Connect with us

Eğitim

“Eğitimde sorunlar sürekli artıyor”

Eğitim Sen Karacabey Temsilciliği İlçe Yürütme Kurulu, pandemi sürecinde eğitim öğretimde yaşanan sorunları öğrenci ve veliler, okullar ve öğretmenler açısından değerlendirdi. Değerlendirmede çözüm önerilerinde de bulunuldu.

“MEB, pandemi gibi olağanüstü bir süreci, olağan dönemin mevzuatıyla yürütmeye çalışmakta ve bunun sonucunda hem ciddi aksamalar yaşanmakta hem de eğitim emekçileri mağdur edilmektedir. Yaşanan bütün bu sorunların çözümsüzlüğünü beceriksizlik olarak görmüyoruz. Yapılması gerekenler açık ve net belli olmasına rağmen siyasi iktidar ve MEB tercihini bu yönde kullanmamıştır” diyen Eğitim Sen Karacabey Temsilciliği İlçe Yürütme Kurulu yazılı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Yaşanan süreci Öğrenci ve veli açısından değerlendirme, Okullar açısından değerlendirme ve Öğretmenler açısından değerlendirme adı altında üç ana başlıkta değerlendirelim.

Öğrenci ve veli açısından değerlendirme

Mart ayında görülen ilk vakadan sonra yüz yüze eğitime ara verilmiş, bir süre sonra da uzaktan eğitime başlanmıştı. Bu süreçte öğrenci, veli ve öğretmenlerimiz bir yığın sorun yaşadı. Yaşanan sorunları yaptığımız bir anketle tek tek tespit ederek dile getirdik.

Uzaktan eğitimde yaşanan sorunlar;

Erişim araç gereci (tablet, telefon, bilgisayar vb) olmayan, erişim ağı olmayan öğrenci sayımız çok fazla. Olanlar da bağlantı sorunları yaşıyor. Erişim ağı olmayan öğrencilere ücretsiz internet verilmemiştir. Kaldı ki EBA üzerinden yapılan canlı dersler zoom bağlantılı yapılmakta ve operatörler tarafından verilen 8 GB internet buna dahil edilmemektedir. Farklı platformlarda bir canlı dersin yaklaşık 1 GB internet harcadığı yazılmakta, bu da velilerimize fatura edilmektedir. Velilerimizin bu yönde ciddi kaygıları vardır.

Dezavantajlı öğrencilere dönük bir çalışma yok.

Velilerimiz % 97 oranında uzaktan eğitimi yeterli bulmuyor.

Velilerimiz % 78 oranında uzaktan eğitimi güvenli bulmuyor.

Yine velilerimiz % 84 oranında uzaktan eğitimden çocuklarının yeterince yararlandığını düşünmüyor.

Böylece fırsat eşitsizliğinin çok fazla olduğu yorumları var.

Bağlantı sorunları çözülmemiştir. İlk gün hep birlikte gördük ki, “EBA çöktü” haberlerine MEB gülerek mutlu olduğunu, talebin çok olduğunu bu yüzden sorunlar yaşandığını söylemiştir.

Oysaki öğrenci, öğretmen sayısı bellidir ve üstelik bütün öğretmenler EBA’dan zorunlu ders yapmak için uyarılmıştır. Yaşanacak yoğunluk hesap edilememiştir. A, B, C planlarımız var denilmesine rağmen devreye konulmamış, öğrencileri, velileri ve öğretmenler mağdur edilmiştir. EBA’nın teknik altyapısı güçlendirilmemiş, uzaktan eğitime erişim sorunu çözülmemiştir.

Sınava girecek olan öğrenciler ve velilerin kaygıları devam etmektedir.

Özel okullarda 8. ve 12.sınıf öğrencileri derslere devam ederken devlet okullarındaki öğrenciler ve veliler aynı sınava girecek olmanın kaygısını yaşamaktadırlar.

Saatlerce bilgisayar karşısında zaman geçiren öğrencilerde ileriki dönemlerde sağlık açısından olumsuz etkilerin görülmesi ihtimal dahilindedir.

Okullar açısından değerlendirme

Seyreltilmiş olarak başlayan yüz yüze eğitimi okullar açısından değerlendirecek olursak;

MEB her fırsatta “Bütün hazırlığımız tamam. A, B, C planlarımız var, hiçbir sorun yaşanmayacaktır” demesine rağmen, okullarımızda durumun hiç de öyle olmadığı görülmektedir. Okullarımızda ateş ölçer ve dezenfektandan başka hiçbir şey bulunmamaktadır. Üstelik onları da okul idarecileri kendi imkânlarıyla temin etmişlerdir. Yani velilerden yapılan katkılarla ne kadar yapabildilerse ondan ibarettir. Bakanlıktan sadece maske gelmiştir ancak o da yeterli değildir.

Sadece boş binaların temizliğinin yapılmış olması hazırlığın yalnızca küçük bir kısmıdır.

Öğrenci varken sürekli temizlik ve dezenfekte yapacak yardımcı personel ihtiyacı hala karşılanmamıştır. Okulların çoğunda kadrolu hizmetli yoktur. Şu anda olanlarda da bir ya da en fazla iki hizmetli vardır.

Okullarda sağlık görevlileri mutlak ihtiyaçken buna ilişkin bir çalışma yoktur.

Şu anda sadece okul öncesi ve birinci sınıflar seyreltilmiş olarak okullara geliyorlar. İleride diğer sınıflar da başladığında yeni derslik ve öğretmen ihtiyacı olacaktır. Buna ilişkin bir çalışma görülmemektedir. Yıkılan okullar var ve buna yönelik bir çalışma olmadığını görmekteyiz. Yine öğrenciler tarafından tercih edilmeyen okul türlerinin atıl durumda olan dersliklerinden yararlanılması için bir çalışma görülmemektedir.

Öğrencilerin okula ulaşımı için servislerde bir düzenleme, anlaşma sağlanmamıştır.

Taşımalı köy okullarına ilişkin bir çalışma görülmemektedir.

Öğretmenler açısından değerlendirme

MEB, tarihinde hiç bu kadar belirsizlik yaşamamıştır. Salgın çok önceden bilinen bir durum değildi, ancak Mart ayından bu yana hiçbir şeyin yapılmadığı, planlama olmadığı açık bir şekilde görülmektedir. Oysa ilk günden beri sürekli önerilerimiz olmuştur. Sahada olan bizler, yaşadığımız sorunları günlerdir hatta aylardır dile getirdik. Çözüm önerileri sunduk. Fakat MEB bizlere kulaklarını tıkadığı gibi, öğrenci ve velilerle de görüşme ihtiyacı duymadı.

24 Ağustos’ta seminerlerle başlayan sürecin başlarında MEB, WhatsApp mesajlarıyla işleri yürütmeye başladı. Tabi bu mesajlar illerde, ilçelerde hatta okullarda farklı yorumlanarak öğretmen arkadaşlarımızdan farklı farklı uygulamalar istenmeye başlandı. Okul idarecileri ne yapacağını şaşırıp kaldılar. Son bir haftadır MEB tarafından yazılı açıklamalar gelse de üç saat sonra gelen yazı ile önceki arasında farklılıklar olduğu görüldü. EBA’dan yapılacak dersleri günlük 6 ders olacak şekilde planlayın diyen yazıya göre arkadaşlar planlama yapıp bir gün ders yapmaya çalıştılar, bir gün sonra 4 saat planlayacaksınız diye yazı geldi. Bu gün itibarı ile tekrar bir yazı gönderen Milli Eğitim, bu sınırlamanın kaldırıldığını belirterek, tekrar eski uygulamaya döndü.

Kimi il ve ilçelerde derslerinizi direkt zoomdan yapabilirsiniz, bu durumda ders ücreti ödenecek denirken kimi il, ilçe ve okullarda sadece EBA üzerinden yapılan derslere ücret ödeneceği söyleniyor. Üstelik günlük 4 saat ders planlandığında haftada 20 saat eder ki bunun 18 saati maaş karşılığı olduğu söyleniyor. MEB bir taraftan ders ücretleri ödenecek derken, gönderdiği önceki yazıya göre arkadaşlarımızın hiçbirinin ders ücreti alamayacağı görülmektedir.

Yine branş öğretmeni arkadaşlarımıza EBA’daki yetersizliklerden dolayı tek bir canlı derse birden fazla sınıf tanımlanmakta, bazı canlı dersler 80, 100 ve hatta 120 kişiyle işlenmektedir. Üstelik bu durum ders ücreti açısından öğretmenleri mağdur edecek şekilde, tek ders saati olarak hesaba katılmaktadır.

Bir de Destekleme ve Yetiştirme Kursları (DYK) var ki tam bir muamma. Bu kurslar normalde de yapılıyor ve arkadaşlarımız bunun karşılığında ders ücreti alıyordu. Yine WhatsApp mesajlarıyla kursların hafta içinde yapılması istenmişti. Okullar da hafta içi planlayıp başladılar. Ardından hafta içi yapılan DYK’ların da maaş karşılığı olacağı, hafta sonu olursa ders ücreti ödenebileceği söylendi. Bu söylentiler net bir yazı, genelge olmadığı için kafa karışıklığını iyice artırdı. Bazı okullarda ve kurslarda düzenleme yapılarak hafta sonuna planlanırken, bazıları hafta içi yapılmasında ısrar edip arkadaşlarımızın hak kaybına uğramasına yol açtılar. Üstelik hafta içi arkadaşlarımız hem uzaktan derslerini yapmakta hem de kurslar için okullara gitmektedirler.

Ders saatlerinin mesai saatleri dışına taşmasından dolayı öğretmen arkadaşlarımız geç saatlere kadar ders işlemek zorunda kalmakta, derse hazırlık, planlama, ödev kontrolü, öğrenci sorunlarına çözüm bulma, bir sonraki güne ders ataması yapma vb. çalışmalar yüzünden kendi özel işlerine, ailelerine ve çocuklarına zaman ayıramamaktadırlar.

Zaten son yıllarda maaşlarımız iyice erimişken bir de ders ücretlerimize göz dikilmekte, vermemek için her yol denenmektedir. Oysaki toplu sözleşme gereği, ders ücretlerinin ödeneceği tartışmasız ortadadır.

Yine arkadaşlarımıza bir taraftan farklı platformlardan canlı ders yapmaları zorlanırken, orada yaşanabilecek sorunların sorumluluğu da arkadaşlarımıza yıkılmaya çalışılmaktadır. Sabit ID ve şifre ile zoom programı kullandırılmakta, bir şekilde ID ve şifreyi bularak canlı derse bağlanan birilerinin, uygunsuz görüntü ve sözlerine maruz kalan arkadaşlarımız olmaktadır.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi okul idarecilerinin kendi isimlerini gizlemek suretiyle canlı derslere girdiğine yönelik duyumlar almaktayız. Öğretmenin özeline müdahale sayılabilecek bu tutum da kabul edilebilir değildir. Elbette ki okul müdürünün ders denetleme yetkisi vardır. Ancak bunun da belirli etik kaideleri vardır. Öğretmene haber vermeden, kendisini gizleyerek adeta suç arar gibi derse girilmesi öğretmenlik mesleğine yakışmayan bir tutumdur.

MEB, pandemi gibi olağanüstü bir süreci, olağan dönemin mevzuatıyla yürütmeye çalışmakta ve bunun sonucunda hem ciddi aksamalar yaşanmakta hem de eğitim emekçileri mağdur edilmektedir.

Yaşanan bütün bu sorunların çözümsüzlüğünü beceriksizlik olarak görmüyoruz. Yapılması gerekenler açık ve net belli olmasına rağmen siyasi iktidar ve MEB tercihini bu yönde kullanmamıştır.

Yapılması gerekenleri tekrarlıyoruz

Bilim insanlarının önerileri doğrultusunda salgının kontrol edilebileceği tedbirler alınmalı, yüz yüze eğitime aşamalı ve seyreltilmiş olarak koşullar sağlandıktan sonra başlanmalıdır.

Acilen ek bütçe hazırlanarak, okullara kadrolu yardımcı personel ve öğretmen ataması yapılmalı, okulların ihtiyacı olan temizlik ve hijyen malzemeleri bakanlık tarafından gönderilmelidir.

EBA’nın teknik altyapısı güçlendirilerek, uzaktan eğitime erişim sorunu çözülmeli, eğitim ve bilim emekçileri güvenli olmayan farklı platformlarda (zoom vs.) canlı ders yapmaya zorlanmamalıdır. Bu yapılamıyorsa okullara lisanslı programlar temin edilmelidir.

Okullarda sağlık personeli görevlendirilmelidir.

Atıl durumdaki kamu binaları ve tercih edilmeyen okullardan yeni derslikler oluşturulmalı, yıkılan okulların yapımına derhal başlanmalıdır.

Öğretmenlerin ders ücretlerinde kesinti yapılmamalıdır. Uzaktan eğitime hazırlık, öğretmenlerin ciddi zaman ve emek harcadığı işlere dönüşmüş durumdadır. Öğretmenlere ödenen derse hazırlık ücreti uzaktan eğitimde artırımlı şekilde ödenmelidir.

DYK (Destekleme ve Yetiştirme Kursları) hafta sonuna planlanmalıdır.

Meslek liselerindeki öğretmen ve öğrencilerin sorunlarına çözüm üretilmelidir.

Pandemi sürecinde yapılacak eğitim faaliyetleriyle ilgili, dönemin ihtiyaçlarını gözeten ve çalışanların özlük ve ekonomik haklarını da koruyan döneme özgü bir mevzuat geliştirilmelidir.

Ders müfredatları seyreltilmeli, uzaktan eğitim için uygun şekilde revize edilmelidir.

Salgın nedeniyle okul öncesi öğrenci sayıları azalmıştır. Bu durum geçicidir ve öğretmen arkadaşlarımız norm fazlası olarak değerlendirilmemelidir.

Öğrencilerimizin uzaktan eğitime devamı ve ölçme değerlendirme konularında acil düzenlemeler yapılmalıdır.

Öğrencilerin okula ulaşımı için servislerde bir düzenleme ve anlaşma sağlanmalıdır.

Kapalı olan köy okulları yeniden açılmalı, taşımadaki riskler ortadan kaldırılmalıdır.

Uzaktan eğitimde ve yüz yüze eğitimde yaşanılan sorunlara ilişkin öğretmenlere, eğitim emekçilerine rağmen bir yol haritası oluşturulamaz. Merkezi olarak ve illerde, ilçelerde mutlaka izleme kurulları oluşturulmalıdır.”

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Eğitim

15 TEMMUZ YARIŞMALARININ TÜRKİYE FİNALİ BURSA’DA

Milli Eğitim Bakanlığı himayelerinde, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve 15 Temmuz Derneği iş birliğiyle düzenlenen “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Yarışmaları” Türkiye Finali Ödül Töreni, 28 Eylül 2026 Pazartesi günü Bursa Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi (AKKM) Orhangazi Salonu’nda gerçekleştirildi. Öğrencilerde demokrasi, bağımsızlık bilinci ile milli ve manevi değerleri pekiştirmek amacıyla düzenlenen programa; Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Cihad Demirli, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, 15 Temmuz Derneği Genel Başkanı İsmail Hakkı Turunç, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Osman Şahin, Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, il ve ilçe milli eğitim müdürlüğü yöneticileri, protokol üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.

Türkiye genelindeki resmi ve özel öğretim kurumlarında öğrenim gören ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik düzenlenen yarışmalar; resim, birlik öyküleri, şiir yazma, kısa film, ezgi ve koro, afiş, slogan ve fotoğraf gibi toplam 10 farklı kategoride gerçekleştirildi. Öğrencilerin milli iradeye sahip çıkma kararlılığını sanatın ve edebiyatın imkanlarıyla yansıttığı yarışmanın ödül töreninde, Türkiye genelinde dereceye giren öğrencilerin eserleri sergilenirken, birinci olan koronun icra ettiği kahramanlık türküleri ve derece alan kısa filmlerin gösterimi salonda duygusal anlar yaşattı.

“Öğrenme, zihinde muhakemeye ve eyleme dönüşen bir inşadır”

Programda konuşan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Cihad Demirli, yaşanan tarihi tecrübenin yeni nesillere bir ders ve bilinç olarak aktarılmasının önemini belirtti. Demirli, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde bilgi, beceri, değer ve eylem bütünlüğüne dikkat çekerek, “Öğrenme; öğrencinin zihnini işletmeye başlayacağı bir sürecin başlangıcıdır. Maarif anlayışımızda öğrenci bilgiyle aktif bir bağ kurar, onu işler, değerlendirir ve bir ürün ortaya koyar. Gençlerimizin 15 Temmuz’u şiirle, fotoğrafla, kısa filmle ve ezgilerle anlamlandırması, öğrenmenin faili olduklarının en somut göstergesidir. Muhakeme kabiliyetini geliştiren ve değer üreten nesillerimiz, milli irademizin en güçlü teminatıdır” dedi.

“Gençlerimizin eserleri milli hafızamızın geleceğe taşınmasıdır”

Bursa Valisi Erol Ayyıldız, 15 Temmuz ruhunun ortak bir değer olarak kuşaktan kuşağa aktarılması gerektiğini dile getirdi. Ayyıldız, gençlerin ortaya koyduğu duygu ve düşüncelerin önemine vurguda bulunarak, “15 Temmuz, aziz milletimizin bağımsızlığına ve hürriyetine canı pahasına sahip çıktığı kutlu bir direniştir. Bugün gençlerimiz yalnızca bir yarışmanın finalistleri değil; milli hafızamızı ve ortak şuurumuzu yarınlara taşıyan mimarlardır. Evlatlarımızın vatan ve bayrak sevgisiyle hazırladığı her bir eser, Türkiye Yüzyılı’nda geleceğimizin teminatı olan güçlü Türkiye hedefimize atılmış kıymetli bir adımdır” ifadelerini kullandı.

“Hürriyet ve vatan sevgisi en büyük gücümüzdür”

Programda konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Osman Şahin, yarışmaların bağımsızlık ve hürriyet tutkusunu genç zihinlere nakşetmesi bakımından çok kıymetli olduğunu ifade etti. Şahin, ecdadın mirasına sahip çıkmanın önemine işaret ederek, “Gençlerimizin vatan aşkıyla ortaya koyduğu her eser bizler için ayrı bir değere sahiptir. Bayrağı ve vatanı uğruna canını feda eden kahramanlarımızın izinden giden bu pırıl pırıl nesil, bağımsızlık aşkımızın ebediyen yaşayacağının kanıtıdır” diye konuştu.

“Birlik ruhunu ve insan hakları bilincini diri tutmalıyız”

15 Temmuz Derneği Genel Başkanı İsmail Hakkı Turunç, vatan ve bayrak sevgisinin nesiller boyunca diri tutulması gerektiğini belirtti. Turunç, milli şuur ve kardeşlik duygularının üzerinde durarak, “15 Temmuz gecesi aziz milletimiz canını hiçe sayarak bir destan yazdı. Bizler hem kendi vatanımızda hem de gönül coğrafyamızda barışın, adaletin ve insan haklarının savunucusu olacak bir gençlik yetiştirmek mecburiyetindeyiz. Ülke genelinden katılım gösteren gençlerimizin bu şuuru eserlerine nakşetmesi geleceğimiz adına büyük bir gurur vesilesidir” dedi.

Dereceye giren öğrenciler ödüllendirildi

Program; 10 farklı kategoride derece elde eden öğrencilere protokol üyeleri tarafından ödüllerinin takdim edilmesiyle devam etti. Yarışmaya katılan tüm öğrencilere, danışman öğretmenlere ve organizasyonda emeği geçen kurumlara teşekkür edilerek, geleceğin erdemli ve şuurlu nesillerini inşa etme hedefi yinelendi. Tören, hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.

Continue Reading

Eğitim

KARACABEY BELEDİYESİ’NDEN GENÇLERE YKS TERCİH DESTEĞİ

Karacabey Belediyesi, üniversite hayali kuran gençlerin geleceklerini şekillendirecek YKS tercih sürecinde öğrencileri yalnız bırakmadı. Ergün Koç Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen “YKS Tercih Döneminde Yanınızdayız” programında, öğrenciler ve veliler uzman isimlerden birebir danışmanlık desteği aldı. Belediye Başkanı Fatih Karabatı, gençlerin doğru bölüm ve meslek seçiminin gelecekleri açısından büyük önem taşıdığını belirterek, “Gençlerimizin eğitim yolculuğunun her aşamasında yanlarında olmaya devam edeceğiz.” dedi.

Karacabey Belediyesi, eğitim alanında gençlere yönelik destek çalışmalarına YKS tercih döneminde de devam etti. Üniversite adaylarının puanları, başarı sıralamaları, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda bilinçli tercihler yapabilmeleri amacıyla 6-7-8 Ağustos 2026 tarihlerinde Ergün Koç Kültür Merkezi’nde tercih danışmanlığı hizmeti sunuldu.

“Doğru Bölüm ve Vizyon Meslekler İçin YKS Tercih Döneminde Yanınızdayız” sloganıyla gerçekleştirilen programda, Bursa Uludağ Üniversitesi İnegöl Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi, Tercih ve Kariyer Danışmanı Tolga Bahadır Şimşek ile Profesyonel Koç ve Eğitim Uzmanı Murat Morkoç, öğrenci ve velilerle bir araya geldi. Saat 09.00-18.30 arasında gerçekleştirilen danışmanlık hizmetinde üniversite adaylarına yalnızca tercih listelerinin oluşturulması konusunda değil, geleceğin meslekleri, yeni açılan bölümler, değişen kontenjanlar, kariyer planlaması ve üniversite-bölüm-meslek ilişkisinin doğru kurulması konularında da kapsamlı bilgiler verildi.

“Eğitim bir vicdan meselesidir.” diyen Tolga Bahadır Şimşek ile Murat Morkoç, öğrencilerin kendileri için en doğru tercihi yapabilmeleri adına gerekli hassasiyeti gösterdiklerini belirterek, eğitime ve gençlere verdiği desteklerden dolayı Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı’ya teşekkür etti.

Başkan Karabatı: “Tercih sadece üniversite değil, gelecek tercihidir”

Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı da gençlerin hayatlarının en önemli kararlarından birini verirken profesyonel destek almalarını önemsediklerini belirtti.

Başkan Karabatı, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Gençlerimizin sınav sürecinde gösterdikleri emeğin doğru bir tercihle taçlanmasını istiyoruz. Çünkü üniversite tercihi yalnızca hangi okulda ya da hangi bölümde eğitim alınacağının belirlenmesi değildir; aynı zamanda mesleğe, kariyere ve geleceğe ilişkin önemli bir yol ayrımıdır. Bu nedenle gençlerimizin tercihlerini bilinçli, araştırarak ve uzman görüşlerinden yararlanarak yapmalarını son derece önemsiyoruz.”

Karacabey Belediyesi olarak gençlerin eğitim hayatlarının her aşamasında yanlarında olmayı temel sorumluluklarından biri olarak gördüklerini vurgulayan Karabatı, “Bizim en büyük yatırımımız gençlerimize yapılan yatırımdır. Her gencimizin yeteneklerine, hedeflerine ve hayallerine uygun bir eğitim yolculuğu oluşturabilmesini arzu ediyoruz. Tercih döneminde sunduğumuz bu danışmanlık hizmetiyle öğrencilerimizin ve ailelerimizin kafalarındaki soru işaretlerini azaltmayı, daha sağlıklı kararlar almalarına katkı sağlamayı hedefledik. Gençlerimizin hayallerinin peşinden özgüvenle gitmelerini istiyoruz. Karacabey Belediyesi olarak bugün olduğu gibi yarın da onların yanında olmaya devam edeceğiz.” ifadelerine yer verdi.

Öğrenci ve velilere uzman rehberliği

Program kapsamında öğrencilerin başarı sıralamaları ve hedefleri uzmanlarla birlikte değerlendirilirken; bölüm seçiminin mesleki geleceğe etkileri, değişen iş dünyası, gelecekte öne çıkması beklenen meslek alanları ve üniversitelerin kontenjan durumları da ele alındı.

Karacabey Belediyesi, tercih döneminin öğrenciler açısından yalnızca kısa vadeli bir üniversite seçimi değil, uzun vadeli bir kariyer ve gelecek planlaması olduğu anlayışıyla gerçekleştirilen çalışmayla gençlerin doğru bilgiye ulaşmasına katkı sağlamayı amaçladı.

Başkan Karabatı, programa ilgi gösteren öğrenci ve velilere teşekkür ederken, danışmanlık hizmeti sunan Öğr. Gör. Tolga Bahadır Şimşek ile Profesyonel Koç ve Eğitim Uzmanı Murat Morkoç’a da gençlerin gelecek yolculuğuna sundukları katkı dolayısıyla teşekkürlerini iletti.

Continue Reading

Eğitim

BÜYÜKŞEHİR’DEN ÖĞRENCİLERE KIRTASİYE DESTEĞİ

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin öğrencilerin eğitim ve öğretim hayatına katkıda bulunmak amacıyla hayata geçirdiği ‘Kırtasiye Desteği’ne başvurular başladı.

Büyükşehir Belediyesi, Bursa Yuvam Çocuk Etkinlik Merkezleri’nden YKS Hazırlık Kursları ve üniversite tercih desteğine kadar eğitimin her kademesinde öğrencilere ve ailelerine destek olmayı sürdürüyor. Bu kapsamda ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine verilecek ‘Kırtasiye Desteği’ için başvurular başladı. Başvurular www.bursa.bel.tr adresi üzerinden online olarak yapılacak.

Son başvuru tarihi 16 Ağustos

Kırtasiye desteğine dezavantajlı ve dar gelirli ailelerin bizzat başvuru yapması gerekiyor. İlkokul, ortaokul ve lise düzeyinde aktif öğrencisi bulunan veliler, kendi kimlik bilgileriyle 3-16 Ağustos tarihleri arasında başvuru yapabilecek. Okul öncesi, anaokulu ya da açık öğretim ortaokul ve açık öğretim lise öğrencisi için kayıt yapanların başvuruları ise değerlendirmeye alınmayacak.

“Eğitime yapılan yatırım, en değerli yatırımdır”

Öğrencilerin ihtiyaç duyduğu kırtasiye malzemelerine daha kolay ulaşabilmeleri ve ailelerin eğitim harcamalarına katkıda bulunmak amacıyla kırtasiye desteğini sürdürdüklerini belirten Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, “Eğitime yapılan her yatırım, Bursa’nın ve ülkemizin geleceğine yapılan en değerli yatırımdır. Öğrencilerimizin ve ailelerinin yanında olmaya devam edeceğiz. Tüm öğrencilerimize başarılı ve sağlıklı bir eğitim yılı diliyorum” dedi.

Continue Reading

Trending