Connect with us

Sağlık

BURSA’DAN DÜNYAYA SAĞLIKLI GELECEK TAAHHÜDÜ

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı İş Toplantısı ve Teknik Konferansı kapsamında düzenlenen ‘Politik Kurul Toplantısı’na katılarak Bursa Taahhüt Duvarı’na kente dair hayal ve projelerini yazdı.

DSÖ Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı’nın 2025 Yılı İş Toplantısı ve Teknik Konferansı, Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde devam ediyor. 7. fazın son toplantısı olma özelliğini taşıyan ve 8. faza geçiş için stratejilerin belirlendiği konferans kapsamında ‘Politik Kurul Toplantısı’ düzenlendi. Kentlerin geleceğine yön verecek önemli konuların konuşulduğu toplantıda, katılımcılar tarafından Bursa Taahhüt Duvarı’na kentlerine dair iyi niyet ve dileklerini yapıştırdı.

“Bu çağrı; eşitlikten, sağlıktan, adaletten yana iradenin ifadesidir”

Politik Kurul Toplantısı’nda konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, son 5 yılda kentlerin; pandemi, iklim krizi ve art arda yaşanan göç dalgaları gibi çok katmanlı sorunlarla karşı karşıya kaldığını söyledi. Büyük değişimin yükünü taşıyan kentlerin aynı zamanda çözümün de merkezinde yer aldığını belirten Başkan Mustafa Bozbey, bu mücadelenin kolektif, küresel ve çok katmanlı bir dayanışmayı zorunlu kıldığını ifade etti. Dünya Sağlık Örgütü’nün yön veren, yapılandıran ve yerel yönetimlerle el ele yürüyen bir iş birliği aktörü olarak varlık göstermesinin çok büyük bir önem taşıdığını anlatan Başkan Bozbey, “DSÖ’nün çözümün yereldeki taşıyıcıları olan bizlerle birlikte yol alması, hepimizin hayalini kurduğu sağlıklı ve adil bir geleceğe daha güvenle ulaşmamızı sağlayacaktır. Sizlerle paylaştığımız Bursa Taahhüdü, ortak değerlerimizin güncellenmiş bir ifadesidir. Bu çağrı; eşitlikten, sağlıktan, adaletten, barıştan ve doğaya duyulan saygıdan yana bir iradenin ifadesidir. Bursa Taahhüdü’nün temelinde insan, mekân, katılım, refah, barış, gezegen ve hazırlıklılık gibi 7 güçlü ilke yer alıyor. Bu ilkeler sadece bir strateji değildir. Aynı zamanda vicdanla yazılmış bir yol haritasıdır” diye konuştu.

“Bu masa, eylemin başladığı yerdir”

Kentlerin doğaya saygılı olması gerektiğini savunduklarını hatırlatan Başkan Bozbey, doğayı kaybedenlerin geleceğini de kaybedeceğini dile getirdi. Kentlerin eşitlik üretmesi gerektiğini söyleyen Başkan Bozbey, dışlanan ve yoksullaştırılan bir toplumda barışın inşa edilemeyeceğini belirtti. Bu metnin, yalnızca ideal şehirleri değil; bugünün gerçeklerinden beslenen, uygulanabilir hedefleri de ortaya koyduğunu anlatan Başkan Bozbey, “Çocukların erken yaşta desteklendiği, kadınların görünür olduğu, büyüklerin dışlanmadığı, gençlerin sesinin duyulduğu, engellerin kaldırıldığı bir yaşamı sadece hayal etmiyoruz. Bu yaşamı birlikte inşa etmek istiyoruz. Şimdi, 7. fazdan 8. faza geçerken bir çağrımız var. Artık birlikte taahhüt etme vaktidir. Siyasi irademizi halk sağlığına, iklim duyarlılığına ve toplumsal eşitliğe yönlendirme zamanıdır. İnanıyorum ki Bursa’dan yükselen bu çağrı herkesin vicdanında karşılık bulacaktır. Bu masa, dayanışmanın masasıdır. Bu masa, eylemin başladığı yerdir. Bu nedenle Bursa’dan çıkacak olan taahhüt; kentlerimizden başlayarak ülkelerimize, bölgelerimize ve tüm dünyaya umut taşıyacak bir belgedir. Birlikte düşünecek, birlikte inşa edeceğiz” dedi.

Konuşmaların ardından tüm katılımcılar dilek ve hayallerini yazdıkları kağıtları Bursa Taahhüt Duvarı’na astı.

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Sağlık

BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE BİR BAŞARI HİKAYESİ

Bağımlılıkla mücadelede kurumsal işbirliği, doğru yönlendirme, profesyonel danışmanlık ve bireysel kararlılık, Bursa’da hayata yeni bir kapı aralamaya devam ediyor. Genç yaşlarda bağımlılık ile tanışan ve bu durumun getirdiği sosyal ve kişisel zorluklarla mücadele eden 1995 doğumlu A.Z., kamu kurumlarının güçlü koordinasyonu sayesinde hayatında temiz bir sayfa açmayı başardı. Hayatında radikal bir değişim ihtiyacı hissettiği bir dönemde, ilgili kamu birimlerinin ve emniyet güçlerinin zamanında müdahalesiyle İlçe Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki Sağlıklı Hayat Merkezi’ne (SHM) yönlendirilen A.Z. için bu adım, adeta hayatının dönüm noktası oldu.

Bursa İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Mudanya Sağlıklı Hayat Merkezi’nde yürütülen düzenli takip ve uzman danışmanlık görüşmeleri, özellikle ilk aylarda A.Z.’nin otokontrol geliştirmesinde ve sorumluluk bilincini yeniden kazanmasında büyük rol oynadı. Haftalık olarak gerçekleştirilen profesyonel danışmanlık seansları sayesinde topluma yeniden uyum sağlama özgüveni perçinlenen A.Z., arınma sürecindeki en güçlü motivasyon kaynağının ise kızı olduğunu belirtti. Sürecin kalıcı kılınmasındaki en kritik adımın ise eski çevre ve alışkanlıklarla bağların tamamen koparılması olduğunu vurgulayan A.Z. “Hayatımı iş ve ev düzeni çerçevesinde yeniden kurdum. Geçmişte olumsuz etki yaratan ortamlardan tamamen uzaklaşarak, kendime temiz ve yapıcı bir sosyal çevre oluşturdum. Sağlıklı yaşamı benimseyen insanlarla sosyalleşmek hayatımda çok büyük bir fark yarattı” dedi.

“Değişimin şifresi: Temiz bir sosyal çevre ve doğayla zaman geçirmek”

Sağlıklı yaşamı benimseyen insanlarla sosyalleşmenin hayatında çok büyük bir fark yarattığını dile getiren A.Z., iyileşme sürecinde zihinsel ve bedensel olarak toparlanmak adına doğayla zaman geçirmenin ve yürüyüşler yapmanın önemine de değindi. Benzer sorunları yaşayan bireylere ve ailelerine çağrıda bulunan A.Z., “Bağımlılık tedavi edilebilir bir sağlık sorunudur; bu süreçte özellikle Sağlıklı Hayat Merkezlerimiz başta olmak üzere devletimizin sunduğu profesyonel yardım imkanlarından yararlanmaktan asla çekinmeyin” dedi.

“Bağımlılık bir irade zayıflığı değil, tıbbi bir sağlık sorunudur”

Sürecin profesyonel ve psikososyal boyutunu değerlendiren Mudanya Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde görevli Sosyal Çalışmacı Burak Türkmenoğlu, “Bağımlılık, toplumda sanılanın aksine iradi bir seçim ya da bir kişilik zayıflığı değil, tıbbi ve sosyal boyutları olan ciddi bir sağlık sorunudur. Bizler Sağlık Bakanlığımızın ‘koruyucu sağlık hizmetlerini ön plana çıkarma’ vizyonu doğrultusunda, Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde bireyin sadece tıbbi tedavisini değil, psikososyal sağlığını da bir bütün olarak ele alıyoruz. Amacımız, kişinin hayatını yeniden organize edebilmesi, sosyal çevre ilişkilerini yapıcı bir şekilde dönüştürebilmesi ve kaybettiği özgüvenini geri kazanması için profesyonel danışmanlık mekanizmalarını devreye sokmaktır. A.Z. örneğinde de gördüğümüz gibi, bireyin iyileşme isteği ve kararlılığı en kritik unsur olmakla birlikte, sürecin gönüllülük esasıyla yürütülmesi başarının kalıcı olmasını sağlıyor; zira zorla yürütülen süreçlerin faydası ne yazık ki çok daha kısıtlı kalabiliyor” şeklinde konuştu.

Bursa’da 14 sağlıklı hayat merkezi ile kesintisiz ve ücretsiz destek

Zihninde değişim fikri uyanmış tüm bireylere kapılarının sonuna kadar açık olduğunu vurgulayan Sosyal Çalışmacı Burak Türkmenoğlu, “Henüz tam karar verememiş ancak zihninde ‘Acaba ben de başarabilir miyim, temiz bir hayata adım atabilir miyim?’ sorusu uyanmış tüm vatandaşlarımızın profesyonel mekanizmalara başvurması hayati önem taşıyor. Sağlık Bakanlığımızın her bireyin sağlıklı bir yaşam sürmesini destekleyen erişilebilir hizmet felsefesi çerçevesinde, Bursa’da bu mücadeleyi veren hastalarımız ya da yakınları, ücretsiz uzman danışmanlığı hizmeti almak için şehrimizde aktif olarak hizmet sunan 14 Sağlıklı Hayat Merkezimizden birine doğrudan başvurabilirler. Ayrıca dileyen vatandaşlarımız ALO 191 Uyuşturucu ile Mücadele Danışma ve Destek Hattı üzerinden bilgi alabileceği gibi, arındırma merkezlerindeki tedavi ve rehabilitasyon süreçleri için de MHRS Alo 182 hattı üzerinden randevularını kolayca oluşturabilirler; unutmayın, doğru destekle bu hastalığı aşmak mümkündür” diyerek sözlerini tamamladı.

Continue Reading

Sağlık

“HER GEBEYE BİR EBE” PROJESİ MEYVELERİNİ VERİYOR

Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, anne ve bebek sağlığını korumaya yönelik yürütülen koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekti. İl genelinde yürütülen saha çalışmalarının meyvelerini verdiğini belirten Uzm. Dr. Çetin, Orhaneli’de bir ebenin dikkati sayesinde olası bir sağlık sorununun önüne geçildiğini söyledi.

Sağlık Bakanlığının temel hedeflerinden birinin; gebelik dönemi ve doğum sürecinde anne-bebek sağlığı açısından daha verimli, etkin ve güvenli sağlık hizmeti sunulması olduğunu hatırlatan Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Bursa İl Sağlık Müdürlüğü olarak, Bakanlığımızın “Normal Doğum Eylem Planı” doğrultusunda ilimiz genelinde anne ve bebek sağlığını en üst seviyede korumayı amaçlıyoruz. Bu kapsamda ilimizde başarı ile sürdürdüğümüz ‘Her Gebeye Bir Ebe’ projesi ile gebeliğinin son üç ayında olan tüm gebelerimizi yakın takibe alıyoruz. Bunun yanı sıra ‘Yüksek Riskli Gebelik Takibi’ uygulaması ile de risk faktörü saptanmış gebe ve lohusalarımızı birebir ve düzenli olarak izliyoruz. Bu nitelikli çalışmalarla koruyucu sağlık hizmetlerini her yuvaya ulaştırırken, normal doğumun önemini de gebelerimize tek tek anlatıyoruz. Temel amacımız, mevcut risk durumlarına en uygun yaklaşımla müdahale ederek gebelerimizin evlatlarına sağlıklı bir şekilde kavuşmalarını sağlamaktır.”

Kritik müdahalede bulunan ebeye teşekkür belgesi verildi

Projelerin sahada ne denli hayati bir rol oynadığını gösteren somut bir başarı örneğinin Orhaneli ilçesinde yaşandığını belirten Uzm. Dr. Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Orhaneli Toplum Sağlığı Merkezimizde görev yapan Ebemiz Gurbet Mistik, düzenli olarak takibini sürdürdüğü bir anne adayımızın yaşadığı sağlık sorunlarını henüz çok erken bir dönemde titizlikle tespit etmiştir. Ebemizin profesyonel dikkati ve hızlı refleksi sayesinde gebemizin vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluna ulaşması sağlanmıştır.

Yapılan bu zamanında müdahale ile anne ve bebeğinin göreceği olası büyük sorunların önüne geçilmiş ve bebeğin sağlıklı olarak doğmasına çok büyük bir katkı sunulmuştur. Gece gündüz demeden sahada insanımızın sağlığı için ter döken, bu projeleri sahiplenerek anne ve bebeklerimizin hayatına dokunan Ebemiz Gurbet Mistik başta olmak üzere, tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum. Bursa genelinde hiçbir vatandaşımızı yalnız bırakmamak adına koruyucu sağlık hizmetlerimizi güçlendirerek sürdürmeye kararlıyız.”

Continue Reading

Sağlık

YAZ AYLARINDA SIVI TÜKETİMİNE ÖZEN GÖSTERİN!

Yüksek sıcaklıklarda sıvı tüketiminin önemine dikkat çeken Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fahriye Vatansever Ağca, yaz aylarında ani ölümlerin sebepleri ve risk altında olan bireylerin dikkat etmesi gerekenler hakkına açıklamalarda bulundu.

Özellikle 40 derecenin üzerine çıkan sıcaklıklarla beraber, vücut ısısını 36-37 derece arası fizyolojik değerlerde tutmak için bazı mekanizmaların devreye girdiğini dile getiren Prof. Dr. Ağca, “Temel olarak iki yolla biz aslında vücut ısımızı dengede tutmaya çalışıyoruz. Bunlardan biri terleme ile yani cilt yoluyla. İkincisi de solunum sıklığını arttırarak akciğerden sıvıyı buharlaştırarak vücut ısımızı düşürmeye çalışıyoruz. Tabi bu durum kalbimizin iş yükünü arttırıyor, kalp hızımızı arttırıyor, tansiyon değerlerimizde yükselmelere yol açabiliyor.” Dedi

Bazı durumlarda ise aşırı sıvı kaybına bağlı olarak tansiyon düşmesinin görüldüğünü vurgulayan Ağca, “Dehidratasyon dediğimiz bu sıvı kaybı nedeniyle oluşan tansiyon düşmeleri, bazen aşırı seviyelere ulaşırsa kan pıhtılaşması, kan damarlarında kanın koyulaşması ve yine kalbin iş yükünün artmasına bağlı olarak kalp krizleri ve ani ölümlere kadar süreci götürebiliyor.” şeklinde konuştu.

Güneş altında uzun süre kalmayın

Özellikle 65 yaş üstü bireylerle birlikte hipertansiyon, diyabet, kalp-damar hastalığı, beyin-damar hastalığı, kalp yetmezliği, kronik akciğer hastalığı veya böbrek yetmezliği olan hastaların da risk altında olduğunu belirten Ağca, güneş ışınlarının dik geldiği öğle vakitlerinde yarım saatten fazla güneş altında kalınmaması gerektiğinin altını çizdi. Ağca, “Sıvı alımını arttırmaları gerekiyor ki sıcaklığın bu zararlı etkilerinden korunabilsinler. Yaz aylarında günlük olarak 2.5-3 litreye kadar sıvı alımımızı, sıvı tüketimimizi arttırmamız gerekiyor. Dolayısıyla bir şapka kullanmak, şemsiye kullanmak, sıvı alımımızı arttırmak, üzerimize beyaz, ince pamuklu kıyafetler giyinmek bizim için koruyucu tedbirler olarak uygulanması gereken dikkat etmemiz gereken faktörler arasında.” diye konuştu.

Ağca, kalp yetmezliği ile tansiyon hastalarının kullandıkları idrar söktürücü ilaçlar nedeniyle dehidrasyon durumuna daha elverişli olmalarına dikkat çekerek, “Bu hastalarımızın yaz aylarında hekimleriyle görüşerek idrar söktürücü ilaçlarının doz azaltımının yapılması ve yine sıvı alımlarını arttırmaları çok büyük önem arz ediyor.” ifadelerini kullandı.

Bu önerilere dikkat edin

Güneşin etkilerinden korunmak için yapılması gerekenleri sıralayan Ağca, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Doğrudan tedbir olarak doğrudan güneşin altında kalmayalım. İlla kalmamız gerekiyorsa yarım saatten uzun süre kalmayalım. Vücut sıcaklığımız arttıysa, vücudumuzda kızarıklık, ısı artışı, baş ağrısı, bulantı, halsizlik, tansiyon düşmesi gibi belirtiler hissediyorsak, hemen serin bir alana, klimalı bir ortama geçmeliyiz veya bir şemsiye kullanmamız, gölgeliğin altına geçmemiz, hemen sıvı alımını arttırmamız, gerekirse uzanıp ayağımızı yükseltmemiz, üzerimizdeki kıyafetleri biraz inceltmemiz tedbir olarak önemli. Bunlarla rahatlamadıysak özellikle konuşma bozukluğu, bilinç bozukluğu, göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı, bir yerimizde vücudumuzun herhangi bir yerinde güçsüzlük gibi belirtiler ortaya çıktıysa mutlaka 112 aracılığıyla acil servislere başvurmamız önem arz ediyor. Bu konuda Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan uyarılar da yakından takip edilmeli”

Continue Reading

Trending