Yazarlar
KUYUMCULARDAN ALTIN ALIMLARINDA ALIŞKANLIKLAR TARİH OLUYOR
Altın, bu ülkede yalnızca bir yatırım aracı değildir.
Altın; geçmişten bugüne uzanan bir gelenek, zor günler için saklanan sessiz bir teminat, nesilden nesle aktarılan bir güvencedir. Ekonomi rüzgârı arkasına aldığında da oradadır, fırtına çıktığında da…
Düğünlerde takılır ama sadece takı değildir; alın terinin, umudun ve yarınlara bırakılan bir sözün simgesidir. Yastık altına konur ama unutulmaz; zor zaman geldiğinde konuşur. Kimi zaman bir evin anahtarı olur, kimi zaman çocuğun okul masrafı, kimi zaman da “yarın ne olur ne olmaz” diye tutulan sessiz bir sigorta…
Son günlerde kuyumculuk sektöründe konuşulan barkodlu ve izlenebilir altın sistemi, işte tam da bu kültürel ve ekonomik arka planın üzerine gelmiş durumda. Vatandaş soruyor, esnaf konuşuyor, piyasa süreci anlamaya çalışıyor.
Peki bu sistem ne getiriyor?
Öncelikle altın piyasasında güvenin ve standardın güçlendirilmesini hedefliyor. Piyasada zaman zaman oluşan sahte altın vakaları, hem tüketiciyi hem de kuyumcuları zorlayan bir tablo ortaya çıkarıyor. Alınan altının ayarı, içeriği ve kaynağı konusundaki belirsizlikler, yeni önlemleri kaçınılmaz hale getirdi.
Barkodlu ve izlenebilir yapı; yalnızca sahte ürün riskini azaltmayı değil, piyasada dolaşan kaynağı belirsiz altının da önüne geçmeyi amaçlıyor. Üretimden vitrinde sergilendiği ana kadar izlenebilen bir sistem, altının hangi aşamalardan geçtiğini netleştirirken, sistem dışı alanı da daraltıyor. Bu durum da sektörde şeffaflığı artırırken, haksız rekabetin azalmasına zemin hazırlıyor.
Bu kapsamda;
– 1 gramdan 10 grama kadar (10 gram dâhil) olan kıymetli madenlerde, güvenlikli etiket üzerindeki seri numarası ambalajın üzerine lazerle işaretlenecek.
– 10 gramın üzerindeki kıymetli madenlerde ise seri numarası hem kıymetli madenin üzerine hem de ambalajın üzerine lazerle işlenecek.
Burada özellikle altı çizilmesi gereken bir husus var:
Bilezik, yüzük, kolye gibi işlenmiş altınlar ile 22 ayar, 18 ayar gibi farklı ayarlardaki altınlar, KMTS kapsamı dışında tutuluyor. Yani düğünde takılan bilezik, vitrinde sergilenen kolye ya da ziynet altını bu sistemle etiketlenmiyor.
Ödeme tarafında ise mevcut düzen devam ediyor. Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında, kayıt dışılığın önüne geçilmesi amacıyla;
– 30 bin liraya kadar olan alışverişlerde nakit ödeme yapılabiliyor.
– 30 bin liranın üzerindeki ödemelerin ise banka veya finans kuruluşları aracılığıyla yapılması zorunluluğu sürüyor.
Yani burada da yeni bir yasak değil, zaten yürürlükte olan bir kuralın devamı söz konusu. Ancak izlenebilirlik arttıkça, bu kuralların uygulamada daha görünür hale gelmesi kaçınılmaz.
Burada bir yanlış algıyı da netleştirmek gerekiyor:
Bu sistem altını yasaklamıyor.
Altını ortadan kaldırmıyor.
Altını değersizleştirmiyor.
Altın yine alınacak, yine satılacak, yine birikim aracı olmaya devam edecek. Sadece alışverişin şekli, günün şartlarına daha uygun ve daha düzenli hale getirilmeye çalışılıyor.
Dünyaya bakıldığında da kıymetli metallerde izlenebilirliğin birçok ülkede tercih edilen bir yöntem haline geldiği görülüyor. Türkiye de bu doğrultuda, altın piyasasını daha sistemli, daha güvenilir ve daha adil bir zemine oturtmayı hedefliyor.
Beklenti net:
Kurallar açık olsun, uygulama sade olsun, geçiş süreci kimseyi zorlamasın.
Sonuç olarak barkodlu altın uygulaması; bir kısıtlama değil, bir yasak değil, bir müdahale değil.
Daha çok düzen, güven ve standart arayışının bir yansıması.
Altın, vatandaşın gözünde yine kıymetli olmaya devam edecek.
Sadece artık vitrinde durduğu kadar, sistem içinde de tanımlı olacak.
Zaman gösterecek…
Ama görünen o ki, altın alışverişinde yeni bir sayfa açılıyor.
Yazarlar
GÖNÜL İNSANI OLMAK
Gönül kelimesi kültürümüzde çok derin izler bırakmıştır. Gönül insanı, mantık ve çıkardan ziyade sevgi, şefkat, hoşgörü ve merhamet gibi duygularla hareket eden kişidir.
Dilimizde gönül bağı, gönül Birliği, gönül alma, gönül verme, gönül hırsızı, gönlü bol, gönüllü, gönül eri, gönül gezdirmek gibi birçok deyimler vardır.
Gönül insanı Ahlaklı bir insandır. Merhametli bir insandır. Kul hakkına riayet eden bir insandır.
Emin, güvenilir. elinden ve dilinden başkasının zarar görmediği insandır.
Eliyle diliyle bir başkasını rencide etmeyen, incitmeyen insandır.
Gönül insanın kıblesidir. Hiç kimsenin kalbini kırmayın, incitmeyin. Çünkü müminin kalbi Allah evidir. Gönül insanı yaratılmışları yaratandan ötürü sever. Gönül insanı kötülüğe daima iyilikle karşılık verir. Gönül insanı karakter sahibidir. Kendisine her konuda güvenilir. Karşındakini anlayan bir insandır. Gönül insanının gönül kapısı, sofrası herkese açıktır.
İnsanların acılarını, sevinçlerini paylaşır iyi ve kötü günde insanların daima yanlarında olur. Gönül insanı herkesle iyi geçinir, insanlarda kusur aramaz, hatalarından dolayı kimseyi azarlamaz ve ayıp aramaz
Gönül insanı fedakârdır, kendisinden çok başkaları için yaşar. Gönül insanı her işini Allah rızası için yapar. Hizmetten hizmete koşar. Allah ile olunca ömür de hoştur ölüm de hoştur. Gönül ellerini üzerinde Türk milleti yükselmiştir.
Anadolu sultanları dediğimiz Yunus Emre, Mevlana, Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş Veli gönül erleridir. Çünkü onlar Allah aşkı, Peygamber sevgisi ile yaşamışlar ve insanlara aşılamaya çalışmışlardır. Gönül insanı vefakârdır, özverilidir. Gönül insanı kendini ve yaptıklarını hesaba çeker. Yaptığı her işi en güzel şekilde yapmaya çalışır.
Gönüllü kuruluşlara gidip biraz gönül ile bakarsanız görürsünüz ki gönüllüler hayatlarının her anında gerçek paylaşmayı yardımlaşmayı severler ve gerçek dostturlar.
Yunus Emre ne güzel söylemiş: Dostun evi gönüllerdir. Gönüller yapmaya geldim.
Gönlü güzel insanların gönlünde olmak ne güzel!
Yazarlar
MUSTAFA BOZBEY’İN YARGILANMASI BAŞLIYOR
Gazeteci-yazar Yüksel Baysal, Bursa gündemini sarsan gelişmeleri köşesine taşıdı. Baysal, yolsuzluk, rüşvet ve irtikap iddialarıyla tutuklanan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkındaki iddianamenin mahkemeye sunulduğunu aktarırken, davanın Turgay Erdem davası ile birleştirilmesi durumunda 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüleceğini belirtti.
Operasyonun siyasi yönüne dikkat çeken yazar, davanın ekleriyle birlikte bin sayfayı aşan hacmine ve Bozbey’in tutuksuz yargılanma ihtimaline dair kulis bilgilerini paylaştı.
Yüksel Baysal’ın dikkat çeken o köşe yazısı şöyle:
“Yolsuzluk, rüşvet ve irtikap ile suçlanarak 31 Mart 2026 tarihinde gözaltına alınan, 4 gün sonra tutuklanan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in iddianamesi mahkemeye sunuldu.
2 Haziran günü teslim edilen iddianame 15 günlük bekleme sürecine girdi. Eğer Turgay Erdem davası ile birleştirilirse 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde duruşma yapılacak.
Her ne kadar Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e yönelik operasyonun siyasal olduğunu düşünsem de Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu kadar kısa zamanda iddianameyi hazırlayıp, mahkemeye sunması olumlu bir gelişme…
Aylarca iddianame bekleyenlerin olduğu bir dönemde iki ay bile dolmadan iddianame hazırlanması Bursa savcılığının hazırlıklı olduğunu ortaya koymuş oldu.
Konuyla ilgili olarak Mustafa Bozbey’in avukatı Şerafettin Yavuz ile konuştum.
Dosyada gizlilik kararı olduğu için iddianamenin içeriğine henüz ulaşamadıklarını söyledi. Ancak ekleriyle birlikte bin sayfadan fazla bir iddianame ile karşılaşacaklarının altını çizdi.
Bakalım savcılar Bozbey’le ilgili neler yazdılar?
Kaç yıl hapis cezası isteyecekler?
Bu yazının dipnotu: Hiçbir AK Partili belediyeye operasyon yapılmazken 7 yıl geriye gidip yolsuzluk bulanlar, siyasal hesaplar nedeniyle Mustafa Bozbey’i tutuksuz yargılama yoluna gidebilirler diye düşünüyorum.
Yazarlar
MUSTAFA ARI İLK 4 KİTAPTA AİLELER VE GENÇLERE SESLENDİ, ÇOCUKLARA NASİHATLER 5. KİTABI
YÖREM Gazetesi köşe yazarı, emekli din görevlisi ve yazar Mustafa Arı, kaleme aldığı eserlerle topluma ışık tutmaya devam ediyor. Son olarak Emin Yayınları’ndan çıkan “Çocuklara Nasihatler” adlı kitabıyla okurlarıyla buluşan Arı, geleceğimizin teminatı olan çocuklara rehberlik edecek önemli bir esere daha imza attı. Kentimizin ve basın dünyasının usta kalemlerinden Ahmet Emin Yılmaz da köşesinde, Mustafa Arı’nın edebi yolculuğunu ve yeni kitabını değerlendirdi.
Yazarlık serüveninde “Dünya ve Ahiret Saadeti” ve “Gençlere Nasihatler” gibi önemli eserleri toplumla buluşturan, ardından 8-15 yaş grubundaki çocukların yaşamına kılavuzluk edecek “Çocuklara Nasihatler” kitabını okuyucuya sunan Mustafa Arı’nın başarısı, basın camiasında da yankı buldu.
Usta gazeteci Ahmet Emin Yılmaz, köşesinde yazarımız Mustafa Arı’nın lise yıllarından bugüne uzanan başarı hikayesini, derin gözlemlerini ve felsefesini kaleme aldı.

İşte Ahmet Emin Yılmaz’ın kalemiyle, gazetemiz yazarı Mustafa Arı ve yeni eserine dair o yazı:
“Mustafa Arı… Lise yıllarından arkadaşımız. İyi futbolcuydu, ama din eğitimine yöneldi. 30 yıl imamlık yaptı, Diyanet adına Almanya ve İsviçre’de görev aldı.
Şimdi…
Yazdığı kitaplarla bilgi ve gözlemlerini toplumla paylaşıyor.
İlk 3 kitabında…
Aileleri uyaran Dünya ve Ahiret Saadeti’ni anlattı. Dördüncü kitabı Gençlere Nasihatler adıyla yayınlandı.
Bayram öncesi…
Emin Yayınları’ndan çıkan Çocuklara Nasihatler adlı kitabıyla geldi. Çıkış noktası, Mustafa Arı’nın felsefesini yansıtıyor:
“Büyük beyinler fikirleri, vasat beyinler olayları, küçük beyinler insanları tartışır.”
Sayfaları karıştırdıkça, 8-15 yaş grubundaki çocukların yaşamına kılavuz olacak çok önemli deneyim ve gözlemler ışığında aktarılan nasihatler ilgimizi çekti.
Arı’nın…
Altıncı kitabı Hatıralar İz Bırakır ve yedinci kitap Ahlaki Değerler yolda.”
-
Bursa Bölge7 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Genel1 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel6 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması




Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login