Connect with us

Bursa Bölge

“FİLİSTİN’DE YAŞANANLAR TÜM DÜNYA İÇİN VİCDAN TESTİDİR”

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyinde yerinden edilmiş Filistinlilerin kaldığı Refah kentindeki kampa İsrail’in düzenlediği hava saldırısını kınadı. Refah’ta 45 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyla ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş açıklama yaptı.

CHP İl Başkanı Yeşiltaş’ın İsrail’in saldırılarıyla ilgili yaptığı açıklama şu şekilde: “Tüm dünyadan yükselen tepkiye ve soykırımı durdurma çağrılarına rağmen Hamas ile savaşını 1.4 milyon insanın sığındığı Refah’a taşıyan İsrail’in, pazar günü Birleşmiş Milletler’e göre daha önce güvenli bölge ilan ettiği alana düzenlediği saldırıda çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan en az 45 kişi hayatını kaybetti. Ne yazık ki Birleşmiş Milletler’den gelen açıklamalara göre can kaybının çok daha yüksek olduğu; aralarında kadınların ve çocukların bulunduğu 200’den fazla kişinin öldürüldüğü ve sayısız kişinin de yaralandığı ifade edildi.

Refah’a askeri operasyondan vazgeçmeyen katil İsrail, yerinden edilmiş Filistinlilerin kaldığı çadır kampını acımasızca ve gözü dönmüş bir biçimde bombalayarak masum bebeklerin, çocukların, kadınların yanarak can vermesine sebep oldu. Dünya kamuoyunun ateşkes çağrılarına kulağını tıkayan bebek katili Netanyahu ise katliamı “trajik bir hata” olarak niteledi. Bu açıklamaya rağmen Refah çadır kampı tekrar İsrail uçaklarınca bombalandı. Masum sivillerin üzerine ölüm yağdı. İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları 235 gündür devam ederken, hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 36 bin 96’ya, yaralananların sayısı 81 bin 136’ya yükseldi.

Gazze’de her yerde ölüm, gözyaşı ve acı var…

Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail Refah ve Gazze’nin geri kalanındaki operasyonlarını durdurması talimatını vermesinin ardından dünyanın gözü önünde gerçekleşen son saldırı bizlere bir kez daha İsrail’in acımasız yüzünü gösterdi. Tek amaçları Filistin halkını yok etmek olan İsrail’in savaş suçlusu ordusu son saldırısıyla açıkça dünyaya meydan okumaya, insanlık değerlerini ayaklar altına almaya ve katliamlara devam edeceğini bir kez daha ilan etti.

İsrail’in saldırıları insani değerlerden yoksunluğu ve barbarlığı temsil ediyor. İsrail açık açık, hiçbir uluslararası kuralı tanımayarak insanlık suçu işlemeye devam ediyor. Saldırılar nedeniyle hayatını kaybedenler için morg, ameliyatlar için anestezi ve yaralıların tedavileri hastanelerde yer olmaması, gıdaya ve suya erişimde büyük krizler olması nasıl bir insanlık trajedisi ile karşı karşıya kaldığımızı bir kez daha gösteriyor.

İnsanlık artık bu barbarlığı durdurma sorumluluğunu taşıyor!

7 Ekim’den bu yana, başta Amerika olmak üzere savaş tüccarı emperyalist devletler koşulsuz biçimde İsrail’i desteklemeye devam ediyor. Her yıl İsrail’e 4 milyar dolara yakın askeri yardımda bulunan Amerika, Filistin’de yaşayan katliama doğrudan destek veriyor. İngiltere, Almanya ve Fransa’nın devlet ve hükümet yetkilileri İsrail’e açık destek vermeye devam ederken, bu ülkelerin halkları sokaklarda, kampüslerde, fabrikalarda bir araya geliyor, meydanlarda ateşkes ve barış çağrıları yükseliyor, Filistin’e destek açıklamaları yapılıyor.

ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa’nın katliamlarına yönelik ikiyüzlü tutumunu ve barbarlığa karşı çıkan vatandaşlarına yönelik acımasız polis şiddetini kınarken İspanya’nın, Norveç’in ve İrlanda’nın Filistin’i resmen devlet olarak tanımasını memnuniyetle karşılıyoruz.

“Dünya barbarlığa sessiz kalmıyor”

Dünya artık İsrail’in barbarlığına sessiz kalmıyor. Çünkü bu katliamlar ya durdurulacak ya da işlenen savaş suçlarına ortak olunacak!

Savaş suçlusu İsrail hükümetinin saldırıları durdurulmazsa; insani kriz her geçen gün derinleşmeye, bebekler, çocuklar, aileler can vermeye devam edecek. Bu savaş ortamında zor da olsa hayatta kalmayı başarabilen çocuklar ve kadınlar hayatları boyunca yaşadıkları kayıpların ve dayanılması güç travmaların etkisinde kalacaklar. Ateşkes sağlanmaz, sorunların çözümü için barış ve diyalog esas alınmazsa bombalar masumların üzerine yağmaya devam edecek.

Önce “İsrail ile ticaretimiz yok” diyen, sonra gerçeğin üzeri kapatılamaz hale geldiğinde ve halkımız da bu katliama karşı sokaklara çıktığında “İsrail ile ticaret azaldı” demek zorunda kalan ve son olarak İsrail ile ticaretin tamamen durdurulduğunu açıklayan hükümetin çözüm için acil somut adımlar atmasını bekliyoruz. Çünkü sorun sadece hamaset ve timsah gözyaşları ile çözülemez. Filistin halkına yönelik abluka kaldırılana ve İsrail işgal ettiği topraklardan çekilene kadar hiçbir çözüm kabul edilemez.

Barış mücadelesine çağrı

Savaşın tek kazananı acımasız silah tüccarları, emekçi halkın sırtından zenginleşenler, ülkesini despotizmle ve baskıyla yöneten rejimlerdir. Halkların güvenlik ve refah içinde yaşamasının tek yolu ise kalıcı ve adil bir barıştır. Hayatını savaş meydanlarında geçirmiş Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği, “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesine omuz veren bütün toplumsal güçleri Filistin’deki soykırım ve politikalarına karşı harekete geçerek bir kez daha barış mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz.

Bir kez daha kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz; İsrail’in Filistin topraklarındaki yayılmacı politikası durdurulmalı ve katiller işgal ettiği topraklardan çekilmelidir! Birleşmiş Milletler’in savaş suçu ve soykırım konusundaki İsrail’e yönelik yaptırımları derhal hayata geçirilmeli!

“Filistin halkının özgürlük mücadelesine omuz veriyoruz”

Filistin halkının haklı davasında, adalet ve insan hakları mücadelesinde yanında olduğumuzu bir kez daha duyuruyoruz. Filistin’de yaşananlar, tüm dünya için bir vicdan testidir. Bizler, adaletten yana olanlar, Filistin’in özgürlüğü ve bağımsızlığı için mücadelemizi sürdüreceğiz. Kardeşliğe ve barış içinde bir arada yaşama olan inancımızla, Filistin halkının özgürlük mücadelesine omuz veriyoruz.

İşgale karşı direnen, zulme boyun eğmeyen Filistin halkının yanındayız. Dünya halklarının adalet, barış ve kardeşlik mücadelesi, Filistin’de zaferle taçlanacak. Birlikte mücadele ederek, Filistin’i özgürlüğüne kavuşturacağız. Nehirden denize kadar… Yaşasın Özgür Filistin!”

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Bursa Bölge

BİBA’DAN TOPLU SÖZLEŞME AÇIKLAMASI

Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, belediye ile Tüm-Bel-Sen arasında yapılan toplu sözleşmenin hukuka uygun olmadığını belirterek, “2024, 2025 ve 2026 yıllarını kapsayan toplamda 300 milyon liraya yakın bir zimmet var. Hukuk dışı olan bir sözleşme. Ben buna müsaade etmem” dedi.

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Haziran ayı birinci oturumunda, Büyükşehir Belediyesi’nde görevli memur ve sözleşmeli personele ilişkin Tüm-Bel-Sen ile Mustafa Bozbey yönetimi arasında imzalanarak 18 Mart tarihinde yürürlüğe giren toplu sözleşme gündeme geldi.

Sayıştay tespit etti

Toplu sözleşmede yer alan ‘Mali Haklar’ başlıklı 6’ncı madde kapsamında ilgili personele Ramazan Bayramı’nda bir sosyal denge tazminatı tutarında ikramiye, Kurban Bayramı’nda iki sosyal denge tazminatı tutarında ikramiye, Eylül ayında kırtasiye yardımı ve ayrıca kumanya bedeli ödenmesine ilişkin hükümler yer alıyordu. Sayıştay tarafından Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde yapılan incelemeler neticesinde, 2024 yılında da yapılan ödemelerin mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle kamu zararına hükmedildi. Mustafa Bozbey hakkında yaklaşık 75 milyon lira kamu zararı çıkarken, Sayıştay tarafından 2025 yılı için yaklaşık 126 milyon lira kamu zararı tespit edildi. Sayıştay, hukuksuz ödemeler nedeniyle toplu sözleşmede imzası bulunan Mustafa Bozbey’den ödemlerin yasal faiziyle birlikte şahsen tahsiline karar verdi.

“‘Ben buna müsaade edemem’ dedim”

Konu hakkında açıklamalarda bulunan Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, sendika ile anlaşmanın hukuk dışı yapıldığını söyledi. Bununla ilgili de Mustafa Bozbey hakkında zimmet çıktığını hatırlatan Başkan Vekili Şahin Biba, “Konuyu herkes biliyor. Sayıştay 2024 yılı raporunda 70 milyon küsur zimmet var. 2025 yılı için de 125 milyon 600 bin liraya yakın zimmet çıktı.  Daha 2026 yılı var. Toplamda 300 milyon liraya yakın bir zimmet var. ‘Kurban Bayramı’nda yapılacak ikramiyeyle birlikte hatta çift ikramiye olduğu için 100 milyonun üzerinde bir zimmet daha çıkacak. ‘Ben buna müsaade edemem’ dedim. Eğer bu para verilseydi zimmet bana değildi. Sözleşmeyi yapan bizatihi Mustafa Bozbey’e çıkacaktı. Ama ben buna müsaade etmiyorum’ diye söyledim” diye konuştu.

“Hukuk dışı olan bir sözleşme”

Konuyu CHP Grup Sözcüsü ile de görüştüğünü açıklayan Başkan Vekili Şahin Biba, “Beraber konuştuk. Konunun bu şekilde olması gerektiğine de karar verdik. Mustafa Bozbey zaten ekonomik sorumluluk kabul etmediğini söyledi. Dolayısıyla ben de ‘bunu yapmam’ dedim. Hukuk dışı olan bir sözleşme. Sendikaya da ‘Eğer haklıysanız mahkemeye de verin’ dedim. Dolayısıyla ben buna müsaade etmedim ve vermedim. Bizler kanuna göre hareket etmeye çalışıyoruz. Sendika üyeleriyle bizzat görüştüm. Genel Sekreterimiz, arkadaşlarımız görüştü. Yetmedi eylem de yaptılar” diye konuştu.

Continue Reading

Bursa Bölge

MATLI BTSO SEÇİM SÜRECİNE TARİHİ ÇARŞI VE HANLAR BÖLGESİ’NDEN BAŞLADI

Matlı: “Bursa’nın Potansiyelini Daha İleriye Taşıyacağız”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) seçim süreci kapsamında düzenlenen ilk buluşma, Bursa ticaretinin asırlardır merkezi olan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nde gerçekleştirildi. Tarihi Çarşılar Federasyonu’nun düzenlediği programda bölge esnafı ile bir araya gelen BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa’nın köklü ticaret kültürünü istişare, dayanışma ve birlikte üretme anlayışıyla geleceğe taşımak için çalışacaklarını söyledi.

Fidan Han`da gerçekleştirilen programa Tarihi Çarşılar Federasyonu Başkanı Muhsin Özyıldırım, Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Derneği Başkanı İsa Altıkardeş, bölgede faaliyet gösteren oda ve dernek başkanları ile çok sayıda Kapalı Çarşı esnafı katıldı. Bursa iş dünyasının farklı kesimlerini bir araya getiren programda sektörlerin beklentileri, ticaret hayatının güncel sorunları ve BTSO’nun geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.

“Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi ticaret geleneğinin yaşayan temsilcisidir”

Programda konuşan Özer Matlı, Bursa’nın ticaret kültürünün en önemli merkezlerinden biri olan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin yalnızca Bursa için değil, Türkiye için de büyük bir değer taşıdığını söyledi.

Yaklaşık 4 bin iş yerine ev sahipliği yapan bölgenin Bursa’nın yaşayan ticaret hafızası olduğunu ifade eden Matlı, “Bursa’nın sanayisi ne kadar güçlü ise ticaret kültürünün kalbi de burada atmaktadır. Bu bölge yalnızca dükkânlardan oluşan bir alan değil; ahilik kültürünün, esnaf dayanışmasının ve yüzyıllardır süregelen ticaret geleneğinin yaşayan temsilcisidir” dedi.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Hanlar Bölgesi’nin Bursa ekonomisinin temel yapı taşlarından biri olduğunu vurgulayan Matlı, tarihi mirasın korunması kadar bölgedeki esnafın güçlendirilmesinin de büyük önem taşıdığını belirterek, “Bizim için önemli olan tarihi mirasımızı korurken esnafımızın ticari hayatını daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha rekabetçi hale getirmektir. Esnafımızın güçlü olması Bursa’nın güçlü olması demektir” ifadelerini kullandı.

“Çarşımızın geleceği için kararlılıkla çalışacağız”

Bursa Ticaret Borsası olarak bugüne kadar Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesine verilen destekleri yeni süreçte de sürdüreceklerini ifade eden Matlı, BTSO’nun bütçe imkânları doğrultusunda Tarihi Çarşılar Federasyonu ve Birliğimize yakışır, Türkiye’ye örnek olacak temsil ve hizmet alanlarının oluşturulmasına katkı sunacaklarını açıkladı.

Matlı, yaklaşık 700 yıldır ticaret hayatına ev sahipliği yapan bu tarihi değerin geleceğe taşınmasının ortak bir sorumluluk olduğunu belirterek, “Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu arasında çözüm bekleyen konuların giderilmesi noktasında üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız. Bu değer Bursa’nın ortak mirasıdır ve gelecek nesillere en iyi şekilde taşınmalıdır” dedi.

“Tüm üyelerimizi kapsayan bir yönetim anlayışı inşa edeceğiz”

Programda konuşan Matlı, Bursa’nın sahip olduğu üretim gücü, ticaret birikimi ve girişimcilik kültürüyle Türkiye ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Bursa’nın ekonomik gücünün temelinde güçlü sanayisi kadar köklü ticaret kültürü de bulunmaktadır. Esnafımızın, tüccarımızın, sanayicimizin ve hizmet sektörümüzün görüşlerini merkeze alan bir anlayışla hareket edeceğiz. BTSO’nun tüm üyelerini kapsayan, onların beklentilerine kulak veren ve çözüm üreten bir yapıyı hep birlikte inşa edeceğiz.

“Tarihi Çarşı’nın köklü mesleklerini dijital dünyaya taşıyacağız”

Bursa Ticaret Borsası olarak şehrimizin geleneksel lezzetlerini tanıtmak amacıyla hayata geçirdiğimiz ve büyük ilgi gören Off The Record dijital içerik çalışmalarımızın benzerlerini Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgemiz için de gerçekleştireceğiz. Bursa bıçakçılığı, sedefkârlığı, sepetçiliği gibi çarşımızın sahip olduğu diğer köklü meslekleri dijital platformlarda daha görünür hale getirerek hem kültürel mirasımızın korunmasına hem de çarşı esnafımızın ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağlayacağız.

“Bursaspor ve Tarihi Çarşı arasında yeni iş birlikleri kuracağız”

Çarşı esnafımızın şehrimizin ortak değeri olan Bursaspor’a verdiği destek hepimizin malumudur. Bursaspor’un kent aidiyetini güçlendiren en önemli marka değerlerimizden biri olduğuna inanıyoruz. Bursa’nın marka değerlerini birbirleriyle daha güçlü şekilde buluşturacağız. Bursaspor, Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi, kültürel mirasımız ve turizm potansiyelimiz arasında yeni iş birlikleri geliştirerek hem kentimizin tanıtımına hem de turizm hareketliliğine katkı sağlayacağız.

“Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin marka değerini güçlendireceğiz”

Bölgemizin yalnızca Bursa’da değil, Türkiye genelinde de daha fazla bilinir hale gelmesi için tanıtım faaliyetlerine destek vereceğiz. İç turizm açısından diğer şehirlerle olan bağlantılarının güçlendirilmesi, ziyaretçi sayısının artırılması ve bölgenin marka değerinin yükseltilmesi önceliklerimiz arasında yer alacaktır.

“Yıllardır bekleyen konuları sonuçlandıracağız”

Yaklaşık 13 yıldır gündemde yer alan ve çarşı esnafımızın ticaretini geliştirmesinin önünde engel oluşturan sorunları ilgili kurumlarımızla iş birliği içerisinde ele alacak, çözüm bekleyen başlıkları tek tek sonuçlandırmak için kararlılıkla çalışacağız. Esnafımızın taleplerini dinleyerek, birlik ve beraberlik içerisinde bu sorunları hep birlikte çözüme kavuşturacağız.

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, “Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nden aldığımız birlik, dayanışma ve üretim ruhuyla; Bursa iş dünyasının tüm kesimlerini aynı hedef etrafında buluşturarak şehrimizin ekonomik ve sosyal potansiyelini daha ileriye taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Continue Reading

Bursa Bölge

“ŞEHİR BÜYÜK BİR POTANSİYELE SAHİP AMA İHMAL EDİLİYOR”

DEVA Partisi Bursa Teşkilatı TBMM’de Ali Babacan’a Kapsamlı Bursa Raporu Sundu.

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, ilçe başkanları ve parti yönetimiyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen Yeniyol Grubu toplantısına katılarak Genel Başkan Ali Babacan’a Bursa’nın kronik sorunlarına ilişkin kapsamlı bir rapor sundu.

Toplantıda, Bursa’nın şehirleşme, ekonomi, ulaşım, çevre ve sosyal yaşam başlıklarında yaşadığı yapısal sorunlar detaylı şekilde ele alınırken, Öztürk’ün daha önce kamuoyuyla paylaştığı 16 maddelik şehir analizinin de doğrudan parti genel merkezine iletildiği belirtildi.

TBMM’de Bursa vurgusu: “Şehir büyük bir potansiyeli taşıyor ama yönetilemiyor”

Ali Babacan’ın da katıldığı Yeniyol Grubu toplantısında Bursa’nın Türkiye’nin en güçlü sanayi ve üretim merkezlerinden biri olmasına rağmen ciddi altyapı ve planlama sorunları yaşadığı ifade edildi.

Tayfun Öztürk, Bursa’nın mevcut tabloyla “potansiyelinin altında kalan bir metropol” görüntüsü verdiğini belirterek, çözümün ancak planlı, şeffaf ve demokratik bir yönetim anlayışıyla mümkün olabileceğini vurguladı.

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa’nın kronikleşmiş sorunlarına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaparak 16 başlıkta çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştı.

Öztürk, Bursa’nın ekonomik gücüne ve nüfus büyüklüğüne rağmen altyapıdan ulaşıma, çevreden turizme kadar birçok alanda ciddi eksiklikler yaşadığını ifade etti.

Öztürk açıklamasında, “Çözüm yine demokratik siyasetle, sandıkla ve temiz yönetim anlayışıyla mümkün olacaktır” ifadelerini kullanırken, Bursa’nın mevcut sorunlarının yalnızca yerel değil, yapısal bir yönetim sorunu olduğunu vurguladı.

“Bursa, potansiyeli yüksek ama ihmal edilmiş bir şehir”

Tayfun Öztürk’e göre Bursa, sanayi gücü, nüfusu ve ekonomik kapasitesiyle Türkiye’nin en önemli metropollerinden biri olmasına rağmen, birçok temel alanda emsallerinin gerisinde kalmış durumda.

Öztürk, “Bursa birçok şehirle kıyaslandığında sahip olması gereken standartların altında kalmış bir şehir görüntüsü veriyor” dedi.

16 başlıkta Bursa’nın kronik sorunları

1. Kentsel dönüşüm

Öztürk, özellikle ova bölgeleri ve eski yerleşim alanlarında çarpık yapılaşmanın ciddi risk oluşturduğunu belirtti.

Deprem riski

Plansız kentleşme

Estetikten uzak yapılaşma nedenleriyle kentsel dönüşümün hızlandırılması gerektiğini söyledi.

2. Trafik sorunu

Bursa’da trafik yoğunluğunun nüfusun çok üzerinde bir baskı oluşturduğunu belirten Öztürk, çözüm için:

İlave çevre yolları

Kavşak düzenlemeleri

Tünel ve viyadük projeleri önerdi.

3. Şehir içi ulaşım

BursaRay hattının genişletilmesi ve yer altına alınması gerektiğini söyleyen Öztürk, metro sisteminin eksikliğine dikkat çekti.

“Bursa, metro ağı olmayan büyük şehir görüntüsünden çıkmalıdır” dedi.

4. Şehir dışı ulaşım

Havaalanı, demiryolu ve deniz ulaşımındaki eksikliklere dikkat çekildi.

Yenişehir Havalimanı’nın verimsiz kullanımı

Hızlı tren eksikliği

Deniz ulaşımının yetersizliği eleştirildi.

5. Göç sorunu

Kontrolsüz nüfus artışının şehirde trafik, güvenlik ve altyapı sorunlarını büyüttüğü ifade edildi.

6. Doğanbey TOKİ sorunu

Bölgedeki yapılaşmanın yarattığı mağduriyetlerin giderilmesi gerektiği belirtildi.

7. Hava kirliliği

Sanayi kaynaklı kirliliğin özellikle kış aylarında ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı ifade edildi.

8. Doğu-Batı dengesizliği

Osmangazi ve Nilüfer’de yoğunlaşan hizmetlerin Yıldırım ilçesinde yeterince karşılık bulmadığı vurgulandı.

9. Şehir merkezinin canlandırılması

Heykel ve çarşı bölgesinin sosyal ve kültürel olarak yeniden canlandırılması gerektiği belirtildi.

10. Turizm sorunu

Bursa’nın turizm potansiyelini kullanamadığı ifade edilerek:

Yetersiz tanıtım

Destinasyon eksikliği

Konaklama süresi düşüklüğü eleştirildi.

Ayrıca Avrupa ve dünya çapında tanıtım kampanyaları önerildi.

11. “yeşil Bursa” kimliğinin zayıflaması

Şehrin yeşil kimliğinin korunması için her alanda ağaçlandırma yapılması gerektiği belirtildi.

12. Uludağ

Uludağ’ın korunması ve 12 ay turizm merkezi haline getirilmesi gerektiği vurgulandı.

13. Sahiller

Mudanya ve Gemlik sahillerine ulaşımın geliştirilmesi ve altyapı sorunlarının çözülmesi gerektiği ifade edildi.

14. Pahalılık

Gıda fiyatlarının kontrolsüz şekilde arttığı belirtilerek piyasa dengesizliğine dikkat çekildi.

15. Projelerin yavaş ilerlemesi

Bursa’daki birçok altyapı projesinin yıllarca geciktiği ve bunun ekonomik kayıplara yol açtığı ifade edildi.

16. Bursaspor

Bursaspor’un şehir kimliği açısından kritik bir değer olduğu vurgulandı.

Öztürk, kulübün mali sorunlarının şehirdeki büyük işletmeler ve yerel yönetim iş birliğiyle çözülebileceğini belirtti.

“Bursa emanettir”

Açıklamasının sonunda Tayfun Öztürk, Bursa’nın tüm değerlerinin korunması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Şehrin her değeri yöneticilere emanettir. Bu emaneti korumak sadece bir görev değil, aynı zamanda sorumluluktur. Bursa bu ihmali hak etmiyor.”

“Bursa’nın sorunları siyasi değil, yapısaldır”

Toplantı sonrası yapılan değerlendirmelerde Tayfun Öztürk, Bursa’nın sorunlarının sadece yerel yönetim meselesi değil, aynı zamanda uzun yıllardır biriken yapısal problemler olduğunu ifade etti.

Öztürk, çözümün demokratik siyaset, şeffaf yönetim ve planlı şehircilikten geçtiğini belirterek şu mesajı verdi:

“Bursa’nın geleceği günübirlik kararlarla değil, uzun vadeli ve bilimsel şehir planlamasıyla inşa edilmelidir.”

Ali Babacan’a sunulan rapor genel merkezde değerlendirilecek

DEVA Partisi kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Bursa teşkilatı tarafından hazırlanan 16 maddelik raporun, parti genel merkezinde şehir politikaları kapsamında detaylı şekilde değerlendirileceği öğrenildi.

Raporda özellikle ulaşım, sanayi planlaması, çevre politikaları ve turizm başlıklarının öncelikli alanlar olarak öne çıktığı belirtildi.

Sonuç: “Bursa için yeni bir şehir vizyonu”

DEVA Partisi Bursa İl Teşkilatı’nın TBMM’de sunduğu kapsamlı rapor, şehrin çok yönlü sorunlarına dikkat çekerken, aynı zamanda çözüm odaklı bir şehir vizyonu da ortaya koydu.

Bursa’nın mevcut potansiyeline rağmen yaşadığı yapısal sıkıntıların altı çizilirken, çözümün ancak planlı, katılımcı ve sürdürülebilir bir yönetim modeliyle mümkün olacağı ifade edildi.

Continue Reading

Trending