Connect with us

Güncel

Belediye’nin ‘faaliyet’lerine muhalefetten ret!

Karacabey Belediye Meclisi’nin Nisan ayı toplantısı önceki gün gerçekleştirildi. Toplantıya, Belediye’nin 1 yıllık icraatlarının oylamaya sunulduğu ‘Faaliyet Raporu’ damga vurdu. Belediye yönetimini eleştiri yağmuruna tutan İYİ Parti Meclis Üyesi Gizem Arda, önlerine ‘kopyala-yapıştır’ bir rapor geldiğini belirterek, verilen sözlerin yerine getirilmediğini savundu. Arda’nın düşüncelerine katılmadığını vurgulayan Belediye Başkanı Ali Özkan ise, hizmet noktasında her geçen yıl vites yükselttiklerini ve Karacabey’in ‘yükseliş’ döneminde olduğunu ileri sürdü.

Ali Özkan başkanlığında Şükran Yemişçioğlu Kültür Merkezi’nde yapılan meclis toplantısında, mazereti sebebiyle katılamayan İYİ Parti Meclis Üyesi Bala Songül Kuvan dışındaki tüm meclis üyeleri hazır bulundu.

Gündem dışı gelenlerle birlikte toplamda 16 maddenin karara bağlandığı Belediye Meclis Oturumu’na, Belediye’nin 1 yıllık icraatlarının oylamaya sunulduğu ‘Faaliyet Raporu’ damga vurdu. Özellikle İYİ Parti Belediye Meclis Üyesi Gizem Arda’nın eleştirilerinin ön plana çıktığı toplantının genel olarak ‘sakin’ ve ‘tartışmasız’ geçtiği gözlendi.

Faaliyet Raporu ile ilgili görüşmelerin başlamasıyla birlikte Belediye Başkanı Ali Özkan yerini Meclis 1. Başkan Vekili Faruk Türe’ye devretti.

Belediye’nin-‘faaliyet’lerine-2

“Önümüzde ‘kopyala-yapıştır’ bir rapor var”

Karacabey Belediyesi’nin meclise sunduğu 2020 yılı faaliyet raporunun 2019 yılının aynısı olduğunu öne süren İYİ Parti Meclis Üyesi Gizem Arda, şu ifadelere yer verdi: “Elimizde bulunan faaliyet raporunu kısıtlı bir süre içerisinde değerlendirme imkanı bulabildik ve bazı olumsuz durumlarla karşılaştık. Alanım olan yapım inşaat işleri ile ilgili bazı sorularım olacak. Öncelikle Atatürk Kültür Parkı’ndan başlamak istiyorum, 2020 yılı faaliyet raporunda 2019 yılının kopyala-yapıştır halini görmekteyiz. Seçimlerden önce temeli atılan bu yapı neden bekletilmektedir, ne zaman yapılacaktır? Seçim zamanı sadece gövde gösterisi için mi o temel atıldı? Biz raporlarda kopyala-yapıştır değil, Kültür Merkezi’nin bir an önce bitirilmesini talep ediyoruz. Saadet Mahallesi’nde başlanan Gençlik Merkezi’nin akıbetinin Kültür Merkezi gibi olmamasını dilerken, bu güzel yatırım için teşekkür ediyoruz.

Ayrıca, yüzme havuzunun üzerinin kapatılmasına neden başlanmadığını merak ediyor, mevcut yapının daha fazla zarar görmemesi gerektiğini düşünüyoruz.

Sayın Başkan, faaliyet raporları yaptıklarınızı ve yapacaklarınızı gösteren belgelerdir. Yeni Mahalle’ye Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin katkıları ile yapılacak olan Düğün Salonu projelerinden bahsediyordunuz, hatta ihale aşamasına geldiğini, 2019 faaliyet raporunda görüyoruz. İmar planında Düğün Salonu olarak görünen ve projeleri olan taşınmazda şimdi Anaokulundan bahsediyorsunuz. Bu bir tezatlık değil midir?

Öğretmenler Parkı Spor Tesisleri, park olarak sizin başlatmadığınız bir proje olsa da bitirilmesi ve hizmete açılması gereken büyük ölçekte bir yatırımdır. Yapım aşamasının devam ettiğini gördüğümüz bölgede, 2019’da ihale hazırlıkları yapılan Kır Düğün Salonu, 2020’deki faaliyet raporunda neden yer almamaktadır?  Aynı projede İller Bankası’nın Belediyemize hibe olarak tahsis edeceği 2 milyon TL’lik ihale hazırlıklarının durumu nedir? Park içerisindeki yollar, kafe ve göl etrafındaki ahşap seyir terasları çürümeye terk edilmiş durumdadır.

Sayın Başkan biraz da Karacabey’in incisinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle 2019 faaliyet raporunda yer alan Malkara Seyir Tepesi çalışması tamamlanmış mıdır, merak ediyoruz? Bayramdere Mahallesi 3 pafta 1484 nolu taşınmazda gerekli plan değişikliğinin 2019 yılında yapıldığını faaliyet raporundan anlamaktayız. Basında da yer alan tahliye işlemi tamamlanmış mıdır? Butik otel yapmak için tahliye edilen yerin ihalesini ne zaman yapmayı planlamaktasınız? Yine Bayramdere’deki Yeniköy A Tipi Mesire alanı ile ilgili bir gelişme yok mudur? 2019 ve 2020 faaliyet raporlarında değişiklik ve ilerleme göremiyoruz. Tahsisi tamamlanmış bu proje ve butik otel ile ilgili bilgi talep ediyoruz.

Aşevi ve Misafirhane ilçemize kazandırılmış sosyal projelerden kendi adıma söylemek gerekirse en değerlisidir. Ancak sormak istediğim; ‘Bursa Büyükşehir Belediyesi katkılarıyla’ derken ne kadar bir katkısı bulunmaktadır. Tamamı Büyükşehir tarafından yapıldıysa faaliyet raporunda olması ne kadar doğrudur? Bu konuda bizi aydınlatırsanız çok memnun olacağız.

Bu konular faaliyet raporlarında yer alan konulardı. Bir de seçim öncesi vaatlerinizden hatta 2015’ten beri ara ara gündeme gelen Tarım AVM Projesi ne zaman gerçekleşecek? Bu konuda çalışmalar var mıdır? 2020 faaliyet raporunda yer almadığı için merak ettik. İlave olarak, bir ihale yöntemi olan doğrudan temin ile mal alımı, hizmet alımı ve yapım işleri olmak üzere 7 milyon 169 bin 644,91 TL mal alımı, 3 milyon 926 bin 033,45 TL hizmet alımı, 2 milyon 499 bin 218,91 TL yapım işi olarak toplamda 13 milyon 594 bin 897,27 TL bir doğrudan temin ile alım yapılmış.

Belediye’nin-‘faaliyet’lerine-3

“Doğrudan temini neye göre yapmaktasınız?”

Kamu İhale Kanunun 21 ve 22’nci maddelerindeki parasal limitler dahilinde 21/f ve 22/d maddelerinde yapılacak harcamaların toplamı, idarelerin bütçelerine bu amaçla konulacak ödeneklerinin % 10’unu Kamu İhale Kurulu’nun uygun görüşü olmadıkça aşamaz denilmektedir. Denetim Komisyon Raporu’nda Mal ve Hizmet Alım giderleri 47 milyon 288 bin 354,02 TL olarak görünmektedir. % 10 baremi 4.7 milyona denk gelirken, 13.5 milyonluk alım neredeyse 3 katıdır. Faaliyet raporunda Kamu İhale Kurulu’nun uygun görüşü yer almamaktadır. Siz bu doğrudan temini neye göre yapmaktasınız? Bu konu ile ilgili harcama kalemlerinin dökümünü paylaşmanızı istiyoruz.

2020 yılı 2019’a göre zorlu ve sonu nereye varacağı belli olmayan bir dönemdi. Bu bağlamda Belediye olarak yatırımlarınızı azalttığınızı görüyoruz. Özel kalem bütçesinde tasarrufa gittiğinizi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nde etkinlikler yapılmadığı için harcama kaleminin düştüğünü görüyoruz, bunun yanında canla başla çalıştıklarına şahit olduğumuz Temizlik İşleri Müdürlüğü’nün harcamalarının yükselmesi, halk sağlığı açısından çalışmaların arttığını göstermektedir. Ayrıca buradan tüm Temizlik İşleri Personeli ve vefa destek ekibine teşekkürlerimizi iletmek isterim.

Fakat Fen İşleri Müdürlüğü’nün 2020’de 2019 yılına göre yatırımları azalttığını görmekteyiz. Belediye’nin aynası olan bu birimde uygulamalar hangi koşulda olursa olsun artarak devam etmelidir.

“18 milyon TL nereye gitti?”

Net Bütçe ödeneği 42 milyon 814 bin 848,85 TL iken, yani “ben 2020’de yaklaşık 43 milyonluk iş yapmayı hedefliyorum” derken, gerçekleşen Bütçe ödeneği 30 milyon 144 bin 443,45 TL, yani “30 milyonluk iş yapabildim” diyor. Fakat Denetim Komisyon Raporu’nda bütçe gideri 11 milyon 720 bin 737,89 TL olarak görünmektedir. Aradaki 18 milyon 423 bin 705,56 TL paranın nereye aktarıldığı, hangi hizmetlerde kullanıldığı, ya da bu paranın ne olduğunu bilmek istiyoruz.

Tüm açıklamalarımızın neticesi olarak 2020 Faaliyet Raporu’na İYİ Parti grubu adına ‘Ret’ verdiğimizi de bildirmek istiyorum.”

Belediye’nin-‘faaliyet’lerine-4

Tanrıverdi ‘ret’, Ünlü ve Avinç ‘evet’ dedi

Geçen yılın aksine bu yıl sessiz bir eleştiri getirmeyi tercih eden CHP Belediye Meclis Üyesi Murat Tanrıverdi, söz konusu faaliyet raporunun 2019-2024 Stratejik Plan ile alakası olmadığını, 5 yıllık programda detayların bulunmadığını belirterek, faaliyet raporuna ‘ret’ oyu vereceklerini söyledi.

MHP Grubu adına söz alan Nadir Ünlü ile AK Parti Sözcüsü Murat Avinç ise, Belediye’nin meclise sunduğu faaliyet raporunun icraatlarla örtüştüğünü ve Belediye’nin çalışmalarından memnun olduklarını vurgulayarak ‘evet’ oyu vereceklerini bildirdi.

Ardından yapılan oylama neticesinde İYİ Parti, CHP ve DP’li meclis üyeleri ‘ret’ verirken, AK Parti ve MHP’nin ‘evet’ desteğiyle Faaliyet Raporu oy çokluğuyla kabul edildi.

Oylama sonrası yeniden meclise başkanlık eden Ali Özkan, özellikle İYİ Parti Meclis Üyesi Gizem Arda’nın eleştirilerine yanıt verdi. “Muhalefet muhalefetliğini yapacak” diyen Başkan Özkan, tüm düşüncelere saygı duyduğunu ancak katılmadığını vurguladı.

“Sosyal belediyecilikte destan yazıyoruz”

Başkan Özkan, şöyle devam etti: “Atatürk Kültür Parkı’na yapılacak Gençlik Merkezi’nde bazı aksaklıklar oldu ancak yakın zamanda inşaatı tamamlanarak hizmete açılacak. Gençlik Merkezi’nde herhangi bir problem yok. 1 yıl içinde bitirilecek. Yüzme Havuzu ihalesi henüz yapılmadı. Ancak havuzun üzeri kapatılacak. Gençlik Spor Bakanlığı’mızdan gelecek hibe ile en kısa sürede projeyi bitireceğiz. Öğretmenler Parkı büyük ve maliyetli bir proje. Adım adım yapıyoruz. Çalışmalar bizden önce başlamış ancak su ve elektrik hatları düzenlenmemiş, altyapısı yapılmamıştı. 230 bin metrekarelik bir alandan bahsediyoruz. Ancak çalışmalarımız sürüyor. Öğretmenler Parkı’nı güzelleştireceğiz. Spor alanları yapmaya devam ediyoruz. Ayrıca o bölgede peyzaj çalışmaları da sürecek. Butik Otel’i yapacağız. Orman Kampı’ndan da çalışmalara start verdik. Günü birliklerin tamiratına başlanıldı. Aşevi gibi birçok hizmeti Büyükşehir Belediyesi ile birlikte yapıyoruz. Burada kimin yaptığı değil, Karacabey’e ne yapıldığı önemlidir. İster hükümetimiz, ister Büyükşehir kanalıyla olsun; ilçemize yapılan her hizmette Karacabey Belediyesi de vardır. Aşevi bizim için de çok önemli bir hizmetti. Belediyemiz özellikle sosyal belediyecilikte destan yazıyor. Aşevi’ne katkı sunan Karacabey halkıma da teşekkür ediyorum. Yalnız bu konuda muhtarlarımızı daha fazla duyarlı olmaya davet ediyorum. Çünkü mahallelerinde aç insan varsa ve bize haber vermiyorlarsa bundan onlar sorumludur. Onlar haber verdiği halde vatandaşı biz aç bırakırsak, sorumlusu biziz.

“Buhar olan bir para yok, Belediyecilikte Türkiye’de 1 numarayız”

Tarım AVM ile ilgili Bakanlık’tan haber bekliyoruz. Bu konuda sıkıntı yok. Doğrudan Temin’lerle ilgili görüşlerinize katılmıyorum. Doğrudan Teminler yasal çerçevede sürüyor. Bahsettiğiniz gibi 18 milyon lira bir yere gitmedi, yani paranın buharlaşması söz konusu değil. Yalnız tahmini bütçe ile gerçek bütçeyi karıştırmayın. Bütçemiz doğrultusunda da Karacabey’e hizmet ediyoruz. Bu noktada yeni kaynaklar peşindeyiz. Örneğin taşkın alanları düzenleyerek icara verdik. Yeni eczaneler yaparak kiraya verdik. Kaynak adına TEKNOSAB’ı çok önemsiyoruz. TEKNOSAB yalnızca Karacabey’in değil, Türkiye’nin en büyük yatırımıdır. TEKNOSAB ile başka bir Karacabey doğacak.  Bunun yanı sıra Karacabey yükseliş dönemindedir. İlçemiz modern şehir olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. İçme suyu, kanalizasyon ve altyapı çalışmalarımız hız kazandı. Tohumculukta da Karacabey ‘merkez’ geline geldi. İlçemizin ihtiyaçları doğrultusunda otoparklar yapıyoruz, bununla ilgili arsalar alıyoruz. Yine Tarım Park hizmetimiz büyük ilgi gördü. Hastane arkasına ikinci Tarım Parkı yapacağız. Sizlerle her zaman istişare halinde olmak ve ortak noktada buluşmak istiyoruz. Karacabey adına güzel düşüncelerimiz var. Şunu iddia ediyorum ki Karacabey, dönem sonu itibariyle Türkiye’nin 1 numaralı belediyesidir. Çünkü her yıl vites yükselterek, ilçemiz için çalışıyoruz.”

Belediye’nin-‘faaliyet’lerine-5

Köy arazilerinin satışına muhalefetten ret!

Nisan ayı meclis oturumunun dikkat çeken bir diğer maddesi de, Hürriyet, Ovahamidiye ve Dağkadı Mahalleleri’ndeki bazı taşınmazların satışı ile ilgiliydi. Otlakiye, tarla ve bahçeli süthane olarak belirtilen bu yerlerin satışı konusunda yapılan oylama, oy çokluğuyla kabul edildi. Satışa İYİ Parti, CHP ve DP’li meclis üyeleri ret oyu verdi.

Özellikle Hürriyet Mahalle halkının 11 bin 800 dönüm alanı satın alarak bu köyü kurduklarını, 5 bin 800 dönüm alanı da otlakiye olarak köy yararına bıraktıklarını vurgulayan CHP Meclis Üyesi Murat Tanrıverdi, “2014’ten sonra bu yerler Belediye’ye geçti. Ancak Hürriyet’te oturan vatandaşlar arazi satışlarına karşı çıkıyor.” dedi.

İYİ Partili Adnan Akın, bu yerlerle ilgili planlama yapılmadan satılmasının doğru olmayacağını belirterek, “Hürriyet Mahallesi TEKNOSAB’la birlikte yeni bir köy olacak. Yani Hürriyet eskisi gibi olmayacak. Bu bölgelerimize sahip çıkmalıyız. Planlama ve organizasyon çok önemli. TEKNOSAB’la birlikte ‘Uludağ’ diye bir ilçenin ortaya çıkacağı konuşuluyor. Planlama olursa bu araziler daha da değer kazanacak. O nedenle sahip olduklarımızı kaybetmemeliyiz. Madem ille de bu yerleri satmak istiyorsunuz, o zaman planlama yaparak bu alanları daha yüksek değerlere satabilirsiniz.” ifadesini kullandı.

Arazi satarak yeni pazaryeri yapılacak!

Planlama konusunun yalnızca Karacabey Belediyesi tarafından yapılamayacağını vurgulayan Belediye Başkanı Ali Özkan, doğru planlamanın devlet aklıyla yapılacağını söyledi. Bu arazi satışlarından gelecek para ile Ömer Matlı Kapalı Pazaryeri’ni yıkarak daha modern bir hizmet yapmayı planladıklarını ima eden Özkan, “Mevcut Pazaryeri’ni yıkarak, altı otopark ve çevresinde dükkanlar olacak şekilde, modern bir yapı inşa etmek istiyoruz. Bu yatırımı yapmak için İller Bankası’ndan 100 milyon liraya kadar kredi çekme hakkımız var. Ancak biz borçlanmak yerine kaynak arayışındayız. Bizler her koşulda Karacabey’imizin menfaatlerini gözetiyoruz. Bu konuda müsterih olun. Ayrıca bu taşınmazları satsak dahi, yine planlama konusu Belediyemiz olmadan yapılamaz. İlçemizin her bir karışına sahip çıkıyoruz.” ifadesini kullandı.

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Güncel

EFE, “ÖZER MATLI HESAP SORUYOR?”

Hürriyet Köyü Gençlik ve Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Bayram Efe, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) seçimleri öncesinde aday Özer Matlı’ya yönelik tartışmalar ve ortaya atılan iddialara ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı.

Efe, Keskinoğlu markası ve çalışanları üzerinden yürütüldüğünü belirttiği tartışmalara tepki gösterirken, BTSO’nun yönetimi ve işleyişine ilişkin de çeşitli sorular yöneltti. Açıklamasında Özer Matlı ve Vizyon 2040 anlayışının “dik duruş” sergilediğini savunan Efe, BTSO üyelerinin seçim sürecinde kendilerine yöneltilen sorular üzerinden değerlendirme yapması çağrısında bulundu.

Efe açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

“Adaylık sürecinde Keskinoğlu markası ve binlerce çalışanın alın teri üzerinden başlatılan karalama kampanyalarına, asılsız “mal varlığına el kondu” iddialarına karşı Özer Matlı’nın geri adım atmak yerine sergilediği meydan okuma, tavizsiz bir omurganın en somut göstergesidir. Sahada baskılara ve engellemelere geçit vermeyen Özer Matlı, bugün doğrudan sanayicinin, tüccarın ve KOBİ’lerin hakkını savunmak üzere meydandadır.

Özer Matlı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“BTSO seçimine günler kala Keskinoğlu üzerinden binlerce çalışanımızın emeği ve Bursa’nın en büyük gıda şirketlerinden biri hedef alınıyor. Bilerek ve nedenini çok iyi bildiğimiz bir şekilde ‘Mal varlığına el kondu’ iddiası ortaya atılıyor. Bildiğimiz kişiler de bu iddiayı körüklüyor.

Bana saldırın. Bursa’da KOBİ’lerin ve küçük işletmelerin hakkını savundığım için, sizin yaptıklarınızı deşifre ettiğim için ne biliyorsanız onu yapın. Ama çalışanlarımızı, üretimimizi, alın terimizi ve yatırımlarımızı seçim malzemesi yapmayın.

Dediğim gibi Özer Matlı’dan size ekmek çıkmaz! Gerçeğe aykırı yayınlara karşı hukuki haklarımızı kullanacağız.”

Biz Dik Duracağız!

Bursa’da üretimin, sanayinin ve ticaretin önünü tıkamak isteyenler bilsin ki; bir kentin, bir sektörün ya da devasa bir sanayi birikiminin temsiline talip olanlar, baskı gördüğünde başkalarının suyuna gidenlerden olamaz.

Bursa sanayicisinin, tekstilcisinin, tarımcısının ve KOBİ’lerinin ihtiyacı olan şey; rüzgâra göre yön değiştiren idare-i maslahatçılar değil, “Ezan okumaktan korkmuyoruz!” diyerek doğrunun yanında saf tutan ve üyesinin hakkını sonuna kadar arayan kararlı iradedir.

Özer Matlı ve Vizyon 2040 anlayışının ortaya koyduğu tutum; engellemelere ve şantaja geçit vermeyen, üyesinin hakkını ve üretimin onurunu her platformda gür sesle savunan bir duruşu temsil ediyor.

Çünkü bu şehir ve bu kadrolar çok iyi biliyor ki: Korkarak, taviz vererek ya da “idare edelim” diyerek ne bir mevzi korunur ne de bir dava kazanılır. İlk geri adımı attığın an, duracağın yeri artık sen belirleyemezsin.

Mesele sadece bir seçim ya da makam meselesi değil; mesele duruş meselesidir, omurga meselesidir. Fıtratından ve ilkelerinden vazgeçip sessizleşenler masada da sahada da kaybetmeye mahkûmdur. Biz; baskılar karşısında geri adım atmayacağız, özümüzden vazgeçmeyeceğiz. Bedeli ne olursa olsun, sanayicimizin hakkını sormaya ve kendi mevzimizde dik durmaya devam edeceğiz!

Sahadan Yükselen Sorular: Vicdanınızın Anketini Yapın!

Biz dik durup hakikati söylemeye devam ederken, sahadaki binlerce tüccar ve sanayicinin aklındaki şu sorular da şeffaf bir yanıt bekliyor:

1. TEKNOSAB Tahsisleri: TEKNOSAB bünyesindeki arsa ve alan tahsisleri hangi kriterlerle, hangi kararlarla ve nasıl yapılmıştır?

2. Swissôtel ve Bursa Business School: Swissôtel Uludağ Bursa ve bünyesindeki eğitim merkezi Bursa Business School 64 bin üyenin ortak malı mıdır? Üyelerin buradaki hakları nelerdir ve bu iki kurumun güncel mali tablosu/zarar durumu nedir?

3. Borçlu Üyeler ve Aidat Yükü: BTSO bünyesindeki 64 bin üyenin 48 bininin borçlu olduğu iddiaları doğru mudur? En yüksek aidatı ve munzam bedelini ödeyen BTSO üyeleri yönetim nezdinde sadece birer potansiyel kaynak mıdır?

4. KOBİ OSB Projesi: KOBİ OSB, Bursa KOBİ’lerine ne kadar yakındır ve gerçek ihtiyaçlarını karşılamakta mıdır? Seçilen yer ve sunulan şartlar KOBİ’lerin imkânlarına uygun mudur?

5. Bütçe Dağılımı: BTSO’nun topladığı gelirler her komiteye adil ve eşit destekte bulunarak kullanılmakta mıdır?

6. Çıkış Projeleri: Tüm sektörlerin zor ekonomik şartlardan çıkışını sağlayacak somut projeler nelerdir?

7. Yönetimde Süreklilik: Değişim demokratik bir hak iken, odada 4 dönem boyunca devam etmekte neden ısrar edilmektedir?

8. Başkanlık Seçim Yöntemi: BTSO seçimlerinde başkanı belirleme süreci neden doğrudan tüm üyelerin oylarıyla değil de meclis üyelerinin kararına bırakılmıştır?

9. Hizmet Karşılığı ve Temsil: BTSO’ya üyelik zorunlu bir esas iken; “Aidat veriyorum, kapasite raporundan yer değişikliğine kadar birçok ödeme yapıyorum ama hiçbir faydasını görmedim” diyen binlerce üyenin hakkı yeterince savunulmakta mıdır?

10. Köy Meraları ve Tarım Alanları: Sanayileşme süreçlerinde köy meralarımız ve tarım arazilerimiz ne kadar daralmıştır? Israrla boş tutulan şantiyelerin durumu nedir ve bu süreçte köylünün, çiftçinin rızası alınmış mıdır?

11. Atıl Sanayi Alanları: Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi, Nilüfer Sanayi Bölgesi, Hasanağa ve Badırga gibi bölgelerde KOBİ’lerin ihtiyacını karşılayabilecek boş ve atıl duran alan miktarı ne kadardır?

12, 13, 14 diye bu soruları uzatmak elbette mümkün; lakin yazının sınırlarını aşmamak adına sıralamayı burada noktalıyorum.

HERKES KALBİNDE VE VİCDANINDA BİR ANKET YAPSIN, KARARINI ÖYLE VERSİN!”

Continue Reading

Güncel

MATLI: “ANONİM HESAPLARLA, ISMARLAMA KOKAN YAZILARLA BİZİ YILDIRAMAZSINIZ”

Dün bilinçli olarak yapılan bazı manipülatif paylaşımlara tepki gösteren Matlı, TEKNOSAB Lojistik Park fonunun açıklanan yüzde 126’lık değer artışının hesabını sordu. Yetki belgelerine ilişkin baskı şikâyetlerini ve tarafsız kalmak isteyen ulusal zincirlerin oy kullanmaya zorlandığı yönündeki duyumları da gündeme taşıdı.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı yaptığı açıklamada “BTSO seçimine günler kala, ortaya atılan bir iddiayla binlerce çalışanımızın emeği ve üretimimiz hedef alındı. Bu iddiayı kimlerin körüklediğini görüyoruz. Aslında olay çok net. Yapılan, şirketimizin gün sonu kasa ve banka fazlalarının, bankalar üzerinden yasal işlemlerle günlük olarak değerlendirilmesi. İşimiz ve kampanyamız aynı hızda devam ediyor. KOBİ’lerin ve küçük işletmelerin hakkını savunduğum, yaptıklarınızı deşifre ettiğim için bana saldırıyorsunuz. Sorun değil, biz yılmayız. Benden size ekmek çıkmaz.” dedi.

Matlı, ardından TEKNOSAB Lojistik Park’a ilişkin sorularını yöneltti:

“Fon diyorsanız, Lojistik Park için kurulan fonu konuşalım. BTSO adıyla tanıtılan bu yatırımda Oda’nın, yatırımcı şirketin ve fonun ilişkisi nedir? Oda’nın herhangi bir hükmünün olmadığı fon için arazi hangi koşullarla kullandırıldı? Fonun ilk yılında TL bazında yüzde 126 değer kazandığını siz açıkladınız. Henüz tesis hizmete açılmamışken bu artış nasıl hesaplandı? Değerleme raporunu ve dayandığı varlıkları üyelere gösterin. Kim yaptı bu değerlemeyi? Açık açık paylaşın. Herkese yatırım imkanı sunacağız dediniz, SPK görevlileri yönetecek dediniz ama şu anda %100’ü fonun olan bir şirkette A grubu hissedar olarak sadece fon yönetimi ve fona şirketi devreden sizler karar verebiliyorsunuz. Başka kimsenin söz hakkı yok. Martta inşaata başladığınızı söylediniz, Nisan’da ise temel atacağınızı açıkladınız. Şimdi seçimden bir hafta önce siyasilerin katıldığı bir temel atma töreni düzenlemenin anlamı nedir? Bunlar 15 Eylül’de resmen ilettiğimiz 34 soru arasındadır. Eskiden beri tanıdık olan bazı yöntemleri bırakın. Seçimden önce belgeleriyle cevap verin. 60 bin üyemize karşı şeffaf olun.”

Matlı, soruların yanıtını beklerken seçim sürecine ilişkin ciddi şikâyetler aldıklarını belirtti:

“İki aydır anonim hesaplar ve ısmarlama izlenimi veren yazılarla itibarımız hedef alınıyor. Bütün Bursa artık bu kişileri ve ilişkileri biliyor. Biz, paylaşımlarımızın yorumlarını hiçbir zaman kapatmadık. Bu yüzden, anonim hesapların arkasına saklanmayın. Keşke onlar da yorumlarını açık tutsalar da, üyelerimiz de yorumlarıyla fikirlerini kendilerine ulaştırabilseler. İki aydır bunların dışında, Bursa’mızın gözbebeği Bursaspor’a verdiğimiz destek bile polemik konusu yapılıyor. Bunu yanı sıra, bize üyelerimizden ‘üye güncellemesi’ denilerek aylar öncesinden yetki belgesi toplandığı; belgelerin verilmemesi ile veya işlerinin bozulmasıyla korkutuldukları, işyerlerine kişiler gönderilip “FaceTime” görüşmeleri ile baskı kurulduğu yönünde bildirimler geliyor. Arkadaşlarımızın ticaret sicile teslim ettiği bazı yetki belgelerinin bekletildiği ve belgelerde adı geçen kişilerin aranarak vazgeçirilmeye çalışıldığı, korkutulduğu da bize iletiliyor. Bu iddiaların her birinin üzerine gideceğiz. Neden kaybetmekten bu kadar korkuyorsunuz?”

Baskı duyumlarının ulusal perakende zincirlerini de kapsadığını söyleyen Matlı, “Seçimi kaybedeceklerini anlayanların, tarafsız kalmak istediklerini birçok kez açıklayan büyük zincir firmaları da zorladığının duyumunu alıyoruz. Görüşümüzü nezaket kuralları içerisinde ilgili şirketlere ve makamlara ilettik. İstanbul merkezli zincirlerin çok sayıda şubeyle blok hâlinde oy kullanmaya zorlanması, ömrünü ve sermayesini Bursa’ya yatırmış esnafın kendi komitesindeki temsil gücünü zedeler. Görüşlerini tarafsızlık şeklinde açıklayan zincir firmalara da baskı kuruyormuşsunuz, kurmayın.” dedi.

Matlı, açıklamasını üyelere çağrıyla tamamladı: “Yetki belgesini baskı aracına çevirerek oy hakkınızı elinizden almaya çalışıyorlar. Buna müsaade etmeyin. Yetki belgesi kime oy vereceğinizi belirlemez. Bu kadar ayak oyunuyla ne beni ne de sizi yıldırabilecekler. BTSO, üç beş kişinin değil, 60 bin üyenin odasıdır. 1 Ekim’de sandığa gidin, oyunuzu kullanın; Bursa’ya ve Oda’nıza sahip çıkın. Bu seçim, 60 bin üyenin mi, yoksa bir azınlığın mı istediğinin olacağının belirleneceği bir seçimdir. Sonsözü 60 bin üyemiz söyleyecek. 60 bin üyemizin dediği olacak. 1 Ekim’de Bursa kazanacak, üyemiz kazanacak.”

Continue Reading

Güncel

ÇAY: BASINIMIZA SAĞLANAN KAMU DESTEĞİ 5,2 MİLYAR TL’YE ULAŞTI

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 8. Genel Kurul Toplantısının açılışında konuşan Genel Müdür Abdulkadir Çay, 2026’nın ilk 8 ayında basına yönelik resmî ilan ve reklam desteklerinin yüzde 40 artışla 5 milyar 248 milyon TL’ye ulaştığını, KGF iş birliğiyle de 131 milyon TL’lik finansman sağlandığını açıkladı.

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 8. Genel Kurul Toplantısı, Genel Müdür Abdulkadir Çay’ın konuşmasıyla başladı.

Kurumun son dönemde yürüttüğü çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çay, basın sektörünün ihtiyaçlarını sahada tespit etmeyi sürdürerek Türk basınının geleceğine yönelik adımları kararlılıkla attıklarını söyledi.

11 bölgede 684 süreli yayın temsilcisiyle bir araya geldik

Sahadaki gerçekliği muhataplarından dinlemek ve çözümün bir parçası olmak şeklindeki temel yaklaşımlarının gereği olarak 11 Bölge Müdürlüğünde 58 ili kapsayan toplantılar gerçekleştirdiklerini belirten Genel Müdür Çay, 684 süreli yayın temsilcisinin katıldığı toplantılarda, sektörün ihtiyaçları ve geleceğe yönelik atılacak adımlar için önemli izlenimler edindiklerini kaydetti.

Farklı şehirlerde cemiyetler tarafından düzenlenen etkinliklere de katıldıklarını söyleyen Çay, “Programlarda gazetecinin alın terinin, nitelikli insan kaynağının ve gazeteciliğin temel değerlerinin korunmasının önemini vurguladık. Bütün bu temaslarımız, sahadan gelen talepleri karar süreçlerimize taşıyan ve çözüm üretme irademizi besleyen önemli birer çalışma alanı oldu” dedi.

Nitelikli insan kaynağına katkı sağlamak için çalışmalar yürütüyoruz

Konuşmasında ‘nitelikli insan kaynağı’ konusuna değinen Genel Müdür Çay, bu ihtiyacın karşılanmasına katkı sunmak adına Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) ile ‘Aktif İşgücü Hizmetleri İş Birliği Protokolü’nü imzaladıklarını hatırlattı.

Söz konusu protokolle, resmî ilan ve reklam sistemi içerisinde yer alan 1.075 basın işletmesine yönelik istihdam, eğitim ve iş gücünün geliştirilmesini kapsayan yeni bir süreci başlattıklarını dile getiren Çay, “İŞKUR ile 2016 yılında imzalanan ve 2021 yılında nihayete eren protokol kapsamında 3 bin 635 kişi işbaşı eğitim programlarından yararlanmıştı. Yeni protokolden de basınımızın azami derecede yararlanmasını amaçlıyoruz. İnanıyorum ki bu iş birliği, Türk basınının gelecekte ihtiyaç duyacağı insan kaynağının yetişmesine de katkı sunacak önemli bir adım olacaktır” şeklinde konuştu.

Basın adına gerçekleştirdikleri çalışmaların istihdam boyutunun dışında birçok farklı alanda da sürdüğünü ifade eden Çay, yapay zekâ ve dijital dönüşüm alanlarında eğitim programları düzenlediklerini, basın çalışanlarının eğitim imkânlarını geliştirmeye yönelik iş birlikleri gerçekleştirdiklerini aktardı.

131 milyon TL’lik kaynağı kısa sürede basının hizmetine sunduk

Genel Müdür Çay, Kredi Garanti Fonu (KGF) ile basın işletmelerinin kredi ve teminat imkânlarına daha kolay ve hızlı şekilde ulaşabilmesi için hayata geçirilen iş birliğini, 2026 yılının ilk 8 ayında ortaya çıkan rakamlar üzerinden değerlendirdi.

Yaklaşık 60 süreli yayına aktarılan toplam finansman tutarının kısa sürede 131 milyon TL’ye ulaştığını kaydeden Çay, 2010-2025 yılları arasındaki 15 yıllık dönemde aktarılan finansmanın kur bazında 154,68 milyon TL olduğunu, bugün ise KGF iş birliği sayesinde birkaç ay içinde önemli bir kaynağın basın işletmelerinin hizmetine sunulduğunu vurguladı.

Resmî ilan ve reklam desteği 5,2 milyar TL’ye ulaştı

Sektöre sağlanan ilan ve reklam desteklerindeki ciddi yükselişe dikkat çeken Çay, 2026 yılının ilk 8 ayında resmî ilan tutarının 117 bin adet ilanla 4 milyar 200 milyon TL’ye, resmî reklam tutarının ise 14 bin adet reklamla 900 milyon TL’ye yükseldiğini açıkladı.

Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40’lık bir artış yakalandığını belirten Çay, 5 milyar 248 milyon TL’ye ulaşan desteğin daha da artması için çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.

15 Temmuz’un gazetecilik hafızasını dijitale taşıdık

Sektörün geleceğinde meslek kültürünün ve hafızasının önemine işaret eden Çay, 15 Temmuz’un 10. yıl dönümünde “İrade Bizim, Zafer Bizim” temasıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında, 7 üniversitenin iletişim fakültesi öğrencilerinin hazırladığı manşetlerden oluşan ‘15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi Sergisi’ni TBMM, Gaziantep, İzmir ve Erzurum’da açtıklarını hatırlattı.

TBMM’de açılan serginin kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Çay, “Bu çalışmayı bir sergi faaliyetinden ziyade, Türk basınının demokrasi ve millî irade karşısındaki sorumluluğunu ortaya koyan tarihî bir dönüm noktası olarak değerlendiriyoruz. Genç gazeteci adaylarımızın kaleminden çıkan manşetleri geleceğe taşımak; bir anlamda bu sorumluluğun, bu hafızanın ve bu meslek anlayışının yeni nesillere aktarılmasına katkı sunmaktır” diye konuştu.

Bu tarihi sorumluluğu dijital alana da taşıdıklarını belirten Çay, 15temmuz.bik.gov.tr adresinden erişime açılan dijital portalda, 15 Temmuz sürecinde yaşananları kayıt altına aldıklarını söyledi.

Genel Müdür Çay, “15 Temmuz gecesinde görev yapan 60’tan fazla gazetecinin yazılı ve görüntülü tanıklıklarını, o gecenin hafızasını taşıyan gazete manşetlerini, genç iletişimcilerimizin çalışmalarını ve gecenin gelişimini saat saat ortaya koyan kronolojiyi bir araya getirdik. Böylece yalnızca yaşananları anlatan değil, 15 Temmuz’un gazetecilik hafızasını belgeleyen, koruyan ve gelecek kuşaklara aktaran kapsamlı bir dijital arşiv oluşturduk. Biliyoruz ki milletlerin hafızası yalnızca hatırlamakla değil; yaşananları doğru biçimde kayıt altına almak, tanıklıkları korumak ve bu birikimi gelecek kuşaklara aktarmakla güçlenir” değerlendirmesinde bulundu.

Çay ayrıca, yaz dönemi staj programı ile 60’ın üzerinde iletişim öğrencisine kurum bünyesinde pratik yapma imkânı sağladıklarını sözlerine ekledi.

Dijital yayıncılığın sürekli değişen yapısına uyum sağlıyoruz

Geleceğin medyasını bugünden hazırlamak zorunda olduklarını söyleyen Çay, BİK Analitik’in yeni versiyonunu Temmuz ayında kademeli olarak devreye aldıklarını belirtti.

Ziyaretçi davranışları ve haber okuma alışkanlıklarını daha doğru yansıtan yeni ölçümleme kriterlerini aktaran Çay, “Dijital yayıncılığın sürekli değişen yapısı karşısında ölçümleme sistemimizi de geliştirerek resmî ilan ve reklam sistemimizin sürdürülebilir bir zeminde işlemesini hedefliyoruz” dedi.

Denetim süreçlerini de dijitalleştirdiklerini kaydeden Genel Müdür Çay, Elektronik Denetim Tebliği’nin yayımlandığını, uygulamanın altyapı çalışmalarının ardından 1 Ocak 2027’de başlayacağını bildirdi.

Güçlü bir mevzuat altyapısının önemine değinen Çay, 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 195 sayılı Kanun değişikliğiyle internet haber sitelerinin vasıf ve ödevleri ile yaptırım sınırlarının doğrudan kanun düzeyine taşındığını hatırlattı.

Mevzuatın sahada doğru uygulanması amacıyla 10 Bölge Müdürlüğünde uygulamalı mevzuat eğitimleri düzenlediklerini aktaran Çay, İLANBİS üzerinden başlatılan anket çalışmasıyla internet medyasının beklentilerini analiz ederek eğitimleri sektörün gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendirdiklerini ifade etti.

Hedefimiz geleceğe güvenle bakan bir Türk basını

Konuşmasının sonunda Türk basınının geleceğini şekillendirmek adına çalışmaya devam edeceklerini belirten Genel Müdür Çay, “Ortak gayemiz daha güçlü, daha nitelikli, dijital dönüşüme ayak uydurabilen, kendi hafızasına sahip çıkan ve geleceğe güvenle bakabilen bir Türk basınıdır” ifadelerini kullandı.

Genel Müdür Çay’ın konuşmasının ardından Başkanlık Divanı seçimi yapılarak yoklama alındı ve Genel Kurul Gündemi belirlendi.

Yönetim Kurulu Durum Raporu ve Denetçiler Raporları okunduktan sonra Yönetim Kurulu’nun tekliflerine ilişkin sunum yapıldı. Akabinde ise üyeleri belirlenen İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonları çalışmalarına başladı.

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 8. Genel Kurulu’nun 11 Eylül 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek son oturumunda, komisyonların görüşleri doğrultusunda sunulan teklifler karara bağlanacak.

Continue Reading

Trending