Connect with us

Ekonomi

Tarımda ‘Dijital Pazar’ dönemi başladı!

Tarım ve Orman Bakanlığı gıdada üretimden tüketime tüm zinciri dijital ortama taşıyacak Dijital Tarım Pazarı’nı (DİTAP) başlattı. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin de (TOBB) desteklediği Dijital Tarım Pazarı ile tarımın tüm paydaşları tek bir platformda buluşacak.

Tarımsal arz ve talebin ‘dijital pazaryeri’ yaklaşımı ve sözleşmeli tarım uygulaması ile buluşmasını sağlayacak olan DİTAP, üreticinin daha fazla gelir elde etmesini, tarım endüstrisinin istediği nitelikte tarımsal ürün bulmasını ve tüketicinin de tarımsal ürünlere daha ucuza ulaşmasını sağlayacak. www.ditap.gov.tr adresi üzerinden DİTAP’ı kullanan tarım sektörü paydaşları bankaların sözleşmeli tarım kapsamında oluşturulan destekleyici kredi paketlerinden de yararlanabilecek.

DİTAP’ın lansmanı, Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’nin ev sahipliğinde, Hazine ve Maliye Bakanı Dr. Berat Albayrak, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun da katıldığı online basın toplantısı ile yapıldı. DİTAP’ın planlı tarımda bir dönüm noktası olduğunu söyleyen Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, ilk etapta Türkiye’nin sebze-meyve üretiminin yüzde 10’luk kısmının DİTAP üzerinden geçmesinin hedeflendiğini söyledi. Pakdemirli şöyle konuştu: “DİTAP ile tarımsal üretimde arz ve talebi buluştururken, tarımsal üretimin de sözleşmeli tarım modeli sayesinde daha planlı hale getirilmesi mümkün olacak. Tohumdan, çatala tüm zincirin takip edilebildiği, sürdürülebilir üretimin sağlandığı bu sistem sayesinde küçük çiftçi, büyük çiftçilerimiz ile aynı fiyat ve rekabet koşullarına ulaşacak. Üreticiyi koruyan, tüketiciyi kollayan bu sistem sayesinde tarımsal üretim zincirinde sıfır atık da mümkün hale gelecek. Dünyada üretilen her 3 tarımsal ürünün biri çöpe atılıyor. DİTAP, tarımsal üretim zincirinde etkin planlama sayesinde ürün zaiyatını da ortadan kaldıracak.”

“Türkiye tarımda kendine yeten bir ülke”

DİTAP’da ilk fazda sebze, meyve, bakliyat gibi tarımsal ürünlerin işlem göreceğini, projenin ilerleyen fazlarında hayvancılık, gübre, ilaç, tohum gibi tarımsal ara girdilerin de DİTAP kapsamına gireceğini belirten Dr. Pakdemirli, şöyle konuştu: “Yaşadığımız Covid-19 salgını gıda arz güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu göstermiştir. Tarımın önemi daha iyi anlaşılmıştır. Türkiye olarak 4 saatlik bir uçuş mesafesi ile dünya nüfusunun % 40’ına, toplam 1,9 trilyon dolarlık tarımsal ticaret hacmine sahip bir coğrafyaya ulaşma şansımız var.  Ülkemiz bitkisel ve hayvansal üretim bakımından dünyada sayılı ülkeler arasındadır. Ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa da 1.,dünyada ise ilk 10 arasında yer almaktadır. 18 milyar dolarlık ihracat yapıyoruz. 5,3 milyar dolarlık ihracat fazlamız var. Türkiye kendi kendine yeten bir ülkedir. Tarımda bulunduğumuz bu iyi konumu geliştirebileceğimiz, Türkiye’yi tarımda da daha iyi yerlere taşıyabileceğimiz fırsatlar var. Ülkemizin tarımsal yapısına göre stratejiler geliştirerek, rekabet gücümüzü daha da artırmalıyız.”

Geçirdiğimiz bu zor günlere gıda arz güvenliği için tarımsal planlamanın ne kadar önemli olduğunun bir kez daha görüldüğünü kaydeden Dr. Pakdemirli, “Tarlada bahçede ürünün olması elbette önemli, ancak bu ürünleri ihtiyaç duyulan iş gücü ile hasat etme, işleme, depolama ve pazara erişimini sağlayacak şekilde etkin bir lojistik planlama daha da önem arz etmekte. Üretici ile tüketici arasında doğru bağı kurabilirsek eminim ki üretici üretiminden memnun olacak, tüketici de makul fiyatta daha kaliteli ürünü alma imkânına sahip olacak. Çiftçilerimiz dönem sonunda ürettiği ürününü satma, pazara ulaştırma noktasında herhangi bir kaygı yaşamayacak. Tarımsal üretimde DİTAP sayesine sözleşmeli üretim modeli geliştikçe, yani tüketim ile üretim arasındaki bağ güçlendikçe hem arz talep dengesi arasındaki dengesizliklerin azaltılması hem de tarım sektöründeki fiyatlandırma dengesizliklerinin giderilmesi açısından çok daha iyi bir noktaya gelmiş olacağız. Tarım ile sanayinin bütünleşmesine yol açacak bu model, yaygınlaştığı ölçüde tarımın finansman imkanlarının artırılmasına da katkı sağlayacaktır.” dedi.

Pandemi sonrasına hazırlık

Covid-19 salgınının dünyada bütün sanayi ve teknoloji sektörünün, ekonomik olarak sıkıntılı bir sürece girmesine yol açtığına dikkat çeken Dr. Bekir Pakdemirli, şöyle devam etti: “Dünyada fabrikaları ve teknolojileri ile övünen devletlerin, fabrikaları üretimlerini durdurmuş ve çarkların yeniden dönmesi için Covid-19′ un etkisinin bitmesini beklemektedirler. Bu süreçte kapasitesini arttırarak üretime devam eden tek bir sektör vardır.  O da gıda sektörüdür. Artık insanların ellerindeki cep telefonları, bilgisayarlar, arabalar; bir övünç kaynağı olmaktan çıktı. Artık ‘evimde bana yetecek kadar gıda var mı?’ diye kendini sorgulamaya başladı. Bu durum bizlere Sayın Cumhurbaşkanımızın bir ifadesini hatırlatıyor. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız gıdayı üreten ülke dünyanın lider ülkesi olacak demişti. Evet, şu an dünyaya baktığımızda bu sözün ne kadar doğru olduğunu bir kez daha anladık. Çünkü tarımsal üretim savunma sanayinden daha önemlidir. Biz, yaptığımız yatırım ve desteklerle dünyada gıda arz sorunu olan bir ülke değiliz. Diğer ülkelere gördüğümüz market mağazalarındaki manzaraları, bizim ülkemizde görülmemiştir. Pandemi sürecini iyi yöneterek Türk tarımı için de bu dönemde yeni şeyler söyleyerek ve yaparak pandemi sonrasına hazırlanmamız gerekiyor. Çünkü dünya artık farklı bir dünya olacak ve farklı bir yöne doğru ilerleyecektir. Bu süreçten güçlü bir şekilde çıkarsak, ülkemizin dünyadaki yeri ve konumu şimdikinden daha farklı olacaktır. Bu sıkıntıdan güçlü bir şekilde çıkabilmemiz de güçlü ve etkin tarım politikaları yürütmekle olacaktır.”

“DİTAP ile herkes kazanacak”

DİTAP’ın Türkiye’ye sağlayacağı katkıları da anlatan Dr. Bekir Pakdemirli, “DİTAP ülkemizdeki tarım sektörünün tamamını kapsamaktadır. Kooperatiflerden, birliklere, çiftçilerden, üreticilere, gübre, tarımsal ilaç, alet ekipman sektörüne, finasman sektörü, sigorta sektörünün bulunduğu kısaca sektörün tüm paydaşlarının gereksinim duyduğu her türlü ürünün tedarik edileceği bir alt yapıya sahip olacak. Alıcı, satıcı lojistik sektörü olmak üzere bu portalda herkes olacak. Böylelikle; üretimden tüketime kadar her noktayı izleyeceğiz. Neden DİTAP kurduk. Üretici ‘ben daha fazla kazanmalıyım, ürünümü daha iyi fiyatla satmalıyım’, tüketici ise ‘Ben daha uygun fiyatla tüketmeliyim’ diyor. Tüketici açısında daha kaliteli ürün ve uygun fiyat. Sürdürülebilir tedarik. Planlı üretim. Arazinin verimini artıran bu çalışmalar sonucunda elde edilen ürünün, yüksek değer ile iç ve dış pazarda yer bulması, çiftçimize daha çok kazanç sağlaması adına tarımsal üretimin planlanması gerekmektedir. Bu planlamayı yapabilmek için tarımsal ürün pazarının hem bireysel tüketici hem de endüstriyel tüketici açısından talepleri önceden oluşturulacaktır.  Bu talepler ile talebi değerlendirmek isteyen çiftçilerimizin Bakanlığımız sistemlerine kayıtlı ve talebe yön verecek teknoloji ile desteklenmesi amacıyla DİTAP’ı oluşturduk. Bu sözleşmeli tarım portalı sadece gönüllülük esası ile bireysel tüketicinin pazarını yöneten hal, manav, zincir marketlerin ve endüstriyel ürün pazarını yöneten gıda fabrikalarının tarımsal hammaddeleri için talep oluşturabilmesine imkân sağlayacak. Bu taleplerin SMS bilgilendirmesi ile ülkemizin en ücra köşesindeki çiftçimize kadar ulaşmasını sağlayacağız.  Ayrıca portal sayesinde İşlenmiş gıda sanayiye yönelik fayda sağlayarak, başta coğrafi işaretli ürünlerimiz olmak üzere bir çok işlenmiş ürünün markalaştırıp katma değerini arttırarak pazarlanması sağlanacak. Bu sayede ihracata yönelik pazarın artmasını sağlayacağız.” diye konuştu.

DİTAP’ı kullanan tarım sektörü paydaşlarının bankaların sözleşmeli tarım kapsamında oluşturulan destekleyici kredi paketlerinden de yararlanacaklarını belirten Dr. Pakdemirli, “Sözleşmeli Üretim yaptıran gerçek ve tüzel kişiler, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’nden 50 milyon TL’ye kadar kredi kullanabilecekler. Kredi kullanımında ‘İşletme Kredisi’nde indirim % 50 olarak belirlenmiştir.  Ayrıca, üretimde “yurtiçi sertifikalı tohum/fide/fidan kullanımı” için ilave % 20, stratejik bitkisel ürün grubunda üretim yapılacaksa ilave %10 olmak üzere toplamda % 80’ne varan oranlarda indirimli kredi kullanabileceklerdir. Ziraat Bankası ve Tarım ve Kredi Kooperatifleri dışında diğer banklarımızı da özelikle de katılım bankalarını bu sistem üzerinden çiftçimize ve sanayicimize uygun finansman desteği için sistemi kullanmaya davet ediyoruz. Ayrıca tarımsal desteklemeleri de bundan sonraki dönemde bu platform üzerinde sözleşmeli üretimin lehinde olacak şekilde planlayacağız. Kooperatiflerde bu konuda avantajlı olması sağlayacağız.” ifadelerine yer verdi.

KURUM BÜLTENİ

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Ekonomi

BURSA TİCARET BORSASI’NDAN 2025 YILINDA TARİHİ REKOR

Bursa ekonomisinin lokomotif kurumlarından Bursa Ticaret Borsası, modern borsacılık vizyonuyla 2025 yılını rekor bir büyüme ile kapattı. Tescil işlem hacmini yüzde 53 artışla 71 milyar TL seviyesine taşıdıklarını belirten Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, “Bugüne kadar attığımız bütüncül adımlarla 2026 yılını projelerimizin sahada karşılık bulduğu gerçek anlamda bir ustalık dönemi olarak görüyoruz” dedi.

Bursa’nın tarımsal ticaretine yön veren Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), yenilikçi ticaret anlayışı ve dijital dönüşüm eksenli çalışmalarıyla 2025 yılını rekorla kapattı. Tescil işlem hacmine ilişkin verileri açıklayan Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, 2024 yılında 46 milyar 531 milyon TL olan tescil işlem hacminin, 2025 sonu itibarıyla yüzde 53 artışla 70 milyar 970 milyon TL seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Ortaya konan bu rekor büyümenin uzun vadeli, planlı ve bütüncül çalışmaların bir sonucu olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, “Bu başarı, üyelerimizin üretim azmi ile Borsamızın teknolojik dönüşüm ve dijitalleşme odaklı projelerinin sahada yarattığı güçlü sinerjiyi ortaya koymaktadır” dedi.

Zeytin 22,5 Milyar TL ile zirvedeki yerini korudu

Bursa’nın sahip olduğu güçlü tarım potansiyelin ekonomik değere dönüşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Özer Matlı, ürün bazlı tescil rakamlarının kentin üretim kabiliyetini net biçimde ortaya koyduğunu ifade etti. 2025 yılında borsa kotasyonuna sahip ürünler arasında ilk sırayı Bursa’nın en önemli tarımsal değeri olan zeytinin aldığını kaydeden Başkan Matlı, “22 milyar 592 milyon TL’lik işlem hacmiyle zeytin, tescil kalemlerimizde lokomotif rolünü sürdürdü. Onu 11 milyar 70 milyon lira ile yaş sebze-meyve, 7 milyar 873 milyon lira ile canlı hayvan grubu takip izledi. Elde edilen tescil rakamları, Bursa’nın üretim potansiyelinin Borsamızda katma değere dönüştüğünün en açık göstergesidir” diye konuştu.

Marmara ÜPAK’ta 637 Milyon TL’yi aşan performans

Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, tarım ticaretinin dijitalleşmesinde önemli bir yol üstlenen Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nda (Marmara ÜPAK) da Bursa TB üyelerinin yıl boyunca etkin bir performans sergilediğini belirtti. Marmara ÜPAK genelinde 2025 yılı boyunca 32 binin üzerinde işlem gerçekleştiğini ve yaklaşık 973 bin ton ürünün piyasada işlem gördüğünü kaydeden Başkan Matlı, “Kurucu ortağı olduğumuz Marmara ÜPAK’ta, Bursa TB acente kaydındaki üyelerimiz tarafından 637 milyon 705 bin TL tutarında işlem hacmi gerçekleştirildi. Bu performansla, platforma üye borsalar arasında 8. sırada yer alarak dijital tarım ticaretindeki gücümüzü bir kez daha ortaya koyduk. Özellikle mısır, arpa ve buğday gibi stratejik ürünlerdeki işlem yoğunluğu, bu başarının temelini oluşturdu” dedi.

“Finansal istikrar ile büyüme ivmemiz artacak”

2025 yılı tescil işlem hacmi rakamlarının, Borsa’nın uzun vadeli vizyonunun ve stratejik yaklaşımının bir yansıması olduğunu belirten Başkan Özer Matlı, şunları kaydetti: “Bugün attığımız her adımı; üretim, ticaret, mekân ve insan başlıklarını birbirinden ayırmadan, bütüncül bir anlayışla ele alıyoruz. Bursa Ticaret Borsası olarak 2026 yılını, bugüne kadar hayata geçirdiğimiz projelerin sahada karşılık bulduğu, gerçek manada bir ustalık dönemi olarak görüyoruz.  Ekonomi yönetimimizin kararlı adımlarıyla enflasyonun yüzde 20-22 bandına gerilemesi halinde, işlem hacmimizde yüzde 35-40 oranında yeni bir artış yakalayacağımızı tahmin ediyoruz.”

Başkan Matlı, Bursa Ticaret Borsası’nın önümüzdeki dönemde de üreticinin emeğini koruyan, üyelerin ticari faaliyetlerini kolaylaştıran ve Bursa’yı dünya tarım ticaretinin önemli merkezlerinden biri haline getirme hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini vurgulayarak, “Bu tarihi başarıda emeği geçen, tüm üyelerimize ve paydaşlarımızı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Bursa TB’de en çok işlem gören 5 ürün

Zeytin: 22.592.058.602 TL

Yaş Sebze-Meyve: 11.070.268.114 TL

Canlı Hayvan (Büyükbaş-Küçükbaş): 7.873.997.096 TL

Et (Büyükbaş-Küçükbaş-Piliç): 6.073.453.718 TL

Mısır: 4.372.710.733 TL

Continue Reading

Ekonomi

2025 YILI VE ARALIK AYI ÜRETİCİ VE MARKET FİYATLARINDA YAŞANAN DEĞİŞİMLER

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, TZOB tarafından 20 yıldır yürütülen aylık üretici ve market fiyat çalışmasına dair açıklama yaptı. Bayraktar, açıklamasında Aralık ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri aylık ve yıllık olarak değerlendirdi.

“Veriler masa başında değil, sahada ve belgeli olarak tespit edilmektedir”

“Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) olarak bazı önemli ürün ve gıdalardaki aylık fiyat değişiklikleri ve spekülatif hareketler konusunda kamuoyunu bilgilendirmek üzere yaklaşık 20 yıldır her ay gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda Türkiye genelinde beş bölgeden Ziraat Odalarımız kanalı ile fiyatlar alınarak yakından takip ediyoruz.

TZOB’un aylık fiyat açıklamasındaki temel amaç üreticilerimizin emeğinin karşılığını alıp almadığını ortaya koymak, tüketicinin neden yüksek fiyatlarla karşılaştığını açıklamak ve spekülatif fiyat oluşumlarının önüne geçilmesine katkıda bulunmaktır.

TZOB’un paylaştığı rakamlar tüm bölgelerdeki farklı satış kanallarından alınan fiyatların ortalamasına dayanıyor ve sahadaki tabloyu yansıtıyor.

Rekolte, paketleme-ambalajlama, depolama ve işçilik maliyetleri, nakliye giderleri, ihracat akışı, aracı kârları, fire gibi zincirin tüm aşamaları fiyat oluşumunu etkilemektedir. Dolayısıyla üretici market fiyat makasının varlığı inkâr edilemez bir gerçektir. Önemli olan bu farkın nedenlerini doğru değerlendirmektir. Bu makasın fazla açıldığı durumlarda spekülatif faaliyetleri göstererek ilgili kurumların harekete geçmesini sağlamaktır.”

Yıllık üretici ve market fiyat değişimleri

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, yıllık üretici market arasındaki fiyat farklılıklarını açıkladı:

“Yaptığımız değerlendirmeler sonucunda; 2025 yılında markette takip edilen 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13 üründe fiyat azalışı oldu.

2025 yılında, fiyatı en fazla artan ürün markette ve üreticide limon, fiyatı en fazla düşen ürün markette beyaz lahana, üreticide sivri biber oldu.

Geçen yıla göre bu yıl markette en fazla fiyat artışı yüzde 133,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını, yüzde 110,4 ile elma, yüzde 106,6 ile fındık, yüzde 100,8 ile Antep fıstığı izledi.

Geçen yıla göre bu yıl markette fiyatı en fazla düşen ürün ise yüzde 40,6 ile beyaz lahana oldu. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 39,8 ile marul, yüzde 39,5 ile karnabahar ve yüzde 29,1 ile kuru soğan takip etti.

2025 yılında, üreticide takip edilen 33 ürünün 16’sında fiyatlar artarken, 15 üründe fiyat düşüşü yaşandı. 2 üründe ise fiyat değişimi olmadı.

Geçen yıla göre bu yıl, üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 343,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160,4 ile Antep fıstığı, yüzde 159,3 ile kuru kayısı, yüzde 125,4 ile fındık izledi.

Geçen yıla göre bu yıl, üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 58,8 ile sivri biber görüldü. Sivri biberdeki fiyat düşüşünü yüzde 56,3 ile karnabahar, yüzde 54,8 ile marul, yüzde 51,2 ile kuru soğan takip etti.”

Aralık ayı üretici-market fiyat değişimi

“Aralık ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 324,1 ile havuçta görüldü. Havuçtaki fiyat farkını, yüzde 245,6 ile mandalina, yüzde 238,5 ile kabak, yüzde 238 ile yeşil soğan takip etti.

Havuç 4,2 kat, mandalina 3,5 kat, kabak ve yeşil soğan 3,4 kat fazlaya markette satıldı.

Üreticide 8 lira olan havuç 33 lira 93 kuruşa, 10 lira 50 kuruş olan mandalina 36 lira 29 kuruşa, 19 lira 25 kuruş olan kabak 65 lira 17 kuruşa, 12 lira 75 kuruş olan yeşil soğan 43 lira 10 kuruşa satıldı.

Aralık ayında fiyatı en fazla artan ürün; markette kabak, üreticide mandalina olurken, fiyatı en fazla düşen ürün; markette Ayçiçek yağı, üreticide beyaz lahana oldu.”

Market fiyatları

“Aralık ayında markette 41 ürünün 30’unda fiyat artışı, 11’inde fiyat azalışı görüldü.

Aralık ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 97,5 ile kabak oldu. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 77,3 ile domates, yüzde 75 ile salatalık ve yüzde 53,3 ile patlıcan takip etti.

Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 16,1 ile Ayçiçek yağı oldu. Ayçiçek yağındaki fiyat düşüşünü yüzde 12,2 ile toz şeker, yüzde 11,2 ile portakal, yüzde 5,1 ile ıspanak izledi.”

Üretici fiyatları

Aralık ayında üreticide 33 ürünün 11’inde fiyat artışı olurken, 15’inde fiyat düşüşü görüldü. 7 üründe ise fiyat değişimi olmadı.

Aralık ayında üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 38,1 ile beyaz lahanada görüldü. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 28,5 ile marul, yüzde 27,3 ile havuç ve yüzde 18,9 ile pırasa izledi.

Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 69,4 ile mandalinada görüldü. Mandalinadaki fiyat artışını yüzde 56,6 ile salatalık, yüzde 50,6 ile patlıcan, yüzde 44,5 ile kabak takip etti.”

Üretici fiyat değişiminin nedenleri

“Seralarda güzlük sezon bitti ve baharlık sezon için dikimler yapıldı. Ürünler henüz hasat olgunluğuna gelmediğinden bu geçiş aşamasında arz azaldı ve salatalık, patlıcan, kabak ve domateste üretici fiyatları arttı.

Kuru soğan, patates, portakal, havuç da talep olmayışı fiyatların düşmesine sebep oldu.

Lahana ve marul da arz artış sebebiyle fiyatlar düştü.”

Aralık ayı aylık ve yıllık girdi fiyatlarında yaşanan değişimler

“Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Aralık ayında, Kasım ayına göre amonyum sülfat gübresi yüzde 4,4, amonyum nitrat yüzde 2,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 1,8, oranında artarken, ÜRE gübresi yüzde 0,4, DAP gübresi yüzde 0,1 azaldı.

Geçen yılın Aralık ayına göre son bir yılda ÜRE gübresi yüzde 50,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 46,3, DAP gübresi yüzde 41,1, amonyum nitrat yüzde 33,3, amonyum sülfat gübresi yüzde 32,9 oranında arttı.

Aralık ayında Kasım ayına göre süt yemi yüzde 2,6, besi yemi yüzde 2,2, son bir yılda süt yemi yüzde 29, besi yemi ise yüzde 30,6 oranında arttı.

Tarım ilacı fiyatları geçen aya göre yüzde 19,4 oranında artarken, yıllık yüzde 27,1 oranında artış gösterdi.

Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8 oranında arttı. Mazot fiyatları aylık yüzde 6,6 oranında azalış gösterirken, yıllık bazda yüzde 21,9 oranında arttı.”

Continue Reading

Ekonomi

MATLI: “2026 YILI MAKRO PROJELER VE YATIRIM YILI OLACAK”

Bursa Ticaret Borsası, Aralık ayı olağan Meclis toplantısında 2026 yılı bütçesi 100 milyon TL olarak oy birliğiyle kabul edildi. Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, yeni yılda bugüne kadar ki başarıları taçlandıracak makro projelere odaklanacaklarını belirterek, “Özellikle ET-BA arazimizde başlatacağımız dev dönüşüm hamlesiyle şehrin doğusuna yeni bir vizyon kazandırırken, Gıda İhtisas OSB projemizle Bursa’nın tarıma dayalı sanayi gücünü çok daha ileriye taşıyacağız” dedi.

Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), 2026 yılı son meclis toplantısı Doğanbey’de bulunan hizmet binasında yapıldı. Meclis Başkanı Mustafa Aksu başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Meclis Üyelerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, 2025 yılındaki proje ve faaliyetler ile yeni yılda hedeflenen çalışmalar ele alındı.

Meclis toplantısında 2025 yılının ekonomik görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Özer Matlı “2025 yılında, finansmana erişim ve nakit akışındaki sıkışıklık firmalarımızı en fazla zorlayan meseleler oldu. Yaklaşık üç yıldır enflasyonla mücadele kapsamında sürdürülen “yüksek faiz, düşük kur” politikası artan maliyetler nedeniyle özellikle emek yoğun sektörlerde küresel rekabet gücümüzü zayıflattı. Bu durum, üretim iştahını ve yatırım kararlarını da ciddi biçimde baskıladı” dedi.

“Tarımda rekor daralma alarm veriyor”

Tarım ve hayvancılık sektöründe yaşanan sorunlara da dikkat çeken Başkan Özer Matlı, “Girdi maliyetlerindeki artışlara ek olarak iklim kaynaklı riskler, dünya genelindeki belirsizlikler ve hayvancılığa büyük darbe vuran şap hastalığı, üretimde sürekliliği zayıflatarak arz dengesini bozdu. Bu gelişmeler maliyet baskısını daha da derinleştirirken, sektörün toparlanma kapasitesini ciddi ölçüde sınırladı” diye konuştu.

“Üyelerimizin üretim azmi tescil hacmini rekor seviyeye taşıdı”

Başkan Özer Matlı, ülke ekonomisindeki zorlu tabloya karşın Bursa Ticaret Borsası’nın 2025 yılında da başarılı bir performans sergilediğini söyledi. Borsa üyelerinin azimle üretimden geri durmadığını belirten Matlı, “Üyelerimizin özverili çalışmaları ve kararlılıkları sayesinde 11 aylık tescil işlem hacmimizde 60 milyar TL gibi önemli bir rakama ulaştık. İnşallah yılı 65 milyar liranın üzerinde, Borsa tarihinin en yüksek işlem hacmi rakamıyla kapatmayı hedefliyoruz. Tarımsal ürün ticaretini dijital platforma taşıyan ve kurucu ortakları arasında yer aldığımız Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nda ise işlemlerin başladığı Ocak ayından itibaren 610 milyonu aşan işlem hacmiyle platforma üye 22 borsa arasında 7`nci borsa olarak tarım ticaretinin dijitalleşmesinde öncü bir rol üstlendik” ifadelerini kullandı.

İhracat atağında yeni rota: Asya

Başkan Matlı, küresel ticaret sisteminin yeniden dizayn edildiği bir süreçte, üyelerin ticaretini güçlendirmek, yeni ihracat pazarlarına açılmalarını kolaylaştırmak ve uluslararası rekabet kapasitelerini artırmak amacıyla yürütülen Gıda UR-GE projesinin de 2025 yılı boyunca kesintisiz şekilde devam ettiğini kaydetti. Romanya ve Bulgaristan’da düzenlenen B2B alım heyeti organizasyonları ile üye firmaları yabancı alıcılarla bir araya getirdiklerini ve yeni ticari iş birlikleri kurmalarına imkân tanıdıklarını söyleyen Özer Matlı, 2026 yılında ise Japonya başta olmak üzere farklı coğrafyalarda yeni UR-GE programlarıyla Bursa gıda sektörünün küresel pazarlardaki görünürlüğünü daha da artırmayı hedeflediklerini vurguladı.

Eğitimde marka: Hamidiye Tarım Lisesi

Tarım, gıda ve hayvancılık sektörünün geleceğini sadece rakamlarla değil, nitelikli insan kaynağıyla da inşa ettiklerinin ifade eden Başkan Matlı, Borsa’nın proje okulu Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yürütülen çalışmalara değindi. Okulun, uyguladığı eğitim modeliyle Türkiye’deki tarım meslek liselerine rol model olduğunu vurgulayan Matlı, “Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği arasındaki iş birliği protokolünde örnek gösterilen okulumuzla, toprağın bereketini bilimin ışığıyla buluşturmaya devam ediyoruz” diye konuştu.

Bursa’nın geleceğine yön veren makro projeler

Başkan Özer Matlı konuşmasında, Bursa Ticaret Borsası’nın uzun vadeli vizyon projelerine de dikkat çekti. Türkiye’de bir ticaret borsası tarafından hayata geçirilecek ilk organize sanayi bölgesi olma özelliği taşıyan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi sürecinin tüm paydaşlarla planlı ve kararlı şekilde ilerlediğini söyleyen Matlı, projenin üretim, lojistik ve ticareti aynı merkezde buluşturacak stratejik bir yapı olarak Bursa’nın tarım ve gıda sanayisine yeni bir ölçek kazandıracağını belirtti.

Kentin ekonomik kalkınmasının yanı sıra sosyal gelişimine de öncülük etmeye devam edeceklerinin altını çizen Özer Matlı, mülkiyeti Borsa’ya ait 66 dönümlük ET-BA tesisinde hayata geçirilecek proje ile şehrin doğu yakasının kaderini değiştirecek bir yatırıma hazırlandıklarını kaydederek, “Şehrin doğusunda bugüne kadar örneği olmayan, bölgenin sosyo-ekonomik çehresini tamamen değiştirecek dev bir dönüşüm projesine imza atıyoruz. İnşallah yapacağımız çalışma ile bölgeyi modern bir cazibe merkezine dönüştürerek Bursa’nın gelişimine yeni bir vizyon katacağız” şeklinde konuştu.

“Belirsizlikler ve yapısal adımlar 2026 yılında belirleyici olacak”

2026 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Özer Matlı, “Parasal duruşun daha netleşmesiyle birlikte üretim, yatırım ve istihdam süreçlerinde toparlanma bekliyoruz. Tarım ve hayvancılıkta planlı üretim, hastalıklarla etkin mücadele, sulama yatırımları ve verimlilik odaklı desteklerin sahada daha güçlü karşılık bulması kritik önem taşıyor. Önümüzdeki yılın, yapısal adımların üretime yansıdığı ve mali istikrarın kalıcı hale geldiği bir dönem olmasını arzu ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Uyum içinde Bursa ekonomisine değer katmaya devam edeceğiz”

Bursa Ticaret Borsası Meclis Başkanı Mustafa Aksu ise yaptığı değerlendirmede, 2025 yılının hem üreticiler hem de reel sektör açısından türlü sınamalara sahne olduğunu söyledi. Küresel ve yerel ekonomik gelişmelerin iş dünyası üzerinde ciddi yükler oluşturduğunu belirten Aksu, “Tüm bu zorlayıcı koşullara rağmen, Bursa Ticaret Borsası Meclisi olarak üyelerimizin sorunlarına çözüm üretmek ve kent ekonomisine nefes aldıracak projeleri desteklemek için yoğun mesai harcadık. İnşallah merhum başkanımız Mehmet Aydın’dan devraldığımız hizmet bayrağını, yeni yılda tüm meclis üyelerimizle birlikte uyum içinde çalışarak daha da ileriye taşıyacağız” dedi.

2026 yılı bütçesi oy birliği ile kabul edildi

Yılın son meclis toplantısında 2026 yılı bütçesi ve çalışma programı meclis üyelerinin oylarına sunuldu. Oylama sonucunda 100 milyon TL olarak ön görülen 2026 yılı bütçesi oy birliğiyle kabul edildi. Oylamanın ardından söz alan Başkan Özer Matlı, “Yıl boyunca özverili çalışmalarından dolayı üyelerimize, meclis ve yönetim kurulu üyelerimiz ile genel sekreterliğimiz nezdinde tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ederim. Tüm üyelerimize sağlıklı, mutlu, huzurlu ve bereketli bir yıl diliyorum” dedi.

Continue Reading

Trending