Bursa Bölge
BAŞKAN MUSTAFA BOZBEY’DEN GÜNDEME DAİR ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR
Yeni yılın ilk aylık değerlendirme toplantısında afet yönetimi, çevre yönetimi ve mali yönetim alanlarında yapılan çalışmaları kamuoyuyla paylaşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, gündeme dair de mesajlar verdi. Karacabey gündeminde de yer alan Nilüfer Çayı’ndaki kirlilik, deprem, Bolu’daki yangın faciası, Uludağ’da yapılan çalışmalar, müsilaj, büyükşehirdeki mali durum ve ülkedeki genel siyaset ile ilgili geniş çaplı açıklamalarda bulundu.
Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki toplantıya, Başkan Mustafa Bozbey’in yanı sıra CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Genel Sekreter Yardımcıları, daire başkanları ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Başkan Mustafa Bozbey, ‘afet yönetimi, çevre yönetimi, mali yönetim ve genel değerlendirmeler’ başlıkları altında yürütülen çalışmalar hakkında gazetecilere bilgi verdi.
“Bursalılara tekrar geçmiş olsun diyorum”
Konuşmasına dün yaşanan Bursa merkezli depremi hatırlatarak başlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, herkese geçmiş olsun dileklerini iletti. Bursa’nın aktif fay hatları üzerinde bulunduğunu ve 1855’deki büyük deprem düşünüldüğünde periyodun yaklaştığını belirten Başkan Bozbey, Nilüfer’de başlattıkları çalışma sonucunda aktif olan ‘Kayapa-Yenişehir’ fay hattını da tespit ettiklerini hatırlatarak, “Bursalılara tekrar geçmiş olsun diyorum. Elbette deprem olacaktır. Önemli ve stratejik bir kentte olduğumuzu, çevresiyle ve havasıyla sorunların yaşandığı bir kentte olduğumuzu bilerek hizmetlerimizi yapmamız gerekiyor. Bunu yaparken sadece belediyelerin değil, halkımızın da bilinçlenmesi son derece önemlidir. 99 depremini yaşadık ders alamadık. 6 Şubat’ı yaşadık. ‘Umarım bundan ders alırız’ dedik. Ders ala ala da ailelerimizde ocaklar sönüyor. Biz bunları hak etmiyoruz. Hepimizin sorumlulukları var. Bu sorumlulukları yerine getirmek zorundayız” dedi.
Bozbey, şöyle devam etti: “Kenti afetlere karşı daha dirençli, daha güvenli ve daha sürdürülebilir hale getirme kararlılığını pekiştirdiklerini anlatan Başkan Bozbey, dünya çapında 1792 kentle deneyim ve teknolojik çözümler paylaşma imkanına sahip olduklarını söyledi. Afet risklerini azaltmak için kentsel dönüşüm çalışmalarına hız verdiklerini belirten Başkan Bozbey, “1/100000 planla ilgili çalışmalarımız hızla devam ediyor. Bu yıl sonuna kadar tamamlamayı ve önümüzdeki yılın başlarında da onaylamayı hedefliyoruz. Bursa’nın anayasasını oluşturacak, 2050 vizyonuyla yaptığımız plan. Olası depremde etkilenecek olan bölgelerdeki çalışmaları artırıyoruz.” ifadelerine yer verdi.

“Güç birliğini çok önemsiyoruz”
Bursa’da bir güç birliği oluşturma anlayışında olduklarını söyleyen Başkan Bozbey, “Bu güç birliğini sivil toplum kuruluşlarıyla, sendikalarla, iş insanlarıyla, basınla ve milletvekillerimizle oluşturarak Bursa’nın sorunlarına duyarlılığı artırmak istiyoruz. Çözüm konusunda önerileri almak istiyoruz. Güç birliğini çok önemsiyoruz. Buna yönelik toplantılarımızı sürdüreceğiz. Yıllardır olmayan bir anlayış farkını ortaya koymak zorundayız. Bizim farkımız bu. Bursa’da siyasi atmosferi yatay hale getirip, hizmete öncelik vererek farklı düşünsek de aynı kentte yaşadığımız bilinciyle hareket etmeliyiz. Bursa’da yeni bir yönetim modeli ortaya çıkmıştır. Bu yeni model, katılımcı, hiç kimseyi ötekileştirmeyen ve farklı dünya görüşündeki insanların bir araya gelip fikrini ortaya koyduğu bir sistemdir. Bursa bizimdir. Bursa hepimizindir.” ifadesini kullandı.
Bolu’daki yangın faciası
Bolu Kartalkaya’da çıkan yangının herkesi derinden üzdüğünü ve yaraladığını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, bunun bir facia olduğunu dile getirdi. Suçlu aramanın yanında eksikliklerin, yapılmayanların konuşulması gerektiğini söyleyen Başkan Bozbey, “Bundan sonra bu tür faciaların önüne nasıl geçileceğini net olarak ortaya koymalıyız. Bu yanlıştan herkesin dönmesi lazım. 78 vatandaşımızı kaybettik. Yöneticilerin haricinde çalışanların ve halkımızın da bilinçsiz olduğunu fark ettik. Kızgın yağdan çıkan yangın, 78 vatandaşın canına mal oldu. Çalışanlar bilinçli olsaydı vatandaşlarımız belki yaşıyor olacaktı. Umarım bu vahim durumdan ders çıkarırız. Biz de geçen hafta yurtdışında 7 tane itfaiye aracı almıştık. Onların başlangıç onayıyla ilgili ziyaret yaptık. Bu konuları orada tartışırken bu faciayla karşı karşıya kaldık. Bursa’da günlük ortalama 30’a yakın yangın ihbarı alıyoruz. Ağırlıklı olarak elektrik kaynaklı yangınlar çıkıyor. Halkımızın, elektrik aksamlarını mutlaka gözden geçirmelerini istiyorum. Belediye Meclisi’ne önümüzdeki süreçte bir karar getireceğiz. Elektrik teknisyenleri artık sorumlu olacak. Ayrıca hemşerilerimizin bacalarını da temizletmesini istiyorum. Sadece yangın çıkınca nasıl söndüreceğimizi değil, öncesinde yangın olmaması için tedbirleri de almalıyız” dedi.
“Uludağ’da denetimler devam ediyor”
Gönüllü itfaiyeciliğin önemine de değinen Başkan Bozbey, İtfaiye Daire Başkanlığı’nın bu konuda hazırlık yaptığını, gönüllü itfaiyeciliğin yaygınlaşması için çalışmaların hızlanacağını anlattı. Bozbey, yangın faciasının ardından talimat vererek başta Uludağ olmak üzere kentin farklı noktalarında denetim yapılmasını istediğini belirtti.
Kendilerinin de sorumluluklarını yerine getirmek üzere Kasım ayından itibaren itfaiyeyle ilgili güçlendirmeyi yaptıklarını ifade eden Başkan Bozbey, ne kadar doğru yaptıklarının da ortaya çıktığını dile getirdi. Yoğun alanlarda bunların yapılması gerektiğini bir kez daha gördüklerini söyleyen Başkan Bozbey, 1989 yılında reorganizasyon çalışmalarını başlatan Teoman Özalp’e, itfaiye altyapısını güçlendiren Erdem Saker’e ve diğer belediye başkanlarına çalışmalarından dolayı teşekkür etti. Uludağ’daki itfaiye binasının 2019’da inşa edildiğini belirten Başkan Bozbey, “Göreve geldiğimizde orada 1 araç ve 6 tane personel vardı. Biz bunu Uludağ için yeterli görmedik. 18 personele çıkardık. 2 araç daha ilave ederek 3 araca çıkardık. Biz Uludağ’da iki dakikada otellere ulaşabiliyoruz. Özellikle otellerde ve toplu alanlarda çalışanlar, yangınla ilgili eğitim almalıdır. Bunun yönetmelikle şart haline getirilmesi gerekiyor. İtfaiye teşkilatının güçlendirilmesi ve yeni binaların yapılmasıyla ilgili çalışmalara hız verdik. Dünya Bankası’ndan 10 milyon Euro’luk kredi aldık. Bunun 4,5 milyon Euro’sunu 7 yeni itfaiye aracı için kullandık. Geri kalanı iki kısımda ihale ederek 10 milyon Euro karşılığında yaklaşık 16 civarında araç takviyesini itfaiye teşkilatımıza sağlamış olacağız. Bu çalışmalarla ilgili yerinde görmek maksadıyla ziyarette bulundum. Çok nitelikli araçlar olduğunu bir kez daha gördüm. İtfaiye teşkilatını personel olarak da güçlendiriyoruz” dedi.

“Bursa’da 1202 adet acil toplanma alanı bulunuyor”
6 Şubat depreminin yıl dönümünün yaklaştığını hatırlatan Başkan Bozbey, bir daha bu acıları yaşamamak üzere çeşitli proje ve programları uyguladıklarını söyledi. Afetlere hazırlık amacıyla Nilüfer’de başlattıkları mahalle afet konteynerlerinin kentin tamamına uygulanması için çalışmaların sürdüğünü, mahalle afet gönüllüleri projesinin yaşama geçirileceğini anlatan Başkan Bozbey, stratejik noktalara afet konteynerleri yerleştirilerek deprem olduğunda profesyoneller gelene kadar halkın müdahale edebilmesini amaçladıklarını ifade etti. ‘Deprem Parkı’ adını verdikleri çalışmaların da devam ettiğini söyleyen Başkan Bozbey, mobil mutfak tırının da yapımının sürdüğünü dile getirdi. Bursa’da 1202 adet acil toplanma alanı bulunduğunu hatırlatan Başkan Bozbey, “Bunun 45 tanesi Büyükşehir Belediyesi uhdesindedir. 478 çadır kent alanında 316 adet acil çadır kent, 162 adet de çadır kent şu anda mevcut olarak görülmektedir. Kent genelinde 12 adet konteyner kent alanları belirlenmiştir. 1202 adet acil toplanma alanı, üzerinde acil ihtiyaçları giderecek tesislerin de olabileceği alan haline dönüştürülecektir. AFAD ile birlikte yapmış olduğumuz çalışmalarla depreme hazırlık süreçleri devam ediyor. Ayrıca Afet İşleri Dairesi Başkanlığı’mızın bünyesinde Bursa Acil Müdahale Ekibi oluşturuyoruz. Güncel teknolojiye sahip ekipmanlarla donatılmış bu ekip, olası afetlerde hızlı ve etkili müdahale için hazır bulunacaktır.” ifadelerine yer verdi.
“Nilüfer Çayı’na birçok sanayi bölgesinin atıkları gidiyor”
Depremlerin yalnızca binaların değil, aynı zamanda kentlerin dayanıklılığını ve çevresel sürdürülebilirliğini de test ettiğini anlatan Başkan Bozbey, dirençli kentler için altyapı yatırımlarından çevre düzenlemelerine kadar her adımı bu bilinçle atmak gerektiğinin altını çizdi. “Nilüfer Deresi’nin kirliliği ve Marmara Denizi’nde ortaya çıkan müsilaj sorunu, çevre göz ardı edildiğinde yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini açıkça göstermektedir” diyen Başkan Bozbey, “Bursa, sanayisi ve nüfus yoğunluğu ile dikkat çeken bir kenttir. Ancak bu yoğunluk, beraberinde hava kirliliği gibi ciddi sorunları da getiriyor. Hedefimiz, sanayi ve çevre arasında bir denge kurmak ve bunu sürdürülebilir hale getirmektir. Kentimizin havasını, suyunu kirleten firmaları kamuoyuyla paylaşacağımı belirtmiştim. Bunların hazırlıkları son aşamaya geldi. Nilüfer Çayı’na birçok sanayi bölgesinin atıkları gidiyor. Sanayi bölgelerinin arıtma tesisi olduğunu biliyoruz. Bunların atıkları olduğu gibi yine Nilüfer Çayı’na akıyor. Arıtma tesislerinin mutlaka ileri biyolojik arıtma tesislerine dönüştürmesini istiyoruz. Bu kentin havasını ve suyunu hep beraber kullanıyoruz. Nilüfer Çayı, 4. derece suya dönüşmüş durumdadır. Bu, Nilüfer Çayı’ndan sulanan hiçbir ürünü yememek gerektiği demektir. Yani Nilüfer Çayı, su kalitesi olarak 4. dereceye düşmüştür. Buradan sulanan binlerce dönüm arazi var. Bunlar hepimizin sofrasına geliyor.” dedi.
“‘Lütfen maske takın’ diyeceğiz”
Bursa’nın suyunu olduğu gibi havasını kirletenlerin de olduğunu anlatan Başkan Bozbey, kentteki hava ölçüm cihazlarının sayısını artırdıklarını, hedeflerinin ise 5 yılın sonuna kadar 50 adete ulaşmak olduğunu söyledi. Kentin farklı noktalarına koyacakları dijital panolarla anlık olarak hava kalitesini göstereceklerini belirten Başkan Bozbey, “Halkımıza maalesef ‘Lütfen maske takın’ diyeceğiz. O hale geldi. İnegöl’de bugün vatandaşlar maske takmalıdır. Kestel zaman zaman alarm veriyor. O anlarda halkımız maske takmalıdır. Çoğu fabrika filtrelerini çalıştırmıyorlar. Bununla ilgili analizlerimiz devam ediyor, kamuoyuyla paylaşacağız. Biz, havamızı temiz istiyoruz. Tüm tesisler takibimizde. Yaptırım gücümüz yok ama bunları halkımızla paylaşıyor ve ilgili makamları harekete geçirmeye çalışıyoruz. El birliğiyle bunları çözmek zorundayız. Temiz yer altı suyuna ihtiyacımız var. Bu konuda etkin önlemler talep ediyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün bizim önerimizle bir teklifi oldu. Bir araya gelerek beraber ekip kuracağız. BUSKİ’den yetkin arkadaşlarımız da olacak ve sahada adım adım takip edilecek.” ifadelerine yer verdi.
“Deşarj yapan fabrikaları kapatın da bir göreyim”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nü göreve davet ettikleri için Doğu Arıtma Tesisi’ne gidilerek ceza kesildiğini anlatan Başkan Bozbey, “Bir müsilaj olmuş. Bir kurul kurulmuş. 22 maddenin 3 maddesi uygulanmamış. Onlardan bir tanesi ileri biyolojik arıtma tesisini yapmak. Büyükşehir Belediyesi olarak 2021’de müsilaj yaşamışsınız. Biliyorsunuz ama 2022’nin Eylül’ünde Doğu Arıtma Tesisi’nin kapasite artışını yaptırıyorsunuz. Bunu yaparken hem İller Bankası hem de Bakanlık ile birlikte yapıyorsunuz. Bu sürecin 2025’in Ağustos’unda tamamlanacağını müdürlük olarak biliyorsunuz. Yoğun yağışlarda Doğu Arıtma Tesisi’ne gelen su miktarı fazla olduğu için bir miktarının dışarıya arıtılmadan verildiğini de biliyorsunuz. Sonra yağışlı bir günde gelerek denetim yapıyorsunuz. Ceza kesiyorsunuz. Biz arıtma tesislerini yapıyoruz hiç merak etmeyin. Biz gerekeni yapıyoruz. Siz de gerekeni yapın. Deşarj yapan fabrikaları kapatın da bir göreyim. Doğu Arıtma Tesisi’ndeki çalışmayı daha erkene çekmeye çalışıyoruz. Bakanlık aslında bir nevi eski yönetimi cezalandırdı. Bizi değil. Çünkü onlar yapmamış. 2021’de hemen başlamış olsaydı şimdi zaten bitmişti. Her zaman belgeli konuşuyorum. Havamızı ve suyumuzu kirleten tesislere ne yapıyorsunuz? Bize açıklayın. Vatandaşın bildiğini, siz niye bilmiyorsunuz? Kirli havadan veya sudan dolayı bir vatandaşımızın başına bir iş gelmişse vebali, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün ve Bakanlığı’nındır.” söyleminde bulundu.
“Marmara’nın tümünü kapsayacak müsilaj sorunuyla karşı karşıya olabiliriz”
Uludağ’ın eteklerinden doğan ve Bursa’yı besleyen Nilüfer Çayı’nın kanallarla birleştiği noktalarda kirlenmeye başladığını söyleyen Başkan Bozbey, bu kirliliğin sebeplerinin de sanayi atıkları, kaçak deşarjlar, tarımsal atıklar ve evsel atıklar olduğunu dile getirdi. Sonucunda Nilüfer Çayı’ndaki kirliliğin insan sağlığını da tehdit ettiğini söyledi. Durumun Marmara Denizi’nde müsilaj gibi büyük çevresel sorunlara yol açtığını da belirten Başkan Bozbey, Marmara havzasındaki tüm atıkların Marmara Denizi’ne ulaştığını da vurguladı. Müsilajın yeniden başladığını hatırlatan Başkan Bozbey, “Deniz suyunun bir iki derece daha ısınmasıyla belki de Marmara’nın tümünü kaplayacak müsilaj sorunuyla karşı karşıya olabiliriz. Bunun için en önemli çalışma, tüm belediyelerin ileri biyolojik arıtma tesislerini yapması ve tam kapasiteyle çalışmasıdır. Ve iyi denetlenmesiyle Marmara’nın kurtulması mümkündür. Bu konuda Bakanlığımıza talebimizi ilettik. Bu konuda sıfır faiz ve uzun vadeli kredi olanağını mutlaka sağlamalıdır. Bakanlığın yerel yönetimlerle birlikte hareket etme zorunluluğu var. Alan bulma sorunu yaşıyoruz. Bu konuda da Bakanlığın, belediyelerin önünü açması lazım. Aksi takdirde Marmara ölüyor. Böyle giderse 20-25 yıl sonra daha az canlı türüne rastlanacak. Zaman aleyhimize işliyor. Marmara Denizi’nin kirlenmesini önlemek için yapılması gereken çalışmaları da yürütüyoruz. Yaklaşık 155 kilometrelik sahil şeridimiz var. Burada birçok yerde hayalet ağ olduğunu tahmin ediyoruz. Bu konuda çalışmalar yürütülüyor.” ifadelerini kullandı.
“Büyükşehir’in borçlarını azaltıyoruz”
Geçtiğimiz aylarda 1.1 milyar TL civarında haksız kesintiye uğradıklarını hatırlatan Başkan Bozbey, bu kesintinin 4.5 milyar TL iş hacmine dönüşebileceğini dile getirdi. Bu durumun işlerin bir kısmının aksamasına da sebep olduğunu anlatan Başkan Bozbey, “Görüşmelerimizi yaptık. Elbette devlette devamlılık esastır. Biz bu borçları ödeyelim ama uzun vadeye yayılarak belediyelerin önündeki maddi sorunun aşılmasını talep ettik. Bir anda cephe bize döndü ve kesintiler yaşandı. Bunun nedeni, tamamen siyasi. Biz hiçbir konuya siyasi olarak bakmıyoruz. Bizim siyasi görevimiz 31 Mart akşamı bitti. Biz artık hizmet eriyiz. Hizmetle insanlarımızı mutlu etmenin yolunu arıyoruz ve bunları sağlıyoruz. Kesintilere rağmen sıkı mali disiplin uygulayarak Büyükşehir’in borçlarını azaltıyoruz. Doğru projelere harcama yapıyoruz. Bu kentte öncelikler sıralamamız değişti. Büyükşehir Belediyesi’nin borcu yüzde 9 düştü. Ama BUSKİ’nin borcu yüzde 36 yükseldi. 5 milyar TL civarında BUSKİ’nin borcunda artış var. Tahminimize göre bu yılın sonuna kadar BUSKİ’nin borcu 25 milyar TL’ye çıkıyor. Çünkü projelerin hepsi dövizle yürütülüyor. BUSKİ’nin durumu vahim. 986 milyon dolar borçla teslim aldık. Şu anda toplamda borcu dolar bazında da aşağı çektik. Bursalılar merak etmesin. Biz bunu başaracağız” dedi.
“Siyaset, adaletin üzerinden elini çeksin”
Son günlerde yaşanan hukuki gelişmelerin adalet, ifade özgürlüğü ve demokrasi gibi toplumun temel değerlerini derinden sarstığını da ifade eden Başkan Bozbey, adaletin farklı sesleri bastırmanın değil, hak ve özgürlükleri korumanın aracı olması gerektiğine inandıklarını belirterek, “Yargının, siyasetin aracı haline gelmesi kabul edilemez. Hukukun üstünlüğü ve adalet, demokrasinin temelleridir ve bu temellerin zedelenmesi toplumsal güveni ciddi şekilde zayıflatır. Bugün adalet kavramı, giderek daha çok sorgulanmakta ve yıpratılmaktadır. Ancak unutmamalıyız ki hak ve adalet er ya da geç yerini bulur. Adaletsizliğe ortak olanlar ise tarihin vicdanında yargılanacaktır. Bizler, adaletin herkes için eşit olduğu, ifade özgürlüğünün güvence altına alındığı, şeffaf ve tarafsız bir yargı sisteminin hakim olduğu bir Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” diye konuştu.
Bursa Bölge
YILDIZ’IN YENİ GÖREVİ BELLİ OLDU
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapan Karacabeyli bürokrat Mehmet Yıldız’ın yeni adresi netleşti.
Yıldız, Bursa Büyükşehir Belediyesi’ndeki görevinden 29 Nisan 2026 itibarıyla ayrıldığını açıklamıştı. Söz konusu süreçte, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in görevden alınmasından önce belediye yönetim kadrosunda aktif rol üstlenen Yıldız, yerel yönetim tecrübesiyle dikkat çekmişti.
Edinilen bilgilere göre Mehmet Yıldız, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı bünyesinde yeni görevine başladı.
Bursa’daki görev süresince belediyenin idari yapısında önemli sorumluluklar üstlenen Yıldız’ın, özellikle kurumsal iletişim ve koordinasyon alanlarında deneyim kazandığı biliniyor. Bu birikimini İstanbul’da sürdürecek olan Yıldız’ın, yeni görevinde de kamuoyu iletişimi ve kurumsal çalışmalar alanında aktif rol alması bekleniyor.
Karacabeyli bir ismin büyükşehirler arasında üst düzey bürokratik görevlerde yer almaya devam etmesi, ilçede de dikkatle takip edilen gelişmeler arasında yer aldı.
Bursa Bölge
BÜYÜKŞEHİR’DEN AFETLERE HAZIR İKİ YENİ MOBİL ARAÇ
Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, olası afetlere hazırlık planı kapsamında Büyükşehir ekiplerince tasarlanan ve imalatı gerçekleştirilen ‘mobil ikram’ ve ‘mobil şarj istasyonu’ araçlarının yapım çalışmalarını inceledi.
Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından, olası afetler sonrası vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla projelendirilen ‘mobil ikram’ ve ‘mobil şarj istasyonu’ araçlarının imalatında son aşamaya gelindi. BUSKİ ve BURULAŞ iş birliğinde temmuz ayında başlayan imalat süreçlerinde tamamen Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynakları ve personelinin teknik birikiminden yararlanıldı.
BUSKİ Genel Müdürlüğü atölyelerinde süren çalışmaları inceleyen Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) personeliyle bir araya gelerek kolaylıklar diledi. Projenin aşamaları ve son durumu hakkında bilgi alan Başkan Vekili Biba, olası afetler sonrası vatandaşın ihtiyaçlarını en hızlı şekilde karşılayacak çözümler ürettiklerini söyledi. Biba, kaynakların verimli kullanılması hedefiyle dönüşümü gerçekleştirilen araçların olası afetler sonrasında sunulan önemli hizmetler arasında yer alacağını vurguladı. Başkan Vekili Şahin Biba, “Sağlıklı ve koordineli yemek ikramından kesintisiz iletişim ve erişilebilirlik desteğine kadar birçok temel ihtiyaca hızlı şekilde cevap verecek bu araçları en kısa sürede hizmete hazır hale getireceğiz” diye konuştu.
Proje ile yüzde 80 oranında tasarruf sağlanacak
Ekonomik ömrünü tamamlayan BURULAŞ otobüslerinin yeniden kullanıma uygun hale getirilmesiyle hazırlanan iki araç, afetlerin ardından oluşabilecek temel ihtiyaçlara hızlı ve düzenli şekilde cevap verecek. Yürütülen projede yüzde 80 oranında tasarruf sağlanırken, araçların 17 Ağustos’ta tamamlanarak hizmete hazır hale getirilmesi planlanıyor.
Mobil ikram aracıyla sıcak yemek servis edilecek
Hazırlanan mobil ikram aracı, afet bölgelerinde vatandaşlara sıcak yemek ve içecek ulaştıracak. İç bölümü hijyenik panellerle kaplanan araçta soğuk zincirin korunması amacıyla buzdolapları bulunurken, kurulacak benmari sistemi sayesinde dışarıda hazırlanan sıcak yemekler kontrollü ve düzenli şekilde vatandaşlara servis edilecek.
Afet sonrasında iletişim ve erişilebilirlik desteklenecek
Mobil şarj istasyonu olarak tasarlanan ikinci araç ise afet sonrasında iletişimin kesintisiz sürdürülebilmesine katkı sağlayacak. Aynı anda 160 cep telefonunun güvenli şekilde şarj edilebildiği kilitli ve şifreli kutuların yer aldığı araçta, tablet ve fotoğraf makineleri için de özel şarj alanları bulunacak. Ayrıca afet sonrasında erişilebilirliği desteklemek amacıyla hazırlanan istasyonda iki engelli aracı da şarj edilebilecek. Araç üzerinde yer alan 2 kilovatlık güneş enerjisi sistemi, enerji ihtiyacını önemli ölçüde karşılayacak. İhtiyaç halinde devreye giren jeneratör sayesinde de sistem gece gündüz kesintisiz hizmet verecek. Araçta bulunan klima sistemi ve havalandırmalı şarj bölmeleri ise cihazların güvenli şekilde şarj edilmesini sağlayacak.
Bursa Bölge
MATLI: “BTSO’DA ÜRETİMİN VE TİCARETİN ÖNÜNÜ BİRLİKTE AÇACAĞIZ.”
BTSO Başkan Adayı Özer Matlı; Bursa Deri İhtisas ve Karma OSB, HOSAB, TOSAB, Kayapa OSB ve ÇASİAD’ı ziyaret ederek sanayicilerle bir araya geldi. Üretim tesislerinde incelemelerde bulunan Matlı, “60 bin üyemizin ürettiği ve ticaretini yaptığı her değer Bursa için kıymetlidir. Her bölgenin ve sektörün ihtiyacına göre çalışan bir BTSO anlayışını birlikte hayata geçireceğiz” dedi.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa’nın önemli üretim merkezlerini kapsayan yoğun bir ziyaret programı gerçekleştirdi. Organize sanayi bölgelerinin yöneticileri ve sanayicilerle buluşan Matlı, fabrikalardaki üretim süreçlerini yerinde inceleyerek işletmelerin sorunlarını, beklentilerini ve gelecek hedeflerini dinledi.
İlk durak Bursa Deri İhtisas ve Karma OSB
Matlı’nın ilk durağı Bursa Deri İhtisas ve Karma OSB oldu. OSB Yönetim Kurulu Başkanvekili Murat Çağlar’ın bölgenin mevcut durumu, yatırımları ve ihtiyaçları hakkında yaptığı sunumun ardından yönetim kurulu üyeleri ve bölge sanayicileriyle kahvaltıda bir araya geldi.

Görüşmelerde bölgede yapılan işleri görünce etkilendiğini beyan eden Matlı “Gerçekten sizlere teşekkür ederim. İnanılmaz işler yapmışsınız. Bizim de buradaki sorunları çözmek boynumuzun borcudur.” dedi.
Program kapsamında Morkim, Teknotan, Bursa Jel, Ayaz Kauçuk, AFC Kimya ve Mursan’ın üretim tesislerini ziyaret eden Matlı, firma yöneticilerinden üretim süreçleri, yatırımlar ve sektörlerin ihtiyaçları hakkında bilgi aldı.
HOSAB’da sanayicilerle buluştu
Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi’nde HOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Korun, yönetim kurulu üyeleri ve bölge sanayicileriyle buluşan Matlı; enerji, altyapı, nitelikli iş gücü, ihracat ve yeşil dönüşüm başlıklarında değerlendirmelerde bulundu.

BTSO Başkan Adayı Matlı “Hasanağa’daki sanayicimizden kent merkezindeki tüccarımıza kadar BTSO’nun 60 bin üyesinin tamamının önünü açan; enerji, altyapı, nitelikli iş gücü, ihracat ve yeşil dönüşüm ihtiyaçlarına çözüm üreten bir BTSO anlayışını birlikte hayata geçireceğiz.” tespitinin akabinde firma ziyaretlerinde bulundu.
Matlı, HOSAB’daki Sazcılar Otomotiv ve Kırımcı Metal’in üretim tesislerini de ziyaret ederek, otomotiv, raylı sistemler, makine ve tarım ekipmanlarına yönelik kompozit üretimi ile sac işleme ve metal ürünler alanındaki çalışmaları yerinde inceledi.
TOSAB’da yeşil dönüşüm gündemi
TOSAB Bölge Müdürlüğü’nde Elyaf Tekstil Kurucu Ortağı ve TOSAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sami Bilge’yi ziyaret eden Matlı; tekstil boyama ve terbiye sektörünün su ve enerji verimliliği, ileri arıtma, yeşil dönüşüm ve yüksek katma değerli üretim ihtiyaçlarını değerlendirdi.

Tekstil sektöründeki dönüşümün sanayicinin önünde yeni bir yük hâline gelmemesi gerektiğini belirten Matlı, doğru destek ve projelerle bu sürecin Bursa tekstili için önemli bir rekabet avantajına dönüştürülebileceğini ifade etti.
Kayapa ve Çalı’daki sanayicileri dinledi
Kayapa Organize Sanayi Bölgesi ziyaretinde Yönetim Kurulu Üyesi Salim Balcı, Müteşebbis Heyet üyeleri Ali Karen ve Osman Güler ile bölge sanayicileriyle bir araya gelen Matlı; altyapı, ulaşım, enerji, nitelikli iş gücü ve yeni pazarlara erişim konularındaki beklentileri dinledi.
Programın devamında Çalı Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Başkanı Zafer Milli ve yönetim kurulu üyelerini ziyaret eden Matlı, sorunlarını dinledi, Çalı ve çevresindeki işletmelerin üretim ve istihdam kapasitesinin geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulundu. Matlı ayrıca ARPRES Döküm’ü ziyaret ederek firma sahibi Zülfü Acar’dan üretim çalışmaları hakkında bilgi aldı.

“60 Bin üyemizin tamamı bu gücün parçasıdır”
Ziyaretlerin ardından değerlendirmelerde bulunan Özer Matlı, şu ifadeleri kullandı:
“BTSO’nun 60 bin üyesinin ürettiği, ticaretini yaptığı ve istihdama dönüştürdüğü her değer Bursa için son derece kıymetlidir. Bursa ancak sanayinin ve her çeşit ticaretin önünü açtığı, üretimini daha yüksek katma değerle buluşturduğu ölçüde güçlenebilir.
Her bölgenin ve sektörün ihtiyacı farklı. Bu nedenle üyelerimizi sahada dinleyen, sorunları yerinde tespit eden ve ihtiyaçlara göre somut çözümler geliştiren bir BTSO anlayışına ihtiyacımız var. Hedefimiz; üreticiden tüccara, küçük işletmeden sanayiciye kadar 60 bin üyemizin tamamının rekabet gücünü artırmak, finansmana, nitelikli iş gücüne, teknolojiye ve yeni pazarlara erişimini kolaylaştırmaktır. Bursa’nın üretim ve ticaret gücünü, birlikte düşünerek ve birlikte çalışarak daha ileriye taşıyacağız. Sırça köşkler üretmeden, göreve geldikten sonra meclis üyelerinin ve üyelerin doğrudan temas kurabileceği bir başkanlığı getireceğiz.”




-
Bursa Bölge7 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Genel2 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel7 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması




Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login