Ekonomi
“Rakamlarla oynayarak halkı kandıramazsınız”
Saadet Partisi Karacabey İlçe Başkanı Zeynel Abidin Koçak, gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunduğu bir basın açıklaması yaptı. Ekonomide gidişatın hiç iyi olmadığını vurgulayan Koçak, iktidarın rakamlarla oynayarak algı oluşturmaya çalıştığını söyledi.
Açıklamasına ilk olarak Soma maden faciasının üzerinden 6 yıl geçtiğini hatırlatarak başlayan Başkan Koçak, “Hayatını kaybeden 301 vatandaşımıza Allah’tan (C.C.) rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum. Aradan 6 yıl geçmiş olmasına rağmen ailelerin acısı hâlâ taze, hepsine tekrar sabrı cemil niyaz ediyorum. Esas olan bu faciaların tekrar etmemesidir. Sorumlular yetkililer gerekli tedbirleri alırsa bu faciaların önüne geçilebilir. Eğer önlem alınmazsa bu tür faciaların sorumluluğu direk olarak yetkili kişilere aittir. Öbür tarafta bakınız İstanbul’da olası bir depremin getireceği sıkıntılar dile getiriliyor. Bu büyük riske rağmen deprem toplanma alanlarının ne kadar vahim olduğunu görmekteyiz. Bu konularda da yetkililerin gerekli tedbirleri alması gerekmektedir.” dedi.
Koronavirüse karşı alınan önlemleri değerlendiren Zeynel Abidin Koçak, vaka sayılarının azalmasının umutları arttırdığını belirterek, “Eğer biz bu adımları atarken dikkatli olmaz ve yanlış yerlerden başlarsak o zaman pişmanlık duymak bize fayda getirmez. Özellikle bugün için AVM’ler açıldı ama AVM’lerdeki açılış neye vesile olacak onu göreceğiz. Burada esas olan Bilim Kurulu’nun tarafsız karar verebilmesine zemin hazırlamaktır. Bu noktada bizlere düşen sağlık çalışanlarının ve uzmanların tavsiyelerine uymak, tedbiri elden bırakmamaktır. Ben sağlık çalışanlarımıza bir kere daha teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten muazzam bir gayret ortaya koydular.” ifadesini kullandı.
Ekonomide gidişatın hiç iç açıcı olmadığının altını çizen SP İlçe Başkanı Koçak, şöyle devam etti: “Dolar 7 lirayı geçti, tekrar 7’nin altına düştü. Ama doların 7 liranın altına düşmesi ekonominin düzeldiği manasına gelmez. Türkiye’nin yurt dışında itibarı kalmadı, ekonomide alınan kararlar Türkiye’nin ekonomide kendi kendine yetmeyecek bir ülke olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin brüt dış borç stoku 450 milyar dolar. 160 milyar dolar taksit ödemesi var. Türkiye’nin kredisi kalmadığı için bunu normal bir yolla tedarik etmek mümkün değil. Yol IMF’yi gösteriyor ama IMF’ye gidemiyorlar. IMF’nin en tehlikeli yanı bir ülkeye el uzattığı zaman o ülkenin bütün politikalarını kendi belirlemesidir. Kim ne derse desin bu iktidar iş başına geldiği zaman 2002 yılında yapılan övgüleri hatırlıyoruz. O övgüler iktidarın IMF politikalarına yakın olduğunu gösteriyor.”
Türkiye’nin ayağa kalkmasının yolunun kutuplaşmayı ortadan kaldırmak olduğunu belirten Koçak, “Bugün hâlâ ‘Şehir Hastaneleri yapılmasa salgınla baş edemezdik’ diyorsunuz. Siz bu türküyü istediğiniz kadar söyleyin, Şehir Hastanelerinin mali yükünü neyle izah edeceksiniz? Hâlâ belediyelerin yardımlarını engelliyorsunuz, Allah’tan korkun! Böyle çifte standart olur mu? Muhalif belediyelerin hesaplarına el konuluyor. Maaşlarına ödemelerine fırsat verilmiyor. İktidar maliyeden gidecek paralara, İller Bankası’ndan gidecek paralara el koyuyor. Bu mantık doğru değil.” diye konuştu.
İşsizliğin arttığını ancak iktidarın Mart ayının değil, Şubat ayının rakamlarını açıkladığını belirten Başkan Koçak, “Siz bu rakamlarla insanları kaldıramazsanız, unutmayın bu algılar çabuk değişir. Bakınız TÜİK’in son rakamlarını aktarmak istiyorum. Bu rakamlar ayar verilmiş rakamlar olmasına rağmen tablo ürkütücü! Enflasyon yüzde 12, işsizlik yüzde 13,6, genç işsizlik yüzde 24,4 (Şubat Ayı). Ekonomideki kötüye gidiş tahmin edilenin çok daha ötesinde. Biz ‘fert başı 1000 lira verilsin’ dedik gittiler hane başı verdiler. Esnafa bankaların yolunu gösterdiler. Esnaf yüzde 13–14 faizle kredi almaya zorlanıyor. Esnaf zamanı gelince bu borcu nasıl ödeyecek? Bu iktidarın esnafın yanında durması şart, bu borçların ödenebilmesi için nakdi yardım yapılması şart.” dedi.
Yap-işlet-devret modelinin ülkemizi büyük bir sıkıntının içine soktuğuna vurgu yapan İlçe Başkanı Koçak açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bu iktidar parayı yıllarca betona gömdü, ‘itibardan tasarruf olmaz’ diyerek israfın önünü kesmedi. Sonuç ne? Bu krizde milletten İBAN istemesi gereken iktidar millete İBAN gönderdi. Böyle yaparsanız ekonomik problemi çözemezsiniz. ABD’nin paketi 4 trilyon doları geçti. Biz ne yaptık? 200 milyar liradan bahsettik nasıl kullanılacağı yönünde düzgün projelendirme yapılmadı. Ne yazık ki bu para da yetersiz, en az 500 milyar lira olması lazımdı. Toplanan para ne kadar? 2 milyar liraya ancak ulaşmış. Peki; 29 Nisan’da yap-işlet-devret projeleri kapsamında ödenen garanti tutarı ne kadar? 3.2 milyar lira! Allah’tan korkmak lazım, bu milletin parası bu kadar kolay çarçur edilmemeli. Bakınız sadece Körfez köprüsü ve Gebze-İzmir Otobanı ödemesi 2.6 milyar lira.”
Millet ekonomik sıkıntılarla boğuşurken iktidarın ise yaşanan ekonomik sıkıntıyı maskelemenin derdinde olduğunun altını çizen Koçak, “Neymiş efendim, ‘askeri darbe söylentileri varmış, kenetlenmek lazımmış!’ Sanki böyle bir şey varmış gibi televizyonlarda herkes bunu konuşuyor. Darbe konuşularak önlenemez, darbe olma ihtimalini görmüyoruz. Birilerinin çıkıp ‘15 Temmuz’daki gibi gafil avlanmayacağız kimlerin hakkından geleceğimizi sitemizin içinde liste yaptık’ demesi kadar büyük bir alçaklık olmaz. İktidar bununla alakalı tek bir adım atmış gözükmüyor. Hemen sorgulama başlatılmalı, katliamdan bahsediyoruz katliamdan… ‘Liste yaptık biz kimleri katledeceğimizi biliyoruz’ diyor. Bu ne biçim bir insanlık? Ne yazık ki bizim savcılarımız elleri kolları bağlı bekliyor.” dedi.
Salgın sürecinin sonuna yaklaşıldığını söyleyen Zeynel Abidin Koçak, “Mutlaka iyi bir planlamaya ihtiyaç var. İkinci bir dalganın gelmesinden açıkçası endişe ediyoruz. İktidarın kendi şahsi görüşü doğrultusunda değil, Bilim Kurulu tavsiyeleri yönünde karar verilmelidir. AVM’lerin açılması önemli ama adalet mekanizmasının açılması da bir o kadar önemli. Bu sebeple adliyeler açılmalıdır. Bir normalleşme varsa önce adalet kurumunun işleyişi rayına oturtulmalıydı. Camilerin açılması da dikkatli bir şekilde ele alınmalıdır. Biz topluma zarar verecek tarzda camileri doldurmanın doğurabileceği zararların ele alınması söz konusu elbette ama tedbirler gevşerken camilerimizi içinde gerekli tedbirler ele alınmalıdır. Uzun zamandır ezanları dinliyoruz ama camide namaz kılamıyoruz. Özellikle Cuma namazlarını eda edememenin hüznü var milletimizde.” diye konuştu.
Son günlerde çokça tartışılan İstanbul Sözleşmesi’ne de değinen Saadet Partisi İlçe Başkanı Zeynel Abidin Koçak, sözlerini şöyle tamamladı: “Aile bizim toplumumuzun temelidir. Aileyi korumadan toplumun sağlıklı bir yapıya kavuşması mümkün değildir. Aile bir erkek ve kadından meydana gelir. Kadın ve erkek birbirinin tamamlayıcısıdır. Cinsiyetsizlik diye bir şey yoktur. Biz kadına şiddetin karşısındayız biz öyle bir inanca sahibiz ki; ‘cennet annelerin ayakları altındadır’ buyrulmuştur. Bu sebeple biz kadına en büyük değeri vermek zorundayız. Ama siz bir sözleşme düşünün beyiyle alakalı en ufacık bir şikâyette bulunduğu takdirde kocasının ifadesi dahi alınmıyor, evinden uzaklaştırılıyor. Buna razı gelemeyiz bu adalet değil, bu aileyi korumaz. Unutmayınız aileyi korumak toplumu korumaktır. Bu konu hassasiyetle ele alınmalıdır, kadına şiddete izin verilmeden ailenin korunmasına mecburuz. Aileyi koruyacağız. Ne yazık ki Macaristan ve Rusya bu konuda bizden daha hassas davranıyor. Kimse toplum yapısını bozacak bir anlayışı hâkim kılmaya çalışmamalıdır.”
Ekonomi
BURSA TİCARET BORSASI’NDAN 2025 YILINDA TARİHİ REKOR
Bursa ekonomisinin lokomotif kurumlarından Bursa Ticaret Borsası, modern borsacılık vizyonuyla 2025 yılını rekor bir büyüme ile kapattı. Tescil işlem hacmini yüzde 53 artışla 71 milyar TL seviyesine taşıdıklarını belirten Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, “Bugüne kadar attığımız bütüncül adımlarla 2026 yılını projelerimizin sahada karşılık bulduğu gerçek anlamda bir ustalık dönemi olarak görüyoruz” dedi.
Bursa’nın tarımsal ticaretine yön veren Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), yenilikçi ticaret anlayışı ve dijital dönüşüm eksenli çalışmalarıyla 2025 yılını rekorla kapattı. Tescil işlem hacmine ilişkin verileri açıklayan Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, 2024 yılında 46 milyar 531 milyon TL olan tescil işlem hacminin, 2025 sonu itibarıyla yüzde 53 artışla 70 milyar 970 milyon TL seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Ortaya konan bu rekor büyümenin uzun vadeli, planlı ve bütüncül çalışmaların bir sonucu olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, “Bu başarı, üyelerimizin üretim azmi ile Borsamızın teknolojik dönüşüm ve dijitalleşme odaklı projelerinin sahada yarattığı güçlü sinerjiyi ortaya koymaktadır” dedi.
Zeytin 22,5 Milyar TL ile zirvedeki yerini korudu
Bursa’nın sahip olduğu güçlü tarım potansiyelin ekonomik değere dönüşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Özer Matlı, ürün bazlı tescil rakamlarının kentin üretim kabiliyetini net biçimde ortaya koyduğunu ifade etti. 2025 yılında borsa kotasyonuna sahip ürünler arasında ilk sırayı Bursa’nın en önemli tarımsal değeri olan zeytinin aldığını kaydeden Başkan Matlı, “22 milyar 592 milyon TL’lik işlem hacmiyle zeytin, tescil kalemlerimizde lokomotif rolünü sürdürdü. Onu 11 milyar 70 milyon lira ile yaş sebze-meyve, 7 milyar 873 milyon lira ile canlı hayvan grubu takip izledi. Elde edilen tescil rakamları, Bursa’nın üretim potansiyelinin Borsamızda katma değere dönüştüğünün en açık göstergesidir” diye konuştu.
Marmara ÜPAK’ta 637 Milyon TL’yi aşan performans
Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, tarım ticaretinin dijitalleşmesinde önemli bir yol üstlenen Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nda (Marmara ÜPAK) da Bursa TB üyelerinin yıl boyunca etkin bir performans sergilediğini belirtti. Marmara ÜPAK genelinde 2025 yılı boyunca 32 binin üzerinde işlem gerçekleştiğini ve yaklaşık 973 bin ton ürünün piyasada işlem gördüğünü kaydeden Başkan Matlı, “Kurucu ortağı olduğumuz Marmara ÜPAK’ta, Bursa TB acente kaydındaki üyelerimiz tarafından 637 milyon 705 bin TL tutarında işlem hacmi gerçekleştirildi. Bu performansla, platforma üye borsalar arasında 8. sırada yer alarak dijital tarım ticaretindeki gücümüzü bir kez daha ortaya koyduk. Özellikle mısır, arpa ve buğday gibi stratejik ürünlerdeki işlem yoğunluğu, bu başarının temelini oluşturdu” dedi.
“Finansal istikrar ile büyüme ivmemiz artacak”
2025 yılı tescil işlem hacmi rakamlarının, Borsa’nın uzun vadeli vizyonunun ve stratejik yaklaşımının bir yansıması olduğunu belirten Başkan Özer Matlı, şunları kaydetti: “Bugün attığımız her adımı; üretim, ticaret, mekân ve insan başlıklarını birbirinden ayırmadan, bütüncül bir anlayışla ele alıyoruz. Bursa Ticaret Borsası olarak 2026 yılını, bugüne kadar hayata geçirdiğimiz projelerin sahada karşılık bulduğu, gerçek manada bir ustalık dönemi olarak görüyoruz. Ekonomi yönetimimizin kararlı adımlarıyla enflasyonun yüzde 20-22 bandına gerilemesi halinde, işlem hacmimizde yüzde 35-40 oranında yeni bir artış yakalayacağımızı tahmin ediyoruz.”
Başkan Matlı, Bursa Ticaret Borsası’nın önümüzdeki dönemde de üreticinin emeğini koruyan, üyelerin ticari faaliyetlerini kolaylaştıran ve Bursa’yı dünya tarım ticaretinin önemli merkezlerinden biri haline getirme hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini vurgulayarak, “Bu tarihi başarıda emeği geçen, tüm üyelerimize ve paydaşlarımızı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Bursa TB’de en çok işlem gören 5 ürün
Zeytin: 22.592.058.602 TL
Yaş Sebze-Meyve: 11.070.268.114 TL
Canlı Hayvan (Büyükbaş-Küçükbaş): 7.873.997.096 TL
Et (Büyükbaş-Küçükbaş-Piliç): 6.073.453.718 TL
Mısır: 4.372.710.733 TL
Ekonomi
2025 YILI VE ARALIK AYI ÜRETİCİ VE MARKET FİYATLARINDA YAŞANAN DEĞİŞİMLER
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, TZOB tarafından 20 yıldır yürütülen aylık üretici ve market fiyat çalışmasına dair açıklama yaptı. Bayraktar, açıklamasında Aralık ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri aylık ve yıllık olarak değerlendirdi.
“Veriler masa başında değil, sahada ve belgeli olarak tespit edilmektedir”
“Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) olarak bazı önemli ürün ve gıdalardaki aylık fiyat değişiklikleri ve spekülatif hareketler konusunda kamuoyunu bilgilendirmek üzere yaklaşık 20 yıldır her ay gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda Türkiye genelinde beş bölgeden Ziraat Odalarımız kanalı ile fiyatlar alınarak yakından takip ediyoruz.
TZOB’un aylık fiyat açıklamasındaki temel amaç üreticilerimizin emeğinin karşılığını alıp almadığını ortaya koymak, tüketicinin neden yüksek fiyatlarla karşılaştığını açıklamak ve spekülatif fiyat oluşumlarının önüne geçilmesine katkıda bulunmaktır.
TZOB’un paylaştığı rakamlar tüm bölgelerdeki farklı satış kanallarından alınan fiyatların ortalamasına dayanıyor ve sahadaki tabloyu yansıtıyor.
Rekolte, paketleme-ambalajlama, depolama ve işçilik maliyetleri, nakliye giderleri, ihracat akışı, aracı kârları, fire gibi zincirin tüm aşamaları fiyat oluşumunu etkilemektedir. Dolayısıyla üretici market fiyat makasının varlığı inkâr edilemez bir gerçektir. Önemli olan bu farkın nedenlerini doğru değerlendirmektir. Bu makasın fazla açıldığı durumlarda spekülatif faaliyetleri göstererek ilgili kurumların harekete geçmesini sağlamaktır.”
Yıllık üretici ve market fiyat değişimleri
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, yıllık üretici market arasındaki fiyat farklılıklarını açıkladı:
“Yaptığımız değerlendirmeler sonucunda; 2025 yılında markette takip edilen 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13 üründe fiyat azalışı oldu.
2025 yılında, fiyatı en fazla artan ürün markette ve üreticide limon, fiyatı en fazla düşen ürün markette beyaz lahana, üreticide sivri biber oldu.
Geçen yıla göre bu yıl markette en fazla fiyat artışı yüzde 133,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını, yüzde 110,4 ile elma, yüzde 106,6 ile fındık, yüzde 100,8 ile Antep fıstığı izledi.
Geçen yıla göre bu yıl markette fiyatı en fazla düşen ürün ise yüzde 40,6 ile beyaz lahana oldu. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 39,8 ile marul, yüzde 39,5 ile karnabahar ve yüzde 29,1 ile kuru soğan takip etti.
2025 yılında, üreticide takip edilen 33 ürünün 16’sında fiyatlar artarken, 15 üründe fiyat düşüşü yaşandı. 2 üründe ise fiyat değişimi olmadı.
Geçen yıla göre bu yıl, üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 343,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160,4 ile Antep fıstığı, yüzde 159,3 ile kuru kayısı, yüzde 125,4 ile fındık izledi.
Geçen yıla göre bu yıl, üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 58,8 ile sivri biber görüldü. Sivri biberdeki fiyat düşüşünü yüzde 56,3 ile karnabahar, yüzde 54,8 ile marul, yüzde 51,2 ile kuru soğan takip etti.”
Aralık ayı üretici-market fiyat değişimi
“Aralık ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 324,1 ile havuçta görüldü. Havuçtaki fiyat farkını, yüzde 245,6 ile mandalina, yüzde 238,5 ile kabak, yüzde 238 ile yeşil soğan takip etti.
Havuç 4,2 kat, mandalina 3,5 kat, kabak ve yeşil soğan 3,4 kat fazlaya markette satıldı.
Üreticide 8 lira olan havuç 33 lira 93 kuruşa, 10 lira 50 kuruş olan mandalina 36 lira 29 kuruşa, 19 lira 25 kuruş olan kabak 65 lira 17 kuruşa, 12 lira 75 kuruş olan yeşil soğan 43 lira 10 kuruşa satıldı.
Aralık ayında fiyatı en fazla artan ürün; markette kabak, üreticide mandalina olurken, fiyatı en fazla düşen ürün; markette Ayçiçek yağı, üreticide beyaz lahana oldu.”
Market fiyatları
“Aralık ayında markette 41 ürünün 30’unda fiyat artışı, 11’inde fiyat azalışı görüldü.
Aralık ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 97,5 ile kabak oldu. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 77,3 ile domates, yüzde 75 ile salatalık ve yüzde 53,3 ile patlıcan takip etti.
Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 16,1 ile Ayçiçek yağı oldu. Ayçiçek yağındaki fiyat düşüşünü yüzde 12,2 ile toz şeker, yüzde 11,2 ile portakal, yüzde 5,1 ile ıspanak izledi.”
Üretici fiyatları
Aralık ayında üreticide 33 ürünün 11’inde fiyat artışı olurken, 15’inde fiyat düşüşü görüldü. 7 üründe ise fiyat değişimi olmadı.
Aralık ayında üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 38,1 ile beyaz lahanada görüldü. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 28,5 ile marul, yüzde 27,3 ile havuç ve yüzde 18,9 ile pırasa izledi.
Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 69,4 ile mandalinada görüldü. Mandalinadaki fiyat artışını yüzde 56,6 ile salatalık, yüzde 50,6 ile patlıcan, yüzde 44,5 ile kabak takip etti.”
Üretici fiyat değişiminin nedenleri
“Seralarda güzlük sezon bitti ve baharlık sezon için dikimler yapıldı. Ürünler henüz hasat olgunluğuna gelmediğinden bu geçiş aşamasında arz azaldı ve salatalık, patlıcan, kabak ve domateste üretici fiyatları arttı.
Kuru soğan, patates, portakal, havuç da talep olmayışı fiyatların düşmesine sebep oldu.
Lahana ve marul da arz artış sebebiyle fiyatlar düştü.”
Aralık ayı aylık ve yıllık girdi fiyatlarında yaşanan değişimler
“Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Aralık ayında, Kasım ayına göre amonyum sülfat gübresi yüzde 4,4, amonyum nitrat yüzde 2,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 1,8, oranında artarken, ÜRE gübresi yüzde 0,4, DAP gübresi yüzde 0,1 azaldı.
Geçen yılın Aralık ayına göre son bir yılda ÜRE gübresi yüzde 50,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 46,3, DAP gübresi yüzde 41,1, amonyum nitrat yüzde 33,3, amonyum sülfat gübresi yüzde 32,9 oranında arttı.
Aralık ayında Kasım ayına göre süt yemi yüzde 2,6, besi yemi yüzde 2,2, son bir yılda süt yemi yüzde 29, besi yemi ise yüzde 30,6 oranında arttı.
Tarım ilacı fiyatları geçen aya göre yüzde 19,4 oranında artarken, yıllık yüzde 27,1 oranında artış gösterdi.
Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8 oranında arttı. Mazot fiyatları aylık yüzde 6,6 oranında azalış gösterirken, yıllık bazda yüzde 21,9 oranında arttı.”
Ekonomi
MATLI: “2026 YILI MAKRO PROJELER VE YATIRIM YILI OLACAK”
Bursa Ticaret Borsası, Aralık ayı olağan Meclis toplantısında 2026 yılı bütçesi 100 milyon TL olarak oy birliğiyle kabul edildi. Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, yeni yılda bugüne kadar ki başarıları taçlandıracak makro projelere odaklanacaklarını belirterek, “Özellikle ET-BA arazimizde başlatacağımız dev dönüşüm hamlesiyle şehrin doğusuna yeni bir vizyon kazandırırken, Gıda İhtisas OSB projemizle Bursa’nın tarıma dayalı sanayi gücünü çok daha ileriye taşıyacağız” dedi.
Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), 2026 yılı son meclis toplantısı Doğanbey’de bulunan hizmet binasında yapıldı. Meclis Başkanı Mustafa Aksu başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Meclis Üyelerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, 2025 yılındaki proje ve faaliyetler ile yeni yılda hedeflenen çalışmalar ele alındı.
Meclis toplantısında 2025 yılının ekonomik görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Özer Matlı “2025 yılında, finansmana erişim ve nakit akışındaki sıkışıklık firmalarımızı en fazla zorlayan meseleler oldu. Yaklaşık üç yıldır enflasyonla mücadele kapsamında sürdürülen “yüksek faiz, düşük kur” politikası artan maliyetler nedeniyle özellikle emek yoğun sektörlerde küresel rekabet gücümüzü zayıflattı. Bu durum, üretim iştahını ve yatırım kararlarını da ciddi biçimde baskıladı” dedi.
“Tarımda rekor daralma alarm veriyor”
Tarım ve hayvancılık sektöründe yaşanan sorunlara da dikkat çeken Başkan Özer Matlı, “Girdi maliyetlerindeki artışlara ek olarak iklim kaynaklı riskler, dünya genelindeki belirsizlikler ve hayvancılığa büyük darbe vuran şap hastalığı, üretimde sürekliliği zayıflatarak arz dengesini bozdu. Bu gelişmeler maliyet baskısını daha da derinleştirirken, sektörün toparlanma kapasitesini ciddi ölçüde sınırladı” diye konuştu.
“Üyelerimizin üretim azmi tescil hacmini rekor seviyeye taşıdı”
Başkan Özer Matlı, ülke ekonomisindeki zorlu tabloya karşın Bursa Ticaret Borsası’nın 2025 yılında da başarılı bir performans sergilediğini söyledi. Borsa üyelerinin azimle üretimden geri durmadığını belirten Matlı, “Üyelerimizin özverili çalışmaları ve kararlılıkları sayesinde 11 aylık tescil işlem hacmimizde 60 milyar TL gibi önemli bir rakama ulaştık. İnşallah yılı 65 milyar liranın üzerinde, Borsa tarihinin en yüksek işlem hacmi rakamıyla kapatmayı hedefliyoruz. Tarımsal ürün ticaretini dijital platforma taşıyan ve kurucu ortakları arasında yer aldığımız Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nda ise işlemlerin başladığı Ocak ayından itibaren 610 milyonu aşan işlem hacmiyle platforma üye 22 borsa arasında 7`nci borsa olarak tarım ticaretinin dijitalleşmesinde öncü bir rol üstlendik” ifadelerini kullandı.
İhracat atağında yeni rota: Asya
Başkan Matlı, küresel ticaret sisteminin yeniden dizayn edildiği bir süreçte, üyelerin ticaretini güçlendirmek, yeni ihracat pazarlarına açılmalarını kolaylaştırmak ve uluslararası rekabet kapasitelerini artırmak amacıyla yürütülen Gıda UR-GE projesinin de 2025 yılı boyunca kesintisiz şekilde devam ettiğini kaydetti. Romanya ve Bulgaristan’da düzenlenen B2B alım heyeti organizasyonları ile üye firmaları yabancı alıcılarla bir araya getirdiklerini ve yeni ticari iş birlikleri kurmalarına imkân tanıdıklarını söyleyen Özer Matlı, 2026 yılında ise Japonya başta olmak üzere farklı coğrafyalarda yeni UR-GE programlarıyla Bursa gıda sektörünün küresel pazarlardaki görünürlüğünü daha da artırmayı hedeflediklerini vurguladı.
Eğitimde marka: Hamidiye Tarım Lisesi
Tarım, gıda ve hayvancılık sektörünün geleceğini sadece rakamlarla değil, nitelikli insan kaynağıyla da inşa ettiklerinin ifade eden Başkan Matlı, Borsa’nın proje okulu Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yürütülen çalışmalara değindi. Okulun, uyguladığı eğitim modeliyle Türkiye’deki tarım meslek liselerine rol model olduğunu vurgulayan Matlı, “Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği arasındaki iş birliği protokolünde örnek gösterilen okulumuzla, toprağın bereketini bilimin ışığıyla buluşturmaya devam ediyoruz” diye konuştu.
Bursa’nın geleceğine yön veren makro projeler
Başkan Özer Matlı konuşmasında, Bursa Ticaret Borsası’nın uzun vadeli vizyon projelerine de dikkat çekti. Türkiye’de bir ticaret borsası tarafından hayata geçirilecek ilk organize sanayi bölgesi olma özelliği taşıyan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi sürecinin tüm paydaşlarla planlı ve kararlı şekilde ilerlediğini söyleyen Matlı, projenin üretim, lojistik ve ticareti aynı merkezde buluşturacak stratejik bir yapı olarak Bursa’nın tarım ve gıda sanayisine yeni bir ölçek kazandıracağını belirtti.
Kentin ekonomik kalkınmasının yanı sıra sosyal gelişimine de öncülük etmeye devam edeceklerinin altını çizen Özer Matlı, mülkiyeti Borsa’ya ait 66 dönümlük ET-BA tesisinde hayata geçirilecek proje ile şehrin doğu yakasının kaderini değiştirecek bir yatırıma hazırlandıklarını kaydederek, “Şehrin doğusunda bugüne kadar örneği olmayan, bölgenin sosyo-ekonomik çehresini tamamen değiştirecek dev bir dönüşüm projesine imza atıyoruz. İnşallah yapacağımız çalışma ile bölgeyi modern bir cazibe merkezine dönüştürerek Bursa’nın gelişimine yeni bir vizyon katacağız” şeklinde konuştu.
“Belirsizlikler ve yapısal adımlar 2026 yılında belirleyici olacak”
2026 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Özer Matlı, “Parasal duruşun daha netleşmesiyle birlikte üretim, yatırım ve istihdam süreçlerinde toparlanma bekliyoruz. Tarım ve hayvancılıkta planlı üretim, hastalıklarla etkin mücadele, sulama yatırımları ve verimlilik odaklı desteklerin sahada daha güçlü karşılık bulması kritik önem taşıyor. Önümüzdeki yılın, yapısal adımların üretime yansıdığı ve mali istikrarın kalıcı hale geldiği bir dönem olmasını arzu ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Uyum içinde Bursa ekonomisine değer katmaya devam edeceğiz”
Bursa Ticaret Borsası Meclis Başkanı Mustafa Aksu ise yaptığı değerlendirmede, 2025 yılının hem üreticiler hem de reel sektör açısından türlü sınamalara sahne olduğunu söyledi. Küresel ve yerel ekonomik gelişmelerin iş dünyası üzerinde ciddi yükler oluşturduğunu belirten Aksu, “Tüm bu zorlayıcı koşullara rağmen, Bursa Ticaret Borsası Meclisi olarak üyelerimizin sorunlarına çözüm üretmek ve kent ekonomisine nefes aldıracak projeleri desteklemek için yoğun mesai harcadık. İnşallah merhum başkanımız Mehmet Aydın’dan devraldığımız hizmet bayrağını, yeni yılda tüm meclis üyelerimizle birlikte uyum içinde çalışarak daha da ileriye taşıyacağız” dedi.
2026 yılı bütçesi oy birliği ile kabul edildi
Yılın son meclis toplantısında 2026 yılı bütçesi ve çalışma programı meclis üyelerinin oylarına sunuldu. Oylama sonucunda 100 milyon TL olarak ön görülen 2026 yılı bütçesi oy birliğiyle kabul edildi. Oylamanın ardından söz alan Başkan Özer Matlı, “Yıl boyunca özverili çalışmalarından dolayı üyelerimize, meclis ve yönetim kurulu üyelerimiz ile genel sekreterliğimiz nezdinde tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ederim. Tüm üyelerimize sağlıklı, mutlu, huzurlu ve bereketli bir yıl diliyorum” dedi.
-
Bursa Bölge6 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel1 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Genel2 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel6 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA




Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login