Connect with us

Güncel

“Basketbolda başarı için sabır şart”

Altyapı Basket’e konuşan Karacabey Belediyespor Antrenörü Şevki Yıldırım’dan samimi açıklamalar:

Bursa basketbol altyapı liglerinde mücadelede eden Karacabey Belediyespor’un Antrenörü Şevki Yıldırım, https://altyapibasket.com internet sitesine açıklamalarda bulundu. Gerçekleştirdikleri çalışmalardan bahseden Yıldırım, aynı zamanda yaşanan pandemi sürecine dair de değerlendirmelerde bulundu.

Karacabey’deki tek hedefinin ilçede çocuklar ve gençlere basketbolu sevdirmek ve başarı odaklı bir takım için altyapıyı öne çıkarmak olduğunu vurgulayan Yıldırım’ın, basketbola dair samimi açıklamaları şöyle:

– Öncelikle bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

23 Mart 1963 Bursa doğumluyum. Basketbola Tofaş altyapısında başladım. İki sene Tofaş altyapı antrenmanlarına katıldım. Antrenörüm Serdoğan Ersözlü, Eczacıbaşı’na gidince ve Eczacıbaşı’nın Türkiye’de ilkini gerçekleştirdiği bir organizasyonda yer alarak Anadolu’nun değişik bölgelerinden gelen oyunculardan biri oldum. 1980 yılında ilk resmi lisansım çıktı. İlk senemizde Türkiye 7.’si, ikinci sene Türkiye 3.’sü olduk. Yaşım genç olduğundan dolayı Ankara DSİ formasıyla 2. Lig’de forma giydim ve o sene hiç yenilmeden Türkiye şampiyonu olduk. Fakat kulübümüz kapandı. Bende İstanbul Arçelik takımına geldim. Orada bir sene oynadım, sene sonu Arçelik basketbol şubesini kapattı. Daha sonra Pertevniyal takımına geçtim ve lig devam ederken askere gitmek zorunda kaldım. Askerliğim sırasında Egeordu’da basketbol oynarken şansız bir şekilde diz bağlarım koptu. İçimdeki basketbol aşkı bitmemişti ama eskisi gibi de oynayamıyordum. Bursa Belediyespor’u Bölgesel Lig’den ikinci lige çıkartmayı başardık. Son olarak da Bursa Merinos takımında ve mahalli ligde oynadım. Geleceğimi düşündüğüm için çalışma hayatına başlayınca basketbolu bıraktım.

2009 yılına kadar basketboldan uzak kaldım ama gördüğüm yanlışlardan dolayı basketbolun içinde olmam gerektiğini anladım. Çocuklarımıza doğru eğitim verilmediğini, bu işi maddi kazanç için yapan, çocukların gelişimine pek kattı sağlamayan (kendi bölgemden bahsediyorum) yaz ve kış okulları açan ama buna karşı çocuklarımıza lisans bile çıkartmayan öğretmenlerden sıkıldığım için neler yapabileceğimi araştırdım. 2011 yılında Karacabey’e gelerek ilk çalışmalarıma başladım. Karacabey’de öncelikle sporcuların lisanslı olmaları için Karacabey Gençlerbirliği Spor Kulübü Başkanı Sayın İsmail Aksoy ile görüştüm. Gelişen olaylardan sonra ilçemizden beden eğitimi öğretmeni arkadaşımız kardeşimiz Yakup Özden’e takımı bıraktım. Yakup kardeşimiz uluslararası öğretmenlik sınavını kazanınca yurt dışına gitmek için hazırlıklara başlayınca bizde ilçemizde basketbol kültürünün gelişmesi için 2014 yılında tekrar çalışmalarımıza başladık. 2014/2015 sezonunda Bursa-Karacabey arası ulaşımında maddi ve manevi olarak zorlandığımızı gören Karacabey Belediye Başkanımız Sayın Ali Özkan’ın destekleri ile Karacabey Belediyespor’un basketbol şubesini kurduk.

Basketbolda-başarı-için-sabır-şart-2

  • Kulüp olarak ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Kısa ve uzun vadeli hedefleriniz nelerdir?

2015 yılında Yeni Nesil Tofaş protokolü kapsamında Tofaş ile çalışmaya başladık. Çocuklarımızın gelişimlerine ileri düzeyde katkı sağladık. Öncelikle bulunduğum bölgede, ilçemizde basketbolun gelişmesi için çalışmalarımıza değer katmaya, azim ve sabırla geldiğimiz noktadan yani kaldığımız yerden devam edeceğiz. Unutmamak lazım ki basketbolda başarı zaman, sabır ve çok çalışmakla elde edilir. Her zaman önceliğimiz eğitim olduğu için oyuncularımızın sosyal ve kültürel gelişmelerine yardımcı olmak, fiziksel gelişimlerini yakından takip etmek için yetenekli oyuncu potansiyelini geliştirmek istiyoruz. (Bu benim hayalim!) Milli takımda oynayan bir oyuncuyu Karacabey’de bulmak, neden olmasın! Bu arada Tofaş’a her semte basketbol sahası programında Karacabey Boğaz’da yapılan saha için sonsuz teşekkürler.

– Bursa’da altyapı basketboluna yönelik olarak yapılan çalışmaları nasıl görüyorsunuz? Dikkat çeken sorunlar ve sizin önerileriniz nelerdir?

Bursa veya ülke genelinde altyapıda hedefe doğru yürümek için öncelikle sabır gereklidir. Kısa vadede başarı saman alevi gibi olduğunu görüyorum. Sabırsız veliler, dinlemeyen ve dinlediğini anlamayan insanlar kitlesi ile uğraşmak zor. Maç kazanmak veya kaybetmek önemli değil. Önemli olan Karacabey’deki çocuklarımızın lisanslandırıp bölgemizde yapılan maçlara çıkartmaktır. Önerim maçlara gelen ailelerin rekabeti bir kenara bırakması, kendi yapamadıklarını çocuklarından beklememesi. Kazanma odaklı olmak istiyorlar ise dostluk, arkadaşlık kazansınlar, rakiplerine düşman olmasınlar. Unutmasınlar ki; oynayan çocuklar onların rakiplerinden öte bu ülkenin çocukları…

Maalesef çoğu aile, çocuklarını en kısa sürede üst seviye oyuncu olarak görmek istiyorlar. Ancak basketbol sadece zaman, sabır ve çok çalışmayla elde edilebilir. Bu konuda zaman zaman ailelerle çeşitli sıkıntılar yaşıyor olsak da, bu bizler için başarıya giden yolda asla bir engel ve mazeret olmayacaktır.

Basketbolda-başarı-için-sabır-şart-4

– Basketbol okulları altyapılar için ne kadar önemli? Sizce doğru çalışmalar yapılabiliyor mu?

Doğru yapılan işleri destekleyen Tofaş Spor Kulübü’nde Orhun Ene ve Yeni Nesil Tofaş Sorumlusu Kartal Önel gibi değerli isimler var. Yeni Nesil Tofaş; danıştığım, fikir aldığım, geleceğin sporcuları ve spor adamlarının temellerini atıldığı bir organizasyon. Bunu Karacabey’de görmekten mutluluk duyuyoruz. Doğru çalışmaların sonucunu görmek için zamana ihtiyaç var. Belki basketbolcu olmayacaklar ama geleceğin anne veya babası olan insanları yetiştiriyoruz. Basketboldan aldıkları terbiye, plan program ile geleceğin yöneticisi olacaklar.

– Bu zorlu süreç sizin ve organizasyonunuz için nasıl geçti?

Sıkıntılı geçtiğini söyleyebilirim. Aniden gelişen ve tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 virüsü ile baş edebilmek için bilinçli şekilde savaşmamız gerektiğini anladık. Eğitimin ne kadar önemli ve değerli olduğunu fark ettik. Organizasyonumuz bu amaç ve doğrultusunda ülkemizde uygulanan sağlık prosedürlerine sıkı sıkıya uydu. İlk günden itibaren antrenmanlarımıza ara verdik ama çocuklar ve aileler ile görüşmelerimizi sosyal medya aracılığı ile daha sık bir şekilde devam ettiriyoruz. Bu süreçte evde temas ettiğimiz yüzeyleri dezenfektan ile bol bol dezenfekte ettim. Normalleşme başladığında ilk 1 ay boyunca hala pandemi sürecindeymiş gibi devam ederiz diye düşünüyorum.

– Bu süreçte ne gibi tedbirler aldınız? Ayrıca süreç normalleşmeye başladığında uygulamaya koymayı planladığınız tedbirler var mı?

Ülkemiz genelinde spor müsabakalarının durması ile eğitimlerimize evden oyuncularımızın kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak için çeşitli video veya yazılı dokümanlar ile yardımcı olabilmek adına ilgilerini ve meraklarını harekete geçirerek, farklı keşfetme yolları açmak için uğraşıyorum. Fiziksel ve mental gelişimleri için bir damla faydalı olabiliyorsam ne mutlu bana ve benim gibilere. Oyuncularımın bu süreçte antrenmansızlıktan düşen form ve kas kütlelerini attırmaya yönelik idman ve egzersizler yaptırmayı düşünüyorum.

Basketbolda-başarı-için-sabır-şart-5

– Bu verilen arada sporcularınıza ne gibi önerilerde bulunuyorsunuz? Onları nasıl yönlendiriyorsunuz?

Öncelikle eğitim diyorum ve özellikle annelerin bu konuda ısrarcı olmasını istiyorum. Bizim geleceğimizi en iyi düşünen ve bu konuda çaba harcayan sanırım en önemli figür annelerimizdir. Bizlerden önce annelerini dinlesinler, biz basketbolcu olmaları için salonda gerekli eğitimi veriyoruz. Her birey basketbolcu olamayacak belki ama onları basketbolun içinde yararlı ve faydalı işlerde göreceğiz. Yeter ki içlerindeki spor aşkı bitmesin. Bizde evde TBF Akademi’de bulunan eğitim videolarını seyrediyor notlar alıyoruz.

– Sizce altyapı basketbolu özellikle spor okulu sektörü bu dönemde ne kadar etkilendi? Bu durum uzun vadede nasıl yansıyacaktır?

Bu konu çok hassas ne yazsak ne söylesek az olur. Hayat dediğin üç gündür; dün geldi geçti, yarın meçhuldür. O halde ömür dediğin bir gündür; o da bugündür.

– Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Önce sağlık ve eğitim önemli. Okumalı, araştırmalı, geliştirmeli, düşünmeli, merak uyandırmalı, uygulamalı, sporun içinde kalmak için çaba sarf etmeli, kendine rakip oyunculara saygı duymalı… Kendini ve rakibini geliştirmek için paylaşımcı bireyler olmak hayal gücümüzün sınırlarını genişletmeliyiz. Çok çalışmalı, iyi eğitimli çocuklar yetiştirmeliyiz. Hırslı, azimli, zeki, çevik ve en önemlisi Atatürk’ün dediği gibi ahlaklı olmalıyız.

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Güncel

SÖZLER BU KEZ RAPORA GİRDİ, KÖYLÜNÜN ENDİŞESİ BİTMEDİ

Karasu Mahallesi’nde uzun süredir çevre, koku, atık taşımacılığı ve ulaşım sorunlarıyla gündeme gelen biyogaz tesisinin kapasite artışına ilişkin ÇED süreci kapsamında Halkın Katılım Toplantısı gerçekleştirildi. Daha önce defalarca gündeme gelen şikâyetlerin gölgesinde yapılan toplantıda bölge halkı dinlenirken, tesisle ilgili yeni döneme ilişkin taahhütlerin bu kez yazılı olarak kayıt altına alındığı belirtildi.

Karasu Mahallesi’nde faaliyet gösteren biyogaz tesisinin mevcut 234 ton/gün olan organik atık işleme kapasitesinin 545 ton/güne çıkarılmasını öngören proje kapsamında gerçekleştirilen toplantıya; şirket yöneticileri, Ankara’dan ÇED firması yetkilileri, Karacabey Belediyesi Çevre Koruma biriminden bir personel, Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı temsilcisi ile Karasu Mahallesi Muhtarı Hüseyin Özsoy ve Mahalle sakinleri katıldı.

Daha önce YÖREM GAZETESİ’nin gündeme taşıdığı haberlerde Karasu halkı; ağır koku, sinek, atık sızıntıları, tarım alanları ve su kaynaklarına ilişkin endişelerin yanı sıra özellikle atık taşıyan araçların köy yolunu kullanması nedeniyle yaşanan mağduriyetleri dile getirmişti. Köylüler, geçmişte kendilerine verilen bazı sözlerin yerine getirilmediğini belirterek, mevcut sorunlar çözülmeden kapasite artışının gündeme gelmesine tepki göstermişti.

Sözler bu kez yazılı olarak kayıt altında

Toplantıda mahalle halkının soruları ve şikâyetleri dinlenirken, daha önce sözlü olarak ifade edilen bazı taahhütlerin bu kez ÇED raporunda yazılı şekilde yer aldığı bilgisi paylaşıldı.

Karasu Mahalle Muhtarı Hüseyin Özsoy’un aktardığı bilgilere göre; tesis çevresinde açılan kuyuların üzerlerinin kapatılması, taşımacılıkta firmaya ait araçların kullanılması ve taşımanın firma şoförleri tarafından gerçekleştirilmesi yönünde düzenlemeler gündeme geldi. Ayrıca kış döneminde depolama, yaz döneminde ise üretim yapılacağı yönünde bilgi verildi.

Bu gelişme, daha önce verilen ancak hayata geçirilmediği belirtilen sözlerin yeniden ve bu kez yazılı biçimde gündeme gelmesi açısından dikkat çekti.

Köylünün en büyük sorunu: köy yolu

Karasu halkının toplantıda dile getirdiği sorunların başında ise tesisin faaliyetlerinden kaynaklandığı belirtilen çevresel sıkıntıların yanı sıra ulaşım meselesi geldi.

Mahalle Muhtarı Hüseyin Özsoy, köy yolunun tesis araçları tarafından kullanılması nedeniyle yıllardır ciddi mağduriyet yaşandığını ifade ederken, bölgede Devlet Su İşleri’ne (DSİ) ait bir set ve baraj yolu bulunduğuna dikkat çekti.

Özsoy’a göre çözüm aslında oldukça basit. DSİ’nin söz konusu yolun kullanımına izin vermesi ve yolun asfaltlanması halinde tesis araçlarının köy içerisinden geçmesine gerek kalmayacak. Böylece hem mahalle sakinlerinin ulaşım kaynaklı mağduriyetinin hem de araç trafiğinden kaynaklanan çevresel sorunların önemli ölçüde azaltılabileceği ifade ediliyor.

Ancak bu noktada DSİ’nin yetkisi ve gerekli izinlerin alınması gündeme geliyor. Muhtar Özsoy, siyasi aktörlerin ve ilgili kurumların devreye girerek bu konuda çözüm üretmesi gerektiğini savunuyor.

Karabatı’dan “Yetkimiz dahilinde ne varsa yaparız” mesajı

Toplantının ardından Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı ile görüştüğünü belirten Muhtar Hüseyin Özsoy, Karabatı’nın konuya ilişkin destek sözü verdiğini aktardı.

Özsoy’un verdiği bilgiye göre Başkan Karabatı, belediyenin uhdesinde ve yetkisi içerisinde yapılabilecek ne varsa yapılacağını ifade ederken, şirket yetkilileriyle de görüşülerek tarafların ortak bir paydada buluşturulması yönünde bir yaklaşım ortaya koydu.

Karasu Muhtarı, özellikle köy yolunun alternatif bir güzergâha taşınması konusunda kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekerek, çözüm için somut adımlar atılmasını beklediklerini belirtti.

“Ne kadar kayıt altına alınırsa alınsın…”

Karasu halkı açısından toplantının en önemli noktalarından biri, geçmişte sözlü olarak ifade edilen bazı hususların bu kez ÇED raporunda yazılı olarak yer alması oldu.

Ancak mahalle sakinlerinin geçmiş tecrübeler nedeniyle temkinli olduğu görülüyor.

Köylüler, daha önce de çevre temizliği, denetim, araçların köy içerisinden geçirilmemesi ve alternatif yol gibi konularda çeşitli sözler verildiğini, ancak bunların tamamının hayata geçirilmediğini savunuyor.

Bu nedenle bölge halkında, “Ne kadar kayıt altına alınırsa alınsın, uygulamada karşılığını görmedikten sonra bunun ne anlamı var?” şeklindeki endişe devam ediyor.

Karasu halkı, yıllardır yaşadıklarını belirttiği kötü koku, sinek, çevre ve sağlık sorunlarının yanı sıra özellikle köy yolunun kullanılması nedeniyle oluşan mağduriyetlerin artık kalıcı şekilde çözülmesini istiyor.

Kapasite artıyor, gözler uygulamada

Karasu’daki tesis için gerçekleştirilen ÇED toplantısıyla birlikte kapasite artışına ilişkin süreçte önemli bir aşama daha geride bırakılmış oldu. Daha önce gündeme gelen projede günlük 234 ton olan organik atık işleme kapasitesinin 545 tona çıkarılması, ayrıca kompost ile organik ve organomineral gübre üretimine yönelik yatırımlar planlanıyordu.

ÇED raporunun alınması ve halkın bilgilendirilmesinin ardından şimdi gözler, raporda yer aldığı belirtilen taahhütlerin sahada nasıl uygulanacağına çevrildi.

Karasu halkının beklentisi ise açık: Yeni kapasite artışıyla birlikte mevcut sorunların büyümesi değil, yıllardır yaşandığı belirtilen mağduriyetlerin sona ermesi.

Mahalle sakinleri, bu kez verilen sözlerin yalnızca raporlarda kalmamasını, özellikle ulaşım, koku, çevre ve denetim başlıklarında somut sonuç görmek istiyor.

Karasu’da yıllardır devam eden tartışmanın bundan sonraki seyri ise ÇED raporunda yer aldığı belirtilen taahhütlerin ne ölçüde hayata geçirileceğiyle şekillenecek.

Continue Reading

Güncel

TURİZMCİLERDEN ÖZER MATLI’YA YOĞUN İLGİ

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO 42. Komite Turizm ve Seyahat Acenteleri Meslek Grubu üyeleriyle yoğun katılımlı akşam yemeğinde buluştu. Bursa turizmini ziyaretçi sayısıyla değil, şehirde kalan ekonomik değerle büyüteceklerini belirten Matlı, “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak. Bursalı acentelerin önünü açacak, Bursa’nın işini Bursa’da bırakacağız” dedi.

         BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO 42. Komite’den Hasan Erdem, Gülçin Güleç ve Nilay Korkmaz Demirayak’ın davetiyle düzenlenen Genişletilmiş İstişare Toplantısı’na katıldı. Anatolia Hotel Çekirge’de gerçekleştirilen akşam yemeği, turizm ve seyahat acenteleri meslek grubu üyelerinin yoğun katılımıyla büyük bir buluşmaya dönüştü.

         Sektör temsilcilerinin sorunlarını ve beklentilerini dinleyen Matlı, Bursa turizmini şehrin ticaret, hizmet ve istihdam kapasitesini büyüten güçlü bir ekonomik alana dönüştürecek projelerini anlattı.

“Turizm iş, ciro, istihdam ve hizmet ihracatıdır”

         Konuşmasına turizmcilerin deneyimine ve sektörel birikimine vurgu yaparak başlayan Matlı, şunları söyledi:

         “Bugün size turizmi anlatmaya gelmedim. Siz bu işi zaten biliyorsunuz. Sizi dinleyen, hakkınızı koruyan ve önünüzü açan bir BTSO sözü vermeye geldim. Turizm yalnızca tanıtım değildir. Turizm iştir, cirodur, istihdamdır, hizmet ihracatıdır. Bursa’nın geleceğini yalnızca sanayiyle değil, güçlü bir yaşam ve hizmet ekonomisiyle birlikte büyütmeliyiz.”

“Bursa’nın sorunu değer değil, sistem eksikliği”

         Bursa’nın tarihi, Uludağ’ı, termal kaynakları, kıyıları, mutfağı, sağlık altyapısı ve kültürel mirasıyla büyük bir turizm potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Matlı, bu değerlerin aynı ekonomik zincirde buluşturulamadığını belirtti.

         Matlı, “Bursa’ya insan geliyor ama yeterince kalmıyor. Kalsa bile şehrin bütün değerleriyle buluşmuyor. Etkinlikler düzenleniyor ancak ortaya çıkan iş her zaman Bursalı işletmeye dönmüyor. Bursa’nın sorunu değer eksikliği değil, bu değerleri ticarete dönüştürecek sistemin kurulamamasıdır” diye konuştu.

         Turizmde başarı anlayışını da değiştireceklerini belirten Matlı, “Kaç kişinin geldiğini saymakla yetinmeyeceğiz. Ne kadar kaldığını, ne kadar harcadığını, kaç acentenin, otelin, restoranın ve esnafın kazandığını ölçeceğiz. Kalabalık tek başına başarı değildir. Başarı, ziyaretçinin Bursa’da bıraktığı değerdir” ifadelerini kullandı.

“BTSO kendi üyesine rakip olmayacak”

         BTSO’nun seyahat, konaklama, transfer ve organizasyon alanındaki hizmet alımlarının şeffaf olması gerektiğini vurgulayan Matlı, sektörde cevapsız kalan sorular bulunduğunu söyledi.

         Matlı, “Bursa’da yüzlerce seyahat acentesi varken, BTSO’nun milyonlarca avroluk organizasyonlarının büyük bölümünün neden kent dışından tek bir firmada toplandığının açıklanması gerekiyor. Şartnamelerin nasıl hazırlandığını, tekliflerin nasıl karşılaştırıldığını, faturaları ve ortaya çıkan sonuçları üyeler bilmelidir. Burada peşin hüküm vermiyorum ancak bu soruların cevapsız bırakılamayacağını açıkça söylüyorum. Kaynak üyeden geliyorsa hesabı da üyeye verilmelidir” dedi.

         Yeni dönemde BTSO’nun kendi üyesiyle rekabet eden değil, üyeye iş alanı açan bir kurum olacağını dile getiren Matlı, şöyle devam etti:

         “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak. Seyahat, konaklama, transfer, rehberlik ve organizasyon alımları açık ölçütlerle yapılacak. Şartnameler görülecek, teklifler karşılaştırılacak ve sonuçlar açıklanacak. Büyük bir organizasyonda tek bir acentenin kapasitesi yetmiyorsa Bursalı acenteler uzmanlıklarına göre bir araya getirilecek. Bursa’nın işi Bursa’da kalacak.”

Bursa turizmine dört mevsimlik yeni sistem

         Matlı, Bursa Yaşam Ekonomisi yaklaşımıyla turizm, gastronomi, sağlık, kültür, spor, çarşı ve etkinlik ekonomisini tek program altında buluşturacaklarını açıkladı.

         Bursa Deneyim Rotası ile tarih, termal, doğa, sağlık, spor, zanaat, gastronomi ve alışveriş değerlerinin satılabilir turizm paketlerine dönüştürüleceğini belirten Matlı; Uludağ’ın dört mevsim çalışacağını, Çekirge’nin termal mirasının sağlık ve iyi yaşam ekonomisiyle buluşturulacağını söyledi.

         Bursa 365 Festival ve Ziyaretçi Takvimi ile ulusal ve uluslararası etkinliklerin bütün yıla yayılacağını kaydeden Matlı, takvimin en az 12 ay önceden açıklanacağını ve acentelerden otellere, restoranlardan perakende işletmelerine kadar bütün sektörün önceden hazırlanabileceğini ifade etti.

         Matlı ayrıca Bursa Gastronomi Ağı, Bursa Kongre ve Etkinlik Bürosu, Bursa Marka 2040 ve Güney Marmara Marina Projesi ile ziyaretçiyi şehrin bütün ekonomik değerlerine bağlayacaklarını söyledi.

“Marina şehirde büyüyen bir ekonomidir”

         Güney Marmara Marina Projesi’nin tek noktaya yapılacak bir liman yatırımı olmadığını vurgulayan Matlı, projenin Gemlik, Mudanya-Güzelyalı ve Karacabey kıyılarını kapsayan bütüncül bir turizm ağı olarak tasarlandığını belirtti.

         “Marina yalnızca tekne bağlanan bir yer değildir. Marina, denizde başlayan ve şehirde büyüyen bir ekonomidir” diyen Matlı, “Tekneden inen ziyaretçi kıyıda kalmayacak. Acentemiz tur satacak, otelimiz oda satacak, restoranımız masa dolduracak, esnafımız ürün satacak. Üyemize rakip olacak değil, üyemizin işini büyütecek yatırımlar yapacağız” ifadelerini kullandı.

“Faaliyeti değil, sonucu yöneteceğiz”

         Her rota, festival, kongre ve tanıtım çalışmasının ekonomik sonuçlarının ölçüleceğini açıklayan Matlı, geceleme, kişi başı harcama, rezervasyon, tekrar ziyaret, hizmet ihracatı ve üye cirosunun düzenli olarak izleneceğini söyledi.

         Konuşmasını turizmcilere seslenerek tamamlayan Matlı, şu çağrıyı yaptı:

         “Bursa’ya gelen geçip gitmeyecek; kalacak, yaşayacak ve değer bırakacak. Bunu turizmcilerimizle birlikte yapacağız. 1 Ekim’de gelin; mesleğinize, emeğinize ve odanıza sahip çıkın. Pusulamız yeşil, niyetimiz beyaz. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”

Continue Reading

Güncel

DEMİRŞAN VE AKKUŞ AİLELERİNİN MUTLU GÜNÜ

Karacabey’in seçkin ailelerinden Filiz ve Tamer Demirşan çiftinin kızları Damla Demirşan ile ilçenin köklü ailelerinden Muhterem ve Özdemir Akkuş çiftinin oğulları Alper Akkuş, düzenlenen görkemli törenle dünya evine girdi.

Karacabey Belediyesi’nde anaokulu öğretmeni olarak görev yapan Damla Demirşan ile genç girişimci Alper Akkuş’un nikâh töreni, 23 Ağustos 2026 Pazar günü Ramada Otel’de gerçekleştirildi. Demirşan ve Akkuş ailelerini bir araya getiren törende genç çiftin mutluluğu, aileleri ve davetliler tarafından paylaşıldı.

 Genç çiftin nikâhını Nikâh Memuru Semih Türkkan kayıt altına alırken, gelin Damla’nın nikâh şahitliklerini enişteleri Bülent Çalıbaşı ve Adem Akın, damat Alper’in şahitliklerini ise arkadaşları Murat Şimşek ve Enver Yıldız üstlendi.

Nikâh töreninin ardından aileler ve davetliler, genç çiftin mutluluğuna ortak oldu.

Filiz ve Tamer Demirşan ile Muhterem ve Özdemir Akkuş, evlatlarının hayatlarındaki bu anlamlı günde büyük gurur ve mutluluk yaşarken, davetliler de gece boyunca Damla ve Alper’i yalnız bırakmadı.

Karacabey’in tanınmış iki ailesini buluşturan törende, genç çiftin mutluluğu davetlilerin güzel dilekleriyle taçlandı. Aile büyükleri, yakınları ve dostlarıyla birlikte bu özel günü paylaşan Damla ve Alper, hayatlarının en anlamlı günlerinden birini geride bıraktı.

Yörem Gazetesi olarak Damla ve Alper Akkuş çiftine bir ömür boyu mutluluk, Demirşan ve Akkuş ailelerine ise hayırlı olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Continue Reading

Trending