Connect with us

Genel

KOLAYLI: “10 OCAK’LAR GERÇEK ANLAMDA BASIN BAYRAMI OLMALIDIR”

Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Kolaylı, basın sektöründe yıllardır çözülemeyen ve her geçen gün derinleşen sorunlar nedeniyle 10 Ocak’ı bir “bayram” olarak değil, “dayanışma ve mücadele günü” olarak andıklarını ifade etti.

Basın sektörünün 2026 yılına; ekonomik baskılar, güvencesiz çalışma koşulları, mesleki itibar kaybı, dijital mecralarda artan kontrol ve hukuki belirsizlikler ile girdiğine dikkat çeken Kolaylı, bu sorunların ertelenmeden ele alınmasının, yalnızca basın mesleği için değil, demokrasinin sağlıklı işleyişi açısından da hayati önemde olduğunu vurguladı.

Türkiye genelinde 9 gazeteciler federasyonu, 91 gazeteciler cemiyeti ve basın meslek örgütünün üye olduğu Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun da Genel Başkanı olan Nuri Kolaylı, yazılı açıklamasında medya kuruluşlarının ve basın emekçilerinin yaşadığı sorunların artık sürdürülemez bir noktaya ulaştığını belirtti.

Kolaylı açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“Yaşadığımız ağır sorunlar nedeniyle ‘bayram’ değil ‘dayanışma günü’ olarak andığımız 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle, mesleğimizin içinde bulunduğu tabloyu bir kez daha kamuoyunun dikkatine sunmak istiyoruz.

Çünkü basın sektöründe yaşanan yapısal sorunlar çözüme kavuşturulmadıkça, mesleğimiz itibar kaybetmeye, gazeteciler güvencesizleşmeye devam edecektir.”

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu ve Bursa Gazeteciler Cemiyeti olarak uzun yıllardır altını çizdikleri temel ihtiyacın kapsamlı bir mesleki düzenleme olduğuna dikkat çeken Kolaylı, basın özgürlüğünden çalışma koşullarına, internet ve dijital yayıncılık mevzuatından mesleki standartlara kadar pek çok alanda güncel, özgürlükçü, çağdaş ve uygulanabilir yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

TGK Genel Başkanı ve BGC Başkanı Nuri Kolaylı açıklamasında; “Basın sektöründe mesleki bir düzenlemenin olmaması; etik dışı, tehdit ve şantaja dayalı yayıncılığı teşvik etmekte, hiçbir mesleki birikimi ve sorumluluğu olmayan kişilerin ‘gazeteci’ kimliği altında sektörde yer almasına zemin hazırlamaktadır. Meslektaşlarımız onurlarını korumak için büyük bir özveriyle mücadele etse de, yasal boşluklardan yararlanan çıkar odaklarının önüne geçilememektedir. Bu tablo, gerçek gazeteciliğe zarar vermektedir.” görüşlerine yer verdi.

10 Ocak 1961 tarihinin, basın emekçileri açısından tarihsel önemine de dikkat çeken Kolaylı, 212 sayılı yasanın gazetecilere sağladığı hakların bugün büyük ölçüde uygulamada ortadan kalktığını vurguladı.

Basın özgürlüğünün ve ifade özgürlüğünün, demokratik toplumların vazgeçilmez unsuru olduğunu hatırlatan Kolaylı, bağımsız ve özgür bir basının halkın haber alma hakkının teminatı olduğunu vurguladığı açıklamasında, “212 sayılı yasa; gazetecilerin sigortalı çalışmasını, kıdem ve ihbar tazminatı haklarını, izin haklarını ve en önemlisi gazetecilik faaliyetlerini özgürce yapabilmelerini güvence altına almıştı. Ancak gelinen noktada, basın emekçilerinin çalışma koşulları ve mesleki güvenceleri, ne yazık ki 1961’in bile gerisindedir. Bu nedenle 10 Ocak’ı bir bayram olarak anmamız mümkün değildir.” dedi.

Kolaylı açıklamasını şöyle tamamladı:

“Özgür basın yoksa, demokrasi de eksik kalır. Halkın sesi olan bağımsız basın, düşünce ve ifade özgürlüğünün en güçlü aracıdır. Bu nedenle ülke olarak, basının sorunlarını görmezden gelmek yerine, el birliğiyle çözmek zorundayız.”

10 Ocak’ı gerçek anlamda bir Basın Bayramı olarak kutlayabileceğimiz günlere; mesleğimizin onurunu, gazetecilerin haklarını ve basın özgürlüğünü esas alan bir anlayışla, en kısa sürede ulaşmayı temenni ediyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle tüm meslektaşlarımı saygı ve dayanışma duygularıyla selamlıyorum.”

10 Ocak’ın tarihçesi

5953 sayılı Basın İş Kanunu’nda, 10 Ocak 1961 tarihinde yürürlüğe giren 212 sayılı yasa ile yapılan değişiklikler, basın çalışanlarının özlük haklarında önemli kazanımlar sağladı. Bu düzenlemeler, dönemin basın meslek örgütleri ve Türkiye Gazeteciler Sendikası tarafından “Basın Bayramı” olarak kabul edildi.

Ancak dönemin basın işverenleri yasayı protesto ederek gazetelerini üç gün süreyle yayımlamadı. Gazeteciler ise okuru habersiz bırakmamak için sendika çatısı altında birleşerek “Basın” adlı gazeteyi yayımladı. Bu dayanışma, 212 sayılı yasanın uygulanmasının önünü açtı.

Ne var ki özellikle 1990 sonrası dönemde, medyanın sermaye yapısının değişmesiyle birlikte bu kazanımlar uygulamada adım adım ortadan kaldırıldı.

Bugün gelinen noktada, 10 Ocak hâlâ bir bayramdan çok, gazetecilerin hak, özgürlük ve meslek onuru için verdikleri mücadelenin simgesi olmayı sürdürmektedir.

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Genel

BTSO, ARTIK YEMYEŞİL

BTSO seçimlerinde Özer Matlı’nın öncülüğündeki yeşil liste, 34 komite ve 78 meclis üyesiyle ilk sıraya yerleşti. Mavi listeyi hem komite sayısında hem meclis temsilinde geride bırakan Matlı, “Bu başarı Bursa’nın başarısıdır. Üyelerimiz baskıya ve dayatmaya en güçlü cevabı sandıkta verdi” dedi.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) meslek komitesi seçimlerinde üyelerin değişim talebi sandığa yansıdı. Açıklanan sonuçlara göre yeşil liste 34 komitede 78 meclis üyeliği kazanırken, mavi liste 31 komitede 71 meclis üyeliği elde etti. Beyaz liste dört komitede sekiz meclis üyeliği kazandı. Bir komitedeki iki meclis üyeliğinin dağılımı ise sonuçlar kesinleştikten sonra yarın yapılacak kuraya bağlı kaldı.

Yeşil liste, mavi listenin üç komite ve yedi meclis üyesi önünde yer alarak seçimlerden en güçlü temsil grubuyla çıktı. Bu sonuçlara göre, mevcut yönetimin önde gelen şirketlerinden Beyçelik, Durmazlar, Ermaksan, Şanmak gibi şirketler kendi sektörlerinde yeni dönemde temsil edilemeyecek.

Sonuçları değerlendiren Özer Matlı, Bursa iş dünyasının mevcut yönetim anlayışına güçlü bir tepki gösterdiğini belirterek şunları söyledi:

“Bugün, eşit şartlarda yapılmayan bir seçimde, Bursa’nın iş dünyası kendi iradesine sahip çıktı. Esnafımız, tüccarımız, sanayicimiz ve KOBİ’lerimiz sözünü söyledi. Üyelerimiz Oda’sında değişim istediğini, daha çok hizmet beklediğini, karar süreçlerinde söz sahibi olmak istediğini sandıkta gösterdi. Bu başarı Bursa’nın, üretenlerin, alın teri dökenlerin ve hakkını savunan üyelerimizin başarısıdır.”

Seçim sürecindeki baskı ve dayatmalara da değinen Matlı, üyelerin verdiği cevabın açık olduğunu vurguladı:

“Üyelerimiz kendi kararını verdi, kendi geleceğine sahip çıktı. Bütün baskılara rağmen yeşil listeyi hem komite sayısında hem meclis temsilinde ilk sıraya taşıdı. Bu sonuç, üyelerimizin cesaretinin ve kararlılığının eseridir.”

Matlı, elde edilen başarının büyük bir sorumluluk getirdiğini ifade ederek açıklamasını şöyle tamamladı:

“Sandığa gelen, iradesini ortaya koyan bütün üyelerimize teşekkür ediyorum. Bize duyulan güvenin sorumluluğunu biliyoruz. Önümüzdeki hafta yapılacak seçimde de bütün seçilen meclis üyelerimizin gönlüne dokunarak, yeni bir dönem için çalışmaya başlayacağız. Daha çok hizmet, eşit temsil ve hesap veren bir oda için mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugün Bursa’nın sesi yükseldi. Üyenin iradesi kazandı. BTSO artık yemyeşil.”

Continue Reading

Genel

GÖKHAN TÜYDEŞ KTSO BAŞKANLIĞINA ADAYLIĞINI AÇIKLADI

Karacabey Ticaret ve Sanayi Odası’nda 2 Ekim 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek seçimler öncesinde kulisler hareketlenirken, iş insanı Gökhan Tüydeş KTSO Yönetim Kurulu Başkanlığına adaylığını açıkladı.

         Tüydeş, adaylık kararını kamuoyuyla paylaştığı basın açıklamasında, Karacabey’in ticaret, sanayi, tarım ve üretim potansiyelinin daha ileri taşınması gerektiğine dikkat çekerek, oda yönetiminde ortak akıl, istişare ve dayanışmayı esas alan bir anlayış ortaya koyacaklarını belirtti.

KTSO seçimlerinde üyelerin oylarıyla belirlenecek yeni döneme ilişkin çalışmalar sürerken, Tüydeş açıklamasında özellikle üyelerin sorunlarının doğrudan dinlenmesi, çözüm odaklı bir oda yapısının oluşturulması, yeni yatırımların önünün açılması, istihdamın güçlendirilmesi ve genç girişimcilere yönelik projeler geliştirilmesi başlıklarına vurgu yaptı.

“Ben” yerine “biz” anlayışını öne çıkaran Tüydeş, farklı sektörlerden iş insanlarını ortak hedef etrafında buluşturmayı amaçladıklarını ifade ederken, geçmiş dönemlerde odaya hizmet veren başkan ve yöneticilere de teşekkür etti. Tüydeş ayrıca, 2 Ekim 2026 Cuma günü yapılacak seçimlerde tüm KTSO üyelerini oy kullanmaya ve Karacabey’in ekonomik geleceğine ilişkin tercihlerini sandıkta ortaya koymaya davet etti.

Tüydeş’in adaylık açıklamasının tamamı şöyle:

“Bizler; Karacabey’in ticaretine, sanayisine, tarımına, üretimine, yaşamına ve geleceğine gönül vermiş iş insanları olarak, birlik ve beraberliği esas alan, büyüyen ve gelişen bir Karacabey vizyonuyla yola çıkıyoruz.

İnanıyoruz ki artık Karacabey için yarışmak değil, Karacabey için birlikte çalışma zamanı.

Farklı sektörlerde faaliyet gösterebilir, farklı düşüncelere ve farklı bakış açılarına sahip olabiliriz. Ancak söz konusu Karacabey’in ekonomisi, esnafımızın, tüccarımızın, sanayicimizin, üreticimizin ve girişimcimizin geleceği olduğunda hepimizin ortak bir hedefi var:

Daha güçlü, daha üretken ve daha müreffeh bir Karacabey.

Biz bu anlayışla yola çıkıyoruz.

Amacımız; odamızı yalnızca seçim dönemlerinde gündeme gelen bir kurum olmaktan çıkararak, üyelerinin her zaman yanında olan, sorunlarını dinleyen, çözüm üreten ve Karacabey’in ekonomik gelişimine öncülük eden güçlü ve etkin bir yapıya kavuşturmaktır.

Üyelerimizin yaşadığı sorunları ve beklentileri biliyoruz. Üreticimizin, tüccarımızın, sanayicimizin, esnafımızın ve girişimcimizin ihtiyaçlarını biliyoruz.

Karacabey’in güçlü tarım ve sanayi altyapısını daha ileriye taşımak, ticaret hacmini artırmak, yeni yatırımların önünü açmak, istihdamı güçlendirmek, gençlerimizin ve girişimcilerimizin önünü açacak projeler geliştirmek ve ilçemizin Bursa ve Türkiye ekonomisindeki konumunu daha da güçlendirmek için çalışacağız.

Bizim anlayışımızda “ben” değil, “biz” vardır.

Makam değil, hizmet vardır.

Ayrışma değil, dayanışma vardır.

Çünkü biliyoruz ki birlikten güç doğar.

Bugün aynı hedef etrafında bir araya gelen arkadaşlarımızla birlikte; geçmiş kuşakların tecrübesine, kendi kuşağımızın bilgi ve deneyimine, gelecek kuşağın ise beklenti ve ihtiyaçlarına sahibiz.

Bu anlayışla hiçbir üyemizi ötekileştirmeden, hiçbir görüşü dışlamadan, herkesin fikrine değer vererek hareket edeceğiz. Ortak aklı, istişareyi ve dayanışmayı çalışma anlayışımızın merkezine koyacağız.

Buradan tüm üyelerimize çağrımızdır:

Gelin, ortak akıl etrafında buluşalım.

Gelin, Karacabey için birlikte üretelim.

Gelin, birlikte büyüyelim ve birlikte kazanalım.

Bu vesileyle bugüne kadar odamıza hizmet etmiş tüm başkanlarımıza, yönetim kurulu üyelerimize, meclis üyelerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.

Geçmişin tecrübesine saygı duyuyor, geleceğe ise büyük bir inançla bakıyoruz.

Karacabey’in potansiyeline inanıyoruz.

Tüccarımıza, sanayicimize, esnafımıza, üreticimize ve girişimcimize inanıyoruz.

Ve biliyoruz ki birlik olduğumuzda Karacabey için çok daha büyük işler başarabiliriz.

Ayrıca, 2 Ekim 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek seçimlerde tüm üyelerimizi oy kullanmaya, büyüyen ve gelişen Karacabey’in geleceğine hep birlikte yön vermeye davet ediyoruz.”

Continue Reading

Genel

AYÇİÇEĞİNDE ÖN ALIM FİYATI 37 BİN TL

Trakya Birlik, 2026/2027 üretim sezonunda yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için ön alım fiyatını ton başına 37 bin TL olarak belirledi. Birlik, yağ oranına göre uygulanacak fiyat çarpanının yanı sıra sezon sonunda oluşabilecek ilave gelirlerin üretici ortaklarına dağıtılabileceğini açıkladı.

Trakya Birlik, 2026/2027 üretim sezonunda üretici ortaklarından alınacak ayçiçeğinin ön alım fiyatını açıkladı. Uluslararası sözleşme standardı olan yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için belirlenen ön alım fiyatı ton başına 37 bin TL oldu.

Birlik tarafından yapılan açıklamada, dünyada tarımsal üretim ve gıda tedarikinin giderek daha stratejik hale geldiği belirtilerek, Türkiye’nin yağlı tohumlardaki üretim kapasitesinin güçlendirilmesinin ve dışa bağımlılığın azaltılmasının önemine dikkat çekildi. Ayçiçeği başta olmak üzere yağlı tohum üretiminin sürdürülebilirliğini sağlayacak, üreticiyi korurken tüketici ve sanayinin ihtiyaçlarını da gözeten dengeli ve istikrarlı bir piyasa yapısının oluşturulmasının hedeflendiği ifade edildi.

Yüzde 44 yağ oranı baz alınacak

Trakya Birlik’in açıkladığı 37 bin TL’lik fiyat, yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için geçerli olacak. Ham yağ oranına göre yapılacak alımlarda yüzde 44 yağ oranı baz alınırken, bu oranın üzerindeki veya altındaki her yüzde 1’lik yağ oranı değişimi için yüzde 1,5 oranında fiyat çarpanı uygulanacak.

Buna göre üreticilerin teslim ettiği ürünlerin nihai alım fiyatı, ayçiçeğinin yağ oranına göre hesaplanacak. Böylece yağ oranı yüksek veya düşük ürünler için yüzde 44’lük standart üzerinden farklı fiyat oluşacak.

235 bin 979 ton alım gerçekleştirildi

Ayçiçeği hasadının ağustos ayının ortalarında başladığı ve üretim bölgelerinde giderek yoğunlaştığı belirtilirken, ülke genelindeki hasadın büyük ölçüde eylül ayı sonuna kadar tamamlanmasının beklendiği bildirildi.

rakya Birlik’in hasat süreci boyunca 48 kooperatifine bağlı 109 alım merkezi ile iki fabrikasında üreticilerin ürünlerini teslim almaya devam ettiği açıklandı. Birlik, fiyatın henüz açıklanmadığı dönemde ürünlerini kooperatiflerine teslim eden üreticilere de teşekkür etti.

Açıklanan verilere göre Trakya Birlik tarafından bugüne kadar toplam 235 bin 979 ton ayçiçeği mubayaası gerçekleştirildi.

Fiyat belirlenirken çok sayıda unsur değerlendirildi

Birlik tarafından ön alım fiyatının belirlenmesi sürecinde Türkiye’deki mevcut gümrük rejiminin yanı sıra dünya ayçiçeği üretimindeki gelişmeler ve uluslararası piyasalarda beklenen fiyat seviyeleri dikkate alındı.

Değerlendirmelerde ayrıca döviz kurlarındaki seyir, finansman maliyetleri ve ayçiçeği fiyatlarının oluşumuna etki eden diğer unsurların da göz önünde bulundurulduğu bildirildi.

Trakya Birlik, yapılan değerlendirmeler ve mevcut piyasa koşulları doğrultusunda yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için 37 bin TL/ton ön alım fiyatının belirlenmesine karar verildiğini açıkladı. Belirlenen fiyatla birlikte hasat döneminde piyasanın sağlıklı şekilde işlemesine ve ürün fiyatlarında istikrarlı bir seviyenin oluşmasına katkı sağlanmasının amaçlandığı belirtildi.

Ödemeler teslimat tarihine göre yapılacak

Üreticiler tarafından teslim edilen ayçiçeği bedellerinin, teslimat tarihlerine göre belirlenecek ödeme programı kapsamında bağlı kooperatifler aracılığıyla ödeneceği bildirildi.

Trakya Birlik ayrıca sezonun tamamlanmasının ardından, satın alınan ürünlerin değerlendirilmesi sonucunda ilave gelir oluşması halinde söz konusu gelirin üretici ortaklarına dağıtılmasının mümkün olabileceğini açıkladı.

Birlik, 2026/2027 tarımsal üretim sezonunun ülke, üreticiler ve tüm çiftçiler açısından hayırlı ve bereketli olması temennisinde bulundu.

Continue Reading

Trending