Connect with us

Bursa Bölge

“Milletin tam 109 milyonunu sokağa attılar!”

İYİ Parti İl ve Yıldırım İlçe Teşkilatı Başkan ve Yöneticileri Yavuz Selim ve Mevlana semtleri başta olmak üzere Ankara Yolu altındaki mahallelere adeta çıkarma yaptı. Vatandaşlara hitabeden İl Başkanı Selçuk Türkoğlu, “Belediyenin Kentsel Dönüşüm sözü yalan oldu ve halkın tam 109 milyonu sokağa atıldı.” dedi.

Önceki dönem yönetimince ilçenin üçte birine kentsel dönüşüm için söz verildiğini ifade eden Türkoğlu, “Her biri yalan olan projeler, imar planları, imar uygulamaları hatta maketler, bir sonraki yönetimce sanki başka bir partinin belediyesi yapmış gibi çarçur edilerek çöpe atılmıştır” şeklinde konuştu. Türkoğlu’nun açıklaması şöyle: “Yaklaşık 800 bin nüfusu ile ülkemizin tam 50 ilinden büyük olan Yıldırım ilçemizde, pek çok konuda olduğu gibi KENTSEL DÖNÜŞÜM konusunda da tam anlamıyla bir sorunlar yumağı ile karşı karşıyayız. Özgen Keskin’in 2. Dönemi ile başlayan kentsel dönüşümdeki kangrene dönmüş sorunlar; basiretsiz yönetimler sayesinde, yaklaşık 15 yıldır içinden çıkılmaz bir hale dönüştü.

Hatırlanacağı gibi o dönemde, ilçemizin doğusundaki Arabayatağı, Yavuz Selim, Mevlana, Ulus, Hacivat, Şirinevler ve Çınarönü olmak üzere tam 7 mahalle, Çevre Şehircilik Bakanlığınca riskli alan ilan edilerek imar planları onaylandı, fakat imar uygulamaları o günden bu güne bir türlü tamamlanamadı. Sadece Başkan Keskin döneminde Mevlana Mahallesi’nde ilk kentsel dönüşüm uygulaması olarak 128 daire ve 10 dükkan yapıldı, ancak bunlar da yıllarca kullanılmayarak atıl hale düşürüldü. Sonrasında tekrar masraf edilerek tadilattan geçirildi, şu sıralarda da kısmen satış, kısmen de diğer bölgelerdeki kentsel dönüşümler için takas yöntemi ile değerlendirilmeye çalışılıyor.

Milletin parası hiç edildi!

İsmail Hakkı Edebali döneminde ise 2014 yılından sonra ilçenin neredeyse üçte biri kentsel dönüşüm alanı ilan edilerek, bu bölgelerin imar planları, mevcut durum değerlemeleri, imar uygulamaları, mimari projeleri hatta maketleri dahi yapıldı ve bu işler için milletin tam 109 milyon parası harcandı. Aynı dönemde Mevlana Mahallesi’nde 614 konutluk kentsel dönüşüm inşaatı tamamlandı, onların da şu an satışları gerçekleştirilmeye çalışılıyor. Bu konutlar, kısmen de takas yöntemi ile diğer dönüşümler için kullanılmaya çalışılsa da, sözünü ettiğimiz 7 mahallenin imar uygulamaları bitmediği ve mülkiyet sorunları çözülmediği için her hangi bir adım atılamıyor.

Mülkiyet sorunu acil çözüm bekliyor!

Mülkiyetleri kısıtlanan vatandaşlarımız, yerlerini ne kendileri yapabiliyorlar, ne müteahhide verebiliyorlar, ne de mülklerini değerinde satabiliyorlar. Şimdi buradan kamuoyu önünde açıkça soruyoruz:

-7 mahallede birden aynı anda öyle büyük çapta bir imar uygulaması yapmak doğru mudur?

-En azından her mahallenin imar uygulamasını farklı yapıp itirazların ve iptallerin önüne geçilemez miydi?

-Sadece Mevlana Mahallesi’ne yapılacak 300-500 konutla, Yıldırım’ın kangren olmuş kentsel dönüşüm sorunu çözülür mü?

İYİ Parti olarak buradan yetkililere sesleniyoruz:

Sorunlu bölgelerdeki imar uygulamalarını bir an önce tamamlayıp, vatandaşın mülkiyet sorunlarını bitirin! Bölgeye müteahhitleri ve yatırımcıları derhal kanalize edin çünkü bu iş belediyenin tek başına altından kalkacağı bir iş değildir.

Belediye asli görevini res’en yapmalıdır!

Yıldırım, Bursa’nın coğrafi olarak en küçük, nüfus olarak ise en yoğun ilçesidir. Güneyde Uludağ, Kuzeyde ova koruma alanı, doğuda Kestel-Gürsu ve batıda Osmangazi ilçeleri arasında sıkışmış, yaklaşık 800.000 nüfusuyla aslında devasa bir kenttir.

O nedenle belediye, asli görevi olan imar plan ve uygulamalarını, kentin genel planına uygun olarak res’en yapmalı, mülkiyet sorunlarını da bir an önce çözmelidir.

Vatandaşların mülkiyetlerine ve ellerindeki tapulara baktığımızda, yerlerinin yarısından fazlası tarla olarak gösteriliyor ve bu durum bu çağda utanılacak bir uygulamadır.

Önceki dönem yönetimince ilçenin üçte birine kentsel dönüşüm için tam 109 milyon lira para harcanmış; yapılan projeler, imar planları, imar uygulamaları hatta maketler, bir sonraki yönetimce sanki başka bir partinin belediyesi yapmış gibi çarçur edilerek çöpe atılmıştır.

Oysa devlette ve kamu kurumlarında hizmette devamlılık esastır; bölgedeki hak sahipleri ile yapılan uzlaşmaları, noter sözleşmelerini dahi yok sayarak, onlarca projenin rafa kaldırılarak, milletin parasını çöpe atmanın mantığı nedir?

Belediyenin müteahhitlik yapması ve fiilen inşaatın içinde olması gerekmez. Belediye asli görevi olan imar plan ve uygulamalarını bir an önce yapmalı, hak sahiplerinin mülkiyet sorunlarını çözmeli, müteşebbislerin, müteahhitlerin önünü açmalı, yatırımcıyı özendirerek Yıldırım’a kanalize etmelidir.

Milletin-tam-109-milyonunu-sokağa-attılar-3

Yıldırım değer kaybediyor!

Yıldırım maalesef her geçen gün değer kaybediyor. Kültürü ile değer kaybediyor, yapılaşması ile değer kaybediyor, arsası ile değer kaybediyor. Yıldırım bir taraftan göç alıyor, bir taraftan da planlı alanlara göç veriyor. Üstelik ilçenin doğusunda kalan bu 7 mahallenin sorunları sadece kentsel dönüşümden ibaret de değil.

Nüfusunun neredeyse yüzde 50’si Suriyeli sığınmacılardan oluşan bu mahallelerin esnafına bir dokunan bin ah işitiyor. Adeta Halep caddelerine dönmüş sokaklar, Arapça tabelalar ve konuşmalarla dolup taşmış durumda. Suriyeli sığınmacılara devlet destekleri, vergi muafiyetleri, belediye yardımları devam ederken, kendi vatandaşlarımızın durumları gittikçe kötüleşiyor. Yerli esnafımız mağdur durumda ve bu nedenle de Suriyeli sığınmacılarla rekabet edemeyerek, iş yerlerini kapatmak zorunda kalıyorlar.

Sığınmacıların trafik kurallarına uymamaları, sokaklarda gruplaşarak asayiş sorunu yaratmaları da bölgede tehlikeli bir kaos ortamı yaratıyor. Bu sorunlar da merkezi yönetim tarafından ciddiye alınıp bir şekilde çözülmelidir.

Bugünkü Belediye Yönetimi’nin kendi hizmet dönemlerini Fen İşleri Yılı olarak ilan ettiklerini biliyoruz. Ancak önceki dönemde kurulan asfalt plent tesisinin ürettiği asfaltı; “Arabın yağı bol bulunca yaptığı gibi” kullandığını, gereksiz çıkmaz sokaklarda israf ettiğini de söylemek zorundayız.

Ayrıca geçmiş dönemde yapılan pazar alanları, park ve bahçelerin de tekrar tekrar açılışlarını yaparak, çürük binalara cephe giydirerek adeta ‘Dostlar alışverişte görsün’ misali göz boyayıp, gün doldurduklarını da belirtelim. Milletimiz bilsin ki; bu yolla da yandaş müteahhitleri beslemeye devam etmekten başka bir amaçları asla yok.

İYİ Parti olarak vatandaşımızın sesi olmaya, milletimizin hak ve hukukunu koruma amaçlı etkin ve güçlü muhalefet anlayışını sürdürmeye kararlıyız.”

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Bursa Bölge

MATLI: CUMHURBAŞKANIMIZIN TÜRKİYE YÜZYILI HEDEFLERİNE BURSA’DAN GÜÇLÜ KATKI SUNACAĞIZ

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Özer Matlı, seçimlerin ardından birlik ve beraberlik mesajı verdi. Yeni dönemde 60 bin üyenin tamamına eşit mesafede hizmet edeceklerini belirten Matlı, “BTSO hepimizin. Yönetim Kurulumuz, Meclis Başkanlık Divanımız, Meclis üyelerimiz, komisyonlarımız ve komitelerimizle Bursa’nın üretimini, ticaretini ve geleceğini güçlendirmek için el ele vereceğiz” dedi.

8 Ekim’de BTSO Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri seçiminin ardından açıklamalarda bulunan Matlı, kendisine duyulan güven için teşekkür etti. Seçim sürecindeki farklı tercihlerin geride kaldığını vurgulayan Matlı, Bursa iş dünyasının bütün kesimlerini dinleyen ve üyelerin katkısına açık bir yönetim anlayışıyla çalışacaklarını söyledi.

60 bin üyenin tamamının başkanı

Her üyenin kendisini BTSO’nun bir parçası olarak hissetmesinin önemine dikkat çeken Matlı, “Artık 60 bin üyemizin tamamının başkanı olarak, her üyemizin sesini duymak, sorunlarına çözüm üretmek ve Bursa iş dünyasına hizmet etmek için çalışacağım. Bugünden itibaren ayrım gözetmeden, BTSO’nun tüm üyelerine eşit mesafede, şeffaf ve kapsayıcı bir anlayışla Bursa için çalışacağız” ifadelerini kullandı.

BTSO Meclisinin bütün üyelerin ortak temsil alanı olduğunu belirten Matlı, farklı görüş ve önerilerin yeni dönemin çalışmalarına katkı sunacağını söyledi. Üyelerin taleplerini doğrudan dinleyen, karar süreçlerine katılımlarını sağlayan ve sorunlarına çözüm üreten bir Oda için çalışacaklarını ifade etti.

Seçim sürecindeki olası kırgınlıklara da değinen Matlı, “İlk iş olarak, bu süreçte farkında olmadan gönlünü kırdığımız, incittiğimiz arkadaşlarımız varsa her birinden helallik alacağım. Gönüllerini almak için samimiyetle çalışacağım” dedi.

Türkiye yüzyılı için işbirliği

Kamu kurumları ve sivil toplumla işbirliğinin önemini vurgulayan Matlı, “Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda, devletimizin kurumlarıyla, yerel yönetimlerimizle, yerel kamu kuruluşlarımızla ve sivil toplum kuruluşlarımızla işbirliği içinde çalışacağız. Bursa’nın üretim gücünü ve ticaretini geliştirmek, ülkemizin kalkınmasına katkı sunmak için kurumlarımızın birikimini ve desteğini önemsiyoruz” dedi.

“Biz bir sevdik, onlar bin sevdi”

Bursaspor taraftarları için söylediği “Biz bir sevdik, onlar bin sevdi” sözünü hatırlatan Matlı, Bursa’nın sevgisine ve dayanışmasına layık olmak için çalışacaklarını belirtti. Şehre ve üreten insanlarına bağlılığını vurgulayan Matlı, “Biz bu şehrin çocuklarıyız. Biz bu şehrin evladıyız. Biz bu şehirde üreterek kazandık” dedi.

Bursa’nın sanayisi, ticareti, tarımı, turizmi, kültürü, sanatı ve zanaatıyla bir bütün olduğunu ifade eden Matlı, şehrin farklı kesimlerini buluşturan bu dayanışma ruhunu BTSO’nun yeni döneminde de güçlendirmek istediklerini söyledi.

Meclis ve komitelerle bursa için el ele

Yeni dönemde Yönetim Kurulu olarak, bütün Meclis üyeleriyle, Meclis ihtisas komisyonlarıyla ve meslek komiteleriyle birlikte çalışacaklarını belirten Matlı, Bursa iş dünyasının ihtiyaçlarına ortak sorumluluk anlayışıyla çözüm üreteceklerini ifade etti.

Matlı, Yönetim Kurulu’nda birlikte görev yapacağı arkadaşlarını, Meclis Başkanı seçilen Erol Dağlıoğlu’nu, Meclis Divanını, Meclis üyelerini, TOBB delegelerini, Disiplin Kurulu üyelerini ve komisyonlarda görev alacak tüm arkadaşlarını tebrik ederek başarılar diledi.

Çalışanlarımızın emeğine ve ekmeğine sahip çıkacağız

BTSO çalışanlarına da seslenen Matlı, “Bütün çalışma arkadaşlarımız BTSO ailemizin değerli bir parçasıdır. Her birinin emeği, birikimi ve katkısı bizim için kıymetlidir. Hiçbirinin ekmeği ile oynamayacağız. Herkesin kendini değerli hissettiği, huzur ve güven içinde çalıştığı bir ortamda, üyelerimize hep birlikte daha iyi hizmet sunacağız.” ifadelerini kullandı.

Duyulan güveni hizmete dönüştürme zamanı

Yeni görevin büyük bir sorumluluk getirdiğini belirten Matlı, “Bugün büyük bir sorumluluk üstlendik. Şimdi bize duyulan güveni hizmete dönüştürme zamanı” diyerek ürettikleri çözümler için çalışmaya başlayacaklarını söyledi.

Oda aidatlarının azaltılması, finansmana erişimin kolaylaştırılması, KOBİ’lerin desteklenmesi, Oda hizmetlerinin üyelerin bulunduğu noktalara taşınması ve Bursa içindeki ticaretin güçlendirilmesi yeni dönemin öncelikli çalışma alanları arasında yer alacak.

Şeffaflık ve hesap verebilirliğin yönetim anlayışlarının temelinde yer alacağını ifade eden Matlı, BTSO’nun kaynaklarının üyelerin yararına kullanılması ve faaliyetlerin üyelerle açık biçimde paylaşılması için çalışacaklarını belirtti.

Emek veren ve iyi dileklerini paylaşan herkese teşekkür

Özer Matlı, “BTSO Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini şahsıma emanet eden Meclis üyelerimize, bu yolculukta yanımızda olan ve emek veren herkese yürekten teşekkür ediyorum” dedi.

Seçim sonucunun ardından arayarak ve mesaj göndererek tebriklerini ileten milletvekillerine, belediye başkanlarına, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticilerine, siyasi partilerin il başkanlarına, Oda ve Borsa camiasının başkan ve yöneticilerine, iş dünyasının temsilcilerine, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve temsilcilerine ve tüm dostlarına da teşekkür etti.

Geçmiş yönetimlerde tüm kademelerde görev yaparak Bursa iş dünyasına ve BTSO’ya katkı sunan herkese teşekkür ve şükranlarını sunan Matlı, çalışma arkadaşlarının ve ailelerinin desteğinin de kendisi için çok kıymetli olduğunu söyledi. “Bu yolculukta gece gündüz yanımda olan çalışma arkadaşlarıma, ailelerimize ve bize inanan herkese ayrıca teşekkür ediyorum. Verilen her emek, yapılan her çalışma ve gösterilen her fedakârlık bizim için çok kıymetliydi” ifadelerini kullandı.

BTSO’nun yeni yönetimi

Özer Matlı başkanlığındaki yeni yönetim kurulunda Abidin Şakir Özen, Sinan Topuk, Murat Çağlar, Osman Güler, Safa Yaşar Çelik, Seyfullah Baylan, Savaş Keskin, Mehmet Zahit Yanar, Elif Özhan ve Zeki Eker yer aldı.

BTSO Meclis Başkanlığı görevine ise Erol Dağlıoğlu seçilirken, Meclis Başkan Yardımcıları olarak Gülçin Güleç ve İbrahim Kahraman, Meclis Divan Katipliklerine ise Atilla Kaan Aslanoba ve Gökhan Dinçer seçildi.

Continue Reading

Bursa Bölge

YAZILI BASININ DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜNÜ ÇALIŞTAYDA MASAYA YATIRDI

“Yazılı Basının Dijital Dönüşümü: Adaptasyon, Entegrasyon ve Sürdürülebilir Model Önerileri Çalıştayı”, farklı disiplinlerden çok sayıda akademisyenin katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Abdulkadir Çay, dijital dönüşümün editoryal sorumluluktan ekonomik sürdürülebilirliğe uzanan çok boyutlu bir süreç olduğunu vurguladı.

Medya ekosisteminin dijitalleşmeyle birlikte hızlı ve çok katmanlı bir dönüşüm yaşadığını belirten BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay, gazeteciliğin matbu yayıncılığın sınırlarını aşarak hız, veri, etkileşim ve çoklu platform kullanımı ekseninde yeni bir evreye geçtiğini ifade etti.

“Dijital dönüşüm, basılı sayfaları dijital ortama taşımaktan ibaret değildir”

Okurların habere erişim alışkanlıklarındaki değişime ve dijital platformların giderek artan etkisine değinen Çay, uluslararası araştırmalarda da bu dönüşümü destekleyen verilerin ortaya çıktığını kaydetti. Genel Müdür Çay, dünya genelinde sosyal medya ve video ağlarının çevrim içi habere erişimde ilk kez haber kuruluşlarının kendi internet siteleri ve uygulamalarının önüne geçtiğini; çevrim içi haber videosunu haftalık olarak tüketenlerin oranının ise yüzde 77’ye ulaştığını aktardı.

Haberin okura ulaşmasında algoritmaların, içerik akışlarının ve tavsiye sistemlerinin belirleyici rolüne dikkat çeken Çay, dijital yayıncılıkta görünürlüğün artık yalnızca haberin içeriği ve yayımlandığı mecrayla sınırlı olmadığını vurguladı.

Kurumun görev alanında faaliyet gösteren iki binin üzerindeki süreli yayını da dikkate alarak dijital dönüşümün basın sektörü açısından güncel bir mesele olduğuna işaret eden Çay, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Dijital dönüşüm, yalnızca bir internet sitesi kurmak ya da basılı sayfaları dijital ortama taşımaktan ibaret değildir. Asıl üzerinde durmamız gereken husus, gazeteciliğin köklü üretim, doğrulama ve dağıtım zincirini yeni şartlara nasıl uyarlayacağımız ve bu dönüşümü kurumsal yapıya nasıl entegre edeceğimizdir.

Dijital dönüşümü; üretim biçimlerinden iş akışlarına, insan kaynağından teknik altyapıya, okurla kurulan ilişkiden gelir modellerine kadar basının bütün yapısını etkileyen çok boyutlu bir süreç olarak değerlendiriyoruz.”

Haberlerin arama motorları, sosyal ağlar, video platformları ve farklı dijital arayüzler üzerinden dolaşıma girmesinin yayıncılara daha geniş kitlelere ulaşma imkânı sağladığını belirten Çay, bu durumun platformlara bağımlılık, dijital görünürlük ve okurla doğrudan ilişki kurma gibi yeni meseleleri de beraberinde getirdiğini ifade etti.

Yapay zekâ destekli bilgi erişiminin dönüşüme yeni bir boyut kazandırdığına dikkat çeken Çay, kullanıcıların arama motorlarında bağlantı aramak yerine yapay zekâ destekli sistemlerden doğrudan yanıt alma eğiliminin arttığını kaydetti.

“Akademik bilgi ile saha tecrübesinin buluşmasını istiyoruz”

Dijital dönüşümün ortaya çıkardığı ihtiyaçların yalnızca mevcut uygulamalar üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayacağına işaret eden Çay, üniversitelerle iş birliğinin bu açıdan önemli bir rol üstlendiğini belirtti.

Kurum olarak çeşitli üniversitelerle iş birliği protokolleri imzaladıklarını hatırlatan Çay, temel amaçlarının akademik bilgi ve birikimi sahaya aktarmak, sahada edinilen tecrübelerin ve karşılaşılan sorunların da akademik çalışmalara katkı sağlamasını temin etmek olduğunu ifade etti.

Çalıştayın bu iş birliğini güçlendirmesini beklediklerini belirten Çay, akademisyenlerin bilgi ve birikimlerinden yararlanarak hem akademiye hem de basın sektörüne katkı sağlayacak sonuçlar elde etmeyi arzu ettiklerini dile getirdi.

Genel Müdür Çay, Basın İlan Kurumu ve SETA Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirilen çalıştayın hem Kuruma hem de basın sektörüne fayda sağlayacağına inandıklarını kaydetti.

Akademisyenler sürdürülebilir model önerilerini değerlendirdi

Genel Müdür Çay’ın açılış konuşmasının ardından çalıştay oturumlarına geçildi. Prof. Dr. Faruk Taşçı’nın başkanlığında iki oturum hâlinde gerçekleştirilen çalıştayda akademisyenler, basın kuruluşlarının dijitalleşme sürecinde karşılaştıkları adaptasyon ve entegrasyon sorunları ile uygulanabilir ve sürdürülebilir model önerilerini ele aldı.

Oturumlarda yapay zekâ teknolojilerinin temel gazetecilik ilkelerine uygun biçimde kullanılması, bu sistemlerin mevcut yayın mekanizmalarına entegrasyonu ve dijital süreçlerin takibi için dinamik bir ölçüm modeli geliştirilmesinin gerekliliği vurgulandı.

Dezenformasyonla mücadelede teyit mekanizmalarıyla iş birliğinin artırılması, gazetecilik alanında bağımsız bir mesleki yeterlilik yapısının oluşturulması, iletişim fakülteleriyle müfredat uyumunun sağlanması ve yerel medyanın niş habercilik alanlarında bölgesel güç birlikleri oluşturması da öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

“Basılı gazeteciliğin varlığını sürdürmesi bir güvenlik meselesidir”

Çalıştayda dile getirilen görüşleri değerlendiren BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay, dijital platformların artan nüfuzuna karşı basılı yayıncılığın varlığını sürdürmesinin bir güvenlik ve çeşitlilik meselesi olduğuna dikkat çekti. Yayıncılık sektörünü yaşatma ve destekleme yaklaşımının altını çizen Çay, statik değerlendirme yöntemleri yerine nitelikli haberciliği ve okur kitlesini öne çıkaran, teşvik odaklı, teknik ve dinamik sistemlere geçilmesinin önemini vurguladı.

Sektör paydaşlarının ortak hareket etme kültürünü geliştirmesi ve akreditasyon süreçlerinin sağlıklı bir veri tabanı üzerinden yürütülmesi gerektiğini de ifade eden Çay, çalıştaya katılan akademisyenlere ve katkı sunan tüm katılımcılara teşekkür etti.

Bugün tamamlanan çalıştayın sonunda, akademisyenlerin sunacağı bildiriler ve çözüm önerileri doğrultusunda yazılı basının geleceğine ve sektörün sürdürülebilirliğine ışık tutması hedeflenen bir sonuç bildirgesi hazırlanacak ve Basın İlan Kurumunun resmî internet sitesinden kamuoyuyla paylaşılacak.

Continue Reading

Bursa Bölge

BTSO’DA MATLI DÖNEMİ BAŞLADI

Karacabeyli iş insanı Özer Matlı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın yeni Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Matlı’nın başkanlığındaki yeni yönetim kurulu ve meclis divanı da belli oldu.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda (BTSO) gerçekleştirilen başkanlık seçiminde Matlı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Karacabeyli iş insanı Özer Matlı, Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçildi. Mevcut başkan İbrahim Burkay ile yarışan Matlı, yapılan oylamada 82 oy alarak BTSO’nun yeni başkanı oldu.

Bursa iş dünyasının yakından takip ettiği seçim süreci, 1 Ekim’de gerçekleştirilen meslek komitesi ve meclis üyeliği seçimlerinin ardından tamamlandı. Yeni dönemin yönetimini belirlemek üzere 8 Ekim’de yapılan başkanlık seçiminde Özer Matlı ile İbrahim Burkay’ın listeleri yarıştı. Oylama sonucunda Matlı 82 oy alırken, Burkay 74 oyda kaldı. İki oy ise geçersiz sayıldı.

Yeni yönetim kurulu belli oldu

Başkanlık seçiminin ardından Özer Matlı başkanlığında görev yapacak yönetim kurulu üyeleri de netleşti. BTSO’nun yeni dönem yönetiminde asil ve yedek üyeler şu isimlerden oluştu:

Yönetim Kurulu Başkanı: Özer Matlı

Asil üyeler: Abidin Şakir Özen, Sinan Topuk, Murat Çağlar, Osman Güler, Safa Yaşar Çelik, Seyfullah Baylan, Savaş Keskin, Mehmet Zahit Yanar, Elif Özhan, Zeki Eker,

Meclis başkanlığına Erol Dağlıoğlu

BTSO’da gerçekleştirilen seçimlerde meclis başkanlık divanı da belirlendi. Erol Dağlıoğlu BTSO Meclis Başkanlığına seçilirken, meclis başkan yardımcıları Gülçin Güleç ve Vedat Bülbül oldu. Divan kâtipliği görevlerine ise Lamia Eren Olduk ile Atilla Kaan Aslanoba getirildi.

Karacabeyli iş insanı Özer Matlı’nın Bursa Ticaret ve Sanayi Odası gibi önemli bir kurumun yönetim kurulu başkanlığına seçilmesi, ilçede de dikkat çeken bir gelişme oldu. Matlı, yeni dönemde BTSO’nun yönetimine başkanlık edecek.

Bursa iş dünyasının temsil edildiği BTSO’da yeni yönetimin önümüzdeki süreçte atacağı adımlar ve oda üyelerine yönelik çalışmaları merakla beklenirken, seçimle birlikte odada yeni bir dönem başlamış oldu.

Continue Reading

Trending