Connect with us

Genel

“AKP İKTİDARI EMEĞİN, DOĞANIN VE ORMANIN DÜŞMANIDIR”

Cumhurbaşkanı Kararı ile orman sınırları dışına çıkarılan alanlarla ilgili açıklama yapan CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal, “AKP iktidarı emeğin, doğanın ve ormanın düşmanıdır.” dedi. Sarıbal, 19 Ocak 2024 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile Bursa’da; Gürsu, Kestel ve İnegöl ilçelerini kapsayan orman sınırları dışına çıkarılan alanların toplamda 4 milyon 7 bin 828 metrekare olduğunu bildirdi.

CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal, şunları kaydetti: “Anayasanın 169’uncu maddesinde ormanların korunup geliştirileceğine ve daraltılamayacağına ilişkin hükümler konulmuş olmasına rağmen, gerek yasal düzenlemeler gerekse idarenin yetkilerini kullanmaması sonucunda orman tahribatı devam etmekte, izin irtifak yoluyla amaç dışı kullanımlarla orman alanları sürekli olarak daraltılmaktadır. İbretlik bir olayla başlamak istiyorum: Limak ve IC Holdinglerin ortak iştiraki YK Enerji, işlettiği maden alanını genişletmek amacıyla Muğla’nın Milas ilçesi İkizköy’deki Akbelen ormanında katliam yaparken, 31 Temmuz 2023 tarihinde doğamızı yok eden maden kuruluşlarının oluşturduğu Maden Platformu “Türkiye’nin enerji ve madencilikte dışa bağımlılığını azaltmak için çalışıldığı, madencilik amaçlı faaliyetler için Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan izin almanın zorunlu olduğu, kesilen 100 bin ağaçtan sadece 1 tanesinin madencilik faaliyetleri için kesildiği, orman alanlarının sadece binde 3’ünün madencilik için geçici olarak kullanıldığı, madencilik için geçici olarak kullanılan alanların Orman Genel Müdürlüğü’nün onayladığı rehabilitasyon projesine göre rehabilite edilerek Orman İdaresine teslim edildiği” yönünde bir açıklama yaptı.

Ormanlarda maden açmak için Orman Genel Müdürlüğü’nden izin alma zorunluluğu olduğu doğrudur, ancak 2004 yılında AKP’nin yaptığı Maden Kanunu değişikliğinden sonra madencilerin işlerini kolaylaştırmak için ormanlarla ilgili mevzuat da değiştirildi. Orman Genel Müdürlüğü, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün dağıttığı ruhsat alanlarının tümüne izin verir hale getirildi. Ayrıca,  ormancılık politikaları uzmanlarına göre; Türkiye’de yok edilen orman ekosistemlerin yerlerinde yeniden oluşturulmuş bir tane bile madencilik alanı yoktur. Çünkü kesilen her ağacın yerine 100 tane ağaç dikilse bile sınır olarak bir orman alanı oluşturulabilir, orman ekosistemi değil. Orman ekosistemindeki işleyiş bir kez bozulduğunda, tekrar ağaçlandırma yapılarak ekosistem yaratılamaz. Bu, binlerce yılda oluşan bir süreçtir.

6831 sayılı Orman Kanunu’nun 16, 17 ve 18’inci maddelerine göre orman alanlarının ormancılık dışı amaçlar için tahsis edilebilmesi ormansızlaşmanın en başta gelen nedenidir. Orman alanlarından maden, enerji, turizm, ulaştırma vb. için tahsislerin sayısı yüzbinleri bulmaktadır. Her yıl yangınlardan dolayı kaybedilen orman alanlarının 4 katından fazlası maden, enerji, turizm, ulaşım gibi ormancılık dışı amaçlarla yapılan tahsisler nedeniyle yok olmaktadır.

1956 yılında çıkarılan Orman Kanunu sonrası 811 bin hektar orman alanı izin ve irtifaka konu edilmiştir. Bu alan mevcut orman alanlarının yüzde 3,5’ini oluşturmaktadır. Bu alanlar 2003 yılına kadar 46 yılda 250 bin hektar iken, AKP iktidarında 2003-2023 tarihleri arasındaki 20 yılda 561 bin hektarı bulmuştur.

1956 tarihinde çıkarılan Orman Kanunu’nda 2002 yılına kadar 46 yılda 15 defa değişiklik yapılmasına karşılık, 2003-2023 tarihleri arasındaki 21 yılda 30 defa değişiklik yapılmıştır. AKP iktidarı tarafından Kanunun 16’ıncı maddesi üç defa, 17’inci maddesi 8 defa ve 18’inci maddesi ise iki kez değiştirilmiştir. Bu değişikliklerin orman alanlarının ormancılık amacı dışında kullanımını artırmak için yapıldığı anlaşılmaktadır.

28 Nisan 2018 tarihli ve 7139 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kanunla 6831 sayılı Orman Kanunu’na eklenen ve anayasaya açıkça aykırı olan Ek-16’ncı Madde ile “bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına dönüştürülmesi de mümkün olmayan yerler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte üzerinde yerleşim yeri bulunan ya da yerleşim yeri oluşturulması uygun olan taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanlar orman sınırları dışına çıkartılarak tapuda Hazine adına tescil edilir” hükmü getirilmiştir. 7 Ocak 2021 tarihli ve 31357 sayılı Resmî Gazetede Ek 16’ncı Madde kapsamında orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine ilişkin yönetmelik yayımlanmıştır.

Ek-16’ncı Madde ile 1 adedi Bakanlar Kurulu Kararı 16’sı ise Cumhurbaşkanı kararı ile bugüne kadar 17 kararla 22 milyon 344 bin metrekare (2.234 hektar) saha orman alanından çıkarılmıştır. Kısacası 2018 yılında geçilen başkanlık sistemi en çok ormanlara zarar vermiştir. En son 19 Ocak 2024 tarihli kararla orman sınırları dışına çıkarılan alanlar 5 milyon 983 bin metrekaredir (598 hektar). Bugüne kadar orman sınırları dışına çıkarılan alanların yüzde 27’si bu kararla çıkarılmıştır. Bu alanların yüzde 67’si yani 4 milyon metrekaresi (401 hektar) Bursa’nın Gürsu (Dışkaya mahallesi), Kestel (Çataltepe mahallesi) ve İnegöl ilçelerinde (Kozluca, Tokuş ve Yeniyörük mahalleleri) bulunmaktadır.

Türkiye genelinde on binlerce Ek-16’ncı Madde talebi bulunmaktadır. Bu başvurulardan ancak AKP ile siyasi bağlantıları olan kişilerin talebi karşılanmakta, kişiye özel uygulamalar vatandaşlar arasında büyük huzursuzluklara yol açmaktadır. Bu nedenle Cumhurbaşkanının bir imzası ile orman alanlarından çıkarılma işlemine derhal son verilmelidir.

Türkiye ormancılığının bir başka tartışma konusunu da 2/B arazileri olarak bilinen ve kadastrosu çalışmaları sırasında orman sınırları dışına çıkarılan alanlar oluşturmaktadır. Bu alanlar Orman Kanunu’nun 2’nci Maddesinin (B) bendinde belirtilen 31 Aralık 1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerleri kapsamaktadır. 1982 Anayasası bu alanların orman köylülerinin kalkınmalarının desteklenmesi amacıyla kullanılmasını hükme bağlamıştır. Ancak 26 Nisan 2012 tarih ve 28275 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6292 sayılı Kanunla orman köylüsü olmayan hak sahiplerine satışlarının da önü açılmıştır. 2/B ile toplam 6 milyar 400 milyon metrekare (640 bin hektar) orman alanı orman rejiminden çıkarılmıştır.

Öte yandan 6 Şubat depremlerinden sonra depremzedeleri yerleştirmek için yasal düzenlemeler yapıldı, Cumhurbaşkanı kararı yayımlandı; konut yapmak için yine ormanlar tercih edildi.

Anayasanın 169’uncu Maddesinde; “Devlet, ormanların korunması ve genişletilmesi için tedbirleri alır. Ormanların gözetimi devlete aittir, mülkiyeti devrolunamaz, devletçe yönetilir ve işletilir” hükmü yer almaktadır. Ayrıca 7 Ekim 2021’de kanunlaşan Paris İklim Anlaşması ile ormanların korunacağı ve genişletileceği taahhüt edilmiştir. Buna rağmen talepler artmış, tahribatın önü açılmıştır. Gerek dünyada gerekse ülkemizde iklim krizinin etkileri açıkça görülmektedir. Aşırı yağışlar, seller, sıcaklar, kuraklık, su kıtlığı iklim değişikliğinin birer göstergesidir. İklim krizine karşı en büyük karbon yutakları olan orman varlığının korunması hatta geliştirilmesinin zorunluluğu kesin şekilde ortaya çıkmıştır. Mücadelemiz sürecek; ormanların orman olarak gelecek kuşaklara kalması için ranttan, kârdan başka bir hedefi olmayan talancıların elinden ne kurtarsak kazançtır.”

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Genel

BTSO, ARTIK YEMYEŞİL

BTSO seçimlerinde Özer Matlı’nın öncülüğündeki yeşil liste, 34 komite ve 78 meclis üyesiyle ilk sıraya yerleşti. Mavi listeyi hem komite sayısında hem meclis temsilinde geride bırakan Matlı, “Bu başarı Bursa’nın başarısıdır. Üyelerimiz baskıya ve dayatmaya en güçlü cevabı sandıkta verdi” dedi.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) meslek komitesi seçimlerinde üyelerin değişim talebi sandığa yansıdı. Açıklanan sonuçlara göre yeşil liste 34 komitede 78 meclis üyeliği kazanırken, mavi liste 31 komitede 71 meclis üyeliği elde etti. Beyaz liste dört komitede sekiz meclis üyeliği kazandı. Bir komitedeki iki meclis üyeliğinin dağılımı ise sonuçlar kesinleştikten sonra yarın yapılacak kuraya bağlı kaldı.

Yeşil liste, mavi listenin üç komite ve yedi meclis üyesi önünde yer alarak seçimlerden en güçlü temsil grubuyla çıktı. Bu sonuçlara göre, mevcut yönetimin önde gelen şirketlerinden Beyçelik, Durmazlar, Ermaksan, Şanmak gibi şirketler kendi sektörlerinde yeni dönemde temsil edilemeyecek.

Sonuçları değerlendiren Özer Matlı, Bursa iş dünyasının mevcut yönetim anlayışına güçlü bir tepki gösterdiğini belirterek şunları söyledi:

“Bugün, eşit şartlarda yapılmayan bir seçimde, Bursa’nın iş dünyası kendi iradesine sahip çıktı. Esnafımız, tüccarımız, sanayicimiz ve KOBİ’lerimiz sözünü söyledi. Üyelerimiz Oda’sında değişim istediğini, daha çok hizmet beklediğini, karar süreçlerinde söz sahibi olmak istediğini sandıkta gösterdi. Bu başarı Bursa’nın, üretenlerin, alın teri dökenlerin ve hakkını savunan üyelerimizin başarısıdır.”

Seçim sürecindeki baskı ve dayatmalara da değinen Matlı, üyelerin verdiği cevabın açık olduğunu vurguladı:

“Üyelerimiz kendi kararını verdi, kendi geleceğine sahip çıktı. Bütün baskılara rağmen yeşil listeyi hem komite sayısında hem meclis temsilinde ilk sıraya taşıdı. Bu sonuç, üyelerimizin cesaretinin ve kararlılığının eseridir.”

Matlı, elde edilen başarının büyük bir sorumluluk getirdiğini ifade ederek açıklamasını şöyle tamamladı:

“Sandığa gelen, iradesini ortaya koyan bütün üyelerimize teşekkür ediyorum. Bize duyulan güvenin sorumluluğunu biliyoruz. Önümüzdeki hafta yapılacak seçimde de bütün seçilen meclis üyelerimizin gönlüne dokunarak, yeni bir dönem için çalışmaya başlayacağız. Daha çok hizmet, eşit temsil ve hesap veren bir oda için mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugün Bursa’nın sesi yükseldi. Üyenin iradesi kazandı. BTSO artık yemyeşil.”

Continue Reading

Genel

GÖKHAN TÜYDEŞ KTSO BAŞKANLIĞINA ADAYLIĞINI AÇIKLADI

Karacabey Ticaret ve Sanayi Odası’nda 2 Ekim 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek seçimler öncesinde kulisler hareketlenirken, iş insanı Gökhan Tüydeş KTSO Yönetim Kurulu Başkanlığına adaylığını açıkladı.

         Tüydeş, adaylık kararını kamuoyuyla paylaştığı basın açıklamasında, Karacabey’in ticaret, sanayi, tarım ve üretim potansiyelinin daha ileri taşınması gerektiğine dikkat çekerek, oda yönetiminde ortak akıl, istişare ve dayanışmayı esas alan bir anlayış ortaya koyacaklarını belirtti.

KTSO seçimlerinde üyelerin oylarıyla belirlenecek yeni döneme ilişkin çalışmalar sürerken, Tüydeş açıklamasında özellikle üyelerin sorunlarının doğrudan dinlenmesi, çözüm odaklı bir oda yapısının oluşturulması, yeni yatırımların önünün açılması, istihdamın güçlendirilmesi ve genç girişimcilere yönelik projeler geliştirilmesi başlıklarına vurgu yaptı.

“Ben” yerine “biz” anlayışını öne çıkaran Tüydeş, farklı sektörlerden iş insanlarını ortak hedef etrafında buluşturmayı amaçladıklarını ifade ederken, geçmiş dönemlerde odaya hizmet veren başkan ve yöneticilere de teşekkür etti. Tüydeş ayrıca, 2 Ekim 2026 Cuma günü yapılacak seçimlerde tüm KTSO üyelerini oy kullanmaya ve Karacabey’in ekonomik geleceğine ilişkin tercihlerini sandıkta ortaya koymaya davet etti.

Tüydeş’in adaylık açıklamasının tamamı şöyle:

“Bizler; Karacabey’in ticaretine, sanayisine, tarımına, üretimine, yaşamına ve geleceğine gönül vermiş iş insanları olarak, birlik ve beraberliği esas alan, büyüyen ve gelişen bir Karacabey vizyonuyla yola çıkıyoruz.

İnanıyoruz ki artık Karacabey için yarışmak değil, Karacabey için birlikte çalışma zamanı.

Farklı sektörlerde faaliyet gösterebilir, farklı düşüncelere ve farklı bakış açılarına sahip olabiliriz. Ancak söz konusu Karacabey’in ekonomisi, esnafımızın, tüccarımızın, sanayicimizin, üreticimizin ve girişimcimizin geleceği olduğunda hepimizin ortak bir hedefi var:

Daha güçlü, daha üretken ve daha müreffeh bir Karacabey.

Biz bu anlayışla yola çıkıyoruz.

Amacımız; odamızı yalnızca seçim dönemlerinde gündeme gelen bir kurum olmaktan çıkararak, üyelerinin her zaman yanında olan, sorunlarını dinleyen, çözüm üreten ve Karacabey’in ekonomik gelişimine öncülük eden güçlü ve etkin bir yapıya kavuşturmaktır.

Üyelerimizin yaşadığı sorunları ve beklentileri biliyoruz. Üreticimizin, tüccarımızın, sanayicimizin, esnafımızın ve girişimcimizin ihtiyaçlarını biliyoruz.

Karacabey’in güçlü tarım ve sanayi altyapısını daha ileriye taşımak, ticaret hacmini artırmak, yeni yatırımların önünü açmak, istihdamı güçlendirmek, gençlerimizin ve girişimcilerimizin önünü açacak projeler geliştirmek ve ilçemizin Bursa ve Türkiye ekonomisindeki konumunu daha da güçlendirmek için çalışacağız.

Bizim anlayışımızda “ben” değil, “biz” vardır.

Makam değil, hizmet vardır.

Ayrışma değil, dayanışma vardır.

Çünkü biliyoruz ki birlikten güç doğar.

Bugün aynı hedef etrafında bir araya gelen arkadaşlarımızla birlikte; geçmiş kuşakların tecrübesine, kendi kuşağımızın bilgi ve deneyimine, gelecek kuşağın ise beklenti ve ihtiyaçlarına sahibiz.

Bu anlayışla hiçbir üyemizi ötekileştirmeden, hiçbir görüşü dışlamadan, herkesin fikrine değer vererek hareket edeceğiz. Ortak aklı, istişareyi ve dayanışmayı çalışma anlayışımızın merkezine koyacağız.

Buradan tüm üyelerimize çağrımızdır:

Gelin, ortak akıl etrafında buluşalım.

Gelin, Karacabey için birlikte üretelim.

Gelin, birlikte büyüyelim ve birlikte kazanalım.

Bu vesileyle bugüne kadar odamıza hizmet etmiş tüm başkanlarımıza, yönetim kurulu üyelerimize, meclis üyelerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.

Geçmişin tecrübesine saygı duyuyor, geleceğe ise büyük bir inançla bakıyoruz.

Karacabey’in potansiyeline inanıyoruz.

Tüccarımıza, sanayicimize, esnafımıza, üreticimize ve girişimcimize inanıyoruz.

Ve biliyoruz ki birlik olduğumuzda Karacabey için çok daha büyük işler başarabiliriz.

Ayrıca, 2 Ekim 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek seçimlerde tüm üyelerimizi oy kullanmaya, büyüyen ve gelişen Karacabey’in geleceğine hep birlikte yön vermeye davet ediyoruz.”

Continue Reading

Genel

AYÇİÇEĞİNDE ÖN ALIM FİYATI 37 BİN TL

Trakya Birlik, 2026/2027 üretim sezonunda yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için ön alım fiyatını ton başına 37 bin TL olarak belirledi. Birlik, yağ oranına göre uygulanacak fiyat çarpanının yanı sıra sezon sonunda oluşabilecek ilave gelirlerin üretici ortaklarına dağıtılabileceğini açıkladı.

Trakya Birlik, 2026/2027 üretim sezonunda üretici ortaklarından alınacak ayçiçeğinin ön alım fiyatını açıkladı. Uluslararası sözleşme standardı olan yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için belirlenen ön alım fiyatı ton başına 37 bin TL oldu.

Birlik tarafından yapılan açıklamada, dünyada tarımsal üretim ve gıda tedarikinin giderek daha stratejik hale geldiği belirtilerek, Türkiye’nin yağlı tohumlardaki üretim kapasitesinin güçlendirilmesinin ve dışa bağımlılığın azaltılmasının önemine dikkat çekildi. Ayçiçeği başta olmak üzere yağlı tohum üretiminin sürdürülebilirliğini sağlayacak, üreticiyi korurken tüketici ve sanayinin ihtiyaçlarını da gözeten dengeli ve istikrarlı bir piyasa yapısının oluşturulmasının hedeflendiği ifade edildi.

Yüzde 44 yağ oranı baz alınacak

Trakya Birlik’in açıkladığı 37 bin TL’lik fiyat, yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için geçerli olacak. Ham yağ oranına göre yapılacak alımlarda yüzde 44 yağ oranı baz alınırken, bu oranın üzerindeki veya altındaki her yüzde 1’lik yağ oranı değişimi için yüzde 1,5 oranında fiyat çarpanı uygulanacak.

Buna göre üreticilerin teslim ettiği ürünlerin nihai alım fiyatı, ayçiçeğinin yağ oranına göre hesaplanacak. Böylece yağ oranı yüksek veya düşük ürünler için yüzde 44’lük standart üzerinden farklı fiyat oluşacak.

235 bin 979 ton alım gerçekleştirildi

Ayçiçeği hasadının ağustos ayının ortalarında başladığı ve üretim bölgelerinde giderek yoğunlaştığı belirtilirken, ülke genelindeki hasadın büyük ölçüde eylül ayı sonuna kadar tamamlanmasının beklendiği bildirildi.

rakya Birlik’in hasat süreci boyunca 48 kooperatifine bağlı 109 alım merkezi ile iki fabrikasında üreticilerin ürünlerini teslim almaya devam ettiği açıklandı. Birlik, fiyatın henüz açıklanmadığı dönemde ürünlerini kooperatiflerine teslim eden üreticilere de teşekkür etti.

Açıklanan verilere göre Trakya Birlik tarafından bugüne kadar toplam 235 bin 979 ton ayçiçeği mubayaası gerçekleştirildi.

Fiyat belirlenirken çok sayıda unsur değerlendirildi

Birlik tarafından ön alım fiyatının belirlenmesi sürecinde Türkiye’deki mevcut gümrük rejiminin yanı sıra dünya ayçiçeği üretimindeki gelişmeler ve uluslararası piyasalarda beklenen fiyat seviyeleri dikkate alındı.

Değerlendirmelerde ayrıca döviz kurlarındaki seyir, finansman maliyetleri ve ayçiçeği fiyatlarının oluşumuna etki eden diğer unsurların da göz önünde bulundurulduğu bildirildi.

Trakya Birlik, yapılan değerlendirmeler ve mevcut piyasa koşulları doğrultusunda yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için 37 bin TL/ton ön alım fiyatının belirlenmesine karar verildiğini açıkladı. Belirlenen fiyatla birlikte hasat döneminde piyasanın sağlıklı şekilde işlemesine ve ürün fiyatlarında istikrarlı bir seviyenin oluşmasına katkı sağlanmasının amaçlandığı belirtildi.

Ödemeler teslimat tarihine göre yapılacak

Üreticiler tarafından teslim edilen ayçiçeği bedellerinin, teslimat tarihlerine göre belirlenecek ödeme programı kapsamında bağlı kooperatifler aracılığıyla ödeneceği bildirildi.

Trakya Birlik ayrıca sezonun tamamlanmasının ardından, satın alınan ürünlerin değerlendirilmesi sonucunda ilave gelir oluşması halinde söz konusu gelirin üretici ortaklarına dağıtılmasının mümkün olabileceğini açıkladı.

Birlik, 2026/2027 tarımsal üretim sezonunun ülke, üreticiler ve tüm çiftçiler açısından hayırlı ve bereketli olması temennisinde bulundu.

Continue Reading

Trending