Bursa Bölge
ÇOCUKLARIMIZ NEDEN KİTAP OKUMUYOR?
DR. İBRAHİM İ. ÖZTAHTALI – BURSA ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ
Karacabey’de yaklaşık altı aydır çocuklarımıza okuma konusunda yeni bir yöntem öğretmeye çalışıyoruz. Bu yöntemin adı: SOS Plus, Süper Okuma Sistemi. Özellikle sınavlarda daha hızlı okumalarını sağlayan bu yeni okuma davranışı, okuma hızını kavramayla birlikte üç kat arttırıyor. Orsa Enstitü aracılığıyla ulaştığımız Karacabey öğrencileri ne yazık ki okumaya yeteri kadar zaman ayıramıyorlar. Elbette bunun en büyük nedeni okuma başarısızlığıdır. Peki çocuklarımız neden okumuyor?
“Okuma”yı tanımlamanız istense acaba içine hangi kavramları alırdınız? Bu soruyu cevaplamadan önce okuma konusunda ülkemizin neden olumsuz bir tabloya sahip olduğunu irdelemek gerekir. Birçok otorite özellikle çocuklarımızın okumaya karşı dirençlerinin altında yatan sebebin okumayan ve rol model olmaktan uzak anne babalar olduğunu söylüyor. Haklılar da. Fakat bu kadar önemli ve büyük bir sorunun altında, bu denli sığ ve kolay bir sebebe ulaşmak, pek tatmin edici değil.
Sebep her ne olursa olsun ortada bir gerçek var: Okumuyoruz. Bu sadece çocuklarımızın sorunu değil biz yetişkinler de okumuyoruz. Çünkü biz de bir zamanlar çocuktuk ve okumuyorduk.
Okul başarısızlıklarının önemli bir bölümü, okuma başarısızlığından kaynaklanıyor. Açılımı “Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı” olan PISA, Ekonomik İş birliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından üçer yıllık dönemler hâlinde, 15 yaş grubundaki öğrencilerin kazanmış oldukları bilgi ve becerileri değerlendiriyor. Ülkemizde PISA araştırması, Millî Eğitim Bakanlığı Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülüyor. Bu araştırma da gösteriyor ki çocuklarımız kendi anadillerinde yazılmış bir metni okuyup anlama konusunda oldukça başarısız.
Çocuklarımızın akademik ve sosyal başarılarının kaynağı ve sağlayıcısı, iyi bir okuma alışkanlığıdır. Eğer okumada başarısızsanız muhtemelen, şansınız yardım etmediyse, hayatta da pek başarılı değilsiniz. Ülkemizde bugüne dek ciddi bir sorun olarak ele alınmayan okuma başarısızlığının altında yatan gerçek neden ne?
On beş sene evvel sınıf öğretmeni bir arkadaşım, ikinci sınıfları okuturken öğrencilerinin okumayı öğrendiğini, fakat okuduklarını anlamadıklarını söyleyerek yardım istedi. En dikkat çekici konu ise basit bir matematik problemini çocuk okuyor fakat anlamıyor, doğal olarak da çözüm üretemiyor. Kısa bir hikâyeyi okuyor fakat ilgili soruları cevaplandıramıyor. Açık bir okuma başarısızlığı var burada.
Arkadaşım ilginç bir cümle kuruyor: “Ama ben okuduğum zaman yapabiliyorlar.” Bu cümleyi binlerce ebeveynden de duyduk. Kendileri okuduklarında anlayamadıkları metinleri, öğretmenleri ya da anne babaları okuduğunda kolaylıkla anlayabiliyor ve problemi çözebiliyorlardı. Bunun nedeni neydi? Okuduğunu anlama konusunda başarısız olan bu çocuklarla yaptığımız çalışmanın sonunda bu sorunun cevabını bulduk.[1]
Türkçenin anlamsal işletim sistemi sözcük sözcük okumayı reddeder. Çünkü Türkçede anlam ancak sözcüğün içinde geçtiği anlamsal birlik esas alındığında ortaya çıkar, aksi halde sadece temel anlamıyla sınırlı kalınır. Çünkü bir sözcük, tek başına görüntülediğinizde sadece temel anlamıyla karşımıza çıkar. Halbuki Türkçe çok anlamlılık denilen çok önemli ve hassas bir özelliğe sahiptir. Akıllıca ve etkin kullanıldığında sözcüklerin anlamsal katmanlarında özgür ve yaratıcı imkanlar sunarken kısır ve yetersiz kullanımında ifade ve anlam karmaşalarına yol açar.[2]
Bursa Uludağ Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Biriminde KUAP(GSF) 2012/70 numaralı, okuma ve kavrama problemlerini ele alan projemiz[3], insanımızın okuma konusundaki temel probleminin “nefes” olduğunu ortaya koydu.
Türkçenin anlamsal işletim sisteminin anlama ve kavrama aşamalarında etkin bir kuralı var: Durak…
Anadili konuşmalarımızda bu kurala ne kadar uygun hareket edersek sözlerimiz o kadar doğru ve kolay anlaşılıyor. Bu kural sözcüklerin bir araya gelerek oluşturdukları birliklerin sınırını belirliyor. Bir başka deyişle ifade etmek istediğimiz anlama uygun olarak bir araya gelen sözcük birliklerinin başlangıç ve bitiş sınırını oluşturuyor.
Bu duraklar noktalama işaretlerinin oluşturduğu duraklar gibi belirli işaretler taşımıyor. Doğal olarak da görsel olarak fark edilmesi mümkün değil. Ama anadili bilincimiz ve kuralları bu durakları bize hazır bir mamul olarak sunuyor.
Bir çay bardağı düşünün. Kullanıma hazır, üretilmiş ve size ulaştırılmış. Hemen çayı doldurup içebilirsiniz. Siz öyle yapmıyor, bardağı elinizden yere bırakıp parçalanmasına sebep uluyor, sonrada parçaları yapıştırıp bardağı o haliyle kullanmak istiyorsunuz. Ne kadar sağlıklı bir kullanım olabilir?
Bugün okuma davranışımız da böyle. Türkçenin bize hazırlayıp sunduğu anlamsal birlikleri, sözcük sözcük okuyarak önce parçalara ayırıyor, sonra da anlamak ve kavramak için onları birleştirmeye uğraşıyoruz. Sizce ne kadar başarılı olabiliriz?
Örneğin: Göz: görme organı; Boyamak: Boya sürerek veya boyaya batırarak renk vermek[4] anlamlarına geliyor. Peki, “Göz boyamak”? Kandırmak… Bu anlamsal karşılığın ne gözle ne de boyamak eylemiyle bir ilgisi var. Esas olan birlikte ne anlama geldikleridir.
Bunların nefesle ne ilgisi var. Doğru soluma insan hayatı için oldukça önemli. Etkili olduğu yerlerden biri de okuma davranışıdır.[5] Okuma sırasında doğru soluma, durakların doğru yapılmasını sağlıyor.
Okumaya yeni başlayan bir öğrenci, sınıf heyecanı, okuma korkusu ve benzeri nedenlerle okuma sırasında soluk alışverişini değiştiriyor. Bu değişim anlamsal birliklerin sonundaki durakların da değişmesine neden oluyor. Böylece parçalanan anlamsal birliğin anlamlandırılması mümkün olmuyor. Beyin kavramayı sağlayamadığı için defalarca geri dönüşler yaparak algılamaya çalışıyor. Emek ve zaman harcanan fakat başarıya ulaşamayan bir okuma davranışı çıkıyor ortaya. Çocuk okuyor ama anlayamıyor.
Çözüm, yeni bir okuma davranışı. Metinleri sözcük sözcük görüntülemek yerine anlamsal birliklerin sınırını esas alan yeni bir fotografik görüntüleme alışkanlığıdır. Bu davranış anlamayı kolaylaştırdığı gibi okuma hızını da oldukça arttırmaktadır.
Araştırma projesi içinde okuduğunu anlayamayan bu çocuklarla yaptığımız çalışmada, doğru nefes alarak durakları doğru şekilde yapmalarını sağladık. Anlamsal birlikleri de birer bütün olarak görmelerini sağladı.
Sonuç: Öğrencilerin hem kavramaları düzeldi hem de eskisinden çok daha hızlı yeni bir okuma davranışı oluşturdular. Biz, bu yeni davranışa SOS Süper Okuma sistemi diyoruz.[6]
KAYNAKLAR
[1] ÖZTAHTALI, İbrahim İmran, Speed-Reading Techniquesand TheInplementability in Turkish, BUÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, Yıl:12, Sayı:20, 2011/1, s.81-89.
[2] ÖZTAHTALI, İbrahim İmran, Hızlı Okuma ve Anlama Teknikleri; SOS Süper Okuma Sistemi, Sentez Yayınları, s.12, 2005 BURSA.
[3] Bursa Uludağ Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar Birimi, KUAP(GSF) 2012/70; “Uludağ Üniversitesi Meslek Yüksek Okulları Öğrencilerinin Okuma ve Konuşma becerilerinin Belirlenmesi ve Geliştirilmesi”, Proje tamamlanma tarihi: 25.08.2016, Proje yürütücüsü: Yrd.Doç.Dr. İbrahim İ. ÖZTAHTALI.
[4] Türk Dil Kurumu, Türkçe sözlük.
[5] ÖZTAHTALI, İbrahim İmran, Çocuklar İçin Süper Okuma Sistemi, Sentez Yayınları, BURSA 2018, s.166. [6] ÖZTAHTALI, İbrahim İmran, Geleceğin Eğitimi Yeni Nesil Dersler: Okuma Becerileri, Uludağ gelişim Akademisi Yayınları, ANKARA 2019.
Bursa Bölge
BTSO’DA GÖZLER 8 EKİM’E ÇEVRİLDİ
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda 1 Ekim’de gerçekleştirilen seçimlerin ardından gözler 8 Ekim’de yapılacak başkanlık seçimine çevrildi. Özer Matlı’nın öncülüğündeki yeşil liste 34 komite ve 79 meclis üyesiyle ilk sırada yer alırken, 8 meclis üyesi kazanan beyaz listenin tercihi başk8nlık seçiminin sonucunda belirleyici olacak.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda (BTSO) 1 Ekim 2026 Perşembe günü gerçekleştirilen meslek komitesi ve meclis üyeliği seçimleri tamamlandı. 70 meslek komitesinde 159 meclis üyesinin belirlendiği seçimlerin ardından BTSO’nun yeni dönem meclis yapısı büyük ölçüde şekillendi.
Oy kullanma hakkı bulunan üyelerin %50’sinin katıldığı seçimlerde, açıklanan sonuçlara göre Özer Matlı’nın öncülüğündeki yeşil liste 34 komitede 78 meclis üyeliği kazanarak ilk sırada yer aldı. İbrahim Burkay’ın öncülüğündeki mavi liste ise 31 komitede 71 meclis üyeliği elde etti. Beyaz liste 4 komitede 8 meclis üyesi çıkardı.
Seçim sonuçlarında eşitlik olan komitede 2 meclis üyeliği için ise kura çekimi gerçekleştirildi. Cumartesi günü Nilüfer İlçe Seçim Müdürlüğü’nde yapılan kura sonucunda 1 meclis üyeliği Özer Matlı’nın öncülüğündeki yeşil listeye, 1 meclis üyeliği ise İbrahim Burkay’ın öncülüğündeki mavi listeye dahil oldu. Böylece BTSO’nun yeni dönem meclis aritmetiğinde yeşil liste 79, mavi liste 72, beyaz liste ise 8 meclis üyesine ulaştı.

Matlı meclis aritmetiğinde önde
Ortaya çıkan tablo, seçimlerin ilk ayağında Özer Matlı’nın öncülüğündeki yeşil listeyi meclis aritmetiğinde ilk sıraya taşıdı. Yeşil liste, mavi listenin 3 komite ve 7 meclis üyesi önünde yer aldı.
Seçim sonuçlarının ardından değerlendirmelerde bulunan Özer Matlı, Bursa iş dünyasının mevcut yönetim anlayışına yönelik mesajını sandıkta verdiğini belirterek, elde edilen sonucun Bursa’nın başarısı olduğunu söyledi.
Matlı, “Bugün, eşit şartlarda yapılmayan bir seçimde, Bursa’nın iş dünyası kendi iradesine sahip çıktı. Esnafımız, tüccarımız, sanayicimiz ve KOBİ’lerimiz sözünü söyledi. Üyelerimiz Oda’sında değişim istediğini, daha çok hizmet beklediğini, karar süreçlerinde söz sahibi olmak istediğini sandıkta gösterdi. Bu başarı Bursa’nın, üretenlerin, alın teri dökenlerin ve hakkını savunan üyelerimizin başarısıdır.” dedi.
“Üyelerimiz kendi geleceğine sahip çıktı”
Seçim sürecinde yaşanan tartışmalara da değinen Matlı, üyelerin tercihini sandıkta ortaya koyduğunu ifade etti.
Matlı, “Üyelerimiz kendi kararını verdi, kendi geleceğine sahip çıktı. Bütün baskılara rağmen yeşil listeyi hem komite sayısında hem meclis temsilinde ilk sıraya taşıdı. Bu sonuç, üyelerimizin cesaretinin ve kararlılığının eseridir.” ifadelerini kullandı.
Elde edilen sonucun beraberinde büyük bir sorumluluk getirdiğini vurgulayan Matlı, yeni dönemde daha fazla hizmet ve eşit temsil anlayışıyla çalışacaklarını söyledi.
Matlı açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Sandığa gelen, iradesini ortaya koyan bütün üyelerimize teşekkür ediyorum. Bize duyulan güvenin sorumluluğunu biliyoruz. Önümüzdeki hafta yapılacak seçimde de bütün seçilen meclis üyelerimizin gönlüne dokunarak, yeni bir dönem için çalışmaya başlayacağız. Daha çok hizmet, eşit temsil ve hesap veren bir oda için mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugün Bursa’nın sesi yükseldi. Üyenin iradesi kazandı. BTSO artık yemyeşil.”
8 beyaz liste üyesi kritik
Sandıktan çıkan sonuçlarla yeşil liste ilk sırada yer alsa da BTSO’da başkanlık seçimi henüz tamamlanmış değil. 1 Ekim’deki seçimler, odanın yeni dönem meclisini belirlerken Yönetim Kurulu Başkanı’nın kim olacağı meclis üyeleri tarafından 8 Ekim’de yapılacak seçimle netleşecek.
Mevcut tabloya göre yeşil listenin 78, mavi listenin 71 ve beyaz listenin 8 meclis üyesi bulunuyor.
Bu noktada beyaz listenin elde ettiği 8 meclis üyeliği dikkat çekiyor. Yeşil ve mavi liste arasındaki 7 meclis üyelik farkı nedeniyle beyaz listenin 8 meclis üyesinin başkanlık seçiminde hangi yönde oy kullanacağı, yeni dönemin yönetiminin belirlenmesinde kritik bir unsur olarak öne çıkıyor.
Sürprizler olmazsa son söz 8 Ekim’de
BTSO’da seçimlerin ilk perdesi 1 Ekim’de tamamlanırken, ikinci perde 8 Ekim’de açılacak. Yeni seçilen meclis üyeleri bu tarihte sandık başına giderek BTSO’nun Yönetim Kurulu Başkanı ve yeni yönetimini belirleyecek.
Özer Matlı’nın öncülüğündeki yeşil listenin 34 komite ve 79 meclis üyeliğiyle ilk sırada yer alması Matlı’yı başkanlık seçimi öncesinde avantajlı konuma taşırken, mevcut meclis aritmetiği başkanlık koltuğunun henüz kesinleşmediğini gösteriyor.
BTSO’da gözler şimdi 8 Ekim’e çevrilirken, 79 yeşil, 72 mavi ve 8 beyaz meclis üyesinin oluşturduğu tablo, Bursa iş dünyasının yeni dönem yönetiminin nasıl şekilleneceğini belirleyecek.
Diğer yandan, kurulacak ikinci sandık öncesinde de sürpriz gelişmeler yaşanabileceği kulislerde konuşuluyor.
Bursa Bölge
EFE’DEN BTSO SEÇİMLERİNE ELEŞTİRİ
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda (BTSO) seçim sürecinin tamamlanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan Bayram Efe, seçim günü yaşandığını belirttiği idari ve teknik aksaklıklara dikkat çekti. Özer Matlı liderliğindeki Yeşil Liste’nin seçim başarısının ardından süreci değerlendiren Efe, seçmen listelerinden dijital altyapıya, MERSİS ve yetki belgesi işlemlerinden oy verme saatine kadar birçok başlıkta eleştirilerini gündeme taşıdı.
BTSO’nun dijital dönüşüm hedefleriyle seçim organizasyonunda yaşandığını savunduğu sorunlar arasında çelişki bulunduğunu ifade eden Efe, yaşananları 11 maddede sıraladı. Seçim günü tüccar ve sanayicilerin karşılaştığı sorunların yanı sıra seçim tarihinin belirlenmesi ve saha çalışmalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Efe, yeni dönemde kurumsal dönüşüm ve daha etkin bir yönetim anlayışı çağrısı yaptı.
Efe, seçim sonuçlarının ardından Özer Matlı’ya destek mesajı verirken, Bursa iş dünyasının sandıkta ortaya koyduğu iradeye teşekkür etti. Efe’nin BTSO seçim sürecine ilişkin değerlendirmeleri şöyle:
“1. Seçmen listelerinde belirsizlik: Seçim gününe kadar sistemde aktif görünen bazı seçmenlerin, oy verme günü kayıtlarda yer almadığı tespit edildi.
2. Eski ve hatalı iletişim bilgileri: BTSO tarafından sağlanan listelerdeki telefon ve adres bilgilerinin çoğunlukla 10 yıl öncesine ait olduğu; kapanmış firmaların ve yetkisiz kişilerin listede bulunduğu görüldü.
3. Seçmen üzerindeki baskı: Sandık başına giden çok sayıda seçmenin, üzerindeki baskı nedeniyle tereddüt yaşadığı ifade edildi.
4. Erken saha çalışmaları ve yetki belgeleri: Mavi grubun aylar öncesinden yetki belgelerini toplayarak seçmen üzerinde yönlendirme yaptığı ve baskı kurduğu iddia edildi.
5. MERSİS ve belge alma çilesi: Seçim günü MERSİS ve yetki belgesi sistemlerinde yaşanan kilitlenmeler nedeniyle tüccar ve esnaf saatlerce kuyrukta bekletildi.
6. Kapanış saati mağduriyeti: Oy verme işleminin saat 17.00’de sona ermesi nedeniyle sandık başına ulaşmaya çalışan birçok üye oy kullanamadı.
7. Perşembe Günü Tercihi: Seçim tarihinin tüccarın en yoğun tahsilat günü olan Perşembe gününe denk getirilmesinin katılımı olumsuz etkilediği belirtildi.
8. Tarihin erkene alınması: İlan edilen 15 Ekim ve sonrası tarihi yerine seçimlerin erkene çekilmesinin organizasyonu zora soktuğu ifade edildi.
9. Eksik veri yönetimi: BTSO’nun dijital vizyon iddialarına karşın, üye veri tabanındaki adres ve iletişim bilgilerinin dahi eksik tutulması idari bir fiyasko olarak nitelendirildi.
10. Teknik destek yetersizliği: Belge alma krizinde BTSO personelinin yetersiz kalması üzerine adayların kendi bilgisayar ve tabletleriyle sahada çözüm üretmek zorunda kaldığı aktarıldı.
11. Yönetim anlayışı eleştirisi: Mevcut idarenin sorun çözen değil, bürokrasi ve aksaklık üreten bir yapıda olduğu savunuldu.
Seçim sonuçlarının ardından süreci değerlendiren Bayram Efe, kurumsal dönüşüm vurgusu yaparak şu ifadeleri kullandı:
“Biz Özer Matlı Başkanımızın her zaman yanında olacağız. Önce Bursa etiketimizi fasoncu anlayıştan çıkarıp, değerli fason ve yerli markalaşmaya ulaştıracağız.
Bursa iş dünyasına teşekkür
Bayram Efe, tüm aksaklıklara ve yoğun iş temposuna rağmen sandık başına gelerek iradesini ortaya koyan Bursa sanayicisine ve esnafına teşekkür ederek açıklamasını tamamladı
“O gün kargosunu, malını, işini, işçisini, sevkiyatını, hastasını ve tahsilatını bir kenara bırakarak bize gönül veren tüm Bursa tüccarına, KOBİ’lerine ve fabrika sahiplerine çok teşekkür ediyoruz. Biz sizin için çalışacağız; sizden aldığımız güçle birlikte daha güçlü, birlikte ileri gideceğiz.”
Bursa Bölge
BAŞKAN ERDEM’DEN ANLAMLI ZİYARET
Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla Yeni Yaşam Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezi’ni ziyaret ederek huzurevi sakinleriyle bir araya geldi.
Huzurevi sakinleriyle yakından ilgilenen Başkan Şükrü Erdem, büyüklerle uzun uzun sohbet ederek geçmişten günümüze uzanan hatıralarını dinledi ve Dünya Yaşlılar Günü’nü kutladı.
“Büyüklerimiz, bu ilçenin yaşayan hafızasıdır”
Başkan Erdem “Bugün burada yalnızca Dünya Yaşlılar Günü’nü kutlamak için değil, ilçemizin geçmişine tanıklık etmiş, bu topraklarda emek vermiş, aileler yetiştirmiş ve hayatları boyunca topluma katkı sunmuş büyüklerimizle bir arada olmak için bulunuyoruz. Büyüklerimizin ihtiyaçlarını gözetmek, onların sosyal yaşamla bağlarını güçlendirmek ve her zaman yanlarında olduğumuzu hissettirmek hepimizin ortak sorumluluğudur.
Belediyeciliği yalnızca fiziki yatırımlarla sınırlı görmüyoruz. İnsanların hayatına dokunabilmek, dayanışma kültürünü güçlendirmek ve her yaştan hemşehrimizin yaşamını kolaylaştırmak da en önemli sorumluluklarımız arasında yer alıyor. Büyüklerimizin yüzünde gördüğümüz bir tebessüm, onlarla paylaştığımız bir sohbet bizler için son derece kıymetli. Kendilerine sağlıklı, huzurlu ve sevdikleriyle birlikte geçirecekleri nice güzel yıllar diliyorum.” Dedi.
Ziyaret, huzurevi sakinleriyle çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
-
Bursa Bölge7 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Genel2 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel7 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi3 yıl agoKAZI KAZAN’DAN 1 MİLYON TL KAZANDI



Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login