Connect with us

Genel

“Geçmişten ders çıkarmalıyız”

Saadet Partisi Karacabey İlçe Başkanı Zeynel Abidin Koçak, gündeme ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Koçak, açıklamasına Barış Pınarı Harekâtı’nda şehit düşen askerlerimize rahmet, yakınlarına ise başsağlığı dileyerek başladı.

Ortadoğu’daki problemleri Ortadoğu’daki ülkelerin çözmesi gerektiğini yineleyen Koçak, “Suriye’ye biz bir elbise giydirmeye çalışıyoruz. Yeni anayasa yapılacak. Kim yapacak? Suriyelilerin dışındakiler. Suriyelilerin dışındakilerin yapacağı anayasa Suriye’ye uyar mı, uymaz mı? Bunu bile ne kadar gördüklerinden emin değiliz. Ama Suriye’nin dâhil olmadığı görüşme, anlaşma Suriye’deki problemlerin çözümüne katkı sağlamaz.” dedi.

Gündemin bir numaralı konusunun Barış Pınarı Harekâtı olduğunu hatırlatan Koçak, “Bildiğiniz gibi geçtiğimiz günlerde Soçi’de Sayın Cumhurbaşkanı ile Putin bir araya geldiler. 10 maddelik bir protokol imzalandı. Aynı zamanda 120 saat doldu. Bunların neticesinde ne oldu, neler olacak? Tam bir kargaşa yaşıyoruz. Hâlâ ABD ile Türkiye’nin dost ve müttefik olduğu söyleniyor ama Amerika’nın bizimle dost olup olmadığı konusunda biraz tereddütler var. Biz dostlukta ısrar ediyoruz da Amerika’nın ne kadar umurunda onu bilmiyoruz. Çünkü Amerika’nın son dönemlerde aldığı tavır, bizi son derece endişeye sevk ediyor.” dedi.

“Geçmişi hatırlamazsak geleceğe yön veremeyiz” diyen Koçak, açıklamasına şöyle devam etti: “Gelecekte nasıl bir tavır takınacağımızı belirleyemeyiz. Devlet olmak, hükümet olmak, ülkenin içinde bulunduğu problemlerden, sıkıntılardan kurtulmak sadece lafla olmuyor ki. Tecrübe dediğimiz şey, yaşanmış hadiselerden ders almaktır. Tecrübelerimizden ders almayı sürekli olarak bir kenara koyduk. Biz ne yazık ki bu konuda sınıfta kaldık. Şu anda da problemlerimizi çözemiyoruz.”

“Özellikle Suriye ile ilgili konuşmaktan ziyade geçmişe dönüp müzakere ve mütalaa yapmaya ihtiyacımız var” diyen Koçak, “En çok da iktidarın. Bu mütalaayı yapacağımıza bugünkü hali kurtarmak için bazı algı operasyonlarıyla milleti belli bir noktaya getirmeye çalışırsak netice vermez. Çünkü problem orada duruyor. Hastalık ancak doğru reçete verildiğinde, doğru ilaçlar kullanıldığında tedavi edilebilir. ‘İyisin iyisin’ demekle hasta iyi olamaz. Şu anda bizim sıkıntılarımız var ciddi manada. Dış politikada sıkıntı içerisindeyiz, iflas ettik. ‘AB üyesi olalım’ dedik. Hâlâ Avrupalılar bize sadece 30 fasıldan birini açtılar. Düşünebiliyor musunuz? 15 senedir müzakere ediyoruz, bu arkadaşlar AB’yi vazgeçilmez bir medeniyet projesi olarak görüyorlar ve 15 senede bir arpa boyu yol gitmemişler. Ve neden almadıklarını da bir türlü oturup izah edemiyorlar.” diye konuştu.

AB’ye üye olmak gibi bir iddialarının olmadığının altını çizen Koçak, “Ama Avrupa Birliği’nin benimsediği bazı ilkeler var ki, bu bizim için de olmazsa olmazdır. İnsan hakları gibi, hukukun üstünlüğü gibi, adil paylaşım gibi, fikir ve düşünce hürriyeti gibi, yolsuzlukla mücadele gibi… Bizim aslında Avrupa ile bazı problemlerimizi göz önüne alarak, eşit haklara sahip bir birlikteliğimiz olamaz kanaatindeyiz Saadet Partisi olarak. Ama bu arkadaşlar ‘bizim medeniyet projemiz Avrupa Birliği’ dediler. Bulgaristan üye, Yunanistan üye, Macaristan üye, Romanya üye… Bunları görmek icap eder. ‘Neden?’ sorusunu sorup sonra da cevap aramak icap eder.” dedi.

Suriye problemi diye bir problemin 10 sene önce olmadığına dikkat çeken SP İlçe Başkanı Koçak, açıklamasına şöyle devam etti: “Şimdi var ve bize milyarlara mal oldu. Yüzlerce şehit verdik. Suriye mahvoldu. Milyonlarca mülteciyi barındırmak zorunda kaldık. Ama şimdi içinde bulunduğumuz durumdan nasıl kurtulacağımızı bilemiyoruz. Sayemizde Amerika, Suriye’ye girdi. Sayemizde Rusya, Suriye’de tam manasıyla bir mekân elde etti. İran orada şimdi. Ama Suriye darmadağın oldu. Biz hâlâ Suriye’nin toprak bütünlüğü türküsünü söyleyerek geziyoruz. O istikamette hangi ciddi adım atıldı? Zaten bundan sonra ciddi bir adım atılabilir mi, atılamaz mı? O bile ciddi bir sorun. Bunun vebali, bu hale gelmesinde rol oynayan herkesin omzundadır. Kimse vebalden kurtulamaz.”

Türkiye’nin Barış Pınarı Harekâtı’nı başlattığında kararlılık gösterdiğine vurgu yapan Zeynel Abidin Koçak, “Her ülke kendi sınırında güvenliği tehdit eden gelişmeler yaşandığında müdahale etme hakkına sahiptir. ‘Onun için Barış Pınarı Harekâtı isabetli bir harekâttır’ dedik. Ama Amerika ile birlikte olma mecburiyeti ortaya çıktı. Kararlılığı görünce ABD devreye girdi. Ve 5 gün ara verildi. Bu ara verme nasıl neticelenecek bundan sonra bilmiyoruz. Ancak Soçi’de imzalanan 10 maddelik metinle birlikte artık Amerika’dan çok Rusya ile birlikte hareket etme anlayışı ortaya çıktı. Ama bu yetmeyecek. Çünkü Amerika ile Rusya hiçbir zaman karşı karşıya gelmeyi arzu etmezler. Bugüne kadar gelmediler, gelmeyecekler de. Şimdi Rusya ile müşterek devriye gündemde. Bir zaman Amerika ile müşterek devriye yapacaktık. Zaman zaman bizim uçaklarımız Amerika uçaklarıyla, zırhlı araçlarımız ABD’li zırhlı araçlarıyla dolaştılar, müşterek devriye oldu bunun adı. Sonra hiçbir şey olmadı. Şimdi ise Rusya ile başladı.” ifadesine yer verdi.

Son zamanlarda İran’la Türkiye’nin arasını açmaya yönelik birtakım çalışmaların olduğunu belirten Koçak, “400 yıldır problem yaşamadığımız İran’la eğer bu güçler bizi çatışma noktasına getirebilirlerse en büyük başarıyı elde etmiş olurlar. Biz de, İranlılar da dikkatli olmak mecburiyetindeyiz. Bizim birbirimizle kavgalı hale gelmemiz Ortadoğu barışına, Türkiye’nin güvenliğine, İran’ın güvenliğine indirilmiş en büyük darbe olur. Israrla söylüyoruz; Ortadoğu’nun problemini Ortadoğu’daki ülkeler çözmeli. Türkiye, Suriye, İran, Irak, Ürdün, Lübnan… Biz bir araya gelerek bu problemi çözmek zorundayız. Ama buraya bu bölgede menfaati olanlar, özellikle de İsrail’in ileriye matuf projelerini benimseyenler müdahale ederse emin olun ki buradan barış çıkmaz. Suriye ile ilgili yanlış bir politika izlendi, bundan sonra bu yanlışlıktan dönülmeli. Bu yanlışlıktan dönülmenin en önemli gerekçesi de yaptığımız yanlışlıkları görmek ve hatırlamak olmalıdır. Yanlış görülmeden, kabul edilmeden doğru bulunmaz.” tavsiyesinde bulundu.

“Ne yazık ki 10 yıl değil, yıllardır söylediğimiz, dikkat çektiğimiz konular bugün ne kadar doğruymuşuz noktasını Türkiye’nin de, dünyanın da gündemine getirdi” diyen Başkan Koçak, “Ama biz bundan sevinç duymuyoruz. ‘Haklıydık’ diyerek övünmeyi de istemiyoruz. Ama yetkililerin bu hususlarda en azından bundan sonra daha uyanık olmasını bekliyoruz. Rusya ile birlikte devriyelerin başlatılması, daha önce Adana Mutabakatı ve Astana mutabakatlarına atıfta bulunulması. Burada ben anlamıyorum. Suriye’ye biz bir elbise giydirmeye çalışıyoruz. Yeni anayasa yapılacak. Kim yapacak? Suriyelilerin dışındakiler. Suriyelilerin dışındakilerin yapacağı anayasa Suriye’ye uyar mı, uymaz mı? Bunu bile ne kadar gördüklerinden emin değilim. Ama Suriye’nin dahil olmadığı görüşme, anlaşma Suriye’deki problemlerin çözümüne katkı sağlamaz.” diye konuştu.

Sadece dış politikada sınıfta kalmadığımızı, ekonomide de sınıfta kaldığımızı söyleyen Koçak, “Ekonomik problemleri vatandaş en derinden yaşıyor. Siz ne kadar ‘ekonomi iyidir iyi’ deyin, ekonomik problemleri yaşayanlar ekonominin iyi olmadığını bilir. Ekonomimiz pamuk ipliğine bağlı. Onun için Trump ‘ekonominizi çökertirim’ diyor. Lafı bile Türkiye’yi etkiliyor. Onun için şu anda bizim algı operasyonlarını bir an önce bırakıp ciddi problemlerimizi; ekonomiyi, adalette yaşanan sıkıntıları, demokraside yaşanan sıkıntıları gündeme getirip ciddi manada adım atmaya ihtiyacımız var. İşsizlik büyüyor. Rakamlar ortada. Ancak biz, ‘israfı durdurun, üretime dönük olmayan yatırımları durdurun’ söylemeye devam edeceğiz. İktidar çıkıp ‘ekonomide hata ettik’ demediği sürece ekonomi düzelmez. İktidarda bulunanların ‘adalet var’ demeleri bir şey ifade etmez. Önce rakiplerine soracaksın. Senin rakiplerin adalet var demediği sürece adaletten bahsedemezsin.” dedi.

Meclis’e sevk edilen bütçe kanun teklifi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Saadet Partisi İlçe Başkanı Zeynel Abidin Koçak, “En önemli nokta her zaman ifade ettiğimiz faiz ödenen giderler. Ocak-Eylül arasındaki faiz ödemeleri 81,5 milyar TL’ye yükselmiş. 2019’un tamamında ödenecek faiz tutarı ise 117 milyar lira olarak benimsenmişti. Ve büyük ihtimalle Ekim, Kasım, Aralık’ta bu rakam artacak gibi gözüküyor. Ocak-Eylül arasındaki bütçe açığı ise 85,8 milyar lira. Bu, ekonominin ne kadar kaygan bir zemin üzerine oturduğunu gösteriyor. Bugün Soçi, Astana, Menbiç, Barış Pınarı Harekâtı bunların üstünü örtemez. Sen bunların üstünü örterek ekonomiyi düzeltemezsin ki. Biz bu rakamların hükümet tarafından ciddi bir şekilde ele alınmasına vurgu yapıyoruz.” ifadesini kullandı.

“Türkiye’nin ekonomi ile birlikte en önemli problemi adalet mekanizmasının düzgün çalışıp çalışmamasıdır” diyen Koçak şunları kaydetti: “Bundan zarar görenler bunu candan yaşıyorlar. Bu konuyu fazlaca gündeme getirdiğimizden dolayı mıdır bilmiyorum. Bana yüzlerce, binlerce mektup geliyor. Hepsi dert dolu. Hapishaneden geliyor çoğu. Öyle bir durum var ki acıma ve merhamet duygusu ortadan kalkmış. Senin rakiplerin adaletten emin olmadığı sürece o ülkede adalet yok demektir. Biz onun için bu mekanizmanın bir an önce düzeltilmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Genel

BTSO, ARTIK YEMYEŞİL

BTSO seçimlerinde Özer Matlı’nın öncülüğündeki yeşil liste, 34 komite ve 78 meclis üyesiyle ilk sıraya yerleşti. Mavi listeyi hem komite sayısında hem meclis temsilinde geride bırakan Matlı, “Bu başarı Bursa’nın başarısıdır. Üyelerimiz baskıya ve dayatmaya en güçlü cevabı sandıkta verdi” dedi.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) meslek komitesi seçimlerinde üyelerin değişim talebi sandığa yansıdı. Açıklanan sonuçlara göre yeşil liste 34 komitede 78 meclis üyeliği kazanırken, mavi liste 31 komitede 71 meclis üyeliği elde etti. Beyaz liste dört komitede sekiz meclis üyeliği kazandı. Bir komitedeki iki meclis üyeliğinin dağılımı ise sonuçlar kesinleştikten sonra yarın yapılacak kuraya bağlı kaldı.

Yeşil liste, mavi listenin üç komite ve yedi meclis üyesi önünde yer alarak seçimlerden en güçlü temsil grubuyla çıktı. Bu sonuçlara göre, mevcut yönetimin önde gelen şirketlerinden Beyçelik, Durmazlar, Ermaksan, Şanmak gibi şirketler kendi sektörlerinde yeni dönemde temsil edilemeyecek.

Sonuçları değerlendiren Özer Matlı, Bursa iş dünyasının mevcut yönetim anlayışına güçlü bir tepki gösterdiğini belirterek şunları söyledi:

“Bugün, eşit şartlarda yapılmayan bir seçimde, Bursa’nın iş dünyası kendi iradesine sahip çıktı. Esnafımız, tüccarımız, sanayicimiz ve KOBİ’lerimiz sözünü söyledi. Üyelerimiz Oda’sında değişim istediğini, daha çok hizmet beklediğini, karar süreçlerinde söz sahibi olmak istediğini sandıkta gösterdi. Bu başarı Bursa’nın, üretenlerin, alın teri dökenlerin ve hakkını savunan üyelerimizin başarısıdır.”

Seçim sürecindeki baskı ve dayatmalara da değinen Matlı, üyelerin verdiği cevabın açık olduğunu vurguladı:

“Üyelerimiz kendi kararını verdi, kendi geleceğine sahip çıktı. Bütün baskılara rağmen yeşil listeyi hem komite sayısında hem meclis temsilinde ilk sıraya taşıdı. Bu sonuç, üyelerimizin cesaretinin ve kararlılığının eseridir.”

Matlı, elde edilen başarının büyük bir sorumluluk getirdiğini ifade ederek açıklamasını şöyle tamamladı:

“Sandığa gelen, iradesini ortaya koyan bütün üyelerimize teşekkür ediyorum. Bize duyulan güvenin sorumluluğunu biliyoruz. Önümüzdeki hafta yapılacak seçimde de bütün seçilen meclis üyelerimizin gönlüne dokunarak, yeni bir dönem için çalışmaya başlayacağız. Daha çok hizmet, eşit temsil ve hesap veren bir oda için mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugün Bursa’nın sesi yükseldi. Üyenin iradesi kazandı. BTSO artık yemyeşil.”

Continue Reading

Genel

GÖKHAN TÜYDEŞ KTSO BAŞKANLIĞINA ADAYLIĞINI AÇIKLADI

Karacabey Ticaret ve Sanayi Odası’nda 2 Ekim 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek seçimler öncesinde kulisler hareketlenirken, iş insanı Gökhan Tüydeş KTSO Yönetim Kurulu Başkanlığına adaylığını açıkladı.

         Tüydeş, adaylık kararını kamuoyuyla paylaştığı basın açıklamasında, Karacabey’in ticaret, sanayi, tarım ve üretim potansiyelinin daha ileri taşınması gerektiğine dikkat çekerek, oda yönetiminde ortak akıl, istişare ve dayanışmayı esas alan bir anlayış ortaya koyacaklarını belirtti.

KTSO seçimlerinde üyelerin oylarıyla belirlenecek yeni döneme ilişkin çalışmalar sürerken, Tüydeş açıklamasında özellikle üyelerin sorunlarının doğrudan dinlenmesi, çözüm odaklı bir oda yapısının oluşturulması, yeni yatırımların önünün açılması, istihdamın güçlendirilmesi ve genç girişimcilere yönelik projeler geliştirilmesi başlıklarına vurgu yaptı.

“Ben” yerine “biz” anlayışını öne çıkaran Tüydeş, farklı sektörlerden iş insanlarını ortak hedef etrafında buluşturmayı amaçladıklarını ifade ederken, geçmiş dönemlerde odaya hizmet veren başkan ve yöneticilere de teşekkür etti. Tüydeş ayrıca, 2 Ekim 2026 Cuma günü yapılacak seçimlerde tüm KTSO üyelerini oy kullanmaya ve Karacabey’in ekonomik geleceğine ilişkin tercihlerini sandıkta ortaya koymaya davet etti.

Tüydeş’in adaylık açıklamasının tamamı şöyle:

“Bizler; Karacabey’in ticaretine, sanayisine, tarımına, üretimine, yaşamına ve geleceğine gönül vermiş iş insanları olarak, birlik ve beraberliği esas alan, büyüyen ve gelişen bir Karacabey vizyonuyla yola çıkıyoruz.

İnanıyoruz ki artık Karacabey için yarışmak değil, Karacabey için birlikte çalışma zamanı.

Farklı sektörlerde faaliyet gösterebilir, farklı düşüncelere ve farklı bakış açılarına sahip olabiliriz. Ancak söz konusu Karacabey’in ekonomisi, esnafımızın, tüccarımızın, sanayicimizin, üreticimizin ve girişimcimizin geleceği olduğunda hepimizin ortak bir hedefi var:

Daha güçlü, daha üretken ve daha müreffeh bir Karacabey.

Biz bu anlayışla yola çıkıyoruz.

Amacımız; odamızı yalnızca seçim dönemlerinde gündeme gelen bir kurum olmaktan çıkararak, üyelerinin her zaman yanında olan, sorunlarını dinleyen, çözüm üreten ve Karacabey’in ekonomik gelişimine öncülük eden güçlü ve etkin bir yapıya kavuşturmaktır.

Üyelerimizin yaşadığı sorunları ve beklentileri biliyoruz. Üreticimizin, tüccarımızın, sanayicimizin, esnafımızın ve girişimcimizin ihtiyaçlarını biliyoruz.

Karacabey’in güçlü tarım ve sanayi altyapısını daha ileriye taşımak, ticaret hacmini artırmak, yeni yatırımların önünü açmak, istihdamı güçlendirmek, gençlerimizin ve girişimcilerimizin önünü açacak projeler geliştirmek ve ilçemizin Bursa ve Türkiye ekonomisindeki konumunu daha da güçlendirmek için çalışacağız.

Bizim anlayışımızda “ben” değil, “biz” vardır.

Makam değil, hizmet vardır.

Ayrışma değil, dayanışma vardır.

Çünkü biliyoruz ki birlikten güç doğar.

Bugün aynı hedef etrafında bir araya gelen arkadaşlarımızla birlikte; geçmiş kuşakların tecrübesine, kendi kuşağımızın bilgi ve deneyimine, gelecek kuşağın ise beklenti ve ihtiyaçlarına sahibiz.

Bu anlayışla hiçbir üyemizi ötekileştirmeden, hiçbir görüşü dışlamadan, herkesin fikrine değer vererek hareket edeceğiz. Ortak aklı, istişareyi ve dayanışmayı çalışma anlayışımızın merkezine koyacağız.

Buradan tüm üyelerimize çağrımızdır:

Gelin, ortak akıl etrafında buluşalım.

Gelin, Karacabey için birlikte üretelim.

Gelin, birlikte büyüyelim ve birlikte kazanalım.

Bu vesileyle bugüne kadar odamıza hizmet etmiş tüm başkanlarımıza, yönetim kurulu üyelerimize, meclis üyelerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.

Geçmişin tecrübesine saygı duyuyor, geleceğe ise büyük bir inançla bakıyoruz.

Karacabey’in potansiyeline inanıyoruz.

Tüccarımıza, sanayicimize, esnafımıza, üreticimize ve girişimcimize inanıyoruz.

Ve biliyoruz ki birlik olduğumuzda Karacabey için çok daha büyük işler başarabiliriz.

Ayrıca, 2 Ekim 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek seçimlerde tüm üyelerimizi oy kullanmaya, büyüyen ve gelişen Karacabey’in geleceğine hep birlikte yön vermeye davet ediyoruz.”

Continue Reading

Genel

AYÇİÇEĞİNDE ÖN ALIM FİYATI 37 BİN TL

Trakya Birlik, 2026/2027 üretim sezonunda yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için ön alım fiyatını ton başına 37 bin TL olarak belirledi. Birlik, yağ oranına göre uygulanacak fiyat çarpanının yanı sıra sezon sonunda oluşabilecek ilave gelirlerin üretici ortaklarına dağıtılabileceğini açıkladı.

Trakya Birlik, 2026/2027 üretim sezonunda üretici ortaklarından alınacak ayçiçeğinin ön alım fiyatını açıkladı. Uluslararası sözleşme standardı olan yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için belirlenen ön alım fiyatı ton başına 37 bin TL oldu.

Birlik tarafından yapılan açıklamada, dünyada tarımsal üretim ve gıda tedarikinin giderek daha stratejik hale geldiği belirtilerek, Türkiye’nin yağlı tohumlardaki üretim kapasitesinin güçlendirilmesinin ve dışa bağımlılığın azaltılmasının önemine dikkat çekildi. Ayçiçeği başta olmak üzere yağlı tohum üretiminin sürdürülebilirliğini sağlayacak, üreticiyi korurken tüketici ve sanayinin ihtiyaçlarını da gözeten dengeli ve istikrarlı bir piyasa yapısının oluşturulmasının hedeflendiği ifade edildi.

Yüzde 44 yağ oranı baz alınacak

Trakya Birlik’in açıkladığı 37 bin TL’lik fiyat, yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için geçerli olacak. Ham yağ oranına göre yapılacak alımlarda yüzde 44 yağ oranı baz alınırken, bu oranın üzerindeki veya altındaki her yüzde 1’lik yağ oranı değişimi için yüzde 1,5 oranında fiyat çarpanı uygulanacak.

Buna göre üreticilerin teslim ettiği ürünlerin nihai alım fiyatı, ayçiçeğinin yağ oranına göre hesaplanacak. Böylece yağ oranı yüksek veya düşük ürünler için yüzde 44’lük standart üzerinden farklı fiyat oluşacak.

235 bin 979 ton alım gerçekleştirildi

Ayçiçeği hasadının ağustos ayının ortalarında başladığı ve üretim bölgelerinde giderek yoğunlaştığı belirtilirken, ülke genelindeki hasadın büyük ölçüde eylül ayı sonuna kadar tamamlanmasının beklendiği bildirildi.

rakya Birlik’in hasat süreci boyunca 48 kooperatifine bağlı 109 alım merkezi ile iki fabrikasında üreticilerin ürünlerini teslim almaya devam ettiği açıklandı. Birlik, fiyatın henüz açıklanmadığı dönemde ürünlerini kooperatiflerine teslim eden üreticilere de teşekkür etti.

Açıklanan verilere göre Trakya Birlik tarafından bugüne kadar toplam 235 bin 979 ton ayçiçeği mubayaası gerçekleştirildi.

Fiyat belirlenirken çok sayıda unsur değerlendirildi

Birlik tarafından ön alım fiyatının belirlenmesi sürecinde Türkiye’deki mevcut gümrük rejiminin yanı sıra dünya ayçiçeği üretimindeki gelişmeler ve uluslararası piyasalarda beklenen fiyat seviyeleri dikkate alındı.

Değerlendirmelerde ayrıca döviz kurlarındaki seyir, finansman maliyetleri ve ayçiçeği fiyatlarının oluşumuna etki eden diğer unsurların da göz önünde bulundurulduğu bildirildi.

Trakya Birlik, yapılan değerlendirmeler ve mevcut piyasa koşulları doğrultusunda yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için 37 bin TL/ton ön alım fiyatının belirlenmesine karar verildiğini açıkladı. Belirlenen fiyatla birlikte hasat döneminde piyasanın sağlıklı şekilde işlemesine ve ürün fiyatlarında istikrarlı bir seviyenin oluşmasına katkı sağlanmasının amaçlandığı belirtildi.

Ödemeler teslimat tarihine göre yapılacak

Üreticiler tarafından teslim edilen ayçiçeği bedellerinin, teslimat tarihlerine göre belirlenecek ödeme programı kapsamında bağlı kooperatifler aracılığıyla ödeneceği bildirildi.

Trakya Birlik ayrıca sezonun tamamlanmasının ardından, satın alınan ürünlerin değerlendirilmesi sonucunda ilave gelir oluşması halinde söz konusu gelirin üretici ortaklarına dağıtılmasının mümkün olabileceğini açıkladı.

Birlik, 2026/2027 tarımsal üretim sezonunun ülke, üreticiler ve tüm çiftçiler açısından hayırlı ve bereketli olması temennisinde bulundu.

Continue Reading

Trending