Connect with us

Bursa Bölge

REKTÖR KILAVUZ 2,5 YILI DEĞERLENDİRDİ

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, gerçekleştirdiği basın toplantısı ile görev sürecindeki 2,5 yılı kamuoyu ile paylaştı. Hayata geçirilen projeler ve akademik gelişim süreci hakkında bilgiler veren Kılavuz, geride kalan süreçte Üniversitenin derlenip toparlandığını vurguladı.

Görükle Kampüsü’nde yer alan Çamlık Yemekhanesi’nde yerel ve ulusal basın temsilcileriyle buluşan Rektör Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, devam eden yatırımlar ve maliyetleri hakkında bilgilendirmeler yaptı. Yoğun bakım inşaatlarının 30 milyon TL maliyete sahip olduğunu ve devam ettiğini aktaran Prof. Dr. A. Saim Kılavuz; “İnşallah 2022 yılı içerisinde devreye almış olacağız ve hastanemizin yoğun bakım ihtiyacını uzun süreli karşılayacak. Acil servislerimiz bize yakışır bir durumda değildi. Orada da inşaata başladık. 9 ay sonra 2 bin metrekarelik modern bir acilin hizmete geçtiğini hepiniz göreceksiniz. Personelimiz için de modern bir yemekhane yapacağız. Projesi hazırlandı. Bütçesi de mevcut. Çocuk hastanemizi de yapacağız. Hayırseverlerimizden gelen destekler ile kliniklerimizi yenilemeye devam ediyoruz. Tıp Fakültesi Hastanemiz, önceki dönemlerde görmediği imkanları ve yatırımları bu dönemde görüyor.” diye konuştu.

2022 Yılı bütçesinin 1 milyar 6 milyon TL olduğunu açıklayan Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, bütçenin yüzde 85’inin personel ve SGK giderleri olduğunu aktardı. Yatırım bütçelerinin önceki yıla göre yüzde 23 oranında arttığını belirten A. Saim Kılavuz; “Elbette yeterli değil. Bunların bir kısmı alt yapı yatırımları, bir kısmı da yapacağımız yeni yatırımlara gidecek. Türkiye’de bilimsel araştırma projelerine en fazla bütçe ayıran üniversitelerden biriyiz. Döner sermaye gelirlerimizin yüzde 5’ini bilimsel araştırma projeleri ve Ar-Ge faaliyetlerine ayırmak gibi bir zorunluluğumuz var. Bu gelirlerden 18 milyon TL’sini tamamen bilimsel araştırma projelerimize ayırıyoruz. Şuan komisyondan ve hakemden geçen tüm projelerimize kaynak ayırdık. Ar-Ge bütçemiz konusunda herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz.” açıklamasında bulundu.

Daha çok üniversiteye ihtiyaç var

Bursa Uludağ Üniversitesi’nin öğrenci kapasitesi açısından ciddi bir doyum noktasında bulunduğunun altını çizen Rektör Kılavuz, bölünerek yeni üniversite açılmasını çok sağlıklı bulmadığını vurguladı. Bursa’nın yeni üniversitelere ihtiyaç duyduğunu söyleyen Kılavuz; “Antalya, Adana, Trabzon ve Kayseri üniversite sayısı itibariyle bizden çok daha ilerideler. Bu konu Bursa kamuoyunun kucağına bırakılmıştır. Çözülmek isteniyorsa tüm yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, dinamik güçleri devreye girmelidir. Yeni devlet üniversitelerine veya özel üniversitelere ihtiyacımız var. Ancak bundan da önemlisi, mevcut üniversitelerin kapasitesini ve kalitesini arttırmak gibi bir yöne doğru gidiş olduğunu görüyoruz. Bursa’da büyük bir ihtiyaç var. Mudanya Üniversitesi önümüzdeki yıl devreye giriyor. Burada garantör üniversiteyiz. Şahinkaya için de garantör olduk. Kararı senatomuzdan çıktı. Burada kurulacak her üniversitenin garantörlüğünü yapmaya hazırız. Destek oluruz. Bursa’ya 4-5 üniversite yakışır.” dedi.

Yürütülen başarılı çalışmalar ile BUÜ’nün akademik anlamda gözle görülür bir yükseliş yaşandığına işaret eden Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz; “2020 yılı sonu itibariyle 16 Araştırma Üniversitesi içerisinde 11. sıraya yükseldik. Girişimci ve Yenilikçi Üniversite sıralamasında da 21. sıradan 19. sıraya yükseldik. URAP’ın Türkiye sıralamasında 29. sıradan 27. sıraya yükseldik. Yine URAP’ın dünya sıralamasında 1319. sıradayız. Bu sıra bizim hak ettiğimiz bir sıra değildir. Hoca sayımız biraz daha fazla olsa veya öğrenci sayımızı biraz düşürebilsek 2-3 basamak daha yukarılarda olacağız. Üniversite olarak ilk kez uluslararası bir derecelendirme kuruluşuna dünyadaki gerçek sıramızı görebilmek için başvuruda bulunduk. 1200 ile 1300 sıralama arasında yer aldık. Burada sevindirici olan son iki yılımızı değerlendikleri Endüstri İlişkileri, Üniversite-Sanayi ve Üniversite-Toplum ilişkileri noktasında 716. sırada oluşumuzdur. Biz göreve gelirken öğrenci dostu üniversite ve toplumla bütünleşmiş üniversite mottosu ile hareket ettik. Ciddi mesafeler aldığımızı söyleyebiliriz. Bu başarıda ULUTEK ve Teknoloji Transfer Ofisimizi tebrik etmemiz gerekiyor. Kapatılmak üzere oran bir Teknoloji Transfer Ofisimiz vardı. Bunlar üniversite ile sanayici arasında köprü mesafesi oluşturan kurumdur. Hocalarımızın çalışmaları, yöneticilerimizin azmi ve çalışanlarımızın gayreti ile bugünlere geldik. Göreve başladığımızda 26 patentimiz olduğu söyleniyordu. Şuanda 276 patentimiz var. Teknoloji Transfer Ofisimizin rakamları bunlar. Hepsi bizim zamanımızda değil. Çok önceki yıllarda patent aldığı ortaya çıkan hocalarımızın konudan haberi yok. Tabiri caizse biz bu anlamda üniversitemizi derleyip toparladık.” diye konuştu.

Üniversite AR-GE merkezleri ile dolacak

ULUTEK Teknopark’ta Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın da ortaklıklarının bulunduğuna işaret eden Rektör Kılavuz; “BTSO Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’ın hazırlattığı 800 milyon Dolar tutarındaki projesi hayata geçtiği takdirde 144 dönem arazi içerisinde büyük bir Ar-Ge Merkezi hayata geçirilecek. Bütçe bulunması için çalışmalar yapılıyor. Bu proje oluncaya kadar gelen diğer talepleri değerlendiriyoruz. Örneğin Renault, Ar-Ge Merkezi’ni yeniden ULUTEK bünyesine taşımak istiyor. Önceden buradaydı, ayrıldı. Şimdi yeniden gelmek istiyor. TUSAŞ’ın burada bir Ar-Ge Merkezi var. TUSAŞ’a inşallah 1 yıl içerisinde 2 katlı 1000 metrekarelik bir yer hazırlayabildiğimiz takdirde önümüzdeki yıl 30, sonraki yıl 50 ve 2025’e kadar 150’ye ulaşacak bir mühendis kitlesini orada çalıştıracaklar. Bu gençler orada milli muharip uçağının malzemelerinin hafifletilmesi üzerine çalışıyorlar. Bunu başardılar ve daha da geliştirmek için uğraşacaklar. Bu girişimlerimiz sanayi işbirlikleri sayesinde inşallah daha da gelişecek. Ben olduk, bitti veya mükemmel bir noktaya geldik demiyorum. Merdivenleri teker teker çıkıyoruz. Ben ve ekibim üniversitenin tarihinde duvarın üzerine bir tuğla koyabilirsek, bizden sonraki arkadaşlarımız da onun üzerine tuğlalar koyabilirse, üniversitemiz hak ettiği noktaya gelecektir diye düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

Kampüs içerisindeki sosyal yaşamın geliştirilmesi adına projeler ürettiklerini kaydeden BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz; “Öğrencilerimizin burada keyifli vakit geçirebilmeleri için girişimlerde bulunuyoruz. Bir zincir marketi getirdik. Kafeterya hizmeti veren bir mekan açtık. Sosyal donatı alanlarını genişletiyoruz. Yeni yatırımlar ile spor yapabilecekleri çok sayıda yeni alan oluşturuyoruz. Belediyelerimiz ile bu konuda yoğun işbirlikleri yapıyoruz. Nilüfer ve Bursa Büyükşehir Belediyelerimiz bizlere katkıda bulunuyor. Kültürel alanlar oluşturuyoruz. Mezuniyet törenlerine yeniden başladık. Yaz okullarını ve bütünlemeleri geri getirdik. Ek kütüphane binamız gerçekten örnek bir alan oldu. Pandemi süreci elbette bu yatırımlarımızın hızını biraz yavaşlattı. Ancak biz kaldığımız yerden devam ediyoruz. Tüm bu girişimlerin ardından öğrencilerimizden de çok güzel geri dönüşler alıyoruz. Elbette herkesi memnun edemiyoruz. Fakat yaptığımız memnuniyet anketlerinde özellikle öğrencilerin memnuniyet oranı yüzde 46’lardan yüzde 61’lere çıktı. Daha yukarılara çıkması için gayret ediyoruz. Öğrenci olmasa biz de olmayız. Onlar bizim velinimetimiz.” dedi.

REKTÖR-KILAVUZ-2,5-YILI-DEĞERLENDİRDİ-2

Üniversite yeni yatırımlar ile güçlenecek

Üniversite içerisinde yürütülen deprem güçlendirme çalışmaları hakkında da açıklamalarda bulunan Prof. Dr. A. Saim Kılavuz, Prof. Dr. Kamil Dilek’in Rektörlüğü döneminden başlayarak binaların deprem güçlendirme faaliyetlerinin başlatıldığını açıkladı. Deprem güçlendirmesi yapılması gereken 4-5 binanın bulunduğuna işaret eden Saim Kılavuz; “Eski bir üniversiteyiz. Güçlendirilmesi gereken binalarımız var. Ancak yeni binalar yaparak bunu takviye etmemiz lazım. Örneğin Diş Hekimliği Fakültemize kampüs içerisinde bir bina düşünüyoruz. Bağışçı bir işadamı ile anlaştık. Ocak veya Şubat itibariyle temelini atma noktasına geleceğiz. Bir başka bağışçımız ile 72 yataklı organ nakil merkezi konusunda mutabık kalındı. Mühendislik Fakültemiz, Otomotiv Mühendisliği ve Makine Mühendisliği’nin ortak kullanacağı laboratuvar konusunda da başka bir bağışçımıza yer teslimini yaptık ve önümüzdeki günlerde temelini atacağız. Bu söylediklerimin her biri 15-20 milyon TL’lik yatırımlardır. Çocuk Hastanesi konusunda önceki dönem bir proje hazırlanmıştı. Biz o projeyi revize ettik ve uzlaşı sağladık. Takriben 250 yataklı olacak. Projesi bitti bitiyor. İnşallah önümüzdeki günlerde temelini atacağız. O da 350 milyon TL’lik bir iş olacak. Merkezi Derslikler konusu var. İnşaat atıl bir durumda bekliyor. Müteahhide verilen süre doldu. Yeni bir ihale ile devreye sokacağız. Dolayısıyla hem binaları yenilemek hem de yeni binalar yaparak deprem güçlendirme sorununu çözeceğiz.” diye konuştu.

Yurt sorunu yaşanmıyor

Kalite çalışmaları hakkında bilgi veren Prof. Dr. Kılavuz, Üniversitenin tarihinde ilk kez topyekün bir kalite belgesi alması için girişimde bulunduklarını söyledi. Daha önce kısmı olarak başvuruların bulunduğunu, ancak genel anlamda ilk başvurunun kendi dönemlerinde yapıldığını açıklayan Kılavuz, pandemi sürecinde olunmasına rağmen sürecin başarı ile tamamlandığını ve Bursa Uludağ Üniversitesi’nin ISO EN 9001:2015 Belgesi aldığını kaydetti. Rektör Kılavuz, Kredi Yurtlar Kurumu’nun yaptığı 10 bin kişilik binalar, üniversitenin kendi yurtları ve belediyelerin verdiği destekler sayesinde yurt konusunda kayda değer ciddi bir sıkıntının yaşanmadığının da altını çizdi.

Konuşmasında akademik personel kadroları konusuna değinen Rektör, bu alanda Türkiye’nin en başarılı üniversitesi olduklarının altını çizdi. Yapılan çalışmaların karşılığını aldığını belirten Prof. Dr. A. Saim Kılavuz; “Çıkan son ilanımız ile birlikte toplam 630 kadroyu tedavüle soktuk. Bu çok büyük bir rakamdır. Norm kısıtı dışında hak edip de kadrosunu alamayan hemen hemen akademik personelimiz yok denilebilir. Dönemimizin sonuna kadar tüm kriterleri sağlayan hocalarımızın hepsine kadrolarını vermiş olacağız. İnsanlar geleceğe umutla baktıkları zaman üretim oluyor. Üretimin olduğu yerde de huzur ve güven oluyor. Aynı şekilde idari personelde de 100’e yakın arkadaşımızı görevde yükselme veya unvan değişikliği sınavına tabii tuttuk. Sınav sonucu daha üst kadrolara getirildiler ve maaşları da yükseldi. Üniversitemizde huzur çok önemli. Yönetim olarak biz de bu konuya hassasiyet gösteriyoruz. Problemleri anında çözmeye çalışıyoruz. Ulaşılabilen bir yönetim kadromuz var. Her konuda müzakerelere açığız.” açıklamasında bulundu.

Basın toplantısında Rektör Yardımcıları, Fakülte Dekanları, Koordinatörler, Üniversite Hastanesi Başhekimi ve Daire Başkanları da hazır bulundu.

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Bursa Bölge

BTSO’DA GÖZLER 8 EKİM’E ÇEVRİLDİ

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda 1 Ekim’de gerçekleştirilen seçimlerin ardından gözler 8 Ekim’de yapılacak başkanlık seçimine çevrildi. Özer Matlı’nın öncülüğündeki yeşil liste 34 komite ve 79 meclis üyesiyle ilk sırada yer alırken, 8 meclis üyesi kazanan beyaz listenin tercihi başk8nlık seçiminin sonucunda belirleyici olacak.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda (BTSO) 1 Ekim 2026 Perşembe günü gerçekleştirilen meslek komitesi ve meclis üyeliği seçimleri tamamlandı. 70 meslek komitesinde 159 meclis üyesinin belirlendiği seçimlerin ardından BTSO’nun yeni dönem meclis yapısı büyük ölçüde şekillendi.

Oy kullanma hakkı bulunan üyelerin %50’sinin katıldığı seçimlerde, açıklanan sonuçlara göre Özer Matlı’nın öncülüğündeki yeşil liste 34 komitede 78 meclis üyeliği kazanarak ilk sırada yer aldı. İbrahim Burkay’ın öncülüğündeki mavi liste ise 31 komitede 71 meclis üyeliği elde etti. Beyaz liste 4 komitede 8 meclis üyesi çıkardı.

Seçim sonuçlarında eşitlik olan komitede 2 meclis üyeliği için ise kura çekimi gerçekleştirildi. Cumartesi günü Nilüfer İlçe Seçim Müdürlüğü’nde yapılan kura sonucunda 1 meclis üyeliği Özer Matlı’nın öncülüğündeki yeşil listeye, 1 meclis üyeliği ise İbrahim Burkay’ın öncülüğündeki mavi listeye dahil oldu. Böylece BTSO’nun yeni dönem meclis aritmetiğinde yeşil liste 79, mavi liste 72, beyaz liste ise 8 meclis üyesine ulaştı.

Matlı meclis aritmetiğinde önde

Ortaya çıkan tablo, seçimlerin ilk ayağında Özer Matlı’nın öncülüğündeki yeşil listeyi meclis aritmetiğinde ilk sıraya taşıdı. Yeşil liste, mavi listenin 3 komite ve 7 meclis üyesi önünde yer aldı.

Seçim sonuçlarının ardından değerlendirmelerde bulunan Özer Matlı, Bursa iş dünyasının mevcut yönetim anlayışına yönelik mesajını sandıkta verdiğini belirterek, elde edilen sonucun Bursa’nın başarısı olduğunu söyledi.

Matlı, “Bugün, eşit şartlarda yapılmayan bir seçimde, Bursa’nın iş dünyası kendi iradesine sahip çıktı. Esnafımız, tüccarımız, sanayicimiz ve KOBİ’lerimiz sözünü söyledi. Üyelerimiz Oda’sında değişim istediğini, daha çok hizmet beklediğini, karar süreçlerinde söz sahibi olmak istediğini sandıkta gösterdi. Bu başarı Bursa’nın, üretenlerin, alın teri dökenlerin ve hakkını savunan üyelerimizin başarısıdır.” dedi.

“Üyelerimiz kendi geleceğine sahip çıktı”

Seçim sürecinde yaşanan tartışmalara da değinen Matlı, üyelerin tercihini sandıkta ortaya koyduğunu ifade etti.

Matlı, “Üyelerimiz kendi kararını verdi, kendi geleceğine sahip çıktı. Bütün baskılara rağmen yeşil listeyi hem komite sayısında hem meclis temsilinde ilk sıraya taşıdı. Bu sonuç, üyelerimizin cesaretinin ve kararlılığının eseridir.” ifadelerini kullandı.

Elde edilen sonucun beraberinde büyük bir sorumluluk getirdiğini vurgulayan Matlı, yeni dönemde daha fazla hizmet ve eşit temsil anlayışıyla çalışacaklarını söyledi.

Matlı açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Sandığa gelen, iradesini ortaya koyan bütün üyelerimize teşekkür ediyorum. Bize duyulan güvenin sorumluluğunu biliyoruz. Önümüzdeki hafta yapılacak seçimde de bütün seçilen meclis üyelerimizin gönlüne dokunarak, yeni bir dönem için çalışmaya başlayacağız. Daha çok hizmet, eşit temsil ve hesap veren bir oda için mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugün Bursa’nın sesi yükseldi. Üyenin iradesi kazandı. BTSO artık yemyeşil.”

8 beyaz liste üyesi kritik

Sandıktan çıkan sonuçlarla yeşil liste ilk sırada yer alsa da BTSO’da başkanlık seçimi henüz tamamlanmış değil. 1 Ekim’deki seçimler, odanın yeni dönem meclisini belirlerken Yönetim Kurulu Başkanı’nın kim olacağı meclis üyeleri tarafından 8 Ekim’de yapılacak seçimle netleşecek.

Mevcut tabloya göre yeşil listenin 78, mavi listenin 71 ve beyaz listenin 8 meclis üyesi bulunuyor.

Bu noktada beyaz listenin elde ettiği 8 meclis üyeliği dikkat çekiyor. Yeşil ve mavi liste arasındaki 7 meclis üyelik farkı nedeniyle beyaz listenin 8 meclis üyesinin başkanlık seçiminde hangi yönde oy kullanacağı, yeni dönemin yönetiminin belirlenmesinde kritik bir unsur olarak öne çıkıyor.

Sürprizler olmazsa son söz 8 Ekim’de

BTSO’da seçimlerin ilk perdesi 1 Ekim’de tamamlanırken, ikinci perde 8 Ekim’de açılacak. Yeni seçilen meclis üyeleri bu tarihte sandık başına giderek BTSO’nun Yönetim Kurulu Başkanı ve yeni yönetimini belirleyecek.

Özer Matlı’nın öncülüğündeki yeşil listenin 34 komite ve 79 meclis üyeliğiyle ilk sırada yer alması Matlı’yı başkanlık seçimi öncesinde avantajlı konuma taşırken, mevcut meclis aritmetiği başkanlık koltuğunun henüz kesinleşmediğini gösteriyor.

BTSO’da gözler şimdi 8 Ekim’e çevrilirken, 79 yeşil, 72 mavi ve 8 beyaz meclis üyesinin oluşturduğu tablo, Bursa iş dünyasının yeni dönem yönetiminin nasıl şekilleneceğini belirleyecek.

Diğer yandan, kurulacak ikinci sandık öncesinde de sürpriz gelişmeler yaşanabileceği kulislerde konuşuluyor.

Continue Reading

Bursa Bölge

EFE’DEN BTSO SEÇİMLERİNE ELEŞTİRİ

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda (BTSO) seçim sürecinin tamamlanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan Bayram Efe, seçim günü yaşandığını belirttiği idari ve teknik aksaklıklara dikkat çekti. Özer Matlı liderliğindeki Yeşil Liste’nin seçim başarısının ardından süreci değerlendiren Efe, seçmen listelerinden dijital altyapıya, MERSİS ve yetki belgesi işlemlerinden oy verme saatine kadar birçok başlıkta eleştirilerini gündeme taşıdı.

BTSO’nun dijital dönüşüm hedefleriyle seçim organizasyonunda yaşandığını savunduğu sorunlar arasında çelişki bulunduğunu ifade eden Efe, yaşananları 11 maddede sıraladı. Seçim günü tüccar ve sanayicilerin karşılaştığı sorunların yanı sıra seçim tarihinin belirlenmesi ve saha çalışmalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Efe, yeni dönemde kurumsal dönüşüm ve daha etkin bir yönetim anlayışı çağrısı yaptı.

Efe, seçim sonuçlarının ardından Özer Matlı’ya destek mesajı verirken, Bursa iş dünyasının sandıkta ortaya koyduğu iradeye teşekkür etti. Efe’nin BTSO seçim sürecine ilişkin değerlendirmeleri şöyle:

“1. Seçmen listelerinde belirsizlik: Seçim gününe kadar sistemde aktif görünen bazı seçmenlerin, oy verme günü kayıtlarda yer almadığı tespit edildi.

2. Eski ve hatalı iletişim bilgileri: BTSO tarafından sağlanan listelerdeki telefon ve adres bilgilerinin çoğunlukla 10 yıl öncesine ait olduğu; kapanmış firmaların ve yetkisiz kişilerin listede bulunduğu görüldü.

3. Seçmen üzerindeki baskı: Sandık başına giden çok sayıda seçmenin, üzerindeki baskı nedeniyle tereddüt yaşadığı ifade edildi.

4. Erken saha çalışmaları ve yetki belgeleri: Mavi grubun aylar öncesinden yetki belgelerini toplayarak seçmen üzerinde yönlendirme yaptığı ve baskı kurduğu iddia edildi.

5. MERSİS ve belge alma çilesi: Seçim günü MERSİS ve yetki belgesi sistemlerinde yaşanan kilitlenmeler nedeniyle tüccar ve esnaf saatlerce kuyrukta bekletildi.

6. Kapanış saati mağduriyeti: Oy verme işleminin saat 17.00’de sona ermesi nedeniyle sandık başına ulaşmaya çalışan birçok üye oy kullanamadı.

7. Perşembe Günü Tercihi: Seçim tarihinin tüccarın en yoğun tahsilat günü olan Perşembe gününe denk getirilmesinin katılımı olumsuz etkilediği belirtildi.

8. Tarihin erkene alınması: İlan edilen 15 Ekim ve sonrası tarihi yerine seçimlerin erkene çekilmesinin organizasyonu zora soktuğu ifade edildi.

9. Eksik veri yönetimi: BTSO’nun dijital vizyon iddialarına karşın, üye veri tabanındaki adres ve iletişim bilgilerinin dahi eksik tutulması idari bir fiyasko olarak nitelendirildi.

10. Teknik destek yetersizliği: Belge alma krizinde BTSO personelinin yetersiz kalması üzerine adayların kendi bilgisayar ve tabletleriyle sahada çözüm üretmek zorunda kaldığı aktarıldı.

11. Yönetim anlayışı eleştirisi: Mevcut idarenin sorun çözen değil, bürokrasi ve aksaklık üreten bir yapıda olduğu savunuldu.

Seçim sonuçlarının ardından süreci değerlendiren Bayram Efe, kurumsal dönüşüm vurgusu yaparak şu ifadeleri kullandı:

“Biz Özer Matlı Başkanımızın her zaman yanında olacağız. Önce Bursa etiketimizi fasoncu anlayıştan çıkarıp, değerli fason ve yerli markalaşmaya ulaştıracağız.

Bursa iş dünyasına teşekkür

Bayram Efe, tüm aksaklıklara ve yoğun iş temposuna rağmen sandık başına gelerek iradesini ortaya koyan Bursa sanayicisine ve esnafına teşekkür ederek açıklamasını tamamladı

“O gün kargosunu, malını, işini, işçisini, sevkiyatını, hastasını ve tahsilatını bir kenara bırakarak bize gönül veren tüm Bursa tüccarına, KOBİ’lerine ve fabrika sahiplerine çok teşekkür ediyoruz. Biz sizin için çalışacağız; sizden aldığımız güçle birlikte daha güçlü, birlikte ileri gideceğiz.”

Continue Reading

Bursa Bölge

BAŞKAN ERDEM’DEN ANLAMLI ZİYARET

Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla Yeni Yaşam Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezi’ni ziyaret ederek huzurevi sakinleriyle bir araya geldi.

Huzurevi sakinleriyle yakından ilgilenen Başkan Şükrü Erdem, büyüklerle uzun uzun sohbet ederek geçmişten günümüze uzanan hatıralarını dinledi ve Dünya Yaşlılar Günü’nü kutladı.

“Büyüklerimiz, bu ilçenin yaşayan hafızasıdır”

Başkan Erdem “Bugün burada yalnızca Dünya Yaşlılar Günü’nü kutlamak için değil, ilçemizin geçmişine tanıklık etmiş, bu topraklarda emek vermiş, aileler yetiştirmiş ve hayatları boyunca topluma katkı sunmuş büyüklerimizle bir arada olmak için bulunuyoruz. Büyüklerimizin ihtiyaçlarını gözetmek, onların sosyal yaşamla bağlarını güçlendirmek ve her zaman yanlarında olduğumuzu hissettirmek hepimizin ortak sorumluluğudur.

Belediyeciliği yalnızca fiziki yatırımlarla sınırlı görmüyoruz. İnsanların hayatına dokunabilmek, dayanışma kültürünü güçlendirmek ve her yaştan hemşehrimizin yaşamını kolaylaştırmak da en önemli sorumluluklarımız arasında yer alıyor. Büyüklerimizin yüzünde gördüğümüz bir tebessüm, onlarla paylaştığımız bir sohbet bizler için son derece kıymetli. Kendilerine sağlıklı, huzurlu ve sevdikleriyle birlikte geçirecekleri nice güzel yıllar diliyorum.” Dedi.

Ziyaret, huzurevi sakinleriyle çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

Continue Reading

Trending