Ekonomi
Tarımda ‘Dijital Pazar’ dönemi başladı!
Tarım ve Orman Bakanlığı gıdada üretimden tüketime tüm zinciri dijital ortama taşıyacak Dijital Tarım Pazarı’nı (DİTAP) başlattı. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin de (TOBB) desteklediği Dijital Tarım Pazarı ile tarımın tüm paydaşları tek bir platformda buluşacak.
Tarımsal arz ve talebin ‘dijital pazaryeri’ yaklaşımı ve sözleşmeli tarım uygulaması ile buluşmasını sağlayacak olan DİTAP, üreticinin daha fazla gelir elde etmesini, tarım endüstrisinin istediği nitelikte tarımsal ürün bulmasını ve tüketicinin de tarımsal ürünlere daha ucuza ulaşmasını sağlayacak. www.ditap.gov.tr adresi üzerinden DİTAP’ı kullanan tarım sektörü paydaşları bankaların sözleşmeli tarım kapsamında oluşturulan destekleyici kredi paketlerinden de yararlanabilecek.
DİTAP’ın lansmanı, Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’nin ev sahipliğinde, Hazine ve Maliye Bakanı Dr. Berat Albayrak, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun da katıldığı online basın toplantısı ile yapıldı. DİTAP’ın planlı tarımda bir dönüm noktası olduğunu söyleyen Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, ilk etapta Türkiye’nin sebze-meyve üretiminin yüzde 10’luk kısmının DİTAP üzerinden geçmesinin hedeflendiğini söyledi. Pakdemirli şöyle konuştu: “DİTAP ile tarımsal üretimde arz ve talebi buluştururken, tarımsal üretimin de sözleşmeli tarım modeli sayesinde daha planlı hale getirilmesi mümkün olacak. Tohumdan, çatala tüm zincirin takip edilebildiği, sürdürülebilir üretimin sağlandığı bu sistem sayesinde küçük çiftçi, büyük çiftçilerimiz ile aynı fiyat ve rekabet koşullarına ulaşacak. Üreticiyi koruyan, tüketiciyi kollayan bu sistem sayesinde tarımsal üretim zincirinde sıfır atık da mümkün hale gelecek. Dünyada üretilen her 3 tarımsal ürünün biri çöpe atılıyor. DİTAP, tarımsal üretim zincirinde etkin planlama sayesinde ürün zaiyatını da ortadan kaldıracak.”
“Türkiye tarımda kendine yeten bir ülke”
DİTAP’da ilk fazda sebze, meyve, bakliyat gibi tarımsal ürünlerin işlem göreceğini, projenin ilerleyen fazlarında hayvancılık, gübre, ilaç, tohum gibi tarımsal ara girdilerin de DİTAP kapsamına gireceğini belirten Dr. Pakdemirli, şöyle konuştu: “Yaşadığımız Covid-19 salgını gıda arz güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu göstermiştir. Tarımın önemi daha iyi anlaşılmıştır. Türkiye olarak 4 saatlik bir uçuş mesafesi ile dünya nüfusunun % 40’ına, toplam 1,9 trilyon dolarlık tarımsal ticaret hacmine sahip bir coğrafyaya ulaşma şansımız var. Ülkemiz bitkisel ve hayvansal üretim bakımından dünyada sayılı ülkeler arasındadır. Ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa da 1.,dünyada ise ilk 10 arasında yer almaktadır. 18 milyar dolarlık ihracat yapıyoruz. 5,3 milyar dolarlık ihracat fazlamız var. Türkiye kendi kendine yeten bir ülkedir. Tarımda bulunduğumuz bu iyi konumu geliştirebileceğimiz, Türkiye’yi tarımda da daha iyi yerlere taşıyabileceğimiz fırsatlar var. Ülkemizin tarımsal yapısına göre stratejiler geliştirerek, rekabet gücümüzü daha da artırmalıyız.”
Geçirdiğimiz bu zor günlere gıda arz güvenliği için tarımsal planlamanın ne kadar önemli olduğunun bir kez daha görüldüğünü kaydeden Dr. Pakdemirli, “Tarlada bahçede ürünün olması elbette önemli, ancak bu ürünleri ihtiyaç duyulan iş gücü ile hasat etme, işleme, depolama ve pazara erişimini sağlayacak şekilde etkin bir lojistik planlama daha da önem arz etmekte. Üretici ile tüketici arasında doğru bağı kurabilirsek eminim ki üretici üretiminden memnun olacak, tüketici de makul fiyatta daha kaliteli ürünü alma imkânına sahip olacak. Çiftçilerimiz dönem sonunda ürettiği ürününü satma, pazara ulaştırma noktasında herhangi bir kaygı yaşamayacak. Tarımsal üretimde DİTAP sayesine sözleşmeli üretim modeli geliştikçe, yani tüketim ile üretim arasındaki bağ güçlendikçe hem arz talep dengesi arasındaki dengesizliklerin azaltılması hem de tarım sektöründeki fiyatlandırma dengesizliklerinin giderilmesi açısından çok daha iyi bir noktaya gelmiş olacağız. Tarım ile sanayinin bütünleşmesine yol açacak bu model, yaygınlaştığı ölçüde tarımın finansman imkanlarının artırılmasına da katkı sağlayacaktır.” dedi.
Pandemi sonrasına hazırlık
Covid-19 salgınının dünyada bütün sanayi ve teknoloji sektörünün, ekonomik olarak sıkıntılı bir sürece girmesine yol açtığına dikkat çeken Dr. Bekir Pakdemirli, şöyle devam etti: “Dünyada fabrikaları ve teknolojileri ile övünen devletlerin, fabrikaları üretimlerini durdurmuş ve çarkların yeniden dönmesi için Covid-19′ un etkisinin bitmesini beklemektedirler. Bu süreçte kapasitesini arttırarak üretime devam eden tek bir sektör vardır. O da gıda sektörüdür. Artık insanların ellerindeki cep telefonları, bilgisayarlar, arabalar; bir övünç kaynağı olmaktan çıktı. Artık ‘evimde bana yetecek kadar gıda var mı?’ diye kendini sorgulamaya başladı. Bu durum bizlere Sayın Cumhurbaşkanımızın bir ifadesini hatırlatıyor. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız gıdayı üreten ülke dünyanın lider ülkesi olacak demişti. Evet, şu an dünyaya baktığımızda bu sözün ne kadar doğru olduğunu bir kez daha anladık. Çünkü tarımsal üretim savunma sanayinden daha önemlidir. Biz, yaptığımız yatırım ve desteklerle dünyada gıda arz sorunu olan bir ülke değiliz. Diğer ülkelere gördüğümüz market mağazalarındaki manzaraları, bizim ülkemizde görülmemiştir. Pandemi sürecini iyi yöneterek Türk tarımı için de bu dönemde yeni şeyler söyleyerek ve yaparak pandemi sonrasına hazırlanmamız gerekiyor. Çünkü dünya artık farklı bir dünya olacak ve farklı bir yöne doğru ilerleyecektir. Bu süreçten güçlü bir şekilde çıkarsak, ülkemizin dünyadaki yeri ve konumu şimdikinden daha farklı olacaktır. Bu sıkıntıdan güçlü bir şekilde çıkabilmemiz de güçlü ve etkin tarım politikaları yürütmekle olacaktır.”
“DİTAP ile herkes kazanacak”
DİTAP’ın Türkiye’ye sağlayacağı katkıları da anlatan Dr. Bekir Pakdemirli, “DİTAP ülkemizdeki tarım sektörünün tamamını kapsamaktadır. Kooperatiflerden, birliklere, çiftçilerden, üreticilere, gübre, tarımsal ilaç, alet ekipman sektörüne, finasman sektörü, sigorta sektörünün bulunduğu kısaca sektörün tüm paydaşlarının gereksinim duyduğu her türlü ürünün tedarik edileceği bir alt yapıya sahip olacak. Alıcı, satıcı lojistik sektörü olmak üzere bu portalda herkes olacak. Böylelikle; üretimden tüketime kadar her noktayı izleyeceğiz. Neden DİTAP kurduk. Üretici ‘ben daha fazla kazanmalıyım, ürünümü daha iyi fiyatla satmalıyım’, tüketici ise ‘Ben daha uygun fiyatla tüketmeliyim’ diyor. Tüketici açısında daha kaliteli ürün ve uygun fiyat. Sürdürülebilir tedarik. Planlı üretim. Arazinin verimini artıran bu çalışmalar sonucunda elde edilen ürünün, yüksek değer ile iç ve dış pazarda yer bulması, çiftçimize daha çok kazanç sağlaması adına tarımsal üretimin planlanması gerekmektedir. Bu planlamayı yapabilmek için tarımsal ürün pazarının hem bireysel tüketici hem de endüstriyel tüketici açısından talepleri önceden oluşturulacaktır. Bu talepler ile talebi değerlendirmek isteyen çiftçilerimizin Bakanlığımız sistemlerine kayıtlı ve talebe yön verecek teknoloji ile desteklenmesi amacıyla DİTAP’ı oluşturduk. Bu sözleşmeli tarım portalı sadece gönüllülük esası ile bireysel tüketicinin pazarını yöneten hal, manav, zincir marketlerin ve endüstriyel ürün pazarını yöneten gıda fabrikalarının tarımsal hammaddeleri için talep oluşturabilmesine imkân sağlayacak. Bu taleplerin SMS bilgilendirmesi ile ülkemizin en ücra köşesindeki çiftçimize kadar ulaşmasını sağlayacağız. Ayrıca portal sayesinde İşlenmiş gıda sanayiye yönelik fayda sağlayarak, başta coğrafi işaretli ürünlerimiz olmak üzere bir çok işlenmiş ürünün markalaştırıp katma değerini arttırarak pazarlanması sağlanacak. Bu sayede ihracata yönelik pazarın artmasını sağlayacağız.” diye konuştu.
DİTAP’ı kullanan tarım sektörü paydaşlarının bankaların sözleşmeli tarım kapsamında oluşturulan destekleyici kredi paketlerinden de yararlanacaklarını belirten Dr. Pakdemirli, “Sözleşmeli Üretim yaptıran gerçek ve tüzel kişiler, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’nden 50 milyon TL’ye kadar kredi kullanabilecekler. Kredi kullanımında ‘İşletme Kredisi’nde indirim % 50 olarak belirlenmiştir. Ayrıca, üretimde “yurtiçi sertifikalı tohum/fide/fidan kullanımı” için ilave % 20, stratejik bitkisel ürün grubunda üretim yapılacaksa ilave %10 olmak üzere toplamda % 80’ne varan oranlarda indirimli kredi kullanabileceklerdir. Ziraat Bankası ve Tarım ve Kredi Kooperatifleri dışında diğer banklarımızı da özelikle de katılım bankalarını bu sistem üzerinden çiftçimize ve sanayicimize uygun finansman desteği için sistemi kullanmaya davet ediyoruz. Ayrıca tarımsal desteklemeleri de bundan sonraki dönemde bu platform üzerinde sözleşmeli üretimin lehinde olacak şekilde planlayacağız. Kooperatiflerde bu konuda avantajlı olması sağlayacağız.” ifadelerine yer verdi.
KURUM BÜLTENİ
Ekonomi
TRAKYA BİRLİK İSO 500’DE 75 BASAMAK YÜKSELDİ
Trakya Birlik, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarının sıralandığı ve kamuoyunda “İSO 500” olarak bilinen İstanbul Sanayi Odası’nın 2025 yılı araştırmasında önemli bir başarıya imza attı. Birlik, geçen yıla göre 75 basamak yükselerek 171. sıraya yerleşti.
Türkiye ekonomisinin en önemli göstergelerinden biri olarak kabul edilen İSO 500 araştırmasında Trakya Birlik, 15 milyar 492 milyon 883 bin 767 TL’lik üretimden satış rakamına ulaşarak dikkat çekici bir performans sergiledi. Geçtiğimiz yıl listede 246. sırada bulunan Birlik, bu yıl gösterdiği yükselişle Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasındaki yerini daha da güçlendirdi.
Ayçiçeği ve bitkisel yağ sektörünün öncü kuruluşları arasında yer alan Trakya Birlik’in elde ettiği bu başarı, üretim kapasitesindeki artışın, verimlilik odaklı çalışmaların ve sürdürülebilir büyüme anlayışının bir sonucu olarak değerlendirildi. Üreticiden aldığı güçle faaliyetlerini sürdüren Birlik, hem bölge ekonomisine hem de ülke sanayisine sağladığı katkılarla öne çıkmaya devam ediyor.
Konuyla ilgili açıklamada bulunan Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, İSO 500’de elde edilen sonucun kurumun istikrarlı çalışmasının bir göstergesi olduğunu belirtti.
Kırbiç, “Birliğimizin İSO 500 araştırmasında 171. sırada yer almasıyla başarımız bir kez daha tescil edilmiştir. Her yıl düzenli olarak elde ettiğimiz bu başarılarımızda ortaklarımız, çalışanlarımız, bayilerimiz ve tüketicilerimiz olmak üzere herkesin payı vardır. Bu başarı yalnızca Trakya Birlik yönetiminin değil, büyük bir aile olarak hareket eden tüm paydaşlarımızın ortak emeğinin sonucudur” dedi.
Yoğun rekabet koşullarına rağmen üretim ve yatırım odaklı çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Kırbiç, “Amacımız mevcut yoğun rekabet koşullarında bugüne kadar olduğu gibi yarın da üretim gücümüz, sanayi kapasitemiz ve sürdürülebilir tarım vizyonumuz ile dürüstlük, kalite ve istikrar anlayışımızdan taviz vermeden çalışmak, ülkemizin üretim gücüne ve ekonomisine her alanda değer katmaktır” ifadelerini kullandı.
Trakya Birlik’in kuruluş felsefesinin merkezinde üreticinin bulunduğunu vurgulayan Kırbiç, ayçiçeği üreticilerinin yanında olmaya devam edeceklerini belirterek, “Trakya Birlik bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de ayçiçeği üreticisi ortaklarının yanında olmaya devam edecektir” diye konuştu.
İSO 500 araştırmasında elde edilen bu sonuç, Trakya Birlik’in yalnızca tarım sektöründeki gücünü değil, aynı zamanda Türkiye sanayisindeki etkin konumunu da bir kez daha ortaya koydu. Üretimden satış rakamlarında yakalanan büyüme ve sıralamadaki yükseliş, Birliğin önümüzdeki dönemde de sanayi ve tarım alanındaki yatırımlarını sürdürerek ekonomiye katkı sağlamaya devam edeceğinin önemli göstergeleri arasında değerlendiriliyor.
Ekonomi
MATLI: “BURSA SANAYİSİ KÜRESEL BASKILARA RAĞMEN GÜCÜNÜ KORUYOR”
Bursa Ticaret Borsası üyesi 11 sanayi kuruluşu, İSO 500 listesinde yer alarak Bursa’nın sanayideki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Maltı, küresel pazarlardaki daralma ve yüksek maliyet baskılarına rağmen Borsa üyesi firmaların devler liginde sergilediği performansın önemli bir başarı olduğunu ifade etti.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarının belirlendiği “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025” listesinin sonuçları, Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) üyelerinin gıda ve tarıma dayalı sanayideki ağırlığını bir kez daha ortaya koydu. Sonuçları değerlendiren Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, küresel ölçekte yaşanan tedarik zinciri kırılmalarına ve finansmana erişimdeki zorluklara rağmen Bursa sanayicisinin üretim kararlılığından ödün vermediğini belirtti.
Tarımsal ticaretin devleri sanayinin zirvesinde buluştu
İSO 500 listesinde yer alan 11 firmanın, bağlı oldukları odaların yanı sıra tarım ve gıda ürünleri kotasyonuna dayalı faaliyetleri nedeniyle Bursa Ticaret Borsası’na da üye olduğunu kaydeden Başkan Özer Matlı, Bursa’nın stratejik bir ticaret merkezi olmasının bu güçlü yapıyı beslediğini vurguladı.
Yüksek maliyet baskılarına rağmen söz konusu firmaların üretimden net satışlarını bir önceki yıla göre yüzde 25 artırarak 193,2 milyar TL’ye çıkardığını söyleyen Matlı, “İSO 500’de üyelerimizden SÜTAŞ 46’ncı, Pro Yem 152’nci, Eker Süt Ürünleri 157`nci, Keskinoğlu 160’ıncı, Almaxtex 262’nci, Hastavuk 263’üncü, Korteks 325’inci ve S.S. Marmara Zeytin Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (MARMARABİRLİK) 428’inci sırada yer alırken, Bursa’da şubeleri aracılığıyla üyemiz olan Şenpiliç 60’ıncı, Abalıoğlu Lezita 102’nci ve Teksüt 438’inci sırada yer alma başarısı göstermiştir” dedi.
“Üretim ve ihracatla Türkiye’nin geleceğine katkı sunuyoruz”
Başkan Özer Matlı, üyelerinin ortaya koyduğu kararlı ve dirençli performansın, Bursa’nın üretim kabiliyetinin, sektörlerin potansiyelinin ve ülke ekonomisine olan inancın en somut göstergesi olduğunu belirterek, “Ekonomik zorlukların yaşandığı bir dönemde üretim, istihdam ve ihracatla Türkiye’nin geleceğine yatırım yapan tüm üye firmalarımızı, yöneticilerini ve çalışanlarını yürekten kutluyorum. Bursa Ticaret Borsası olarak, üyelerimizin rekabet gücünü artırmak ve tarıma dayalı sanayimizi daha da ileriye taşımak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Ekonomi
MATLI: “BURSA’YI GIDA SEKTÖRÜNDE BÖLGESEL GÜÇ YAPMAYA KARARLIYIZ”
Tarım sektöründe güvenli ticaretin adresi olan Bursa Ticaret Borsası, 2026 yılının ilk çeyreğinde tescil işlem hacmini bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artırarak 19,3 milyar seviyesine çıkardı. Marmara ÜPAK bünyesindeki 23 borsa arasında işlem hacmiyle zirveye yerleşen Bursa TB, dijital tarım piyasalarındaki öncü rolünü pekiştirdi.
Bursa tarım ticareti ve ekonomisinin temel yapı taşlarından biri olan Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), 2026 yılına hızlı bir başlangıç yaptı. İlk çeyrek tescil işlem hacmi rakamlarını paylaşan Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Ocak-Mart aylarını kapsayan dönemde tescil işlem hacminin bir önceki yıla göre yüzde 19 artışla 19 milyar 355 milyon TL olarak gerçekleştiğini söyledi. ABD-İsrail-İran savaşıyla küresel ekonomide artan belirsizliklere ve finansal sıkıntılara rağmen Bursa iş dünyasının üretim azminden vazgeçmediğini belirten Başkan Özer Matlı, yakalanan ivmenin sevindirici olduğunu ifade etti.
Zeytin liderliğini koruyor
Yılın ilk çeyreğinde en çok işlem gören ürünleri de açıklayan Başkan Özer Matlı, Bursa’nın simge ürünlerinden zeytinin tescil işlem hacminde zirvedeki yerini koruduğunu belirtti. Başkan Matlı, “Zeytin, 5 milyar 68 milyon TL’lik işlem hacmiyle listenin ilk sırasında bulunurken, onu sırasıyla; 2 milyar 694 milyon lira ile canlı hayvan, 2 milyar 548 milyon lira ile et ve 2 milyar 370 milyon lira ile yaş sebze-meyve grupları izledi. Ayrıca mısır grubunda gerçekleşen 1 milyar 92 milyon liralık işlem hacmi de Bursa’nın hem hayvansal üretimde hem de bitkisel üretimde bölgedeki stratejik ağırlığının önemli bir göstergesidir” dedi.
Marmara’nın en güçlü aktörü
Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, kurucu ortağı oldukları Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu (ÜPAK) bünyesinde de yılın ilk çeyreğinde büyük bir başarıya imza attıklarını söyledi. Üye odaklı hizmet anlayışının bir sonucu olarak Marmara ÜPAK’ta Bursa TB acentesi üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 81 gibi rekor bir artışla 876 milyon liraya ulaştığını kaydeden Başkan Matlı, bu süreçte yatırımcı ilgisinin de katlanarak arttığını vurguladı.
Bursa TB acente kaydındaki müşteri sayısını geçen yıla göre 5 kat arttırdıklarını kaydeden Matlı, “Bu performansla, Marmara ÜPAK bünyesindeki 23 borsa arasında işlem hacmi bazında ilk sıraya yükselmenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Bu başarı, üyelerimizin dijital ticaret sistemlerine olan güveninin ve Borsamızın kurumsal vizyonunun bir neticesidir” diye konuştu.
Matlı: “Bursa tarım ticaretinde bölgesel merkez olma yolunda”
Bursa Ticaret Borsası’nın sadece yerel değil, bölgesel bir aktör olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini vurgulayan Başkan Özer Matlı, Bursa’yı tarım ticaretinin merkezi yapma konusunda kararlı olduklarını ifade etti. Matlı, “Elde ettiğimiz veriler, Bursa’yı gıda sektöründe bölgesel bir güç yapma hedefimizde doğru bir rotada olduğumuzu açıkça ortaya koyuyor. Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, Gıda UR-GE projemiz ve dijitalleşme odaklı yatırımlarımızla kentimizin tarımsal değerlerini küresel standartlara taşımaya odaklanmış durumdayız. Teknolojiyle entegre, şeffaf ve yüksek işlem hacmine sahip bir borsa yapısıyla üreticimizin emeğini korurken, üyelerimize güvenli bir ticaret ortamı sunmayı sürdürüyoruz. Bu başarıda emeği olan tüm üyelerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
-
Bursa Bölge7 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Genel1 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel7 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması




Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login