Connect with us

Ekonomi

Koçak: “Geçim ittifakında buluşalım”

Saadet Partisi Karacabey İlçe Başkanı Zeynel Abidin Koçak, vatandaşın içinde bulunduğu ekonomik çıkmazın asıl iktidarın gündeminde olması gerektiğine dikkat çekti. Koçak, “Asıl konuşulması gereken 104 amiralin bildirisi değil, 2 milyon esnafın derdidir, geçinemeyen emeklinin sıkıntılarıdır. Bu durum 83 milyon vatandaşımızın derdi olmalıdır. Ülkemizin adaletten ekonomiye, dış politikadan eğitime kadar her alanda yaşadığı savrulmayı iktidar umursamasa da bu savrulma milletimizi gelecek kaygısına ve geçim sıkıntısına sürüklemiştir. Biz milletimizin açlığa, yoksulluğa, adaletsiz gelir dağılımına, hayat pahalılığına mahkûm edilmesine karşıyız.” ifadelerini kullandı.

Ülkenin kaynaklarının israfa, ranta aktarılmasına karşı olduklarını belirten Koçak, “Bir gecede dövizde yaşanan bir liralık artışla birileri servetine servet katarken diğer tarafta her geceyi huzursuz ve uykusuz geçiren milyonlarca insanımızı görmezden gelemeyiz. Çalışan, emek veren, ter döken insanımızın omuzlarına milyarlarca faiz yükünün yüklenmesine rıza gösteremeyiz. Bugün asıl darbe milletimizin cebine, emeğine, aşına yapılarak mutfaklardaki tencereyi kaynamaz hale getirmek ile yapılmaktadır. Darbe sadece postallarla değil; vergilerle, zamlarla da yapılır. Demokrasiye el uzatan askeri vesayeti de insanımızın kazancına el uzatan takım elbiseli sivil vesayeti de kabul etmemiz mümkün değildir. Bugün 104 amiralin bildirisi için olağanüstü toplanılması düşünülüyorsa 84 milyon vatandaşımızın geçim derdi için de mutlaka bir araya gelmek mecburiyetindeyiz.” dedi.

Saadet Partisi olarak tüm Türkiye’yi ‘Geçim İttifakı’nda toplanmaya davet ettiklerini belirten Başkan Koçak, “Ülkemizde en zengin yüzde 20’nin toplam gelirden aldığı pay yüzde 46’dan fazla, en yoksul yüzde 20’nin ise toplam gelirden aldığı pay yüzde 6,2’dir. Aradaki fark 7,5 misli. En değerli ittifak; bu gelir adaletsizliğine karşı yapılacak ittifak olacaktır. Bu sebeple insanımızın kazancına, emeğine, hakkına ve tenceresine yapılan darbelerin de karşısında olan herkesi “geçim ittifakı”nda olağanüstü toplanmaya davet ediyoruz.” ifadesini kullandı.

2004 yılında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından 313 generale gönderilen mektuba da değinen Zeynel Abidin Koçak, “Bugün bir demokrasi havarisi kesilen bazı kimselerin ve çevrelerin dün nasıl bir tavır içinde oldukları vesikalar ile sabittir. 2004 yılında görevi başındaki 313 generale mektup yazarak ‘Gelişmeler endişe verici. İktidarı uyarın’ diyenler resmen darbe çağrısı yapmışlardı. Bugün aynı kişilerin bu bildiriye verdikleri tepki hepimizi düşündürmelidir! Türkiye’de demokrasiyi rafa kaldıranların, TBMM’nin işlevselliğini yok edenlerin, fikir özgürlüğüne darbe vuranların, sokak ortasında gazetecilerin, siyasilerin linç edildiği bir ortamın sorumlusu olanların, tek adam rejimini tesis edenlerin demokrasi diye bir derdi olduğuna inanmıyoruz. Demokrasi bu ülkede birileri için adeta ‘acıkınca yenilebilen helvadan bir put’ haline gelmiştir. Bu sebeple de işlerine geldiğinde demokrasi, işlerine gelmediğinde ise baskı ve tahakküm anlayışı tezahür etmektedir.” diye vurguladı.

Milli Görüş hareketi olarak 50 yıldır darbelerden ve darbeci zihniyetten en çok sıkıntıyı millet ile birlikte çektiklerinin altını çizen SP İlçe Başkanı Koçak, “Bu sebeple 15 Temmuz gecesi de tankların karşısında durduk, bundan sonra da böyle bir zihniyetin her daim karşısında olacağımız bilinmeli” ifadelerini kullandı. Türkiye’de sivil ve askeri vesayetin ortadan kaldırılması için önerilerde bulunan Koçak, “Her şeyden önce Türkiye’de ciddi bir zihniyet değişimine ihtiyaç olduğunu görmektir. Bu değişim sağlandıktan sonra birtakım adımlar atılmaya başlanmalı, yeni anayasa gibi tartışmalar ancak zihniyet değişimi akabinde gündeme getirilmelidir. Yöneticilerin fikri değişmeden anayasada yapılacak değişikliğin bir önemi yoktur. Yapılacak hukuki, siyasi ve kurumsal düzenlemelerde, parti kaygısıyla değil, ülke kaygısıyla hareket edilmelidir. Bütün yasal düzenlemelerde tek ölçüt milli iradenin güçlendirilmesi olmalıdır. Ekonomisi güçlü olmayan bir ülkenin demokrasisinin güçlü olması mümkün değildir. Bu sebeple acilen tüketim ekonomisinden üretim ekonomisine geçilmeli, adil bir gelir dağılımı sağlanmalıdır. Türkiye’nin 81 ilinde üretim ve kalkınma seferberliği başlatılmalıdır. Dış politikada şahsiyetli bir tavır takınmak elzemdir. Topyekûn yeni bir anlayış ve yaklaşım değişikliğine gidilmelidir. Komşularımızla ve İslam ülkeleri ile bölgedeki tarihi bağlarımız olan ülkeler ile ilişkiler güvenlik başta olmak üzere dostluk ve işbirliği zemininde yeniden inşa edilmelidir. Bugünkü şartlarda bunun ne kadar zor olduğunu görüyor ve biliyoruz. Hemen bugün bu iktidarın bunları hayata geçirmesi mümkün değildir. Bu saydıklarımızın gerçekleşebilmesi için yorulmuş, yıpranmış artık geleceğe dair bir vizyonu ve hayali kalmamış bu iktidarın zihniyet değişikliği bu yanlışların içinde boğulurken gerçekleştirilemez.” diye konuştu.

Türkiye’nin bu iktidarı taşıyacak takatinin kalmadığını belirten Koçak, “Bu iktidarın reform vaatleri ise hiçbir anlam taşımamaktadır. İktidarın bugüne kadar sergilemiş olduğu yönetim anlayışı bundan sonra da devam edecek gibi görünmektedir. Bu iktidarın bunları yapma ihtimali de gözükmemektedir. Ama ne olursa olsun, umutsuzluk yok, karamsarlık olamaz, olmamalıdır. Bundan dolayı vatandaşlarımıza diyoruz ki; kimse mahzun olmasın. Umut var ve biz inanıyoruz ki, umut Saadet Partisi’dir. Biz şahsiyetli bir politika izlemeyi 50 yıldır şiar edindik. İktidara geldiğimizde de bunu gösterdik, adeta tarih yazdık. Bu hiçbir zaman unutulmamalıdır.” dedi.

İktidarın mağdur bir görüntü vermesi ile vatandaşların unutulduğunun altını çizen Başkan Koçak, “Neredeyse 20 yıldır iktidardalar, ellerinde sultanlardan, krallardan, Kisralardan, Kayzerlerden daha fazla yetki var. İsteyip de yapmadıkları hiçbir şey yok ama ne hikmetse sürekli ama sürekli mağdur olduklarını iddia ediyorlar. Bundan dolayıdır ki bu ülkede; 4 milyon işsiz vatandaşımızın mağduriyeti görülmüyor. Kısa çalışma ödeneği bir hafta önce biten 3,5 milyon çalışanımızın mağduriyeti görülmüyor. Açlık sınırının altında yaşayan 20 milyon vatandaşımızın mağduriyeti hiç görülmüyor. 16 yılda iflas eden 2 milyon esnafımızın sıkıntısı hiç gündemde değil zaten. İcra dairelerinde dosya sayısı 21,8 milyona dayandı. 83,5 milyonluk ülkemizde her 4 kişiden biri icralık ama bu mağduriyet bir türlü görülmüyor. Öyle ki iktidarın mağduriyetlerinden; atanamayan öğretmenlerin, KYK borcu olan gençlerin, EYT’lilerin sıkıntılarına bakmaya fırsat bulunamıyor.” şeklinde sözlerini noktaladı.

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Ekonomi

VERGİ BORÇLARINDA DÜŞÜK FAİZLİ TAKSİTLENDİRME İMKANI

Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB) ev sahipliğinde, Bursa Defterdarı Halil Tekin ve Gelir İdaresi Grup Müdürlerinin katılımıyla esnaf oda başkanları ile üyelerine yönelik “Vergi Borçlarında Tecil ve Taksitlendirme” konulu bilgilendirme toplantısı düzenlendi.

Toplantı, BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit’in açılış konuşmasıyla başladı. Ardından söz alan Bursa Defterdarı Halil Tekin, vergi borçlarının tecil ve taksitlendirilmesine ilişkin yürürlüğe giren düzenleme hakkında katılımcılara kapsamlı bilgi verdi.

Tekin, Seri: B Sıra No: 20 Tahsilat Genel Tebliği kapsamında borçluların, borçlu oldukları her bir vergi dairesi için ayrı ayrı başvuruda bulunmaları gerektiğini belirtti. Başvuruların Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesi, Dijital Vergi Dairesi ve e-Devlet üzerinden elektronik ortamda yapılabileceğini ifade eden Tekin, ayrıca doğrudan ilgili vergi dairesine, posta yoluyla veya diğer vergi daireleri aracılığıyla yazılı başvuru imkânının da bulunduğunu söyledi.

Başvuruların 31 Ağustos 2026 tarihine kadar yapılması gerektiğini hatırlatan Tekin, ilk taksidin Eylül 2026 döneminde başlayacağını ve ödemelerin aylık eşit taksitler halinde gerçekleştirileceğini kaydetti. Taksit sayısının ise borçlunun çok zor durum hali, alacağın türü ve hukuki statüsüne göre belirlendiğini aktaran Tekin, erken başvuru ve ödemenin borçlular açısından avantaj sağlayacağını vurguladı.

Toplantının sonunda katılımcıların soru, görüş ve önerileri alınırken, uygulamaya ilişkin merak edilen konularda da Gelir İdaresi yetkilileri tarafından ayrıntılı bilgilendirmelerde bulunuldu.

Continue Reading

Ekonomi

TRAKYA BİRLİK İSO 500’DE 75 BASAMAK YÜKSELDİ

Trakya Birlik, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarının sıralandığı ve kamuoyunda “İSO 500” olarak bilinen İstanbul Sanayi Odası’nın 2025 yılı araştırmasında önemli bir başarıya imza attı. Birlik, geçen yıla göre 75 basamak yükselerek 171. sıraya yerleşti.

Türkiye ekonomisinin en önemli göstergelerinden biri olarak kabul edilen İSO 500 araştırmasında Trakya Birlik, 15 milyar 492 milyon 883 bin 767 TL’lik üretimden satış rakamına ulaşarak dikkat çekici bir performans sergiledi. Geçtiğimiz yıl listede 246. sırada bulunan Birlik, bu yıl gösterdiği yükselişle Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasındaki yerini daha da güçlendirdi.

Ayçiçeği ve bitkisel yağ sektörünün öncü kuruluşları arasında yer alan Trakya Birlik’in elde ettiği bu başarı, üretim kapasitesindeki artışın, verimlilik odaklı çalışmaların ve sürdürülebilir büyüme anlayışının bir sonucu olarak değerlendirildi. Üreticiden aldığı güçle faaliyetlerini sürdüren Birlik, hem bölge ekonomisine hem de ülke sanayisine sağladığı katkılarla öne çıkmaya devam ediyor.

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, İSO 500’de elde edilen sonucun kurumun istikrarlı çalışmasının bir göstergesi olduğunu belirtti.

Kırbiç, “Birliğimizin İSO 500 araştırmasında 171. sırada yer almasıyla başarımız bir kez daha tescil edilmiştir. Her yıl düzenli olarak elde ettiğimiz bu başarılarımızda ortaklarımız, çalışanlarımız, bayilerimiz ve tüketicilerimiz olmak üzere herkesin payı vardır. Bu başarı yalnızca Trakya Birlik yönetiminin değil, büyük bir aile olarak hareket eden tüm paydaşlarımızın ortak emeğinin sonucudur” dedi.

Yoğun rekabet koşullarına rağmen üretim ve yatırım odaklı çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Kırbiç, “Amacımız mevcut yoğun rekabet koşullarında bugüne kadar olduğu gibi yarın da üretim gücümüz, sanayi kapasitemiz ve sürdürülebilir tarım vizyonumuz ile dürüstlük, kalite ve istikrar anlayışımızdan taviz vermeden çalışmak, ülkemizin üretim gücüne ve ekonomisine her alanda değer katmaktır” ifadelerini kullandı.

Trakya Birlik’in kuruluş felsefesinin merkezinde üreticinin bulunduğunu vurgulayan Kırbiç, ayçiçeği üreticilerinin yanında olmaya devam edeceklerini belirterek, “Trakya Birlik bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de ayçiçeği üreticisi ortaklarının yanında olmaya devam edecektir” diye konuştu.

İSO 500 araştırmasında elde edilen bu sonuç, Trakya Birlik’in yalnızca tarım sektöründeki gücünü değil, aynı zamanda Türkiye sanayisindeki etkin konumunu da bir kez daha ortaya koydu. Üretimden satış rakamlarında yakalanan büyüme ve sıralamadaki yükseliş, Birliğin önümüzdeki dönemde de sanayi ve tarım alanındaki yatırımlarını sürdürerek ekonomiye katkı sağlamaya devam edeceğinin önemli göstergeleri arasında değerlendiriliyor.

Continue Reading

Ekonomi

MATLI: “BURSA SANAYİSİ KÜRESEL BASKILARA RAĞMEN GÜCÜNÜ KORUYOR”

Bursa Ticaret Borsası üyesi 11 sanayi kuruluşu, İSO 500 listesinde yer alarak Bursa’nın sanayideki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Maltı, küresel pazarlardaki daralma ve yüksek maliyet baskılarına rağmen Borsa üyesi firmaların devler liginde sergilediği performansın önemli bir başarı olduğunu ifade etti.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarının belirlendiği “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025” listesinin sonuçları, Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) üyelerinin gıda ve tarıma dayalı sanayideki ağırlığını bir kez daha ortaya koydu. Sonuçları değerlendiren Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, küresel ölçekte yaşanan tedarik zinciri kırılmalarına ve finansmana erişimdeki zorluklara rağmen Bursa sanayicisinin üretim kararlılığından ödün vermediğini belirtti.

Tarımsal ticaretin devleri sanayinin zirvesinde buluştu

İSO 500 listesinde yer alan 11 firmanın, bağlı oldukları odaların yanı sıra tarım ve gıda ürünleri kotasyonuna dayalı faaliyetleri nedeniyle Bursa Ticaret Borsası’na da üye olduğunu kaydeden Başkan Özer Matlı, Bursa’nın stratejik bir ticaret merkezi olmasının bu güçlü yapıyı beslediğini vurguladı.

Yüksek maliyet baskılarına rağmen söz konusu firmaların üretimden net satışlarını bir önceki yıla göre yüzde 25 artırarak 193,2 milyar TL’ye çıkardığını söyleyen Matlı, “İSO 500’de üyelerimizden SÜTAŞ 46’ncı, Pro Yem 152’nci, Eker Süt Ürünleri 157`nci, Keskinoğlu 160’ıncı, Almaxtex 262’nci, Hastavuk 263’üncü, Korteks 325’inci ve S.S. Marmara Zeytin Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (MARMARABİRLİK) 428’inci sırada yer alırken, Bursa’da şubeleri aracılığıyla üyemiz olan Şenpiliç 60’ıncı, Abalıoğlu Lezita 102’nci ve Teksüt 438’inci sırada yer alma başarısı göstermiştir” dedi.

“Üretim ve ihracatla Türkiye’nin geleceğine katkı sunuyoruz”

Başkan Özer Matlı, üyelerinin ortaya koyduğu kararlı ve dirençli performansın, Bursa’nın üretim kabiliyetinin, sektörlerin potansiyelinin ve ülke ekonomisine olan inancın en somut göstergesi olduğunu belirterek, “Ekonomik zorlukların yaşandığı bir dönemde üretim, istihdam ve ihracatla Türkiye’nin geleceğine yatırım yapan tüm üye firmalarımızı, yöneticilerini ve çalışanlarını yürekten kutluyorum. Bursa Ticaret Borsası olarak, üyelerimizin rekabet gücünü artırmak ve tarıma dayalı sanayimizi daha da ileriye taşımak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Continue Reading

Trending