerbaycan Ülke Müdürü Mustafa Yüksel ile BASF Nunhems Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan ve Pakistan Ülke Müdürü Önder Yılmaz konuşmacı olarak yer aldı.

Oturumda dijital teknolojilerin tarımsal üretime etkileri, sürdürülebilirlik hedefleri, yenilikçi tarım uygulamaları ve özel sektör iş birliklerinin sektöre sağladığı katkılar ele alındı. Katılımcılar, tarımın geleceğinde teknoloji ve sürdürülebilirliğin birbirini tamamlayan iki temel unsur olduğuna dikkat çekti.

Programın “Sürdürülebilir Tarım Ekosistemi ve İş Bankası Tarım Bankacılığı” panelinde ise sürdürülebilir tarım ekosistemi ve tarım bankacılığı konusu gündeme geldi. Gazeteci ve Tarım-Gıda Editörü İrfan Donat’ın moderatörlüğünü yaptığı oturumda, Türkiye İş Bankası Tarım Bankacılığı Pazarlama Bölümü Müdür Yardımcısı Mustafa Alper Devran ile Tat Gıda’nın sözleşmeli üretim modeli içerisinde uzun yıllardır yer alan genç üreticiler Mustafa Demirel ve Eren Çağan deneyimlerini paylaştı. Panelde tarımın finansmanı, sürdürülebilir üretim modelleri, üreticilerin finansmana erişimi ve sözleşmeli üretimin sağladığı avantajlar değerlendirildi. Üreticiler sahadaki deneyimlerini aktarırken, finansman mekanizmalarının tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından taşıdığı önem vurgulandı.

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Genel

BTSO, ARTIK YEMYEŞİL

BTSO seçimlerinde Özer Matlı’nın öncülüğündeki yeşil liste, 34 komite ve 78 meclis üyesiyle ilk sıraya yerleşti. Mavi listeyi hem komite sayısında hem meclis temsilinde geride bırakan Matlı, “Bu başarı Bursa’nın başarısıdır. Üyelerimiz baskıya ve dayatmaya en güçlü cevabı sandıkta verdi” dedi.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) meslek komitesi seçimlerinde üyelerin değişim talebi sandığa yansıdı. Açıklanan sonuçlara göre yeşil liste 34 komitede 78 meclis üyeliği kazanırken, mavi liste 31 komitede 71 meclis üyeliği elde etti. Beyaz liste dört komitede sekiz meclis üyeliği kazandı. Bir komitedeki iki meclis üyeliğinin dağılımı ise sonuçlar kesinleştikten sonra yarın yapılacak kuraya bağlı kaldı.

Yeşil liste, mavi listenin üç komite ve yedi meclis üyesi önünde yer alarak seçimlerden en güçlü temsil grubuyla çıktı. Bu sonuçlara göre, mevcut yönetimin önde gelen şirketlerinden Beyçelik, Durmazlar, Ermaksan, Şanmak gibi şirketler kendi sektörlerinde yeni dönemde temsil edilemeyecek.

Sonuçları değerlendiren Özer Matlı, Bursa iş dünyasının mevcut yönetim anlayışına güçlü bir tepki gösterdiğini belirterek şunları söyledi:

“Bugün, eşit şartlarda yapılmayan bir seçimde, Bursa’nın iş dünyası kendi iradesine sahip çıktı. Esnafımız, tüccarımız, sanayicimiz ve KOBİ’lerimiz sözünü söyledi. Üyelerimiz Oda’sında değişim istediğini, daha çok hizmet beklediğini, karar süreçlerinde söz sahibi olmak istediğini sandıkta gösterdi. Bu başarı Bursa’nın, üretenlerin, alın teri dökenlerin ve hakkını savunan üyelerimizin başarısıdır.”

Seçim sürecindeki baskı ve dayatmalara da değinen Matlı, üyelerin verdiği cevabın açık olduğunu vurguladı:

“Üyelerimiz kendi kararını verdi, kendi geleceğine sahip çıktı. Bütün baskılara rağmen yeşil listeyi hem komite sayısında hem meclis temsilinde ilk sıraya taşıdı. Bu sonuç, üyelerimizin cesaretinin ve kararlılığının eseridir.”

Matlı, elde edilen başarının büyük bir sorumluluk getirdiğini ifade ederek açıklamasını şöyle tamamladı:

“Sandığa gelen, iradesini ortaya koyan bütün üyelerimize teşekkür ediyorum. Bize duyulan güvenin sorumluluğunu biliyoruz. Önümüzdeki hafta yapılacak seçimde de bütün seçilen meclis üyelerimizin gönlüne dokunarak, yeni bir dönem için çalışmaya başlayacağız. Daha çok hizmet, eşit temsil ve hesap veren bir oda için mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugün Bursa’nın sesi yükseldi. Üyenin iradesi kazandı. BTSO artık yemyeşil.”

Continue Reading

Genel

GÖKHAN TÜYDEŞ KTSO BAŞKANLIĞINA ADAYLIĞINI AÇIKLADI

Karacabey Ticaret ve Sanayi Odası’nda 2 Ekim 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek seçimler öncesinde kulisler hareketlenirken, iş insanı Gökhan Tüydeş KTSO Yönetim Kurulu Başkanlığına adaylığını açıkladı.

         Tüydeş, adaylık kararını kamuoyuyla paylaştığı basın açıklamasında, Karacabey’in ticaret, sanayi, tarım ve üretim potansiyelinin daha ileri taşınması gerektiğine dikkat çekerek, oda yönetiminde ortak akıl, istişare ve dayanışmayı esas alan bir anlayış ortaya koyacaklarını belirtti.

KTSO seçimlerinde üyelerin oylarıyla belirlenecek yeni döneme ilişkin çalışmalar sürerken, Tüydeş açıklamasında özellikle üyelerin sorunlarının doğrudan dinlenmesi, çözüm odaklı bir oda yapısının oluşturulması, yeni yatırımların önünün açılması, istihdamın güçlendirilmesi ve genç girişimcilere yönelik projeler geliştirilmesi başlıklarına vurgu yaptı.

“Ben” yerine “biz” anlayışını öne çıkaran Tüydeş, farklı sektörlerden iş insanlarını ortak hedef etrafında buluşturmayı amaçladıklarını ifade ederken, geçmiş dönemlerde odaya hizmet veren başkan ve yöneticilere de teşekkür etti. Tüydeş ayrıca, 2 Ekim 2026 Cuma günü yapılacak seçimlerde tüm KTSO üyelerini oy kullanmaya ve Karacabey’in ekonomik geleceğine ilişkin tercihlerini sandıkta ortaya koymaya davet etti.

Tüydeş’in adaylık açıklamasının tamamı şöyle:

“Bizler; Karacabey’in ticaretine, sanayisine, tarımına, üretimine, yaşamına ve geleceğine gönül vermiş iş insanları olarak, birlik ve beraberliği esas alan, büyüyen ve gelişen bir Karacabey vizyonuyla yola çıkıyoruz.

İnanıyoruz ki artık Karacabey için yarışmak değil, Karacabey için birlikte çalışma zamanı.

Farklı sektörlerde faaliyet gösterebilir, farklı düşüncelere ve farklı bakış açılarına sahip olabiliriz. Ancak söz konusu Karacabey’in ekonomisi, esnafımızın, tüccarımızın, sanayicimizin, üreticimizin ve girişimcimizin geleceği olduğunda hepimizin ortak bir hedefi var:

Daha güçlü, daha üretken ve daha müreffeh bir Karacabey.

Biz bu anlayışla yola çıkıyoruz.

Amacımız; odamızı yalnızca seçim dönemlerinde gündeme gelen bir kurum olmaktan çıkararak, üyelerinin her zaman yanında olan, sorunlarını dinleyen, çözüm üreten ve Karacabey’in ekonomik gelişimine öncülük eden güçlü ve etkin bir yapıya kavuşturmaktır.

Üyelerimizin yaşadığı sorunları ve beklentileri biliyoruz. Üreticimizin, tüccarımızın, sanayicimizin, esnafımızın ve girişimcimizin ihtiyaçlarını biliyoruz.

Karacabey’in güçlü tarım ve sanayi altyapısını daha ileriye taşımak, ticaret hacmini artırmak, yeni yatırımların önünü açmak, istihdamı güçlendirmek, gençlerimizin ve girişimcilerimizin önünü açacak projeler geliştirmek ve ilçemizin Bursa ve Türkiye ekonomisindeki konumunu daha da güçlendirmek için çalışacağız.

Bizim anlayışımızda “ben” değil, “biz” vardır.

Makam değil, hizmet vardır.

Ayrışma değil, dayanışma vardır.

Çünkü biliyoruz ki birlikten güç doğar.

Bugün aynı hedef etrafında bir araya gelen arkadaşlarımızla birlikte; geçmiş kuşakların tecrübesine, kendi kuşağımızın bilgi ve deneyimine, gelecek kuşağın ise beklenti ve ihtiyaçlarına sahibiz.

Bu anlayışla hiçbir üyemizi ötekileştirmeden, hiçbir görüşü dışlamadan, herkesin fikrine değer vererek hareket edeceğiz. Ortak aklı, istişareyi ve dayanışmayı çalışma anlayışımızın merkezine koyacağız.

Buradan tüm üyelerimize çağrımızdır:

Gelin, ortak akıl etrafında buluşalım.

Gelin, Karacabey için birlikte üretelim.

Gelin, birlikte büyüyelim ve birlikte kazanalım.

Bu vesileyle bugüne kadar odamıza hizmet etmiş tüm başkanlarımıza, yönetim kurulu üyelerimize, meclis üyelerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.

Geçmişin tecrübesine saygı duyuyor, geleceğe ise büyük bir inançla bakıyoruz.

Karacabey’in potansiyeline inanıyoruz.

Tüccarımıza, sanayicimize, esnafımıza, üreticimize ve girişimcimize inanıyoruz.

Ve biliyoruz ki birlik olduğumuzda Karacabey için çok daha büyük işler başarabiliriz.

Ayrıca, 2 Ekim 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek seçimlerde tüm üyelerimizi oy kullanmaya, büyüyen ve gelişen Karacabey’in geleceğine hep birlikte yön vermeye davet ediyoruz.”

Continue Reading

Genel

AYÇİÇEĞİNDE ÖN ALIM FİYATI 37 BİN TL

Trakya Birlik, 2026/2027 üretim sezonunda yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için ön alım fiyatını ton başına 37 bin TL olarak belirledi. Birlik, yağ oranına göre uygulanacak fiyat çarpanının yanı sıra sezon sonunda oluşabilecek ilave gelirlerin üretici ortaklarına dağıtılabileceğini açıkladı.

Trakya Birlik, 2026/2027 üretim sezonunda üretici ortaklarından alınacak ayçiçeğinin ön alım fiyatını açıkladı. Uluslararası sözleşme standardı olan yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için belirlenen ön alım fiyatı ton başına 37 bin TL oldu.

Birlik tarafından yapılan açıklamada, dünyada tarımsal üretim ve gıda tedarikinin giderek daha stratejik hale geldiği belirtilerek, Türkiye’nin yağlı tohumlardaki üretim kapasitesinin güçlendirilmesinin ve dışa bağımlılığın azaltılmasının önemine dikkat çekildi. Ayçiçeği başta olmak üzere yağlı tohum üretiminin sürdürülebilirliğini sağlayacak, üreticiyi korurken tüketici ve sanayinin ihtiyaçlarını da gözeten dengeli ve istikrarlı bir piyasa yapısının oluşturulmasının hedeflendiği ifade edildi.

Yüzde 44 yağ oranı baz alınacak

Trakya Birlik’in açıkladığı 37 bin TL’lik fiyat, yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için geçerli olacak. Ham yağ oranına göre yapılacak alımlarda yüzde 44 yağ oranı baz alınırken, bu oranın üzerindeki veya altındaki her yüzde 1’lik yağ oranı değişimi için yüzde 1,5 oranında fiyat çarpanı uygulanacak.

Buna göre üreticilerin teslim ettiği ürünlerin nihai alım fiyatı, ayçiçeğinin yağ oranına göre hesaplanacak. Böylece yağ oranı yüksek veya düşük ürünler için yüzde 44’lük standart üzerinden farklı fiyat oluşacak.

235 bin 979 ton alım gerçekleştirildi

Ayçiçeği hasadının ağustos ayının ortalarında başladığı ve üretim bölgelerinde giderek yoğunlaştığı belirtilirken, ülke genelindeki hasadın büyük ölçüde eylül ayı sonuna kadar tamamlanmasının beklendiği bildirildi.

rakya Birlik’in hasat süreci boyunca 48 kooperatifine bağlı 109 alım merkezi ile iki fabrikasında üreticilerin ürünlerini teslim almaya devam ettiği açıklandı. Birlik, fiyatın henüz açıklanmadığı dönemde ürünlerini kooperatiflerine teslim eden üreticilere de teşekkür etti.

Açıklanan verilere göre Trakya Birlik tarafından bugüne kadar toplam 235 bin 979 ton ayçiçeği mubayaası gerçekleştirildi.

Fiyat belirlenirken çok sayıda unsur değerlendirildi

Birlik tarafından ön alım fiyatının belirlenmesi sürecinde Türkiye’deki mevcut gümrük rejiminin yanı sıra dünya ayçiçeği üretimindeki gelişmeler ve uluslararası piyasalarda beklenen fiyat seviyeleri dikkate alındı.

Değerlendirmelerde ayrıca döviz kurlarındaki seyir, finansman maliyetleri ve ayçiçeği fiyatlarının oluşumuna etki eden diğer unsurların da göz önünde bulundurulduğu bildirildi.

Trakya Birlik, yapılan değerlendirmeler ve mevcut piyasa koşulları doğrultusunda yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için 37 bin TL/ton ön alım fiyatının belirlenmesine karar verildiğini açıkladı. Belirlenen fiyatla birlikte hasat döneminde piyasanın sağlıklı şekilde işlemesine ve ürün fiyatlarında istikrarlı bir seviyenin oluşmasına katkı sağlanmasının amaçlandığı belirtildi.

Ödemeler teslimat tarihine göre yapılacak

Üreticiler tarafından teslim edilen ayçiçeği bedellerinin, teslimat tarihlerine göre belirlenecek ödeme programı kapsamında bağlı kooperatifler aracılığıyla ödeneceği bildirildi.

Trakya Birlik ayrıca sezonun tamamlanmasının ardından, satın alınan ürünlerin değerlendirilmesi sonucunda ilave gelir oluşması halinde söz konusu gelirin üretici ortaklarına dağıtılmasının mümkün olabileceğini açıkladı.

Birlik, 2026/2027 tarımsal üretim sezonunun ülke, üreticiler ve tüm çiftçiler açısından hayırlı ve bereketli olması temennisinde bulundu.

Continue Reading

Trending