Connect with us

Bursa Bölge

ALİ BABACAN’DAN ÇARPICI KONUŞMA… TÜM TÜRKİYE’YE SESLENDİ!

Demokrasi ve Atılım Partisi Karacabey İlçe Başkanı Şaban Önen, hafta sonu Ankara Atatürk Spor Salonu’nda partisinin Türkiye’nin tüm kesimlerini ilgilendiren 22 Eylem Planı Lansmanı gerçekleştirdiğini ifade ederek, “Bizler de Karacabey Teşkilatı olarak salondaki yerimizi aldık.” dedi. Önen, toplantıdan edindiği bilgi ve gözlemlerini ilçe kamuoyuyla paylaşarak, “Cumhuriyetimizin 2. Yüzyılı’nda artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Ezberleri bozacak bir anlayışla geliyoruz. 85 milyonun eşit ve özgür olduğu tam demokrasiyle ülkeyi yeniden taçlandıracağız. Endişeye mahal yok.” ifadesini kullandı.

Geçtiğimiz günlerde 22 eylem planının kamuoyuyla paylaşılmasını tamamlayan DEVA Partisi, hafta sonu Ankara Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenen “DEVA Türkiye’si” etkinliğinde adeta gövde gösterisi yaptı. Binlerce insan salona sığmayınca Genel Başkan Ali Babacan salonun dışındaki kalabalığa da seslendi. Etkinlikte genel başkan yardımcılarının hazırladığı videolarla eylem planları tanıtıldı. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin logosu olan damla şeklinde kurulan kürsüden partililerine seslendi.

“Endişeye mahal yok!”

Tac Mahal’in hikâyesiyle başlayan Babacan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle: “Babür İmparatoru Şah Cihan, çok sevdiği eşi Mümtaz Mahal’i kaybetmiş. Eşinin mezarının olduğu yere güzel bir türbe yaptırmak istemiş. En iyi mimarları getirtmiş. Minareler, kubbeler yükseldikçe, yapının azameti belirmeye başladıkça, Şah mest olmuş, kendinden geçmiş. Bu koskoca anıtın uğruna yapıldığı mezar ise küçücük kalmış. Şah, bu anıtı ne için yaptırdığını unutacak kadar kendini kaybetmiş. Yapı gittikçe büyümüş ama Şah bir türlü tatmin olmuyormuş. Mezarın üstüne daha fazla sütun, daha büyük bahçeler yaptırmış. Şah’ın içine sinmeyen, ahengi bozan bir şey varmış. Bir gün bu kubbelerden birinin üstüne çıkıp aşağı doğru bakmış… Uğruna heybetli bina inşa ettiği eşinin küçücük kalmış mezarını görmüş. Heyecanla ‘İşte buldum’ demiş. ‘Ahengi bozan şey bu. Atın bunu buradan’. Rivayet odur ki, mezarı kaldırtmak istemiş. İşte bu aslında sadece Şah Cihan’ın değil, Erdoğan’ın da hikayesidir.

2001’de birlikte yola çıktığımız Recep Tayyip Erdoğan sözünden döndü. Şah Cihan gibi, külliyenin tepesine çıktı ve ‘Yıkın bunu’ diyerek, kendisini oraya taşıyan demokrasiye gözünü dikmeye başladı. Aynı Mümtaz Mahal’in mezarı gibi. Artık Erdoğan için demokrasi, o harmoniyi bozan küçük bir ayrıntıydı çünkü. Adalet, ortak akıl, istişare, çoğulculuk hepsi; o harmoniyi bozan küçük ayrıntılardı. Kendisine oy veren milyonlarca seçmenle beraber yola ne için çıktığını unuttu. Ben bu hikâyeyi kabul etmiyorum. Biz yola çıkarken ulaşmak için çabaladığımız özgürlüklerden, ileri demokrasiden, evrensel hukuk değerlerine olan sadakatten, çoğulculuktan, katılımcılıktan vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. O ne yaptı? Hak ve özgürlükleri ezdi geçti.

“34 yaşında bir genç olarak siyasete girdim”

Siyasete adım attığım ilk günden itibaren, dile kolay 7 bin 825 gün oldu. 34 yaşında, ülkesinin yarınlarını dert edinen bir genç olarak siyasete girdim. AK Parti’nin kurucu üyesi olarak siyasete ilk adımımı attım. En genç Bakan bendim. Ekonominin tüm yükünü, önceki hükümetlerin yıllarca biriktirdiği o ağır yükü üstlendim. Hazine Bakanlığı’yla beraber Avrupa Birliği Başmüzakerecisi de oldum. Gecenin 2’sinde randevu veriyorduk insanlara gündüz 2’de geliyorlardı. “Gece 2’de randevu mu olur?” diyorlardı. Böyle çalıştık işte. Asla yalnız yürümedim. Hep bir takımın içinde oldum. Dışişleri Bakanlığı yaptım. Doğru hedefler, doğru isimler ve doğru politikalarla ülkemizin itibarını ve gücünü artıran bir diplomasi ekibinin başında oldum. Her şeyi özgürce tartışıp istişare edebildiğimiz bir hükümetle ülkemize tarihi bir dönem yaşattık.

İki büyük krizi; 2002 ve 2009 krizlerini çözen ekibin başındaydım. 2002’den 2013’e milli gelirimiz yaklaşık 3 kat arttı. 3.600 dolardan 9.700 dolara çıktı. Bunlar dolar enflasyonundan arındırılmış rakamlardır. Biz ayrıldıktan sonra ise milli gelir neredeyse yarı yarıya düştü. 9.700 dolardan indi 5.800 dolara. Birisi de çıkmış, ‘Ben imza atmasaydım yapamazdın’ diyor. Ben de diyorum ki, ‘Hikmet imzadaysa, at bir imza da enflasyonu bir düşür bakalım’. Sayın Erdoğan’a sesleniyorum; duy, anla. Dürüst ve ehil kadrolar olmazsa olmaz. Kararları istişareyle almazsan olmaz. Onun için olmuyor. Olmayacak da.

“Askeri vesayeti de yok ettik, ekonomik darboğazı da”

O dönemlerde emekliler maaşından artırdığında tatile giderdi, öğrenciler KYK burslarıyla Avrupa turu yapardı. Kafelerde, restoranlarda yemek yemek sıradanlaşmıştı. Başmüzakereci olarak, Avrupa Birliği istikametinde rekor sürede reformlar yapan ekibin sessizce koordinasyonunu yaptım. İnsan haklarında atılım yapıyorduk. Özgürlükleri büyütüyorduk. Hep beraber “Avrupa Avrupa duy sesimizi, işte bu Türkiye’nin ayak sesleri” diyorduk. O yıllarda milletin derdi neydi biliyor musunuz? “Avrupa Birliği’ne gireceğiz ama kokoreç yiyebilecek miyiz?” diye soruyorlardı. O dönemde Türkiye kavgaların parçası olmadı. Devletler arası, milletler arası arabuluculuk yapıyordu. Askeri vesayeti de yok ettik, ekonomik darboğazı da.

Hatasıyla sevabıyla tam 14 sene, sadece halkımız için çalıştım. Türkiye’nin o güzel günlerine baktığımda, başarının bir parçası olmak hayatım boyunca benim için bir onur olacak.

“Her şey bir yüzükle başladı, külliyeyle bitecek”

Keçiören’deki mütevazı evinden taşındı, devasa bir külliye inşa etti. Ben artık orada duramazdım, durmadım. Ve istifa ettim. Pek çok sağduyu sahibi arkadaşlarımız da aynısını yaptı. Her şey bir yüzükle başladı, korkarım, külliyeyle de bitecek.

Zamanında AK Parti’yi başarılı yapan ilke ve değerlerden biz hiç ayrılmadık. AK Parti’nin kuruluş ideallerinden ayrılan Erdoğan oldu. Bu gidişata uymayan ne varsa gözden çıkarmaya hazır. Yıkıp geçiyor, ezip geçiyor.

DEVA Partisi İlçe Başkanı Şaban Önen, son günlerde
ülke gündemine de yansıyan Karacabey’deki arazi
satışlarına yönelik salonda ilgi çeken bir pankartla
Belediye Başkanı Ali Özkan’a gönderme yaptı.
Kamera Önü: “Nerede tarım orada varım.”
Kamera Arkası: “Nerede tarım orayı satarım.”

Herkesin dilinde aynı kelime: Endişe!

Son dönemde her yerde aynı kelimeyi duyuyorum. Konya’da iki çay bir kekin hesabını yapan genç kardeşimden, Diyarbakır’da gün sonu raporuna bakan esnaf arkadaşımdan, Bağcılar’da sabahın karanlığında okula giden liseli öğrenciden, apartmanın posta kutusunda istiflenmiş faturalarda kendi adını arayan babadan hep aynı kelimeyi duyuyorum. Mutlu bir hayatı olsun diye yavrusunu uzak şehirlere okumak için göndermiş anneden, gece geç vakitte işten çıkıp evine yalnız yürüyen kadınlardan, yazdığı haberdeki kelimeleri dikkatle seçen gazeteci dostlarımdan, inancından dolayı faize bulaşmamak için birikimini altına dövize yatırmış hacı amcamdan, nakliye kamyonunu bekleyen çiftçiden, pazarda filesini dolduramayan emekliden, muhalefete de iktidara da oy vermiş herkesten aynı kelimeyi duyuyorum. O kelime ne biliyor musunuz? Endişe!

İnsanlar hayatından, sevdiklerinin hayatından endişe duyuyor. İnsanlar ülkesinden, siyasetten endişe duyuyor. Evet herkes endişeli. Endişeli öğrenciler, endişeli kadınlar, endişeli Kürtler, endişeli Aleviler, endişeli gençler, anneler, babalar. Endişeli muhafazakârlar, endişeli sekülerler. Her birini çok iyi anlıyor, o duyguyu tam şuramda hissediyorum. Fakat buradan, Ankara’nın ortasından sesimin ulaşabileceği herkese seslenmek istiyorum. Büyüklerim, arkadaşlarım, kardeşlerim; endişeye mahal yok! Bu iktidarın hoyrat politikalarından, yaptığı haksızlıklardan, yaşam tarzlarına yaptığı baskıdan, fakirliği mecburi istikamet haline getiren icraatlarından, eğitimi hallaç pamuğuna çevirip çocukların yarınlarını mahvetmesinden endişe etmeyin.

Türkiye Cumhuriyeti’nin her bir vatandaşının eşit ve onurlu vatandaş olmasına sağlayana dek; biz buradayız. ‘Giderlerse çocuğum işten kovulur’ diyen Esenyurt’taki Ahmet amcam! Hiç merak etme; tek bir kişi senin de ailenin de helal lokmasına göz dikemez. ‘Giderlerse aldığımız sosyal yardım kesilir’ diye çekinen Haymanalı Fadime teyzem! Hiç korkma. Aldığın yardım kesilmeyecek! Tam tersine, zamlar karşısında eriyen yardımları, insanca yaşayacak seviyelere yükselteceğiz. ‘Üniversiteden sonra iş bulamayacağım’ diyen Sivas’taki Derya kardeşim! Biz buradayız! İşsizliğin önüne geçeceğiz.

“Genç arkadaşlarım; DEVA Partisi sizin eviniz, yurdunuz”

Genç arkadaşlarım, ‘beğenmediğiniz’ her konuda haklısınız. Bugün hayatlarınız, çocukluk hayallerinize benzemiyorsa; beğenmeyeceksiniz. Beğenmek zorunda değilsiniz. Bugün yaşadıklarınız, çocukluğunuzdan daha zorsa beğenmeyeceksiniz. Biz de beğenmiyoruz. Sizinle beraber yeni bir hikâye yazmak istiyoruz. DEVA Partisi sizin eviniz. DEVA Partisi sizin yurdunuz.

AK Partili seçmene; “Parmak sallayanlara aldırmayın, onurlu mücadelenin adresi hazır”

Vaktiyle Erdoğan’a destek olmuş, oy vermiş dostlarım: Sizlere parmak sallayanlara aldırmayın. Siz, 28 Şubatçı Perinçek’in ve Bahçeli’nin tahribatına ortak değilsiniz. Mafyalarla kol kola yürüyenlerin suçlarına ortak değilsiniz. Ekonomiyi tarumar eden, topladıkları vergileri çıkar gruplarına peşkeş çekenlerden sorumlu değilsiniz. En önemlisi mecbur da değilsiniz! Bu adaletsiz siyasete, kişiliğinizi yok sayan düzene, kişisel çıkarlara odaklanmış iktidara mecbur değilsiniz. Çıkış yolunuz hazır. Onurlu mücadelenin adresi hazır.

“Binlerce maddeden oluşan 22 eylem planımızla karşınızdayım”

İşte bu “Türkiye’nin DEVA’sı kitabıdır. Bugün binlerce maddeden oluşan 22 eylem planımızla karşınızdayım. Biliyorum boş söze karnınız tok. Sadece seçim dönemi kapınızı çalanlara güveniniz yok. Fakat bugün burada Türkiye tarihinde bir ilk yaşanıyor. İlk kez bir siyasi parti, daha seçim tarihi dahi açıklanmamışken, en ufak detayına kadar hükümet programını açıklıyor. Hükümet programının detaylarını, uygulama takvimini açıklıyoruz. İlk kez bir siyasi parti, tarımdan teknolojiye, ekonomiden insan haklarına, ne yapacağına dair günü gününe yapılmış bir çalışmayı seçmenlere sunuyor. İlk kez bir muhalefet partisi, ‘İktidara gelirseniz ne yapacaksınız?’ sorusuna özgüvenli bir şekilde detaylıca yanıt veriyor.

Biz bu ülkeyi yönetmeye hazırız. Bugün burada, bu salonu dolduran DEVA kadroları Türkiye’yi yönetmeye hazır. 22 Eylem Planı’nın 3 taşıyıcı sütunu var: Birincisi güçlü, sürdürülebilir ve kapsayıcı ekonomi. İkincisi özgür, güçlü ve mutlu bir toplum. Üçüncüsü ise kaliteli kamu yönetimi, saygın ülke. Özetin özeti budur. Emek veren, aklıyla fikriyle yanımıza koşan herkese çok teşekkür ediyorum. Çok net iddia ediyorum ki Cumhuriyet tarihinde böylesine hazır bir siyasi program olmadı.

“Türkiye’nin 6 ayda geçirdiği dönüşüme inanamayacaksınız”

22 eylem planımızı aynı anda uygulamaya koyduğumuz gün Türkiye’nin 6 ayda geçirdiği dönüşüme inanamayacaksınız. İlk 90 dakikada nefes borumuzu açacağız. Derin bir özgürlük nefesi alacağız. İlk 6 ayda ekonomik kriz iklimini ortadan kaldıracağız. İkinci senemiz bitmeden enflasyonu tek haneye indireceğiz. Söz veriyoruz.

Solcusundan, sağcısına; ulusalcısından, liberaline; sosyalistinden, muhafazakarına; Türk’ünden, Kürt’üne; Sünni’sinden Alevi’sine; inananından, inanmayanına; ‘Bunlar bir araya gelmez’ dedikleri kim varsa; biz, hep beraber, hukuk için, adalet için, özgürlük için buradayız.

“Damga damlaya, oylar DEVA’ya”

Türkiye’nin Yeni Yüzyılı’na damgamızı vuracağız. Özgürlük damgamızı, demokrasi damgamızı, adalet damgamızı, zenginlik damgamızı vuracağız! Oylar DEVA olsun, Kazanan Türkiye olsun! Damga damlaya, oylar DEVA’ya diyoruz!”

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Bursa Bölge

BİK GENEL MÜDÜRÜ ÇAY, BURSA’DA BÖLGE BASINIYLA BULUŞTU

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Bursa Bölge Müdürlüğü görev alanında bulunan resmî ilan ve reklam yayımlama hakkına sahip gazete ve internet haber sitelerinin temsilcileriyle bir araya geldi.

Bursa, Balıkesir, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Yalova illerinden katılım sağlayan süreli yayın temsilcileriyle gerçekleştirilen istişare toplantısında sektördeki gelişmeler, dijital dönüşüm süreci, Kurumun basına yönelik destekleri, eğitim faaliyetleri ve kurumsal iş birlikleri ele alındı.

Bölgenin güçlü bir basın geleneğine sahip olduğuna dikkat çeken Genel Müdür Çay, yerel basının kamuoyunun doğru ve hızlı bilgilendirilmesindeki önemine vurgu yaptı.

Genel Müdür Çay, bölge toplantılarının sektör temsilcileriyle doğrudan iletişim kurmak, sahadaki beklenti ve ihtiyaçları yerinde görmek açısından önemli olduğunu ifade ederek, “Çalışmalarımızı sektörün ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirebilmek açısından bu buluşmaları önemsiyoruz” dedi.

Bölge basınına 2025 yılında 526 milyon liralık destek sağladık

Bölge basınına sağlanan mali desteklere ilişkin verileri paylaşan Genel Müdür Çay, 2025 yılında Bursa Bölge Müdürlüğü görev alanındaki gazete ve internet haber sitelerine 526 milyon Türk lirasının üzerinde destek sağlandığını açıkladı.

2026 yılı hedeflerinin bu rakamın üzerine çıkmak olduğunu belirten Çay, “Şu an itibarıyla 328 milyon liraya ulaşan bu rakamın, yıl sonunda yeniden değerleme ve enflasyon oranları gözetilerek geçmiş yılı aşmasını bekliyoruz. Bu hedef doğrultusunda Genel Müdürlük ve Bölge Müdürlüklerimiz çalışmalarını sürdürüyor” ifadelerini kullandı.

İŞKUR ile imzaladığımız protokolle istihdama katkı sağlayacağız

Sektörün nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamak amacıyla İŞKUR ile önemli bir iş birliğine imza atıldığını söyleyen Çay, “Aktif İşgücü Hizmetleri İş Birliği Protokolü” hakkında bilgi verdi.

Genel Müdür Çay, protokol kapsamında işbaşı eğitim programları, mesleki eğitim kursları ve çalışanların mesleki gelişimine yönelik uygulamalarla basın sektöründe istihdama destek sağlanacağını ifade etti. Çay, Kurum tarafından yapılacak teknik hazırlıkların tamamlanmasının ardından düzenlemelerin sektörün kullanımına sunulacağını belirtti.

Eğitim planlamalarında sektörün görüşünü dikkate alıyoruz

Basın sektörünün gelişen ihtiyaçlarına yönelik eğitim çalışmalarının devam ettiğini belirten Çay, internet haber sitelerine yönelik hazırlanan eğitim ve bilgilendirme ihtiyaç analizi anketinin önemine dikkat çekti.

Sektör temsilcilerinin taleplerinin eğitim planlamalarında belirleyici olacağını ifade eden Genel Müdür Çay, “İhtiyaçları doğru analiz ederek, eğitim çalışmalarımızı sizlerin beklentileri doğrultusunda şekillendirmeyi amaçlıyoruz” dedi.

Bölgesel mevzuat eğitimlerinin sürdüğünü ifade eden Çay, yeni dönemde dijital dönüşüm, mesleki gelişim ve sektörel ihtiyaçlara yönelik eğitim faaliyetlerinin devam edeceğini kaydetti.

Denetimde “rehberlik” ve “dijitalleşme” dönemine geçiyoruz

Kurumun dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda BİK Analitik sisteminin ikinci versiyonunun hayata geçirildiğini söyleyen Çay, denetim süreçlerinde de yeni bir dönemin başladığını kaydetti.

Denetim süreçlerini dijital ortama aktararak kolaylaştırmayı hedeflediklerini vurgulayan Çay, “Bakış açımız, rehberliğin olmadığı bir denetimin eksik olduğudur. Bu nedenle öncelikle rehberlik çalışmalarını hakkıyla yerine getirmeyi, ardından denetim süreçlerini yürütmeyi doğru buluyoruz” şeklinde konuştu.

Staj olanaklarıyla alakalı basınımızdan destek bekliyoruz

Üniversitelerle yapılan protokollerle akademik birikimi sektöre kazandırmayı hedeflediklerini belirten Genel Müdür Çay, bu yıl Kurum bünyesinde 60’ın üzerinde öğrenciye staj imkânı sağlandığını açıkladı.

Çay, basın kuruluşlarından da gençlerin sektöre kazandırılması amacıyla staj olanaklarının artırılmasına katkı sunmalarını beklediklerini ifade etti.

Genel Müdür Çay, 15 Temmuz’un 10’uncu yıl dönümü kapsamında gerçekleştirilen “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Hafızası Atölyesi” çalışmalarına ilişkin de bilgi verdi.

Yedi bölgeyi temsilen yedi ildeki üniversitelerde düzenlenen atölyelerde, akademisyenler ile yerel ve ulusal basın temsilcilerinin katkılarıyla öğrencilerle çalışmalar gerçekleştirildiğini belirten Çay, öğrencilerin hazırladığı çalışmaların 15 Temmuz’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlenecek sergiyle kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.

Kurumsal iş birliklerimizle yeni imkânlar oluşturmayı hedefliyoruz

Basın sektörüne yönelik destekleri artırmak amacıyla farklı kurumlarla iş birlikleri geliştirdiklerini hatırlatan Çay, Türkiye Sigorta, Kredi Garanti Fonu ve diğer kurumlarla hayata geçirilen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Genel Müdür Çay, bu çalışmalarla sektörün ihtiyaçlarına yönelik yeni imkânlar oluşturmayı hedeflediğini ifade etti.

Toplantı, süreli yayın temsilcilerinin görüş, öneri ve taleplerinin alınmasının ardından sona erdi.

Genel Müdür Çay’a Bursa ziyaretinde Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Delibaş, Kurumsal İletişim Müdürü Emre Tosun, Destek Hizmetleri Müdürü Füsun Diktaş, Bilgi Teknolojileri Müdürü Muhammed Turan ile Bursa Bölge Müdürü Gökhan Eren eşlik etti.

Continue Reading

Bursa Bölge

MATLI BURSA KENT HALİ ESNAFIYLA BİR ARAYA GELDİ

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa Kent Hali Sebze ve Meyve Komisyoncu İş Adamları Derneği’nin düzenlediği programda hal esnafıyla bir araya geldi. Günün ilk saatlerinde iş yerlerini ziyaret ederek sektör temsilcileriyle buluşan Matlı, üretimin ve ticaretin her halkasını kapsayan, üyelerinin sorunlarına çözüm üreten bir BTSO hedefiyle yola çıktıklarını söyledi.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, seçim çalışmaları kapsamında kentin ticari hayatının farklı kesimleriyle buluşmayı sürdürüyor. Birlikte yönetim anlayışıyla çalışmalarını sürdüren Matlı, Bursa Kent Hali Sebze ve Meyve Komisyoncu İş Adamları Derneği’nin ev sahipliğinde düzenlenen programda hal esnafıyla bir araya geldi.

İş yerlerini ziyaret edip esnafa hayırlı işler dileyen Özer Matlı, sektör temsilcilerinin talep ve önerilerini dinledi. Gerçekleşen buluşmada; artan işletme maliyetleri, lojistik altyapısı, finansmana erişim, depolama imkanları ve sektörün geleceğine ilişkin beklentiler ele alındı.

“Tarımın sesi BTSO’da artık daha güçlü duyulacak”

Tarım ve gıda sektörünün Bursa ekonomisinin temel yapı taşlarından biri olduğunu vurgulayan Özer Matlı, BTSO’nun tüm sektörleri kapsayan bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini söyledi.

Matlı, “Ben de tarımın içinden gelen bir ailenin evladıyım. Buradaki emeğin ne kadar büyük fedakârlık gerektirdiğini çok iyi biliyorum. Bursa otomotiviyle, tekstiliyle güçlü bir şehir ama aynı zamanda çok önemli bir tarım şehridir. Buna rağmen üreten, emek veren, tarlada olan insanların sesi yeterince duyulmuyor. Yeni dönemde tarımın da konuşulduğu, KOBİ’lerin ve esnafın daha güçlü temsil edildiği bir BTSO oluşturmak istiyoruz” dedi.

Tarımın stratejik önemine dikkat çeken Özer Matlı, “Savunma sanayinin ardından en stratejik sektör gıdadır. Bursa’nın en önemli değerlerinden biri olan verimli tarım arazilerini koruyarak üretimi desteklemek zorundayız. Bursa büyürken kendi kimliğini de korumalıdır” ifadelerini kullandı.

Başkan Matlı, “Üretiminde ilk sıralarda olduğumuz Deveci armudu, Bursa siyahı incir, dağ çileği, ahududu, enginar gibi ürünlerimiz başta olmak üzere, Bursa’ya özgü tarımsal değerlerimizi katma değerli hale getirmek için çalışacağız. Kurutma, işleme, paketleme gibi alanlarda sektörümüze destek sağlayacak; coğrafi işaretli ürünlerimizin markalaşmasına katkı sunarak bu ürünlerimizin ulusal ölçekte daha güçlü satış kanallarına ulaşması için somut adımlar atacağız” dedi.

“Her sektörün kendini temsil edilmiş hissettiği bir BTSO kuracağız”

BTSO’nun yalnızca temsil eden değil, üyelerinin sorunlarına çözüm geliştiren bir kurum olması gerektiğini belirten Matlı, oda bünyesinde sektörlere yönelik güçlü bir veri altyapısı oluşturacaklarını söyledi.

Matlı, “Sorun neredeyse çözümü de orada üretmek zorundayız. Üretim maliyetlerini nasıl düşürürüz, depolama imkanlarını nasıl geliştiririz, üyelerimizin finansmana erişimini nasıl kolaylaştırırız, bunların çalışmasını yapacağız. Tarımsal veriyi doğru analiz eden güçlü bir veri tabanı oluşturacağız. Her sektörün söz sahibi olduğu, üyelerini dinleyen, sorunlara çözüm üreten bir BTSO inşa edeceğiz” diye konuştu.

“BTSO’nun gücü üyelerinin gücü olacak”

Amaçlarının yalnızca seçim kazanmak değil, Bursa’nın üretim ve ticaret potansiyelini daha ileri taşımak olduğunu dile getiren Özer Matlı, “Biz bu yola makam için değil, Bursa’nın geleceği için çıktık. Üretenin, çalışanının, esnafın, KOBİ’nin ve ticaretin her halkasının kendisini güçlü hissettiği bir BTSO oluşturacağız. Nasip olursa üyelerinin sorunlarına gerçek çözümler üreten, sahayla sürekli temas halinde olan bir yönetim anlayışını hayata geçireceğiz” dedi.

Akyol’dan Matlı’ya destek mesajı

Bursa Kent Hali Sebze ve Meyve Komisyoncu İş Adamları Derneği Başkanı Aydın Akyol ise konuşmasında Özer Matlı ve ekibine başarı dileklerini iletti.

Akyol, “Halimizde sizleri ağırlamaktan büyük onur ve mutluluk duyuyoruz. Sayın Özer Matlı’nın çıktığı bu yolun hayırlı olacağına inanıyorum. Kendisiyle gönül gönüleyiz. Elimizden gelen desteği vermeye hazırız. Başkanımızın bu süreci büyük bir özveriyle yürüttüğünü ve arkasında güçlü bir ekibin bulunduğunu görüyoruz. Çıktığı bu yolda kendisine başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.

Continue Reading

Bursa Bölge

BURSA BÜYÜKŞEHİR İTFAİYESİ GÜÇLENİYOR

Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesine 147 yeni itfaiye eri daha katıldı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’nın katılımıyla Belediye Meclis Salonu’nda tanışma programı düzenlendi. Yazılı ve uygulamalı sınavları başarıyla tamamlayan 147 personel toplantıda hazır bulundu.

Göreve başlayan itfaiye erlerini tebrik ederek başarı dileklerini ileten Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, itfaiye eri alımına toplam 1.862 başvuru yapıldığını ve her itfaiye eri adayının zorlu bir süreçten geçtiğini belirtti.

Başkan Vekili Biba, “Yazılı ve uygulamalı sınavlar sonucunda başarı gösteren arkadaşlarımız, şehrimiz adına önemli sorumluluk üstlenecek. İtfaiyecilik, gerektiğinde kendi canını düşünmeden başkalarının hayatını korumayı gerektiren kutsal bir meslektir. Üniformanızın temsil ettiği sorumluluğu, disiplini ve fedakârlığı her zaman en iyi şekilde taşıyacağınıza inanıyorum. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak güçlü bir itfaiye teşkilatına sahibiz. Bugün itibarıyla 31 istasyonumuzda, 164 aracımız ve 772 personelimizle vatandaşlarımıza kesintisiz hizmet veriyoruz. Yeni arkadaşlarımızın katılımıyla gücümüz daha da artacaktır. Şehrimize daha hızlı ve etkin hizmet sunacağız” diye konuştu.

Başkan Vekili Biba’dan önemli çağrı

Sıcaklıkların artmasıyla birlikte yangın riskinin de yükseldiğini hatırlatan Başkan Vekili Biba, vatandaşlara önemli bir çağrıda bulundu: “Ormanlık alanlarda ateş yakmaktan ve yangına sebep olabilecek ihmallerden mutlaka kaçınalım. Özellikle piknik alanlarında gerekli tedbirleri alalım. Geçen yıl Gürsu ve Harmancık bölgelerinde meydana gelen yangınlarda 6 bin hektarlık alan zarar gördü. Binlerce ağacımız kül oldu. Rabbim bir daha yaşatmasın. Böyle felaketlerden bizi korusun. 147 itfaiye erimizin görevlerinin hayırlı olmasını temenni ediyorum. Rabbim sizleri her türlü afetten ve tehlikeden muhafaza etsin. Yolunuz açık olsun.”

Konuşmanın ardından Başkan Vekili Biba, yeni itfaiye erleriyle hatıra fotoğrafı çektirdi. Program, yeni personelin göreve başlama sürecine ilişkin işlemlerin tamamlanmasıyla sona erdi. Yeni itfaiye erleri, üç aylık eğitimin ardından görev yerlerinde hizmete başlayacak.

Continue Reading

Trending