Connect with us

Güncel

“KARACABEYLİNİN HAKKINI YEDİRMEM, BUNDAN BÖYLE HERŞEY ŞEFFAF OLACAK”

İlçe basınıyla kahvaltıda buluşan Başkan Karabatı, Belediye’deki son durumu değerlendirdi:

31 Mart Yerel Seçimleri’nde Karacabey Belediye Başkanı seçilen Fatih Karabatı, geniş kapsamlı ilk basın toplantısını önceki gün gerçekleştirdi. İlçe basınıyla kahvaltıda buluşan Karabatı, başkan seçilmesi sonrası geçen 1,5 ayda Karacabey Belediyesi’ndeki son durumu ve geleceğe yönelik yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. Karabatı ayrıca, deneyimli gazeteci ve Yörem Gazetesi İmtiyaz Sahibi Şaban Önen’in yaklaşık 1 ay önce; “Karacabeyliler Cevap Bekliyor” başlığı adı altında sunduğu dosyadaki sorulara da içtenlikle yanıt verdi. Basın toplantısında İYİ Parti Karacabey ve Bursa Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Gizem Arda da yer aldı.

İlk olarak Karacabey Belediyesi’ndeki mali tabloya değinen Başkan Karabatı, bu noktada sıkıntının büyük olduğunu dile getirdi. Karacabey Belediyesi’nin kısa, orta ve uzun vadede net borcunun şu an için 138 milyon 541 bin 807,50 TL olduğunu ancak bu borcun her geçen gün arttığını kaydeden Karabatı, gelirler noktasında ise tablonun hiç de iç açıcı olmadığını vurguladı. Karacabey Belediyesi’nin kasasında an itibariyle 5 milyon TL bulunduğunu belirten Başkan Fatih Karabatı, her ay İller Bankası ve bu ay toplanan emlak gelirlerinden Belediye’ye gelen paranın personel maaşları ile Belediye’nin diğer maliyetlerini bile zor karşılayabileceğini ileri sürdü. Karacabey Belediyesi’nin yatırım ve proje yapacak kasasında herhangi bir parasının bulunmadığına vurgu yapan Başkan Karabatı, bu sıkıntıdan çıkış noktası olarak kısa vadede arazi satışı üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Karabatı şöyle devam etti: “İlk önce şunun altını çizmek isterim ki, burada herhangi bir mazeret üretmiyoruz. Olan ne ise sizler vasıtasıyla halkımızı net olarak bilgilendiriyoruz. Geçmiş dönemde Karacabey Belediyesi’nce 703 milyon TL bütçe belirlenmiş, ancak gerçekleşen bütçe 180 milyon TL civarında olmuş ve belediye kasasında da şu an 5 milyon TL dışında herhangi bir para yok. Ayrıca Belediye şirketi olan BELKAR işçilerinin Ocak-Nisan döneminde 4 aylık sigorta primleri de ödenmemiş. Önceki dönemde, 2016-2022 yılları arasında Karacabey Belediyesi 1.900 dönüm arazi satmış ama karşılığında hizmetle ilgili bir şey yok, ortada para da yok! Biz her şeye rağmen bu mali sıkıntının üstesinden mutlaka geleceğiz. İlk etapta sıcak paraya ihtiyacımız var.”

Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklanan tasarruf tedbirleri kapsamında hareket edeceklerini belirten Fatih Karabatı, bu doğrultuda 22 Mayıs’ta 146 kişiden oluşan geçici işçilerin iş akdinin sona ereceğini ve tasarrufa personelden başlayacaklarını ifade etti. Karabatı, “Buradan kesinlikle ‘işçi kıyımı olacak’ gibi yaklaşım düşünülmesin. Bu arkadaşlarla ilgili tasarrufu da düşünerek bir değerlendirmede bulunacağız.” dedi.

“Karacabey Belediyespor’la şu an için ipler koptu”

Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Karacabey Belediyespor konusunda da oldukça net konuştu. Karacabey Belediyespor’un Karacabey’in değil bir şahsa ait olduğuna dikkat çeken Karabatı, “İlk önce tüm Karacabey halkı bilsin ki Karacabey Belediyespor bir şahsa aittir. Kulübün ilk sahibi olan AK Parti Belediye Meclis Üyesi Turgut Yozgat, zamanında bir iş insanına yüzde 51 hisseyi satmış. Yüzde 48,5 hisse hala kendisinindir. Turgut Yozgat, yerel seçimlerin ardından dilekçeyle başvurarak Karacabey Belediyespor’daki hisselerini Belediye’ye hibe etmek istediğini bildirdi. Ancak bizde kendisinden gelir-gider-borç durumunu ortaya koyan mizan istedik. Şu ana kadar bize ulaşan herhangi bir mizan veya belge yok. Ne olduğunu bilmediğimiz bir hisseyi Belediye olarak ben devralamam. Ayrıca madem kendisi hisselerini bu kadar kolay hibe edebiliyordu, daha önce neden hibe etmedi? Hisselerle ilgili belirsizlik var. Örneğin Karacabey Belediyesi Turgut Yozgat’ın hisselerini devraldığında herhangi bir borçla karşı karşıya kalacak mı, bilmiyoruz. Bu konuda kendisinden de net bir açıklama, belge ya da mizan henüz gelmedi.

Maalesef Karacabey Belediyespor belediyenin arka bahçesi olmuş. Buraya gelen paralar da Aşevi vasıtasıyla aklanmış. Bağış adı altında toplanan paralar nerede bilmiyoruz, çünkü paralar elden alınmış ve herhangi bir makbuz da kesilmemiş. Kesilmişse de bize gelen bir evrak yok. Bu bağış paraları nerede diyoruz, maalesef yanıt veremiyorlar. Bizden ne saklıyorlar, ne gizliyorlar bilmiyoruz. Turgut Yozgat’a ait hisse varlığını nasıl yürütecek, kar-zarar durumu nedir hiç bilgimiz yok, bize şu ana kadar net bilgi veremediler.

Kısacası Karacabey Belediyespor’daki hisse konusu tamamen kara kutu durumunda! Belediye olarak bu kulüpte bizim hissemiz 0,5’tir. Yani belediyemizin bu kulüple ilgili hiçbir yaptırımı yok. Ancak her nedense bizden önce Karacabey Belediyespor’a ait çoğu giderler (tesis, kamp, ulaşım, konaklama) hep belediye kasasından karşılanmış. Bu kadar belirsizlik içinde ve bu koşullarda artık Karacabey Belediyesi’nin Karacabey Belediyespor Kulübü’ne verebileceği herhangi bir para ya da destek yoktur. Ayrıca geçmiş dönemde spora ayrılan herhangi bir bütçemiz de yok. Kısacası bu kulüp Karacabey’in değil, yüzde 51 hisseye sahip iş insanı Ekrem Senal’a aittir. Kulüple ilgili tüm tasarruf ondadır. Kendisiyle bir kez görüştüm, durumu izah etmeye çalıştım ancak bana; “Gerekirse alır kulübü giderim.” dedi. Kendisi bilir. Açıkçası önüme Karacabey Belediyespor’la ilgili tüm belgeleri getirirler, belirsizlikleri giderirler, bende belediye başkanı olarak ona göre bir yol haritası belirlerim. Karacabey Belediyespor bu ilçe adına tabii ki bir değerdir, Belediye olarak sahip çıkmak isteriz ancak bu koşullarda olmaz. Karacabey’in ve Karacabeylinin hakkını kimseye yedirmem. Bu noktadaki net tavrımız bu yönde olacaktır.” diye konuştu.

“Mesai saatleri dışında kimse belediye araçlarını kullanamayacak”

Şaban Önen’in soruları arasında yer alan, Ali Özkan döneminde Hukuk Müdürü olarak görevlendirilen AK Parti Belediye Meclis Üyesi Armağan Elçin’in kendisi gibi avukat olan eşi Burcu Elçin’e BELKAR Şirketi üzerinden tahsis edilen araçla ilgili de bilgi veren Belediye Başkanı Fatih Karabatı, “Öncelikle Hukuk Müdürlüğü’nü kaldırdık ve Hukuk Birimi’ni belediye başkanlığına bağladık. Önceki dönemde Hukuk Müdürü olan personele BELKAR Şirketi üzerinden araç tahsis edilmiş. Aslında tüm birim müdürlerine tahsis edilen araçlar var. Ve Hukuk Müdürümüz dışındaki müdürler, bu araçları mesai saatleri dışında kullanmamışlar. Hukuk Müdürümüz de her gün Bursa’dan gidip geldiği için akaryakıtla birlikte söz konusu aracı mesai saatleri dışında kullanmış. Bu personel artık belediye aracını kullanamayacak. Bundan böyle belediyemiz avukatı olarak görev yapacak.” dedi.

FATİH KARABATI – KARACABEY BELEDİYE BAŞKANI

O personel ve ilgili kişiler hakkında yasal süreci başlattık

Karacabey Belediyesi’ne ait akaryakıt istasyonunda geçici işçi statüsünde çalışan bir personel tarafından kurumun yaklaşık 500 bin TL tutarında zarara uğratıldığı iddialarına da yanıt veren Belediye Başkanı Fatih Karabatı, “Bu konuda yaptığımız araştırmada söz konusu personel belediyemize ait akaryakıt istasyonundan 330 bin TL zimmetine para geçirmiş. 2023 yılı Haziran-Ağustos ayları arasında yaşanan bu olay, Ekim ayında fark edilmiş. Daha sonra tutanak tutulmuş. Ancak ne yazık ki, tutanak tutulmasına karşın işleme konulmamış. Evet zimmete para geçirme işi tespit edilmiş ama yasal işlem başlatılmamış. Neden yasal işlem başlatmamışlar araştırıyoruz. Ayrıca bu konuda biz ivedilikle idari anlamda soruşturma başlattık ve bu konuyu hukuka taşıdık. Tabii yalnızca o personel değil, yasal işlem başlatmayan yetkili kim varsa hukuk önünde hesap verecekler. Bu işin daha da vahim olanı bu personelle ilgili daha önce de sıkıntı yaşanmış ve otoparktan 80 bin TL zimmetine para geçirmiş. Ancak daha sonra bu tutar kendisinden tahsil edilmiş. Anlamadığımız aynı şahsı bu kez akaryakıt istasyonunun başına neden geçirmişler gerçekten çok ilginç!” diye konuştu.

“Sayıştay raporlarından çıkan zimmeti gizlice Ali Özkan ödemiş”

2019 yerel seçimleri öncesi Sayıştay raporlarına yansıyan iddialara göre, Ali Özkan’ın seçim harcamalarını cebinden değil de belediye kasasından ödettiği ve böylelikle de kamu zararına yol açtığı gündeme gelmişti. Bununla ilgili bilgi veren Başkan Karabatı, “Bu konuda Ali Özkan dahil 35 personele 1 milyon 937 bin 532,48 TL zimmet çıkmış ve bu rakam Ali Özkan tarafından gizli tutularak bizzat ödenmiş.” dedi.

“Sözde pazaryeri projesinde kamu zararı var”

Bilindiği üzere Ali Özkan döneminde ortaya atılan pazaryeri projesinde kamuoyu tepkileri dikkate alınmayarak konu ihale aşamasına kadar gelmiş, hatta yerel gazetelerde ihale ilanı dahi yayınlanmıştı. Bu çalışmalar kapsamında belediyenin kasasından ne kadar para harcandığı ve söz konusu bu harcamalarda kamu zararı olup olmadığı konusuna da açıklık getiren Başkan Karabatı, “Pazaryeri projesi arazi satışlarından elde edilen gelirle yapılmak istenmiş. Tabii bu proje öncesinde toplamda 1 milyon 416 bin 860 TL bir masraf yapılmış. Söz konusu proje iptal olunca bu ödenen bedellerden dolayı bir kamu zararı oluşmuş. Bununla ilgili yasal süreci başlatacağız.” ifadesini kullandı.

“TEKNOSAB’la ilgili söz hakkımız yok”

Ali Özkan döneminde detaylarıyla ilgili kamuoyuna sağlıklı bilgi verilmeyen TEKNOSAB konusunda da ilginç açıklamalar yapan Belediye Başkanı Karabatı, “TEKNOSAB Karacabey topraklarında kuruldu ancak bizim yüzde 6’lık katılım ortaklığımız dışında herhangi bir tasarrufumuz yok. İstihdama fayda sağladığı doğrudur ancak Karacabeyli hiçbir sanayicimiz orada yer alamadı. Kısacası TEKNOSAB’ta bizim söz hakkımız yok. Ayrıca bu zaman değin Karacabey Belediyesi TEKNOSAB’a 261 dönüm yer satmış. Bizde tasarruf tedbirleri kapsamında TEKNOSAB’tan hediye edilen Ali Özkan’ın kullandığı makam aracını satılığa çıkardık. Satılık ilanı şuan internette yer alıyor.” dedi.

“Eski bir muhtara ait sözde şirket üzerinden belediyeye satış yaptırmışlar”

Karacabey Belediyespor Tesisleri ile Yeniköy Kamp evlerine alınan buzdolabı, klima, televizyon, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, ısıtıcı, tüp, damacana su vs. gibi demirbaşlar için ödenen bedelleri de açıklayan Başkan Karabatı, “İhaleyle değil Doğrudan Temin yoluyla Belediyespor Tesisleri’ne söz konusu demirbaşlar için 139 bin 225,92 TL, Yeniköy Kamp evlerine alınanlar için ise 107 bin 233,78 TL ödemeler yapılmış. Tabii burada ilginç olan bu ödemeler arasında eski bir muhtarın sözde şirketi üzerinden belediyeye satış yaptığını da gözlemledik. Kısa süre faaliyet gösteren bu şirket tabii şuan kapatılmış durumda.” ifadesine yer verdi.

“Bankamatik memurları var, tespit ediyoruz”

Vasıfsız olduğu halde farklı görevlerde çalışıyormuş gibi maaş alan bazı bankamatik memurlarını da belirlediklerini ifade eden Başkan Karabatı, “Bunlardan bazılarını tespit ettik. Araştırmalarımız sürüyor. Gerekeni yapacağız.” diye konuştu.

“Yasa dışı tespit ettiğimiz tüm usulsüzlükleri hukuka taşıyacağız”

Karacabey Belediyesi’ni zarara uğratan kim varsa hukuk önünde hesap vereceğini belirten Başkan Karabatı, “Karacabey halkının hakkını kimselere yedirmem. Önceki dönemlere ait yasal görmediğim tüm konuları hukuka taşıyacağım. Kurumu zarara uğratan her kim olursa olsun hukuk önünde hesap verecek. Belediyemiz her yönüyle şeffaf olacak.” ifadelerine yer verdi.

“Seçim öncesi ne söz verdiysem yerine getireceğim”

Öte yandan 31 Mart Yerel Seçimleri öncesi Karacabey’e yönelik vaatlerinin arkasında olduğunu ve 5 yılın sonunda tüm vaatlerini yerine getireceğini vurgulayan Belediye Başkanı Fatih Karabatı, “Başta AVM olmak üzere; Halk Lokantası, KUMSAL Projesi, trafik keşmekeşliğine çözüm, ısıtıcı duraklar, Salı günleri kırsal mahallelere ücretsiz ulaşım, turizm yatırımları gibi tüm vaatlerimizi gerçekleştireceğiz. Halkımız müsterih olsun. Seçim öncesi ne söz verdiysem yerine getireceğim.” şeklinde sözlerini noktaladı.

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Güncel

EFE, “ÖZER MATLI HESAP SORUYOR?”

Hürriyet Köyü Gençlik ve Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Bayram Efe, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) seçimleri öncesinde aday Özer Matlı’ya yönelik tartışmalar ve ortaya atılan iddialara ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı.

Efe, Keskinoğlu markası ve çalışanları üzerinden yürütüldüğünü belirttiği tartışmalara tepki gösterirken, BTSO’nun yönetimi ve işleyişine ilişkin de çeşitli sorular yöneltti. Açıklamasında Özer Matlı ve Vizyon 2040 anlayışının “dik duruş” sergilediğini savunan Efe, BTSO üyelerinin seçim sürecinde kendilerine yöneltilen sorular üzerinden değerlendirme yapması çağrısında bulundu.

Efe açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

“Adaylık sürecinde Keskinoğlu markası ve binlerce çalışanın alın teri üzerinden başlatılan karalama kampanyalarına, asılsız “mal varlığına el kondu” iddialarına karşı Özer Matlı’nın geri adım atmak yerine sergilediği meydan okuma, tavizsiz bir omurganın en somut göstergesidir. Sahada baskılara ve engellemelere geçit vermeyen Özer Matlı, bugün doğrudan sanayicinin, tüccarın ve KOBİ’lerin hakkını savunmak üzere meydandadır.

Özer Matlı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“BTSO seçimine günler kala Keskinoğlu üzerinden binlerce çalışanımızın emeği ve Bursa’nın en büyük gıda şirketlerinden biri hedef alınıyor. Bilerek ve nedenini çok iyi bildiğimiz bir şekilde ‘Mal varlığına el kondu’ iddiası ortaya atılıyor. Bildiğimiz kişiler de bu iddiayı körüklüyor.

Bana saldırın. Bursa’da KOBİ’lerin ve küçük işletmelerin hakkını savundığım için, sizin yaptıklarınızı deşifre ettiğim için ne biliyorsanız onu yapın. Ama çalışanlarımızı, üretimimizi, alın terimizi ve yatırımlarımızı seçim malzemesi yapmayın.

Dediğim gibi Özer Matlı’dan size ekmek çıkmaz! Gerçeğe aykırı yayınlara karşı hukuki haklarımızı kullanacağız.”

Biz Dik Duracağız!

Bursa’da üretimin, sanayinin ve ticaretin önünü tıkamak isteyenler bilsin ki; bir kentin, bir sektörün ya da devasa bir sanayi birikiminin temsiline talip olanlar, baskı gördüğünde başkalarının suyuna gidenlerden olamaz.

Bursa sanayicisinin, tekstilcisinin, tarımcısının ve KOBİ’lerinin ihtiyacı olan şey; rüzgâra göre yön değiştiren idare-i maslahatçılar değil, “Ezan okumaktan korkmuyoruz!” diyerek doğrunun yanında saf tutan ve üyesinin hakkını sonuna kadar arayan kararlı iradedir.

Özer Matlı ve Vizyon 2040 anlayışının ortaya koyduğu tutum; engellemelere ve şantaja geçit vermeyen, üyesinin hakkını ve üretimin onurunu her platformda gür sesle savunan bir duruşu temsil ediyor.

Çünkü bu şehir ve bu kadrolar çok iyi biliyor ki: Korkarak, taviz vererek ya da “idare edelim” diyerek ne bir mevzi korunur ne de bir dava kazanılır. İlk geri adımı attığın an, duracağın yeri artık sen belirleyemezsin.

Mesele sadece bir seçim ya da makam meselesi değil; mesele duruş meselesidir, omurga meselesidir. Fıtratından ve ilkelerinden vazgeçip sessizleşenler masada da sahada da kaybetmeye mahkûmdur. Biz; baskılar karşısında geri adım atmayacağız, özümüzden vazgeçmeyeceğiz. Bedeli ne olursa olsun, sanayicimizin hakkını sormaya ve kendi mevzimizde dik durmaya devam edeceğiz!

Sahadan Yükselen Sorular: Vicdanınızın Anketini Yapın!

Biz dik durup hakikati söylemeye devam ederken, sahadaki binlerce tüccar ve sanayicinin aklındaki şu sorular da şeffaf bir yanıt bekliyor:

1. TEKNOSAB Tahsisleri: TEKNOSAB bünyesindeki arsa ve alan tahsisleri hangi kriterlerle, hangi kararlarla ve nasıl yapılmıştır?

2. Swissôtel ve Bursa Business School: Swissôtel Uludağ Bursa ve bünyesindeki eğitim merkezi Bursa Business School 64 bin üyenin ortak malı mıdır? Üyelerin buradaki hakları nelerdir ve bu iki kurumun güncel mali tablosu/zarar durumu nedir?

3. Borçlu Üyeler ve Aidat Yükü: BTSO bünyesindeki 64 bin üyenin 48 bininin borçlu olduğu iddiaları doğru mudur? En yüksek aidatı ve munzam bedelini ödeyen BTSO üyeleri yönetim nezdinde sadece birer potansiyel kaynak mıdır?

4. KOBİ OSB Projesi: KOBİ OSB, Bursa KOBİ’lerine ne kadar yakındır ve gerçek ihtiyaçlarını karşılamakta mıdır? Seçilen yer ve sunulan şartlar KOBİ’lerin imkânlarına uygun mudur?

5. Bütçe Dağılımı: BTSO’nun topladığı gelirler her komiteye adil ve eşit destekte bulunarak kullanılmakta mıdır?

6. Çıkış Projeleri: Tüm sektörlerin zor ekonomik şartlardan çıkışını sağlayacak somut projeler nelerdir?

7. Yönetimde Süreklilik: Değişim demokratik bir hak iken, odada 4 dönem boyunca devam etmekte neden ısrar edilmektedir?

8. Başkanlık Seçim Yöntemi: BTSO seçimlerinde başkanı belirleme süreci neden doğrudan tüm üyelerin oylarıyla değil de meclis üyelerinin kararına bırakılmıştır?

9. Hizmet Karşılığı ve Temsil: BTSO’ya üyelik zorunlu bir esas iken; “Aidat veriyorum, kapasite raporundan yer değişikliğine kadar birçok ödeme yapıyorum ama hiçbir faydasını görmedim” diyen binlerce üyenin hakkı yeterince savunulmakta mıdır?

10. Köy Meraları ve Tarım Alanları: Sanayileşme süreçlerinde köy meralarımız ve tarım arazilerimiz ne kadar daralmıştır? Israrla boş tutulan şantiyelerin durumu nedir ve bu süreçte köylünün, çiftçinin rızası alınmış mıdır?

11. Atıl Sanayi Alanları: Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi, Nilüfer Sanayi Bölgesi, Hasanağa ve Badırga gibi bölgelerde KOBİ’lerin ihtiyacını karşılayabilecek boş ve atıl duran alan miktarı ne kadardır?

12, 13, 14 diye bu soruları uzatmak elbette mümkün; lakin yazının sınırlarını aşmamak adına sıralamayı burada noktalıyorum.

HERKES KALBİNDE VE VİCDANINDA BİR ANKET YAPSIN, KARARINI ÖYLE VERSİN!”

Continue Reading

Güncel

MATLI: “ANONİM HESAPLARLA, ISMARLAMA KOKAN YAZILARLA BİZİ YILDIRAMAZSINIZ”

Dün bilinçli olarak yapılan bazı manipülatif paylaşımlara tepki gösteren Matlı, TEKNOSAB Lojistik Park fonunun açıklanan yüzde 126’lık değer artışının hesabını sordu. Yetki belgelerine ilişkin baskı şikâyetlerini ve tarafsız kalmak isteyen ulusal zincirlerin oy kullanmaya zorlandığı yönündeki duyumları da gündeme taşıdı.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı yaptığı açıklamada “BTSO seçimine günler kala, ortaya atılan bir iddiayla binlerce çalışanımızın emeği ve üretimimiz hedef alındı. Bu iddiayı kimlerin körüklediğini görüyoruz. Aslında olay çok net. Yapılan, şirketimizin gün sonu kasa ve banka fazlalarının, bankalar üzerinden yasal işlemlerle günlük olarak değerlendirilmesi. İşimiz ve kampanyamız aynı hızda devam ediyor. KOBİ’lerin ve küçük işletmelerin hakkını savunduğum, yaptıklarınızı deşifre ettiğim için bana saldırıyorsunuz. Sorun değil, biz yılmayız. Benden size ekmek çıkmaz.” dedi.

Matlı, ardından TEKNOSAB Lojistik Park’a ilişkin sorularını yöneltti:

“Fon diyorsanız, Lojistik Park için kurulan fonu konuşalım. BTSO adıyla tanıtılan bu yatırımda Oda’nın, yatırımcı şirketin ve fonun ilişkisi nedir? Oda’nın herhangi bir hükmünün olmadığı fon için arazi hangi koşullarla kullandırıldı? Fonun ilk yılında TL bazında yüzde 126 değer kazandığını siz açıkladınız. Henüz tesis hizmete açılmamışken bu artış nasıl hesaplandı? Değerleme raporunu ve dayandığı varlıkları üyelere gösterin. Kim yaptı bu değerlemeyi? Açık açık paylaşın. Herkese yatırım imkanı sunacağız dediniz, SPK görevlileri yönetecek dediniz ama şu anda %100’ü fonun olan bir şirkette A grubu hissedar olarak sadece fon yönetimi ve fona şirketi devreden sizler karar verebiliyorsunuz. Başka kimsenin söz hakkı yok. Martta inşaata başladığınızı söylediniz, Nisan’da ise temel atacağınızı açıkladınız. Şimdi seçimden bir hafta önce siyasilerin katıldığı bir temel atma töreni düzenlemenin anlamı nedir? Bunlar 15 Eylül’de resmen ilettiğimiz 34 soru arasındadır. Eskiden beri tanıdık olan bazı yöntemleri bırakın. Seçimden önce belgeleriyle cevap verin. 60 bin üyemize karşı şeffaf olun.”

Matlı, soruların yanıtını beklerken seçim sürecine ilişkin ciddi şikâyetler aldıklarını belirtti:

“İki aydır anonim hesaplar ve ısmarlama izlenimi veren yazılarla itibarımız hedef alınıyor. Bütün Bursa artık bu kişileri ve ilişkileri biliyor. Biz, paylaşımlarımızın yorumlarını hiçbir zaman kapatmadık. Bu yüzden, anonim hesapların arkasına saklanmayın. Keşke onlar da yorumlarını açık tutsalar da, üyelerimiz de yorumlarıyla fikirlerini kendilerine ulaştırabilseler. İki aydır bunların dışında, Bursa’mızın gözbebeği Bursaspor’a verdiğimiz destek bile polemik konusu yapılıyor. Bunu yanı sıra, bize üyelerimizden ‘üye güncellemesi’ denilerek aylar öncesinden yetki belgesi toplandığı; belgelerin verilmemesi ile veya işlerinin bozulmasıyla korkutuldukları, işyerlerine kişiler gönderilip “FaceTime” görüşmeleri ile baskı kurulduğu yönünde bildirimler geliyor. Arkadaşlarımızın ticaret sicile teslim ettiği bazı yetki belgelerinin bekletildiği ve belgelerde adı geçen kişilerin aranarak vazgeçirilmeye çalışıldığı, korkutulduğu da bize iletiliyor. Bu iddiaların her birinin üzerine gideceğiz. Neden kaybetmekten bu kadar korkuyorsunuz?”

Baskı duyumlarının ulusal perakende zincirlerini de kapsadığını söyleyen Matlı, “Seçimi kaybedeceklerini anlayanların, tarafsız kalmak istediklerini birçok kez açıklayan büyük zincir firmaları da zorladığının duyumunu alıyoruz. Görüşümüzü nezaket kuralları içerisinde ilgili şirketlere ve makamlara ilettik. İstanbul merkezli zincirlerin çok sayıda şubeyle blok hâlinde oy kullanmaya zorlanması, ömrünü ve sermayesini Bursa’ya yatırmış esnafın kendi komitesindeki temsil gücünü zedeler. Görüşlerini tarafsızlık şeklinde açıklayan zincir firmalara da baskı kuruyormuşsunuz, kurmayın.” dedi.

Matlı, açıklamasını üyelere çağrıyla tamamladı: “Yetki belgesini baskı aracına çevirerek oy hakkınızı elinizden almaya çalışıyorlar. Buna müsaade etmeyin. Yetki belgesi kime oy vereceğinizi belirlemez. Bu kadar ayak oyunuyla ne beni ne de sizi yıldırabilecekler. BTSO, üç beş kişinin değil, 60 bin üyenin odasıdır. 1 Ekim’de sandığa gidin, oyunuzu kullanın; Bursa’ya ve Oda’nıza sahip çıkın. Bu seçim, 60 bin üyenin mi, yoksa bir azınlığın mı istediğinin olacağının belirleneceği bir seçimdir. Sonsözü 60 bin üyemiz söyleyecek. 60 bin üyemizin dediği olacak. 1 Ekim’de Bursa kazanacak, üyemiz kazanacak.”

Continue Reading

Güncel

ÇAY: BASINIMIZA SAĞLANAN KAMU DESTEĞİ 5,2 MİLYAR TL’YE ULAŞTI

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 8. Genel Kurul Toplantısının açılışında konuşan Genel Müdür Abdulkadir Çay, 2026’nın ilk 8 ayında basına yönelik resmî ilan ve reklam desteklerinin yüzde 40 artışla 5 milyar 248 milyon TL’ye ulaştığını, KGF iş birliğiyle de 131 milyon TL’lik finansman sağlandığını açıkladı.

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 8. Genel Kurul Toplantısı, Genel Müdür Abdulkadir Çay’ın konuşmasıyla başladı.

Kurumun son dönemde yürüttüğü çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çay, basın sektörünün ihtiyaçlarını sahada tespit etmeyi sürdürerek Türk basınının geleceğine yönelik adımları kararlılıkla attıklarını söyledi.

11 bölgede 684 süreli yayın temsilcisiyle bir araya geldik

Sahadaki gerçekliği muhataplarından dinlemek ve çözümün bir parçası olmak şeklindeki temel yaklaşımlarının gereği olarak 11 Bölge Müdürlüğünde 58 ili kapsayan toplantılar gerçekleştirdiklerini belirten Genel Müdür Çay, 684 süreli yayın temsilcisinin katıldığı toplantılarda, sektörün ihtiyaçları ve geleceğe yönelik atılacak adımlar için önemli izlenimler edindiklerini kaydetti.

Farklı şehirlerde cemiyetler tarafından düzenlenen etkinliklere de katıldıklarını söyleyen Çay, “Programlarda gazetecinin alın terinin, nitelikli insan kaynağının ve gazeteciliğin temel değerlerinin korunmasının önemini vurguladık. Bütün bu temaslarımız, sahadan gelen talepleri karar süreçlerimize taşıyan ve çözüm üretme irademizi besleyen önemli birer çalışma alanı oldu” dedi.

Nitelikli insan kaynağına katkı sağlamak için çalışmalar yürütüyoruz

Konuşmasında ‘nitelikli insan kaynağı’ konusuna değinen Genel Müdür Çay, bu ihtiyacın karşılanmasına katkı sunmak adına Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) ile ‘Aktif İşgücü Hizmetleri İş Birliği Protokolü’nü imzaladıklarını hatırlattı.

Söz konusu protokolle, resmî ilan ve reklam sistemi içerisinde yer alan 1.075 basın işletmesine yönelik istihdam, eğitim ve iş gücünün geliştirilmesini kapsayan yeni bir süreci başlattıklarını dile getiren Çay, “İŞKUR ile 2016 yılında imzalanan ve 2021 yılında nihayete eren protokol kapsamında 3 bin 635 kişi işbaşı eğitim programlarından yararlanmıştı. Yeni protokolden de basınımızın azami derecede yararlanmasını amaçlıyoruz. İnanıyorum ki bu iş birliği, Türk basınının gelecekte ihtiyaç duyacağı insan kaynağının yetişmesine de katkı sunacak önemli bir adım olacaktır” şeklinde konuştu.

Basın adına gerçekleştirdikleri çalışmaların istihdam boyutunun dışında birçok farklı alanda da sürdüğünü ifade eden Çay, yapay zekâ ve dijital dönüşüm alanlarında eğitim programları düzenlediklerini, basın çalışanlarının eğitim imkânlarını geliştirmeye yönelik iş birlikleri gerçekleştirdiklerini aktardı.

131 milyon TL’lik kaynağı kısa sürede basının hizmetine sunduk

Genel Müdür Çay, Kredi Garanti Fonu (KGF) ile basın işletmelerinin kredi ve teminat imkânlarına daha kolay ve hızlı şekilde ulaşabilmesi için hayata geçirilen iş birliğini, 2026 yılının ilk 8 ayında ortaya çıkan rakamlar üzerinden değerlendirdi.

Yaklaşık 60 süreli yayına aktarılan toplam finansman tutarının kısa sürede 131 milyon TL’ye ulaştığını kaydeden Çay, 2010-2025 yılları arasındaki 15 yıllık dönemde aktarılan finansmanın kur bazında 154,68 milyon TL olduğunu, bugün ise KGF iş birliği sayesinde birkaç ay içinde önemli bir kaynağın basın işletmelerinin hizmetine sunulduğunu vurguladı.

Resmî ilan ve reklam desteği 5,2 milyar TL’ye ulaştı

Sektöre sağlanan ilan ve reklam desteklerindeki ciddi yükselişe dikkat çeken Çay, 2026 yılının ilk 8 ayında resmî ilan tutarının 117 bin adet ilanla 4 milyar 200 milyon TL’ye, resmî reklam tutarının ise 14 bin adet reklamla 900 milyon TL’ye yükseldiğini açıkladı.

Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40’lık bir artış yakalandığını belirten Çay, 5 milyar 248 milyon TL’ye ulaşan desteğin daha da artması için çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.

15 Temmuz’un gazetecilik hafızasını dijitale taşıdık

Sektörün geleceğinde meslek kültürünün ve hafızasının önemine işaret eden Çay, 15 Temmuz’un 10. yıl dönümünde “İrade Bizim, Zafer Bizim” temasıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında, 7 üniversitenin iletişim fakültesi öğrencilerinin hazırladığı manşetlerden oluşan ‘15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi Sergisi’ni TBMM, Gaziantep, İzmir ve Erzurum’da açtıklarını hatırlattı.

TBMM’de açılan serginin kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Çay, “Bu çalışmayı bir sergi faaliyetinden ziyade, Türk basınının demokrasi ve millî irade karşısındaki sorumluluğunu ortaya koyan tarihî bir dönüm noktası olarak değerlendiriyoruz. Genç gazeteci adaylarımızın kaleminden çıkan manşetleri geleceğe taşımak; bir anlamda bu sorumluluğun, bu hafızanın ve bu meslek anlayışının yeni nesillere aktarılmasına katkı sunmaktır” diye konuştu.

Bu tarihi sorumluluğu dijital alana da taşıdıklarını belirten Çay, 15temmuz.bik.gov.tr adresinden erişime açılan dijital portalda, 15 Temmuz sürecinde yaşananları kayıt altına aldıklarını söyledi.

Genel Müdür Çay, “15 Temmuz gecesinde görev yapan 60’tan fazla gazetecinin yazılı ve görüntülü tanıklıklarını, o gecenin hafızasını taşıyan gazete manşetlerini, genç iletişimcilerimizin çalışmalarını ve gecenin gelişimini saat saat ortaya koyan kronolojiyi bir araya getirdik. Böylece yalnızca yaşananları anlatan değil, 15 Temmuz’un gazetecilik hafızasını belgeleyen, koruyan ve gelecek kuşaklara aktaran kapsamlı bir dijital arşiv oluşturduk. Biliyoruz ki milletlerin hafızası yalnızca hatırlamakla değil; yaşananları doğru biçimde kayıt altına almak, tanıklıkları korumak ve bu birikimi gelecek kuşaklara aktarmakla güçlenir” değerlendirmesinde bulundu.

Çay ayrıca, yaz dönemi staj programı ile 60’ın üzerinde iletişim öğrencisine kurum bünyesinde pratik yapma imkânı sağladıklarını sözlerine ekledi.

Dijital yayıncılığın sürekli değişen yapısına uyum sağlıyoruz

Geleceğin medyasını bugünden hazırlamak zorunda olduklarını söyleyen Çay, BİK Analitik’in yeni versiyonunu Temmuz ayında kademeli olarak devreye aldıklarını belirtti.

Ziyaretçi davranışları ve haber okuma alışkanlıklarını daha doğru yansıtan yeni ölçümleme kriterlerini aktaran Çay, “Dijital yayıncılığın sürekli değişen yapısı karşısında ölçümleme sistemimizi de geliştirerek resmî ilan ve reklam sistemimizin sürdürülebilir bir zeminde işlemesini hedefliyoruz” dedi.

Denetim süreçlerini de dijitalleştirdiklerini kaydeden Genel Müdür Çay, Elektronik Denetim Tebliği’nin yayımlandığını, uygulamanın altyapı çalışmalarının ardından 1 Ocak 2027’de başlayacağını bildirdi.

Güçlü bir mevzuat altyapısının önemine değinen Çay, 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 195 sayılı Kanun değişikliğiyle internet haber sitelerinin vasıf ve ödevleri ile yaptırım sınırlarının doğrudan kanun düzeyine taşındığını hatırlattı.

Mevzuatın sahada doğru uygulanması amacıyla 10 Bölge Müdürlüğünde uygulamalı mevzuat eğitimleri düzenlediklerini aktaran Çay, İLANBİS üzerinden başlatılan anket çalışmasıyla internet medyasının beklentilerini analiz ederek eğitimleri sektörün gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendirdiklerini ifade etti.

Hedefimiz geleceğe güvenle bakan bir Türk basını

Konuşmasının sonunda Türk basınının geleceğini şekillendirmek adına çalışmaya devam edeceklerini belirten Genel Müdür Çay, “Ortak gayemiz daha güçlü, daha nitelikli, dijital dönüşüme ayak uydurabilen, kendi hafızasına sahip çıkan ve geleceğe güvenle bakabilen bir Türk basınıdır” ifadelerini kullandı.

Genel Müdür Çay’ın konuşmasının ardından Başkanlık Divanı seçimi yapılarak yoklama alındı ve Genel Kurul Gündemi belirlendi.

Yönetim Kurulu Durum Raporu ve Denetçiler Raporları okunduktan sonra Yönetim Kurulu’nun tekliflerine ilişkin sunum yapıldı. Akabinde ise üyeleri belirlenen İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonları çalışmalarına başladı.

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 8. Genel Kurulu’nun 11 Eylül 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek son oturumunda, komisyonların görüşleri doğrultusunda sunulan teklifler karara bağlanacak.

Continue Reading

Trending