Connect with us

Güncel

EH ÇOCUKLUK İŞTE…

İsmail Hakkı Özsarı

Bildiğiniz gibi Güney Amerika ve Orta Amerika ülkelerinde sık sık askeri darbeler olur. Yine bir Güney Amerika ülkesinde darbe olur. Ülkenin yazarları, düşünürleri, aydınları cezaevine konur… Uzun bir süre, örneğin bir yıl kapalı tutulduktan sonra sadece bir yakınıyla ve beş dakika görüşmelerine izin verilir. Herkes görüşmek istediği kimsenin ismini ve yakınlık derecesini günler önceden ilgililere bildirilir.

Bir şair olan Makro da görüşmek için küçük kızının ismini verir. Nihayet görüşme anı gelir. Şairin ismi anons edilir. Marko görüşme yerine doğru yöneldiğinde, kapının arkasında elinde bir kağıtla küçük kızının kendisine heyecanla koştuğunu görür. Tam bu sırada kapıda bekleyen iri kıyım, bet sesli gardiyan kızın karşısına dikiliverir. Tok bir sesle, “Dur bakalım. Elindeki ne. Kontrol edilmeden görüşme yerine girmek yasak” der.

Küçük kız: “Kuş resmi. Babama götürüyorum.”

Görevli: “Hayır gidemezsin. Önce yasaklar listesine bakmalıyım. Kuş resmi serbestse geçebilirsin.”

Görevli kendine has, ukala tavırlarıyla listeyi dikkatlice inceler. Sonuçta küçük kıza döner ve “Hayır kuş resmini cezaevine sokmak yasak” der. Ve küçük kızın elindeki kağıdı yırtıp atarak, “Hadi geç bakalım” der.

Zavallı kız ağlayaraktan babasına koşar. Boynuna sarılır. Hıçkırıklara boğulmuş bir vaziyette, “Babacığım sana kuş resmi yapmıştım. Görevli amca yırttı” der. Zaten çok kısa olan görüşme süresi sona eriverir.

Aradan bir yıl daha geçer. Yine görüş günü belirlenir. Şaire kiminle görüşmek istediği sorulur. O da yine küçük kızının ismini yazar verir. Beklenen an gelir. Kız kapıda belirir. Yine elinde bir kağıt. Aynı görevli bu defa da karşısına dikilir ve bir önceki tavırlarıyla sorar. “O kağıt ne.”

Küçük kız: “Ağaç resmi.”

Görevli: “Dur bakalım. Önce bir yasak listesine bakalım. Ağaç resmi yasak mı?”

Listeyi şöyle bir tepeden tırnağa inceledikten sonra, “Geçebilirsin. Ağaç resmi yasak değilmiş” der.

Küçük kız elindeki kağıtla koşa koşa gider babasını kucaklar ve elindeki kağıdı verir. Babası: “Hımm ne güzel ağaçmış. Baksana meyveleri de var” der.

Kız etrafına dikkatlice baktıktan sonra parmağıyla da sus işareti yaparak, “Babacığım onlar meyve değil. Kuş kuş. Onları sana getirebilmem için yaprakların arasına sakladım.”

Çocukluk böyle bir şey işte. Bize de çocukluğumuzda yerde yatan insanın üzerinden atlamamamız öğütlenirdi. Kazara atlamışsak tekrar geri atlardık. Zira üzerinden atlanan kimse küçük kalır ve hiç büyümezmiş. Nur içinde yatsınlar. Allah mekanlarını cennet eylesin.

Rahmetli anam ve babam sıcak bir Temmuz günü ekin biçmekten gelmişlerdi. Bilenleriniz vardır, köy evleri topraktan olur. Kışın sıcak, yazın serindir. Odada yere serilmiş şilteler (minder) üzerine yan yana uzanmış o yorgunlukla mışıl mışıl uyuyorlardı. Bu manzara yıllar sonra bugün hala gözlerimin önündedir. Bu arada üzerinden atlanan insan hiç büyümez söylentisi aklıma geldi. Hemen üzerlerinden atlamaya başladım. Defalarca atladım. Çünkü ne kadar çok atlarsam o kadar küçük kalacaklar ve de o kadar geç öleceklerdi. Eh çocukluk işte…

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Güncel

SANTRAL PARK YENİLENEN YÜZÜYLE AÇILDI

Mustafakemalpaşa Belediyesi tarafından baştan sona yenilenen Santral Park, düzenlenen törenle yeniden vatandaşların hizmetine açıldı. Uzun süredir atıl durumda bulunan alan, gerçekleştirilen kapsamlı yenileme çalışmalarıyla modern ve estetik bir yaşam alanına dönüştürülerek ilçeye yeniden kazandırıldı.

Açılış programında konuşan Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem, Santral Park’ın ilçe hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, yapılan çalışmanın yalnızca fiziksel bir yenileme olmadığını, aynı zamanda geçmişin değerlerini geleceğe taşıyan bir dönüşüm olduğunu ifade etti.

Başkan Erdem, “Uzun süredir atıl durumda bulunan bu alanı yeniden ilçemize kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Santral Park’ı baştan sona yenileyerek, deremizin eşsiz manzarasını en güzel şekilde değerlendirebileceğiniz, sevdiklerinizle keyifli vakit geçirebileceğiniz sıcak ve modern bir yaşam alanı oluşturduk.” dedi.

Santral Park’ın geçmişte birçok vatandaşın güzel anılar biriktirdiği önemli bir buluşma noktası olduğunu vurgulayan Başkan Erdem, “Eski günlerimizin güzel hatıralarında yer alan Santral Park’ımızı daha modern, daha estetik ve daha işlevsel bir yaşam alanına dönüştürerek yeniden hemşehrilerimizin hizmetine sunuyoruz. İlçemizin her köşesini daha yaşanabilir hale getirme hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yenilenen parkın yalnızca bir dinlenme alanı değil, aynı zamanda sosyal yaşamın önemli merkezlerinden biri olacağını belirten Başkan Erdem, “Bugün yeniden hayat bulan bu güzel mekânın, dostluklara, sohbetlere ve unutulmayacak güzel anılara ev sahipliği yapmasını diliyorum. Santral Park’ın ilçemize hayırlı olmasını temenni ediyor, bu süreçte emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi.

Continue Reading

Güncel

PAŞA MİNİTOP BAŞLADI

Mustafakemalpaşa Belediyesi ile amatör spor kulüplerinin iş birliğinde düzenlenen Paşa Minitop Turnuvası, Sırmalar Belediye Tesisleri’nde düzenlenen açılış programıyla başladı.

10 kategoride gerçekleştirilen turnuvaya 88 takım katıldı. Organizasyonda 83 erkek ve 5 kadın takımı mücadele edecek. Minik sporcuların heyecanına sahne olacak turnuva, 27 Ağustos’ta oynanacak final karşılaşmalarıyla sona erecek.

Açılışta konuşan Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem, sporun dostluğun, dayanışmanın ve kardeşliğin en güzel adreslerinden biri olduğunu belirterek, sporun içine ayrıştırıcı hiçbir anlayışın girmemesi gerektiğini vurguladı.

Başkan Erdem, “Sahada farklı forma renkleri olur, mücadele olur; ancak kırgınlık değil, centilmenlik ve kardeşlik kazanmalıdır. Mustafakemalpaşa Belediyesi olarak spora ve gençlerimize destek vermeye devam edeceğiz.” dedi.

Başkan Erdem, organizasyona katkı sunan amatör spor kulüplerine, antrenörlere, sporculara, ana sponsor Roomart Firma sahibi Ercan Akar’a ve emeği geçen herkese teşekkür ederek turnuvaya katılan tüm takımlara başarılar diledi.

Sırmalar Belediye Tesisleri’nde başlayan Paşa Minitop Turnuvası, 27 Ağustos’a kadar devam edecek müsabakalar boyunca yüzlerce sporcuyu ve sporseveri bir araya getirerek dostluk, centilmenlik ve rekabet ruhunu aynı sahada buluşturacak.

Continue Reading

Güncel

ÜRETİRKEN AÇ KALIYORUZ

Erdem, “İthalat kadar ihracat da üreticiyi korumak için kullanılmalı, karpuzun maliyeti 40 bin lira, satışı 10 bin lira.”

Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem, üreticinin içinde bulunduğu ekonomik çıkmaza dikkat çekerek tarım politikalarının acilen gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Buğday ve arpa sezonunun beklentilerin altında tamamlandığını, karpuz üreticisinde ise zararın daha da büyüdüğünü belirten Erdem, artan girdi maliyetlerine rağmen ürün fiyatlarının yerinde saymasının çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını ifade etti. Üreticinin zararına satış yapmak zorunda kaldığını vurgulayan Erdem, fiyatı düşen ürünlerde de en az fiyatı yükselen ürünler kadar hızlı müdahale mekanizmalarının devreye alınması ve ihracatın önünün açılması çağrısında bulundu.

Erdem’in açıklaması şöyle;

“Buğday ve arpa sezonumuzu beklentimizin altında tamamladıktan sonra karpuz sezonumuza geldik. Karpuzda durum daha da vahim oldu. Bir dönümünün maliyeti 40 bin TL olan karpuzlarımızı, dönümünü 10 bin TL’ye satmak zorunda kaldık.

Bu kadar emek, bu kadar çaba ve mücadelemize rağmen karşımıza olumsuz sonuçlar çıkıyor. Burada bir yanlışlık olmalı. Türkiye’de acilen tarım politikalarında değişikliğe gidilmelidir. Tarım Bakanlığı, tarım ve hayvancılıkla ilgili sivil toplum kuruluşlarının da fikrini alarak tarım politikalarını geniş kapsamlı bir şekilde değiştirmeli ve üretimin teşvik edilmesinin önünü açmalıdır.

Milyonlarca çiftçi ailesinin bu şartlarda faize ve gelen zamlara (mazot, gübre, ilaç vb.) dayanma gücü kalmamıştır. Birçok ürünün geçen yılki fiyatlarının aynı ölçüde kalması ve buna karşılık girdi maliyetlerinin yüzde 100’ün üzerinde artması, konuşulacak bir şey kalmadığının göstergesidir.

Önümüzdeki süreçte Karacabey’in en büyük geçim kaynaklarından biri olan ve aynı zamanda sanayisi de bulunan domatesin kötü gitmesi durumunda, zaten bankalardan çıkamayan çiftçilerin yüzde 80’inin battığının resmidir. Bu çok acı bir durumdur.

Bütün ürünlerin durumu da aynıdır. Bu seyredilecek bir durum değildir. Acil önlemlere ihtiyaç vardır. Nasıl ki hükümet, bir ürünün fiyatı fahiş seviyeye çıktığında halkı için o ürüne müdahale ediyorsa, aynı şekilde fiyatı düşen ürünlerde de çiftçilerin ve hayvancılığın geleceği için müdahale etmelidir.

Nasıl ki bir ürünün fiyatı ülke içerisinde aşırı yükseldiğinde piyasayı dengelemek amacıyla ithalat yoluna gidiliyorsa, üretimin fazla olması nedeniyle fiyatı aşırı düşen ürünlerde de aynı hassasiyet gösterilmelidir. Üreticinin ürününü zararına satmak zorunda kalmaması için ihracatın önü hızla açılmalı, gerekli destekler sağlanmalı ve fazla üretim dış pazarlara yönlendirilmelidir. Böylece yok pahasına satılan ürünler gerçek değerini bulacak, hem üretici emeğinin karşılığını alacak hem de tarımsal üretimin sürdürülebilirliği sağlanacaktır.

Tabii ki bizler halkımızın ürünleri uygun fiyatla tüketmesini istiyoruz. Ancak burada büyük bir yanlışlık var. Çiftçi ürününü yok pahasına satarken, vatandaş aynı ürünü sofrasına yüksek fiyatlarla koymak zorunda kalıyor. Üreticinin kazancı ile tüketicinin ödediği bedel arasındaki bu uçurum, mevcut sistemin doğru işlemediğinin en açık göstergesidir.”

Continue Reading

Trending