Güncel
Karacabey nüfusu 84 bin 666
Türkiye İstatistik Kurumu’ndan (TÜİK) alınan bilgilere göre Türkiye’nin nüfusu, 2020’de bir önceki yıla göre 459 bin 365 kişi artarak 83 milyon 614 bin 362 kişiye ulaştı. 3 milyon 56 bin 120 olan Bursa’nın nüfusu, 45 bin 713 kişi artarak 3 milyon 101 bin 833 oldu. Geçen yıl 83 bin 923 olan Karacabey nüfusu ise son verilere göre 84 bin 666 olarak belirlendi.
Türkiye nüfusu 83 milyon 614 bin 362 kişi oldu. Türkiye’de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2020 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 459 bin 365 kişi artarak 83 milyon 614 bin 362 kişiye ulaştı. Erkek nüfus 41 milyon 915 bin 985 kişi olurken, kadın nüfus 41 milyon 698 bin 377 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun yüzde 50,1’ini erkekler, yüzde 49,9’unu ise kadınlar oluşturdu.
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre ülkemizde ikamet eden yabancı nüfus(1) bir önceki yıla göre 197 bin 770 kişi azalarak 1 milyon 333 bin 410 kişi oldu. Bu nüfusun yüzde 49,7’sini erkekler, %50,3’ünü kadınlar oluşturdu.
Bursa’nın ilçe nüfusları
Karacabey 84 bin 666, Büyükorhan 9 bin 485, Gemlik 115 bin 404, Gürsu 96 bin 985, Harmancık 6 bin 145, İnegöl 281 bin 384, İznik 44 bin 102, Keles 11 bin 499, Kestel 70 bin 865, Mudanya 102 bin 523, Mustafakemalpaşa 101 bin 820, Nilüfer 484 bin 832, Orhaneli 19 bin 055, Orhangazi 80 bin 118, Osmangazi 881 bin 459, Yenişehir 54 bin 315, Yıldırım 657 bin 176.
Nüfus artış hızı, binde 5,5 oldu
Yıllık nüfus artış hızı 2019 yılında binde 13,9 iken, 2020 yılında binde 5,5 oldu. İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı % 93’e ulaştı. Türkiye’de 2019 yılında % 92,8 olan il ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı, 2020 yılında % 93 oldu. Diğer yandan belde ve köylerde yaşayanların oranı % 7,2’den % 7’ye düştü.
İstanbul’un nüfusu 15 milyon 462 bin 452
İstanbul’un nüfusu, bir önceki yıla göre 56 bin 815 kişi azalarak 15 milyon 462 bin 452 kişiye düştü. Türkiye nüfusunun % 18,49’unun ikamet ettiği İstanbul’u, 5 milyon 663 bin 322 kişi ile Ankara, 4 milyon 394 bin 694 kişi ile İzmir, 3 milyon 101 bin 833 kişi ile Bursa ve 2 milyon 548 bin 308 kişi ile Antalya izledi.
Nüfusu en az olan il Bayburt
Bayburt, 81 bin 910 kişi ile en az nüfusa sahip olan il oldu. Bayburt’u, 83 bin 443 kişi ile Tunceli, 96 bin 161 kişi ile Ardahan, 141 bin 702 kişi ile Gümüşhane ve 142 bin 792 kişi ile Kilis takip etti.
Nüfus piramidindeki yapısal değişim devam etti
Nüfus piramitleri, nüfusun yaş ve cinsiyet yapısında meydana gelen değişimi gösteren grafikler olarak tanımlanmaktadır. Türkiye’nin 2007 ve 2020 yılı nüfus piramitleri karşılaştırıldığında, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalmaya bağlı olarak, yaşlı nüfusun arttığı ve ortanca yaşın yükseldiği görülmektedir.
Türkiye nüfusunun ortanca yaşı 32,7’ye yükseldi
Ortanca yaş, yeni doğan bebekten en yaşlıya kadar nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Ortanca yaş aynı zamanda nüfusun yaş yapısının yorumlanmasında kullanılan önemli göstergelerden biridir. Türkiye’de 2019 yılında 32,4 olan ortanca yaş, 2020 yılında 32,7’ye yükseldi. Cinsiyete göre incelendiğinde, ortanca yaşın erkeklerde 31,7’den 32,1’e, kadınlarda ise 33,1’den 33,4’e yükseldiği görüldü.
Ortanca yaşı en yüksek olan il Sinop, en düşük olan il Şanlıurfa oldu. Ortanca yaşın illere göre dağılımına bakıldığında, Sinop’un 41,4 ile en yüksek ortanca yaş değerine sahip olduğu görüldü. Sinop’u, 40,6 ile Balıkesir ve Kastamonu izledi. Diğer yandan 20,4 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip il oldu. Şanlıurfa’yı, 21,2 ile Şırnak ve 22,3 ile Ağrı takip etti.
Ortanca yaşın illere ve cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde, erkeklerde 40,2 ile Sinop en yüksek ortanca yaşa sahip olan il olurken, 20 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip olan il oldu. Kadınlarda 42,7 ile Sinop yine en yüksek ortanca yaş değerine sahip olan il olurken, Şanlıurfa ve Şırnak 20,9 ile en düşük ortanca yaş değerine sahip olan iller oldu.
Çalışma çağındaki nüfusun oranı % 67,7
Çalışma çağı olarak tanımlanan 15-64 yaş grubundaki nüfusun oranı, 2007 yılında % 66,5 iken 2020 yılında % 67,7 oldu. Diğer yandan çocuk yaş grubu olarak tanımlanan 0-14 yaş grubundaki nüfusun oranı % 26,4’ten % 22,8’e gerilerken, 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı ise % 7,1’den % 9,5’e yükseldi.
Toplam yaş bağımlılık oranı arttı
Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk ve yaşlı birey sayısını gösteren toplam yaş bağımlılık oranı, 2019 yılında % 47,5 iken 2020 yılında % 47,7’ye yükseldi. Ekonomik olarak aktif olan birey başına düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, % 34,1’den, % 33,7’ye gerilerken, çalışan birey başına düşen yaşlı birey sayısını ölçen yaşlı bağımlılık oranı ise % 13,4’ten % 14,1’e yükseldi. Diğer bir ifadeyle, Türkiye’de 2020 yılında, çalışma çağındaki her 100 kişi, 33,7 çocuğa ve 14,1 yaşlıya bakmaktadır.
Türkiye’de kilometrekareye 109 kişi düşerken İstanbul’da 2 bin 976 kişi düştü
Nüfus yoğunluğu olarak tanımlanan “bir kilometrekareye düşen kişi sayısı”, Türkiye genelinde 2019 yılına göre 1 kişi artarak 109 kişiye yükseldi. İstanbul, kilometrekareye düşen 2 bin 976 kişi ile nüfus yoğunluğu en yüksek olan ilimiz oldu. İstanbul’dan sonra 553 kişi ile Kocaeli ve 366 kişi ile İzmir nüfus yoğunluğu en yüksek olan iller oldu. Diğer yandan nüfus yoğunluğu en az olan il ise bir önceki yılda olduğu gibi, kilometrekareye düşen 11 kişi ile Tunceli oldu. Tunceli’yi 20 kişi ile Ardahan ve Erzincan illeri izledi.
Yüz ölçümü büyüklüğünde ilk sırada yer alan Konya’nın nüfus yoğunluğu 58, en küçük yüz ölçümüne sahip Yalova’nın nüfus yoğunluğu ise 326 olarak gerçekleşti.
Güncel
7. MERHAMET VE EMEK ÖDÜLLERİ 28 SİYASİ PARTİYİ ORTAK NOKTADA BULUŞTURDU
CUMHA Cumhur Haber Ajansı tarafından Ankara’da düzenlenen 7. Merhamet ve Emek Ödül Töreni, 28 siyasi partinin üst düzey temsilcileri ve onlarca sivil toplum kuruluşunu bir araya getirdi. Siyasi parti genel başkanları, TBMM Başkanvekili, milletvekilleri ve genel başkan yardımcıları, Türkiye’nin farklı illerinden gelen iyilik kahramanlarına ödüllerini takdim etti. Törende okul güvenliği, toplumsal vicdan, dürüstlük, eğitim, kadınların görünmeyen emeği ve dayanışma üzerine dikkat çeken mesajlar verildi.
CUMHA Cumhur Haber Ajansı tarafından düzenlenen 7. Merhamet ve Emek Ödül Töreni, 7 Ekim 2026’da Ankara Gençlik Parkı Kültür Merkezi Necip Fazıl Salonu’nda gerçekleştirildi.
28 siyasi partinin üst düzey temsilcisi ve onlarca sivil toplum kuruluşunun katıldığı törende, farklı siyasi görüşlerden isimler merhamet, emek ve toplumsal dayanışma ortak paydasında buluştu.
Programa DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Anavatan Partisi Genel Başkanı İbrahim Çelebi, TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Selma Yeli, HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Yunus Emiroğlu, Yeniden Refah Partisi Genel Sekreteri Mehmet Altınöz, Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Muhammed Fatih Müjdeci ile çok sayıda milletvekili, genel başkan yardımcısı ve sivil toplum temsilcisi katıldı.

Uzunkök: “Hâlâ iyi insanların var olduğunu göstermek için buradayız”
CUMHA Yönetim Kurulu Başkanı Seyfi Uzunkök, törende yaptığı konuşmada ödüllerin çıkış noktasının rahmetli babasından öğrendiği merhamet anlayışı olduğunu anlattı.
Babasının köyden topladığı elmaları ihtiyaç sahiplerine dağıttığını hatta eve gelene kadar kamyonda 1 elma bile kalmadığını, su sıkıntısı yaşanan yıllarda ise kamyonuyla mahalle sakinlerine su taşıdığını belirten Uzunkök, “Bugün burada sadece plaket vermek için toplanmadık. Bugün hâlâ iyi insanların var olduğunu göstermek için buradayız.” dedi.
Uzunkök, iyiliğin ekonomik güçten bağımsız olduğunu vurgulayarak, “İnsanın gerçek zenginliği kesesindeki altın değil, vicdanındaki dürüstlüktür.” ifadelerini kullandı.
Babacan’dan okul güvenliği için ortak çalışma çağrısı
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Kahramanmaraş’ta okul saldırısında öğrencilerini korurken hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara adına verilen ödülü eşi Ramazan Kara’ya takdim etti.
Babacan, konuşmasında okul şiddetine dikkat çekerek, “Bu konunun acilen masaya yatırılması gerekiyor. Eğitim bilimcilerin, sosyal bilimcilerin, psikologların, güvenlik uzmanlarının bir araya gelip çalıştığı bir komisyonun, bir görev gücünün acilen kurulması gerekiyor.” dedi.
Sorunun tek bir bakanlığın çalışmasıyla çözülemeyeceğini belirten Babacan, farklı disiplinlerden uzmanların dünya örneklerini de incelemesi gerektiğini vurguladı.

Babacan, “Bu toplumun mayasında sevgi var, fedakârlık var. Bu toplumun özünde emek var, alın teri var, helal kazanç var.” sözleriyle toplumsal değerlere işaret etti.
Destici: “Merhamet insanın yüreğindedir”
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Erzurum’da 170 kız çocuğunun eğitimine katkı sağlayan öğretmen Tuğba Dumlu Güler’e ödülünü verdi.
Destici, “Merhamet insanın yüreğindedir, kalbindedir. Bir serçe kuşuna su vermek de bir merhamet örneğidir.” diyerek merhametin günlük yaşamın her alanında karşılık bulduğunu belirtti.
Emek kavramına da değinen Destici, dürüst girişimcilerin ödüllendirilmesini önererek, “Dürüst iş adamlarına, çalışkan iş adamlarına, sanayicilerimize elbette ihtiyacımız var. Sen onlara da ödül ver. Dürüst olana, temiz olana, vurgun yapmayana ver.” ifadelerini kullandı.
TBMM Başkanvekili Bingöl’den vicdan ve dürüstlük vurgusu
TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, İstanbul’da buldukları altınları sahibine teslim eden çocukların ödüllerini takdim etti.
Bingöl, organizasyonun yedi yıldır devam etmesinin toplumsal karşılığını gösterdiğini belirterek, bu çalışmanın başka kurumlara da örnek olmasını temenni etti.
“Vicdan varsa iyilik vardır. Vicdan varsa merhamet vardır. Vicdan varsa paylaşım vardır.” sözleriyle toplumsal değerlerin önemini vurgulayan Bingöl, çocukların dürüst davranışlarının ve ailelerinden aldıkları eğitimin önemine dikkat çekti.

Özdağ: “Merhametin ve emeğin de kahramanları var”
Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, Diyarbakır’da husumetli ailelerin barışmasına aracılık eden Yahya Kamçı’ya ödülünü takdim etti.
Özdağ, Cumhur Haber Ajansı’nın çalışmasını suya düşen taşın oluşturduğu dalgalara benzeterek, iyilik örneklerinin geniş kitlelere ulaşabileceğini söyledi.
“Siyasetin kahramanı var, askerin kahramanı var, ekonominin kahramanı var, sanatın kahramanı var. Demek ki merhametin ve emeğin de kahramanları var. İşte bunlar merhametin ve emeğin kahramanları.” dedi.
Özdağ, kahramanlığın yalnızca cesaret değil, fedakârlık ve gerektiğinde kişisel imkânlarından vazgeçmek anlamına geldiğini vurguladı.
Çalışkan: “Anadolu hâlâ sağlam”
Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, Sivas’ta rahatsızlanan yolcuları hastaneye yetiştiren ve kaybolan paraları sahiplerine ulaştıran otobüs şoförü Ömer Taşdemir’e ödülünü takdim etti.
Çalışkan, medyada genellikle olumsuz gelişmelerin öne çıktığını hatırlatarak, “Son dönemde habercilerden hep kötü haberler almaya alışmıştık. Ama bugün gördük ki bu milletin ruhunda iyilik de var.” dedi.
Türkiye’nin farklı illerinden seçilen vatandaşların davranışlarını değerlendiren Çalışkan, “Demek ki Anadolu hâlâ sağlam, hâlâ geleneklerine bağlı.” ifadelerini kullandı.

Türkoğlu: “Bu örneklerin sayısı artsın”
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Gaziantep’te silahlı saldırgana müdahale ederek olası bir faciayı önleyen Ramazan Yıldırım’a ödülünü verdi.
Önceki yıl düzenlenen törene de katıldığını hatırlatan Türkoğlu, CUMHA yönetimine teşekkür ederek, “Bu ödülleri hak eden ve daha yüzlerce örneği olan bütün herkesi canıgönülden tebrik ediyorum. Örneklerin artmasını temenni ediyorum.” dedi.
Anahtar Partili Yel’den görünmeyen kadın emeğine dikkat çeken mesaj
Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Selma Yel, Zonguldak’ta engelli köpeği Pamuk’a yıllardır sahip çıkan ayakkabı boyacısı Hüseyin Öztürk’e ödülünü takdim etti.
Yeli, konuşmasında iyilik hikâyelerinin değerler eğitimi açısından önemini vurgulayarak, “Türkiye’de o kadar çok isimsiz kadın kahramanlarımız var ki. Bütün bir köyü ayağa kaldırabilen, bazen bütün bir aileyi ayağa kaldırabilen ve harika çocuklar yetiştiren.” ifadelerini kullandı.
Yeli, kadınların görünmeyen fedakârlıklarının da ödül organizasyonlarında daha fazla yer bulmasının toplumsal değerler eğitimine katkı sağlayacağını belirtti.
Emiroğlu: “İyilikte yardımlaşalım, hayırda yarışalım”
HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Yunus Emiroğlu, yılda yaklaşık 15 ton atık ekmeği toplayarak israfla mücadele eden Zeki Karakaya’ya ödülünü verdi.
Emiroğlu, “İyilikte yardımlaşalım, hayırda yarışalım. Memleketin her tarafında güzel insanlar var. Umutsuz olmayalım. İyilik tohumları saçmaya, ekmeye devam edelim.” dedi.

Yeniden Refah Partisi yöneticilerinden dayanışma mesajı
Yeniden Refah Partisi Genel Sekreteri Mehmet Altınöz, çocukluğunda okula gidemediği hâlde Aksaray’da okul yaptıran 74 yaşındaki Ali Ermiş’e ödülünü takdim etti.
Altınöz, Merhamet ve Emek Ödülleri’nin oluşturduğu manevi atmosferden duyduğu memnuniyeti dile getirerek iyilik ve dayanışmanın önemine dikkat çekti.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Muhammed Fatih Müjdeci ise Yozgat’ta 20 yıldır ibadethaneleri gönüllü temizleyen Mustafa Tunç’a ödülünü verdi.
Müjdeci, eski Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın düşüncelerine atıfta bulunarak, “Dört helalin haram beşten büyük olduğunu bu memlekete öğretmişti.” ifadelerini kullandı.
MHP Milletvekili Konal’dan doğaya emek veren vatandaşa ödül
MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, Nevşehir’de ağaçlandırma çalışmaları yapan Erdoğan Yücel’e ödülünü takdim etti.
Erdoğan Yücel’in yıllardır yetiştirdiği ağaçlara bir evladı gibi baktığını anlatması törende dikkat çekti. Yücel, “Bu ağaçları yetiştirmek boynumun borcu oldu ve gece gündüz çalıştım.” dedi.
Anavatan Partisi Genel Başkanı Çelebi: “Bu milleti millet yapan özellikler”
Anavatan Partisi Genel Başkanı İbrahim Çelebi, Artvin’in Borçka ilçesinde dereye düşen 11 yaşındaki Eslem’i kurtarmak için yüksek istinat duvarından atlayan Kemal Ateş’e ödülünü verdi.
Çelebi, “Bu saydığımız tüm özellikler, bu milleti Türk milleti yapan özellikler. Ne oldu da bunları mumla arar hâle geldik?” sözleriyle iyilik ve cesaret davranışlarının daha fazla görünür olması gerektiğine dikkat çekti.
Türkiye’nin iyilik kahramanları aynı sahnede
Törende şehit yakınları ve gazileri ücretsiz taşıyan gazi taksici Yılmaz Özcan, ücretsiz yemek dağıtan gönüllüler, hayvanları koruyan vatandaşlar, dürüstlükleriyle örnek olan çocuklar ve hayat kurtaran kişiler de ödüllendirildi.
Sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin temsilcileri, merhamet ve emeğin toplumsal dayanışmadaki önemini vurguladı.
28 siyasi partinin üst düzey temsilcisi ile onlarca STK’yı aynı çatı altında buluşturan 7. Merhamet ve Emek Ödül Töreni, sanatçı Mahmut Yıldız’ın performansı ve toplu hatıra fotoğrafıyla tamamlandı.
Güncel
EFE, “ÖZER MATLI HESAP SORUYOR?”
Hürriyet Köyü Gençlik ve Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Bayram Efe, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) seçimleri öncesinde aday Özer Matlı’ya yönelik tartışmalar ve ortaya atılan iddialara ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı.
Efe, Keskinoğlu markası ve çalışanları üzerinden yürütüldüğünü belirttiği tartışmalara tepki gösterirken, BTSO’nun yönetimi ve işleyişine ilişkin de çeşitli sorular yöneltti. Açıklamasında Özer Matlı ve Vizyon 2040 anlayışının “dik duruş” sergilediğini savunan Efe, BTSO üyelerinin seçim sürecinde kendilerine yöneltilen sorular üzerinden değerlendirme yapması çağrısında bulundu.
Efe açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
“Adaylık sürecinde Keskinoğlu markası ve binlerce çalışanın alın teri üzerinden başlatılan karalama kampanyalarına, asılsız “mal varlığına el kondu” iddialarına karşı Özer Matlı’nın geri adım atmak yerine sergilediği meydan okuma, tavizsiz bir omurganın en somut göstergesidir. Sahada baskılara ve engellemelere geçit vermeyen Özer Matlı, bugün doğrudan sanayicinin, tüccarın ve KOBİ’lerin hakkını savunmak üzere meydandadır.
Özer Matlı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“BTSO seçimine günler kala Keskinoğlu üzerinden binlerce çalışanımızın emeği ve Bursa’nın en büyük gıda şirketlerinden biri hedef alınıyor. Bilerek ve nedenini çok iyi bildiğimiz bir şekilde ‘Mal varlığına el kondu’ iddiası ortaya atılıyor. Bildiğimiz kişiler de bu iddiayı körüklüyor.
Bana saldırın. Bursa’da KOBİ’lerin ve küçük işletmelerin hakkını savundığım için, sizin yaptıklarınızı deşifre ettiğim için ne biliyorsanız onu yapın. Ama çalışanlarımızı, üretimimizi, alın terimizi ve yatırımlarımızı seçim malzemesi yapmayın.
Dediğim gibi Özer Matlı’dan size ekmek çıkmaz! Gerçeğe aykırı yayınlara karşı hukuki haklarımızı kullanacağız.”
Biz Dik Duracağız!
Bursa’da üretimin, sanayinin ve ticaretin önünü tıkamak isteyenler bilsin ki; bir kentin, bir sektörün ya da devasa bir sanayi birikiminin temsiline talip olanlar, baskı gördüğünde başkalarının suyuna gidenlerden olamaz.
Bursa sanayicisinin, tekstilcisinin, tarımcısının ve KOBİ’lerinin ihtiyacı olan şey; rüzgâra göre yön değiştiren idare-i maslahatçılar değil, “Ezan okumaktan korkmuyoruz!” diyerek doğrunun yanında saf tutan ve üyesinin hakkını sonuna kadar arayan kararlı iradedir.
Özer Matlı ve Vizyon 2040 anlayışının ortaya koyduğu tutum; engellemelere ve şantaja geçit vermeyen, üyesinin hakkını ve üretimin onurunu her platformda gür sesle savunan bir duruşu temsil ediyor.
Çünkü bu şehir ve bu kadrolar çok iyi biliyor ki: Korkarak, taviz vererek ya da “idare edelim” diyerek ne bir mevzi korunur ne de bir dava kazanılır. İlk geri adımı attığın an, duracağın yeri artık sen belirleyemezsin.
Mesele sadece bir seçim ya da makam meselesi değil; mesele duruş meselesidir, omurga meselesidir. Fıtratından ve ilkelerinden vazgeçip sessizleşenler masada da sahada da kaybetmeye mahkûmdur. Biz; baskılar karşısında geri adım atmayacağız, özümüzden vazgeçmeyeceğiz. Bedeli ne olursa olsun, sanayicimizin hakkını sormaya ve kendi mevzimizde dik durmaya devam edeceğiz!
Sahadan Yükselen Sorular: Vicdanınızın Anketini Yapın!
Biz dik durup hakikati söylemeye devam ederken, sahadaki binlerce tüccar ve sanayicinin aklındaki şu sorular da şeffaf bir yanıt bekliyor:
1. TEKNOSAB Tahsisleri: TEKNOSAB bünyesindeki arsa ve alan tahsisleri hangi kriterlerle, hangi kararlarla ve nasıl yapılmıştır?
2. Swissôtel ve Bursa Business School: Swissôtel Uludağ Bursa ve bünyesindeki eğitim merkezi Bursa Business School 64 bin üyenin ortak malı mıdır? Üyelerin buradaki hakları nelerdir ve bu iki kurumun güncel mali tablosu/zarar durumu nedir?
3. Borçlu Üyeler ve Aidat Yükü: BTSO bünyesindeki 64 bin üyenin 48 bininin borçlu olduğu iddiaları doğru mudur? En yüksek aidatı ve munzam bedelini ödeyen BTSO üyeleri yönetim nezdinde sadece birer potansiyel kaynak mıdır?
4. KOBİ OSB Projesi: KOBİ OSB, Bursa KOBİ’lerine ne kadar yakındır ve gerçek ihtiyaçlarını karşılamakta mıdır? Seçilen yer ve sunulan şartlar KOBİ’lerin imkânlarına uygun mudur?
5. Bütçe Dağılımı: BTSO’nun topladığı gelirler her komiteye adil ve eşit destekte bulunarak kullanılmakta mıdır?
6. Çıkış Projeleri: Tüm sektörlerin zor ekonomik şartlardan çıkışını sağlayacak somut projeler nelerdir?
7. Yönetimde Süreklilik: Değişim demokratik bir hak iken, odada 4 dönem boyunca devam etmekte neden ısrar edilmektedir?
8. Başkanlık Seçim Yöntemi: BTSO seçimlerinde başkanı belirleme süreci neden doğrudan tüm üyelerin oylarıyla değil de meclis üyelerinin kararına bırakılmıştır?
9. Hizmet Karşılığı ve Temsil: BTSO’ya üyelik zorunlu bir esas iken; “Aidat veriyorum, kapasite raporundan yer değişikliğine kadar birçok ödeme yapıyorum ama hiçbir faydasını görmedim” diyen binlerce üyenin hakkı yeterince savunulmakta mıdır?
10. Köy Meraları ve Tarım Alanları: Sanayileşme süreçlerinde köy meralarımız ve tarım arazilerimiz ne kadar daralmıştır? Israrla boş tutulan şantiyelerin durumu nedir ve bu süreçte köylünün, çiftçinin rızası alınmış mıdır?
11. Atıl Sanayi Alanları: Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi, Nilüfer Sanayi Bölgesi, Hasanağa ve Badırga gibi bölgelerde KOBİ’lerin ihtiyacını karşılayabilecek boş ve atıl duran alan miktarı ne kadardır?
12, 13, 14 diye bu soruları uzatmak elbette mümkün; lakin yazının sınırlarını aşmamak adına sıralamayı burada noktalıyorum.
HERKES KALBİNDE VE VİCDANINDA BİR ANKET YAPSIN, KARARINI ÖYLE VERSİN!”
Güncel
MATLI: “ANONİM HESAPLARLA, ISMARLAMA KOKAN YAZILARLA BİZİ YILDIRAMAZSINIZ”
Dün bilinçli olarak yapılan bazı manipülatif paylaşımlara tepki gösteren Matlı, TEKNOSAB Lojistik Park fonunun açıklanan yüzde 126’lık değer artışının hesabını sordu. Yetki belgelerine ilişkin baskı şikâyetlerini ve tarafsız kalmak isteyen ulusal zincirlerin oy kullanmaya zorlandığı yönündeki duyumları da gündeme taşıdı.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı yaptığı açıklamada “BTSO seçimine günler kala, ortaya atılan bir iddiayla binlerce çalışanımızın emeği ve üretimimiz hedef alındı. Bu iddiayı kimlerin körüklediğini görüyoruz. Aslında olay çok net. Yapılan, şirketimizin gün sonu kasa ve banka fazlalarının, bankalar üzerinden yasal işlemlerle günlük olarak değerlendirilmesi. İşimiz ve kampanyamız aynı hızda devam ediyor. KOBİ’lerin ve küçük işletmelerin hakkını savunduğum, yaptıklarınızı deşifre ettiğim için bana saldırıyorsunuz. Sorun değil, biz yılmayız. Benden size ekmek çıkmaz.” dedi.
Matlı, ardından TEKNOSAB Lojistik Park’a ilişkin sorularını yöneltti:
“Fon diyorsanız, Lojistik Park için kurulan fonu konuşalım. BTSO adıyla tanıtılan bu yatırımda Oda’nın, yatırımcı şirketin ve fonun ilişkisi nedir? Oda’nın herhangi bir hükmünün olmadığı fon için arazi hangi koşullarla kullandırıldı? Fonun ilk yılında TL bazında yüzde 126 değer kazandığını siz açıkladınız. Henüz tesis hizmete açılmamışken bu artış nasıl hesaplandı? Değerleme raporunu ve dayandığı varlıkları üyelere gösterin. Kim yaptı bu değerlemeyi? Açık açık paylaşın. Herkese yatırım imkanı sunacağız dediniz, SPK görevlileri yönetecek dediniz ama şu anda %100’ü fonun olan bir şirkette A grubu hissedar olarak sadece fon yönetimi ve fona şirketi devreden sizler karar verebiliyorsunuz. Başka kimsenin söz hakkı yok. Martta inşaata başladığınızı söylediniz, Nisan’da ise temel atacağınızı açıkladınız. Şimdi seçimden bir hafta önce siyasilerin katıldığı bir temel atma töreni düzenlemenin anlamı nedir? Bunlar 15 Eylül’de resmen ilettiğimiz 34 soru arasındadır. Eskiden beri tanıdık olan bazı yöntemleri bırakın. Seçimden önce belgeleriyle cevap verin. 60 bin üyemize karşı şeffaf olun.”
Matlı, soruların yanıtını beklerken seçim sürecine ilişkin ciddi şikâyetler aldıklarını belirtti:
“İki aydır anonim hesaplar ve ısmarlama izlenimi veren yazılarla itibarımız hedef alınıyor. Bütün Bursa artık bu kişileri ve ilişkileri biliyor. Biz, paylaşımlarımızın yorumlarını hiçbir zaman kapatmadık. Bu yüzden, anonim hesapların arkasına saklanmayın. Keşke onlar da yorumlarını açık tutsalar da, üyelerimiz de yorumlarıyla fikirlerini kendilerine ulaştırabilseler. İki aydır bunların dışında, Bursa’mızın gözbebeği Bursaspor’a verdiğimiz destek bile polemik konusu yapılıyor. Bunu yanı sıra, bize üyelerimizden ‘üye güncellemesi’ denilerek aylar öncesinden yetki belgesi toplandığı; belgelerin verilmemesi ile veya işlerinin bozulmasıyla korkutuldukları, işyerlerine kişiler gönderilip “FaceTime” görüşmeleri ile baskı kurulduğu yönünde bildirimler geliyor. Arkadaşlarımızın ticaret sicile teslim ettiği bazı yetki belgelerinin bekletildiği ve belgelerde adı geçen kişilerin aranarak vazgeçirilmeye çalışıldığı, korkutulduğu da bize iletiliyor. Bu iddiaların her birinin üzerine gideceğiz. Neden kaybetmekten bu kadar korkuyorsunuz?”
Baskı duyumlarının ulusal perakende zincirlerini de kapsadığını söyleyen Matlı, “Seçimi kaybedeceklerini anlayanların, tarafsız kalmak istediklerini birçok kez açıklayan büyük zincir firmaları da zorladığının duyumunu alıyoruz. Görüşümüzü nezaket kuralları içerisinde ilgili şirketlere ve makamlara ilettik. İstanbul merkezli zincirlerin çok sayıda şubeyle blok hâlinde oy kullanmaya zorlanması, ömrünü ve sermayesini Bursa’ya yatırmış esnafın kendi komitesindeki temsil gücünü zedeler. Görüşlerini tarafsızlık şeklinde açıklayan zincir firmalara da baskı kuruyormuşsunuz, kurmayın.” dedi.
Matlı, açıklamasını üyelere çağrıyla tamamladı: “Yetki belgesini baskı aracına çevirerek oy hakkınızı elinizden almaya çalışıyorlar. Buna müsaade etmeyin. Yetki belgesi kime oy vereceğinizi belirlemez. Bu kadar ayak oyunuyla ne beni ne de sizi yıldırabilecekler. BTSO, üç beş kişinin değil, 60 bin üyenin odasıdır. 1 Ekim’de sandığa gidin, oyunuzu kullanın; Bursa’ya ve Oda’nıza sahip çıkın. Bu seçim, 60 bin üyenin mi, yoksa bir azınlığın mı istediğinin olacağının belirleneceği bir seçimdir. Sonsözü 60 bin üyemiz söyleyecek. 60 bin üyemizin dediği olacak. 1 Ekim’de Bursa kazanacak, üyemiz kazanacak.”
-
Bursa Bölge7 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Genel2 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel7 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi3 yıl agoKAZI KAZAN’DAN 1 MİLYON TL KAZANDI



Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login