Yerel
ÖZKAN, “HALKA SİTEM EDECEĞİNİZE MENSUBU OLDUĞUNUZ ZİHNİYETİ SORGULAYIN!”
Anahtar Parti Karacabey İlçe Başkanı Özcan Özkan, 14 Eylül Karacabey’in düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resmi törende Belediye Başkanı Fatih Karabatı’nın yaptığı konuşmaya tepki gösterdi.
Özkan, törende yaşanan katılım ve coşku eksikliğinin sorumluluğunun vatandaşlara yüklenmemesi gerektiğini savunarak, belediye yönetiminin törenin duyurulması ve organizasyonuna ilişkin sorumluluklarını yerine getirip getirmediğinin sorgulanması gerektiğini belirtti.
Karabatı’nın siteminin halka yöneltilmesini eleştiren Özkan, Karacabey’in kurtuluş günlerinin milli ve tarihi anlamının konser ve ticari etkinliklerin gölgesinde bırakılmaması gerektiğini ifade etti. Açıklamasında Karabatı’nın siyasi tercihlerine de göndermede bulunan Özkan, belediye başkanının bugün mensubu olduğu siyasi anlayışı sorgulaması gerektiğini dile getirdi.
Özkan açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
“14 Eylül Karacabey’imizin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü münasebetiyle Atatürk Anıtı önünde, Karacabey Kaymakamlığı koordinesinde düzenlenen resmi törende; Belediye Başkanı Sayın Fatih Karabatı’nın mikrofonu eline alarak sesini yükselttiğini, tören alanındaki sönüklükten dolayı derin üzüntüsünü dile getirdiğini ve halka sitem ederek sonraki bayramların daha coşkulu kutlanması yönünde çağrıda bulunduğunu takip ettik.
Sayın Başkan’ın milli bir günde yaşanan bu coşkusuzluktan ötürü duyduğu üzüntüyü anlamakla birlikte, bu tablonun faturasını halka kesmesini ve serzenişini vatandaşlarımıza yöneltmesini asla doğru bulmuyoruz. Sayın Başkan’a sormak gerekir: Coşkusuzluğa üzülmekte haklı olabilirsiniz; ancak neden bu tablonun asıl sorumlularını değil de halkı karşınıza alıyorsunuz? Öncelikle kendinizi ve bugün mensubu olduğunuz siyasi çatıyı sorgulamanız gerekmez mi?
“Haklısın ama sebebi mensubu olduğun partidir sayın başkan!”
Sayın Karabatı’nın sitem dolu konuşmasının yer aldığı video kayıtlarının altına Karacabeyli hemşehrilerimizin yaptığı sağduyulu yorumlar, hakikatin ta kendisini ortaya koymaktadır. Vatandaşlarımız açıkça soruyor ve hatırlatıyor: “Sayın Başkan, serzenişinizde ve üzüntünüzde haklısınız; ancak bu tablonun asıl müsebbibi bugün saflarına katıldığınız iktidar partisidir!”
Yıllardır milli bayramlarımızın, Atatürk’ü anma törenlerimizin ve kurtuluş günlerimizin ruhunu stadyumlardan, meydanlardan çekip alan; resmi törenleri adeta yasak savarcasına geçiştiren, milli hafızayı zayıflatarak resmi anmaları kademeli olarak sıradanlaştıran zihniyet bugün sizin çatısı altına girdiğiniz zihniyettir. Halkın vicdanında milli anmaların altını oyan bu merkezi anlayışın getirdiği sonucu, hiçbir şeyden habersiz Karacabey halkına sitem ederek geçiştiremezsiniz.
Halkın teveccühüyle seçildiğiniz partiden ayrılarak daha iyi hizmet gerekçesiyle iktidar partisine geçtiniz. Ancak geçen zamana rağmen sahada beklenen heyecanı oluşturamadığınız gibi, resmi törenlerdeki bu ruh kaybının faturasını da vatandaşa yöneltiyorsunuz.
Milli ruhun yerini panayır ve ticari stantlar aldı
Günler öncesinden konser ve eğlence programlarını billboardlarda, afişlerde ve sosyal medyada büyük bir titizlikle duyuran belediye yönetimi; iş 14 Eylül’ün asıl anlamını taşıyan resmi çelenk sunma ve anma törenine gelince neredeydi? Vatandaşın resmi tören saatinden haberi var mıydı? Böyle müstesna bir günde ilçe halkını Atatürk Anıtı önüne davet etmek, okulları, gençleri ve gazilerimizi o ruhla buluşturmak adına yeterli gayret gösterildi mi?
Dahası; kürsüden sitem eden Sayın Başkan’a soruyoruz: Kendi partisinin meclis üyelerinden ve parti yöneticilerinden kaç kişi o saatte tören alanındaydı? Kendi teşkilatının dahi yeterince sahiplenmediği bir resmi törende, geçim derdindeki vatandaşa serzenişte bulunmak ne kadar adildir?
Dün milli bayramları stadyumlarda coşkuyla kutlama vaadiyle yola çıkan bir yönetim, bugün maalesef kurtuluş günlerini adeta bir Hindistan pazarına çevirmekten öteye geçememiştir. Biz Karacabeyliler elbette gezmeyi, eğlenmeyi, esnafımızın kazanmasını destekleriz. Ancak bizim itirazımız; Karacabey’in işgalden kurtuluşu gibi şanlı bir tarihin özünün, Atatürk’ün ve kahramanlarımızın hatırasının, konserlerin ve ticari stantların gölgesinde unutturulmak istenmesinedir.
Eski 14 Eylül ruhunu ve milli bilinci hep birlikte yaşatacağız
Bizler çocukluğumuzun 14 Eylül’lerini gayet iyi hatırlıyoruz. Mehter takımının ihtişamını, gazilerimizin göğsümüzü kabartan yürüyüşünü, Karacabey’in kurtuluş mücadelesini canlandıran tiyatral gösterileri, Atatürk Anıtı etrafında kenetlenen öğrencileri ve halkın coşkusunu dün gibi hafızamızda tutuyoruz. O günlerde kurtuluş gününün özünü, maneviyatını ve Cumhuriyet ruhunu yüreğimizde hissederdik.
Gelecek bayramları ve törenleri daha coşkulu kutlama temenninize katılıyoruz; ancak bunun yolu halka sitem etmek değil, organizasyonu layıkıyla yapmak ve mensubu olduğunuz iktidar partisinin milli bayramları itibarsızlaştıran tutumuna karşı durmaktan geçer.
Karacabey halkı tarihine de değerlerine de sahiptir
Karacabeyliler; Yunan işgalinde ateşe verilen köylerini, yakılan camilerini, şehit edilen evlatlarını ve bu toprakları canı pahasına savunan kahramanlarını asla unutmadı. Milli mücadele ateşi bu milletin bağrında dün olduğu gibi bugün de dipdiridir.
Makamların, belediye binalarının ve en nihayetinde sandığın anahtarı siyasilerin tekelinde değil; Karacabey halkının asil vicdanındadır. Milletimiz, milli değerlerine samimiyetle sarılanları baş tacı etmeyi bildiği gibi, sorumluluğu üzerinden atıp suçu halka yükleyenlere de sandıkta en güzel cevabı vermesini bilir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
Yerel
ÇİFTÇİ SUDA BOĞULDU
Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem, sulama ücretlerindeki artışa ve çiftçilerin ödeme sürecinde yaşadığı mağduriyete ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu sistemin değişmesi, sulama paralarının Nisan ayına kadar uzatılması ve hiçbir şekilde büyük faizler uygulanarak çiftçinin belinin bükülmesine razı değiliz” dedi.
Erdem, çeltik sulama maliyetlerinin yıllara göre arttığını belirterek, dönüm başına sulama maliyetinin 2024 yılında 1.050 TL, 2025 yılında 1.750 TL, 2026 yılında ise 2.500 TL olduğunu ifade etti. Aynı yıllarda çeltik satış fiyatlarının ise 2025 yılında 38-40 TL, 2026 yılında 35-36 TL arasında seyrettiğini kaydetti.
Sulama fiyatlarının 2 yıl içinde %138 arttığını, buna karşın ürün fiyatlarının geçmiş yıllara göre düştüğünü belirten Başkan Erhan Erdem, bu durumun çiftçiyi zor durumda bıraktığını söyledi.
Erhan Erdem, çiftçilerin sulama bedellerini öderken ürettikleri mahsullerin paralarını fabrika ve tüccardan geç aldıklarını, bu nedenle su paralarını ödemelerinin Ocak veya Şubat ayını bulduğunu aktardı. 31 Aralık tarihinin geçilmesiyle birlikte çiftçilerin %100 zamla karşı karşıya kaldığını dile getiren Erdem, “Bu nasıl adalet” dedi.
Sulama birliklerinin zam yetkisine ilişkin kanuni düzenlemeye de değinen Başkan Erdem, 2024 yılına kadar sulama birliklerinin kanunda %50’ye kadar zam yapma yetkisi bulunduğunu ve bu sebeple %10 uygulandığını, 2024’ten sonra çıkan kanunla bu oranın %50 olduğunu ve şu anda %50 zam uygulandığını belirtti.
Erdem, 2.500 TL olan çeltik sulama fiyatının 31 Aralık’tan sonra %50 indirimin kaybolması ve üzerine %50 zam eklenmesiyle 5.000 TL’ye çıktacağını ifade ederek, “Bunun neresinden bakarsak bakalım, bu bir zulümdür” diye konuştu.
Başkan Erdem, sistemin değişmesi, sulama paralarının Nisan ayına kadar uzatılması ve büyük faizler uygulanarak çiftçinin belinin bükülmesine razı olmadıklarını sözlerine ekledi.
Yerel
GÖKÇE ALKAN CİNAYETİNDE ZANLI TUTUKLANDI
Karacabey’de 5 Ekim’de meydana gelen ve genç Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan cinayetin ardından gözaltına alınan 24 yaşındaki Mustafa Bağ, kasten planlayarak adam öldürme suçundan çıkarıldığı nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Edinilen bilgilere göre, Gökçe Alkan’ın hayatını kaybettiği cinayetin ardından gözaltına alınan Mustafa Bağ’ın akşam saatlerinde adliyeye getirileceği yönündeki bilgi kısa sürede ilçede yayıldı. Bunun üzerine çok sayıda vatandaş adliye çevresinde toplandı.
Ancak zanlı, adliyeye fiziken getirilmedi. Mustafa Bağ’ın ifadesi, adli işlemler kapsamında SEGBİS sistemi üzerinden görüntülü olarak alındı. Zanlının adliyeye getirilmediğine inanmayan kalabalığın sakinleştirilmesi amacıyla Gökçe Alkan’ın eniştesi Gökhan Akbay da duruşma salonuna alındı ve süreci SEGBİS üzerinden takip etti.
Savcılık işlemlerinin ardından Bağ, kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’ne sevk edildi.
Akbay, “Adliyeye hiç getirilmedi”
Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’nde gerçekleştirilen işlemlerin ardından 24 yaşındaki Mustafa Bağ hakkında kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklama kararı verildi.
Duruşma salonunda süreci takip eden Gökhan Akbay, dava işlemlerinin ardından yaptığı açıklamada zanlının hiçbir şekilde adliye binasına getirilmediğini, işlemlerin SEGBİS üzerinden gerçekleştirildiğini ve verilen tutuklama kararının ardından Mustafa Bağ’ın cezaevine gönderildiğini ifade etti.
Bağ, işlemlerinin tamamlanmasının ardından cezaevine gönderildi.
Ne olmuştu?
Karacabey’de Gökçe Alkan ile Mustafa Bağ arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıkmış, tartışmanın büyümesi üzerine Mustafa Bağ’ın bıçakla saldırdığı Gökçe Alkan, çenesinin altından aldığı bıçak darbesi sonucu olay yerinde hayatını kaybetmişti.
Olayın ardından gözaltına alınan Mustafa Bağ’ın adli işlemleri tamamlandı. Zanlı, kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Yerel
ÖZKAN: “GÖKÇE’NİN ACISI KARACABEY’İN ACISIDIR”
Anahtar Parti Karacabey İlçe Başkanı Özcan Özkan, 18 yaşındaki Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan cinayetin ardından yazılı bir açıklama yaptı. Gökçe’nin ölümünün Karacabey’in vicdanında derin bir yara açtığını belirten Özkan, adli sürecin tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi çağrısında bulundu.
Kadına yönelik şiddetin yalnızca olayların ardından yapılan açıklamalarla çözülemeyeceğini vurgulayan Özkan, kadınların yaşam hakkının korunması için somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Özkan, Gökçe’nin ailesinin acısını paylaştıklarını belirterek, “Gökçe için adalet” çağrısında bulundu.
İşte Özcan Özkan’ın açıklaması:
“Karacabey’imiz bir kez daha büyük bir acıyla sarsılmıştır.
18 yaşındaki Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesi, yalnızca bir ailenin değil, bütün Karacabey’in yüreğini yakan bir olaydır. Gencecik bir kızımızın hayatının sona ermesi karşısında duyduğumuz üzüntüyü, öfkeyi ve vicdanımızdaki yarayı kelimelerle tarif etmek mümkün değildir.
Gökçe’ye Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabır diliyorum.
Ancak bugün yalnızca başsağlığı dilemenin yeterli olmadığı bir noktadayız.
Gökçe’nin ölümünün bütün yönleriyle aydınlatılmasını ve adaletin eksiksiz şekilde tecelli etmesini istiyoruz.
Yürütülen adli soruşturmanın titizlikle tamamlanması, olayın tüm boyutlarının ortaya çıkarılması ve sorumluların hukuk çerçevesinde gereken cezayı alması en temel beklentimizdir.
Karacabey halkı da bu beklentisini açıkça ortaya koymuştur.
Gökçe için sokaklara çıkan, adalet isteyen, “Gökçeler ölmesin” diyen hemşehrilerimizin sesi duyulmalıdır.
“BİR GÖKÇE DAHA KAYBETMEK İSTEMİYORUZ”
Bugün hepimizin kendisine sorması gereken soru şudur:
Bir başka Gökçe’nin hayatını kaybetmesini beklemek zorunda mıyız?
Hayır!
Kadına yönelik şiddet konusunda artık günü kurtaran açıklamalardan, olay olduktan sonra gösterilen tepkilerden ve birkaç gün sonra unutulan gündemlerden vazgeçmeliyiz.
Kadınlarımızın kendilerini güvende hissedeceği bir toplum düzenini hep birlikte oluşturmak zorundayız.
Şiddetin ilk işaretinde harekete geçen, kadınlarımızı yalnız bırakmayan, gençlerimizi koruyan ve gerektiğinde devletin bütün kurumlarını etkin biçimde devreye sokan güçlü bir mekanizmaya ihtiyaç vardır.
Bir kadının yaşam hakkı, hiçbir gerekçenin gerisine bırakılamaz.
“KARACABEY’İN VİCDANI BU DOSYANIN TAKİPÇİSİ OLACAKTIR”
Anahtar Parti Karacabey İlçe Teşkilatı olarak Gökçe Alkan’ın ailesinin acısını kendi acımız olarak görüyoruz.
Bu acının siyasi malzeme yapılmasına da, birkaç gün sonra unutulmasına da izin verilmemelidir.
Bizim meselemiz siyasi hesap değil, insan hayatıdır.
Bizim talebimiz siyasi ayrıcalık değil, adalettir.
Bizim çağrımız ayrıştırmak değil, toplum olarak kadına yönelik şiddetin karşısında tek yürek olmaktır.
Yetkililere çağrımız açıktır:
Gökçe Alkan’ın ölümü bütün yönleriyle aydınlatılsın.
Adli süreç şeffaf ve titiz biçimde yürütülsün.
Varsa ihmaller araştırılsın.
Sorumlular hukuk önünde hesap versin.
Ve en önemlisi, başka Gökçeler yaşasın diye gereken bütün tedbirler alınsın.
Karacabey’in vicdanı bu olayın takipçisidir.
Biz de Anahtar Parti Karacabey İlçe Teşkilatı olarak bu sürecin takipçisi olacağız.
Gökçe’nin ailesinin acısını paylaşacak, adalet talebinin yanında duracak ve kadına yönelik şiddetin her türlüsüne karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.
Gökçe için adalet istiyoruz.
Kadınlarımız için güven istiyoruz.
Gençlerimiz için yaşanabilir bir Karacabey istiyoruz.
Bir daha hiçbir annenin evladının ardından “Neden koruyamadık?” diye feryat etmediği bir Türkiye için mücadele etmek hepimizin sorumluluğudur.
Gökçe’nin acısı Karacabey’in acısıdır.
Adalet yerini bulana kadar bu dosyanın takipçisi olacağız.”
-
Bursa Bölge7 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Genel2 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel7 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi3 yıl agoKAZI KAZAN’DAN 1 MİLYON TL KAZANDI



Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login