Genel
AK PARTİ YEREL SEÇİMLERDE NEDEN KAYBETTİ, İŞTE MADDE MADDE GEREKÇELER!
Bursa’nın etkili köşe yazarlarından Gazeteci Okan Tuna, son yerel seçimlerde AK Parti’nin ciddi kayıp yaşamasının nedenlerini kamuoyuyla paylaştı. AK Parti’ye yakınlığı ile bilinen kamuoyu araştırmacısı Mehmet Ali Kulat’ın raporuna dikkat çeken Okan Tuna, “Fotoğraf artık çok net görülüyor. AK Parti halktan git gide uzaklaştı. Ancak başta AK Parti seçmeni olmak üzere halkın tokadı sert oldu.” ifadesini kullandı.
“İşte seçmenin AK Parti’ye olan öfkesinin sebepleri” başlığı altında dikkat çeken bir yazı kaleme alan Okan Tuna, şu ifadelere yer verdi:
“31 Mart seçiminde; CHP’nin Türkiye genelinde sandıktan birinci parti çıkmasının en önemli nedeni AK Parti seçmenidir. Bursa’da da 500 bini aşkın seçmen sandığa gitmedi ki, tümünü AK Parti seçmeni olarak görmemek gerekiyor tabi.
Ne var ki çıkan sonuç, AK Partililerin partilerine hayli kızgın oldukları ve bu nedenle de bir uyarı yaptıkları. Bu uyarı kimine göre çok sert bir tokat oldu ki, aralarında Bursa’nın da bulunduğu pek çok belediye AK Parti’den CHP’ye geçti.
Peki AK Parti seçmeni niye bu kadar kızdı? Öfkesinin sebepleri neydi?
İşte bu çok önemli meseleyi, AK Parti’ye yakınlığı ile bilinen kamuoyu araştırmacısı Mehmet Ali Kulat’ın raporundan öğrendik. Hayli geniş kapsamlı bu raporu ve benzer görüşleri sizlerle de paylaşalım:

1- Yüksek hayat pahalılığında derin bir toplumsal ayrışma olması. Halk yoksullukla boğuşurken, AK Partili makam sahiplerinin imtiyazlı ve şaşalı görüntüler vermesi.
2- Parti teşkilatlarının halktan kopması, parti yöneticilerinin halkın şikayet ve taleplerine kulak tıkaması.
3- Lüks makam araçları ve abartılı koruma orduları ile halka duvar örülmesi, bu ayrıcalıklı yaşamın halkı rahatsız etmesi.
4- Partinin eski yöneticilerinin ciddiye alınmaması, sistem dışında bırakılması.
5- Televizyonlarda AK Parti adına konuşan yorumcuların ve gazetecilerin, halkı irite eden ve tahkir eden söylemleri ve şımarıklıkları.
6- Bir önceki seçimde halka söz verilmesine rağmen kamuda işe alımlarda mülakatın hala kaldırılmaması, torpil mekanizmasının devam etmesi.
7- Genel ve yerel yönetimlerde yoğun yaşanan kayırmacılık ve nepotizm. Yani pek çok liyakatsiz akrabanın ve partilinin, kamu kurumlarına torpille yerleştirilmesi.
8- Toplumda adalet duygusunun giderek azalması, yargıya olan güvenin de bozulması.
9- AK Parti’nin, parti devletine döndüğü görüntüsü. 1950’lerdeki uygulamalarıyla eleştirilen CHP’nin parti devleti görüntüsünün, şimdi de AK Parti’de yaşanıyor olması.
10- Belediye başkanları, kamu üst yöneticileri ve parti yöneticilerinin halka tepeden bakmaları, kibirli duruşları.
11- Bozuk ekonomiye rağmen bazı partili kesimlerin lüks hayat yaşamaları, bunu deşifre etmeleri ve aşırı zenginleşmenin toplumda yarattığı infial.
12- Devlet ve belediye bürokrasisinde yaşanan ağırlaşma, işlerin eskisi gibi ağırlaşması.
13- Alçak gönüllü yöneticilerin yerini koruma çemberindeki kibirli, sinirli, vefasız yöneticilerin alması.
14- AK Parti yöneticilerinin ve belediye kadrolarının, kendisinden olmayan herkesi bir şeyle itham etmesi, terörist, fetöcü, CHP’li gibi damgalar vurması.
15- Belediye başkanlarının, mülki amirlerin ve parti yöneticilerinin, kendilerine yöneltilen eleştirilere tahammülsüz hale gelmeleri.
16- Hemen her uygulamada adaletsizliğin halkın geneline yayılması hissiyatı.
17- AK Parti’nin, “gariplerin partisi” imajından “imtiyazlıların partisi” haline dönüşmesi.
18- Sığınmacılara tanınan türlü ayrıcalıkların yarattığı adaletsizlik ile sığınmacıların halkta rahatsızlık yaratan uygulamalarına sessiz kalınması.
19- Gazze’ye yönelik manevi gönül bağına rağmen İsrail ile ticaretin hız kesmeden sürüyor olması, bazı AK Partililerin gemilerinin hala İsrail limanlarına mal taşımaları.
20- AK Parti içindeki İslami duruşun ve şuurun bozulması.
21- Bir anda para ve makam sahibi olan partili kadın ve erkeklerin mütevazı görüntülerinden çıkıp seküler kesime benzemeye çalışmaları, abartılı kıyafet ve davranışları.
22- Diyanet’in halkı kutuplaştırıcı uygulamaları ve açıklamaları, bu nedenle dinden görülen uzaklaşmalar.
23- İttifakla birlikte AK Parti’nin MHP’lileşmesi, AK Partileşen MHP görünmesi. AK Parti’nin kendine ait duruşunun bozulması.
24- Hükümet veya AK Parti aleyhine olan görüş ve düşüncelere cezalar gelirken, muhalefete yönelik benzer eleştirilere sessiz kalınmasının yarattığı adaletsizlik.
25- Şeffaf olmayan ihaleler ve pazarlık yerine özel kişi ve firmalara davet usulüyle yapılan ihalelerin kamuoyunda soru işaretleri yaratması.
26- Arkalarında siyasi iktidar bulunmasının verdiği güçle, yerel yöneticiler ile üst düzey kamu yöneticilerinin karşı düşünce ve eylemlere agresif ve sert yaklaşmalarının toplumda yarattığı gerginlik.
27- Hizbullah terör örgütü ile ilişkilendirilen Hüda-Par’ın Cumhur İttifakı içine alınmasının bazı seçmenlerde yarattığı tepki.
28- Toplumda infial yaratan suçlara karışan bazı kişilerin AK Parti yöneticileriyle çıkan samimi fotoğraflarının toplumdaki kötü algısı.
29- Aralarında Bursa’nın da bulunduğu bazı şehirlere gönderilerek milletvekili yapılan bazı isimlerin o kentte yaşamamaları ve kent halkı ile uyum sağlayamamaları.
30- Bazı AK Partili yöneticilerin çocuklarının medyaya “AKP’nin çocukları” başlıklarıyla yansıyan lüks ve şatafatlı hayatının toplumdaki olumsuz etkisi.
31- Yemekli toplantılarda görülen ve bir tek kuş sütünün eksik olduğu abartılı sofraların halk nezdinde yarattığı olumsuz tablo.
32- Seçim kampanyalarının yerini etkisiz, ses getirmeyen, ruhsuz kampanyalara bırakması. Kampanyalarda partililer yerine profesyonellerin görev alması, halktan uzaklaşılması.”
Genel
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI COŞKUYLA KUTLANDI
Karacabey’de 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü, düzenlenen resmi törenler, şiir, halk oyunları, müzik gösterileri ve geçit töreniyle büyük bir coşku içerisinde kutlandı. İlçede gerçekleştirilen programlara protokol üyelerinin yanı sıra siyasi parti temsilcileri, kurum amirleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları, Atatürk Anıtı önünde düzenlenen çelenk sunma töreniyle başladı. Tören alanında hazır bulunan Kaymakamlık, Garnizon Komutanlığı ve Belediye Başkanlığı çelenkleri, tören yöneticisinin çağrısı üzerine sırasıyla Atatürk Anıtı’na sunuldu.

Çelenk sunma töreninin ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu ve şanlı Türk bayrağı göndere çekildi.
Karacabey protokolü tebrikleri kabul etti
Törenlerin ardından Kaymakamlık Makamı’nda tebrikat kabul töreni gerçekleştirildi.
Törenlere; Karacabey Kaymakamı Cemalettin Yılmaz, Garnizon Komutanlığı Temsilcisi Hava Savunma Binbaşı Cumhur Kemal Karabulut, Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Karacabey Cumhuriyet Başsavcısı Hilmi Kahveci, AK Parti Karacabey İlçe Başkanı Gültekin Saygısever, Yeni Parti Kurucu İlçe Başkanı Mustafa Utku, MHP Karacabey İlçe Başkanı Mehmet Mahken, CHP Karacabey İlçe Başkanı Mustafa Şahin, İYİ Parti Karacabey İlçe Başkanı Cem Tiryakioğlu, Yeniden Refah Partisi Karacabey İlçe Başkanı Adem Tosun ve Saadet Partisi Karacabey İlçe Başkanı Zeynel Abidin Koçak ile birlikte siyasi parti temsilcileri, kurum amirleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Protokol üyeleri tarafından gerçekleştirilen tebrik kabulünün ardından kutlama programına geçildi.
“30 Ağustos, bağımsızlık ve vatan sevgisinin adıdır”
Kutlama programında ilk olarak İlçe Kaymakamı Cemalettin Yılmaz ve Belediye Başkanı Fatih Karabatı tarafından törene katılanların 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlandı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Jandarma Teğmen Mustafa Şahin gerçekleştirdi.
Teğmen Şahin, konuşmasında 30 Ağustos Zaferi’nin yalnızca bir askeri başarı olmadığını, Türk milletinin bağımsızlık ve hürriyet iradesinin tüm dünyaya ilanı olduğunu vurguladı.

Şahin konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Sayın Kaymakamım, sayın Belediye Başkanım, değerli protokol üyeleri ve saygıdeğer ilçe halkımız;
Bugün, milletimizin bağımsızlık ve hürriyet uğruna verdiği büyük mücadelenin zaferle taçlandığı, tarihimizin en anlamlı günlerinden biri olan 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla hep birlikte yaşıyoruz.
104 yıl önce 30 Ağustos 1922’de kazanılan bu Büyük Zafer; yalnızca bir askeri başarı değil, Türk milletinin hiçbir şart altında bağımsızlığından ve vatanından vazgeçmeyeceğinin tüm dünyaya ilanıdır. Bu zafer; birlik ve beraberliğin, cesaretin, fedakârlığın ve vatan sevgisinin eşsiz bir göstergesidir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, kahraman ordumuz ve aziz milletimizin el ele vererek kazandığı bu büyük zafer, bizlere bugün üzerinde gururla yaşadığımız bağımsız vatanımızı miras bırakmıştır.

Bizlere düşen en önemli görev; bu kutsal emanete sahip çıkmak, milletimizin birlik ve beraberliğini her koşulda korumak ve ülkemizin huzur ve güvenliği için görevimizi aynı inanç, kararlılık ve fedakârlıkla yerine getirmektir.
Bugün bu topraklarda özgürce nefes alabiliyor, ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde huzur içinde yaşayabiliyorsak, bunu bizlere vatan sevgisini her şeyin üzerinde tutan kahramanlarımıza borçluyuz.
Onlar, vatanın bir karış toprağı için gözlerini kırpmadan şehadete koştular. Kimi zaman bir annenin duası, kimi zaman bir babanın gururu, kimi zaman da bir evladın hasreti oldu bu büyük mücadelenin ardında.
İşte bu nedenle 30 Ağustos, yalnızca bir zaferin değil; milletimizin yüreğinde sonsuza kadar yaşayacak olan bağımsızlık ve vatan sevgisinin adıdır.

Bugün gökyüzünde dalgalanan her bayrak, bizlere onların emanetidir; attığımız her adım, onların fedakârlıklarının üzerinde yükselen Türkiye Cumhuriyeti’ne olan sorumluluğumuzdur.
Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, İstiklal Mücadelemizin tüm kahramanlarını, vatanımız uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle, kahraman gazilerimizi saygı ve şükranla anıyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. Arz ederim.”
Öğrencilerden şiir, halk oyunları ve müzik gösterileri
Teğmen Mustafa Şahin’in konuşmasının ardından kutlama programı öğrencilerin hazırladığı şiir, halk oyunları ve müzik gösterileriyle devam etti.
Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Ecrin Sarıtaş, “30 Ağustos Zaferin Şanı” adlı şiiri seslendirdi.

Halk Eğitim Merkezi usta öğreticisi Tugay Cavdır yönetimindeki minikler kategorisi Bursa yöresi halk oyunları gösterisi de büyük beğeni topladı.
Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Eslem Şahin, “Zafer Türküsü” adlı şiiri okudu.
Halk şairi Süleyman Yücekaya da günün anlam ve önemine ilişkin şiirini katılımcılarla paylaştı.
Programın müzik bölümünde ise 14 Eylül Ortaokulu Müzik Öğretmeni Erdoğan Irmak yönetiminde Güben Erdem Demir ve okul öğrencileri tarafından müzik sunumu gerçekleştirildi.

Karacabey’de zafer coşkusu geçit töreniyle taçlandı
Kutlama programının son bölümünde ise büyük bir coşku içerisinde geçit töreni düzenlendi.
İlçe merkezindeki ortaokul ve liselerin yanı sıra kamu kurum ve kuruluşları ile Karacabey Motosiklet korteji geçiş yaptı.
Tören geçişinde öğrenciler, kamu kurumlarının personelleri ve motosiklet korteji vatandaşları selamlarken, ilçe halkı da Türk bayraklarıyla korteje eşlik etti.
Geçit töreni sırasında Karacabey Kaymakamı Cemalettin Yılmaz, Garnizon Komutanlığı Temsilcisi Hava Savunma Binbaşı Cumhur Kemal Karabulut ve Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı tören geçişini selamladı.
Siyasi parti ilçe başkanları, kurum amirleri, protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaşın yoğun katılım gösterdiği kutlamalarda, Karacabey’de 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın gururu ve coşkusu hep birlikte yaşandı.
Düzenlenen tören ve etkinlikler, geçit töreninin ardından sona erdi.






Genel
MATLI YENİLENEBİLİR ENERJİ YATIRIM BÜTÇESİNİ 160 MİLYON DOLARA ÇIKARACAK
Matlı Şirketler Grubu, güneş ve rüzgâr enerjisine yönelik yatırımlarını büyütüyor. Güneş enerjisi yatırımları için 40 milyon doların üzerinde bütçe ayıran Matlı, planlanan rüzgâr enerjisi projeleriyle birlikte toplam yenilenebilir enerji yatırım bütçesini 160 milyon dolar seviyesine çıkarmayı hedefliyor.
Tarım, gıda ve hayvancılığın da aralarında bulunduğu farklı sektörlerdeki üretim faaliyetlerini yenilenebilir enerji yatırımlarıyla destekleyen Matlı Şirketler Grubu, enerji alanındaki yatırım programını genişletiyor.
Matlı bünyesinde bugün 27 güneş enerjisi santrali bulunuyor. Mevcut kapasitenin yeni santrallerle artırılması, önümüzdeki dönemde rüzgâr enerjisinin de Matlı’nın enerji kaynakları arasına eklenmesi planlanıyor.
Güneş enerjisinin payı yüzde 60’a çıkacak
Matlı, mevcut güneş enerjisi yatırımlarına 10 yeni santral daha eklemeye hazırlanıyor. Bugün toplam elektrik tüketiminin yüzde 30’unu güneş enerjisinden karşılayan Matlı Şirketler Grubu, yeni yatırımlarla bu oranı bir yıl içinde yüzde 60’a çıkarmayı hedefliyor.
Üretim tesislerinin çatılarında bulunan güneş enerjisi santralleri, kurulu oldukları tesislerin elektrik ihtiyacının bir bölümünü karşılıyor. Arazi üzerine kurulan santrallerde üretilen elektrik ise Matlı’nın üretim ağı içinde kullanılıyor.
Kırıkkale’deki güneş enerjisi santralinin üretimi Proyem’in Diyarbakır ve Turgutlu fabrikalarında, Afyonkarahisar’daki santralin üretimi ise Keskinoğlu kesimhanesinde değerlendiriliyor. Bu model, arazi üzerine kurulan santrallerden elde edilen enerjinin Matlı’nın üretim tesislerinde kullanılmasına imkân sağlıyor.

700 bin ağacın karbon tutumuna eşdeğer katkı sağlandı
Matlı Şirketler Grubuna ait 27 güneş enerjisi santralinde 2025 yılında yaklaşık 60 milyon kWh elektrik üretildi. Bu miktar, yaklaşık 20 bin hanenin bir yıllık elektrik tüketimine karşılık geliyor.
Aynı dönemde güneş enerjisinden sağlanan üretim sayesinde yaklaşık 40 bin ton karbon emisyonunun önüne geçildi. Elde edilen çevresel katkı, yaklaşık 700 bin ağacın karbon tutumuna eşdeğer seviyeye ulaştı.
“Üretimin kaynağı doğa, sorumluluğumuz gelecek”
Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, yenilenebilir enerji yatırımlarında yeni bir döneme girdiklerini belirterek şunları söyledi:
“Tarım ve gıda üretiminde süreklilik, enerjiye kesintisiz erişimle doğrudan bağlantılı. Bugün güneş enerjisinde önemli bir altyapı oluşturduk. Bundan sonraki adımımız, bu yapıyı rüzgâr enerjisiyle tamamlamak. Kaynaklarımızı çeşitlendirirken enerji yatırımlarımızı Matlı’nın uzun vadeli üretim planlarının ayrılmaz bir parçası hâline getiriyoruz.
Üretimin kaynağını topraktan ve doğadan aldığımızın bilinciyle, çevreye duyarlı enerji üretimini entegre yapımızın bir parçası olarak ele alıyoruz. Bizim için mesele doğaya sahip olmak değil, doğanın bize sunduğu kaynaklara layık bir üretim anlayışı geliştirmek. Üretimin kaynağı doğa, sorumluluğumuz ise gelecek.
Yenilenebilir enerji bizim için çevresel katkının yanı sıra verimlilik, üretim sürekliliği ve uzun vadeli rekabetçilik anlamına da geliyor. Önümüzdeki yıllarda enerji ihtiyacımızın daha büyük bölümünü kendi yenilenebilir kaynaklarımızdan karşılayarak bugün ulaştığımız düşük karbonlu üretim yapısını daha ileri taşımayı amaçlıyoruz.”

Rüzgâr enerjisi için dört bölgede çalışmalar sürüyor
Matlı, rüzgâr enerjisi yatırımları için dört bölgede çalışma yürütüyor. Potansiyel yatırım alanlarını belirlemek amacıyla bu bölgelerde rüzgâr ölçüm direkleri kuruldu.
Yıl sonuna kadar sürecek ölçümlerle bölgelerin rüzgâr potansiyeli belirlenecek. Sonuçların alınmasının ardından yatırım yapılacak alanlar ve projelerin ayrıntıları netleştirilecek.
Matlı Şirketler Grubu, güneş ve rüzgâr enerjisini birlikte ele aldığı yatırım programıyla yenilenebilir enerjinin üretimdeki payını artırmayı, enerji kaynaklarını çeşitlendirmeyi ve karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor.
Genel
MATLI: “60 BİN ÜYEMİZİN GÜCÜNÜ, ÜYEMİZLE BİRLİKTE BÜYÜTECEĞİZ.”
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, üyelerin gerçek sorunlarını, beklentilerini ve nasıl bir BTSO istediklerini doğrudan kendilerinden dinlediklerini belirterek, “Şimdi daha yoğun bir saha dönemine geçiyoruz. Üyelerimizle daha fazla buluşacak, nasıl bir yönetim anlayışı önerdiğimizi ve hazırladığımız çözümleri nasıl hayata geçireceğimizi anlatacağız. Hiçbir üyemiz merak etmesin; artık hep birlikteyiz” dedi.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa iş dünyasının farklı sektörleriyle yürüttükleri çalışmaların daha geniş katılımlı bir saha programıyla devam edeceğini açıkladı. Yeni dönem çalışmalarının ilk adımı, “Bir kurum kimin için var? Gücünü kimden alır? Başarıyı nasıl ölçer? Kime hesap verir? Kimin sesidir?” sorularının yöneltildiği ve sosyal medyada paylaşılan kısa bir video ile attıklarını hatırlatan Matlı, videonun “Bazı Soruların Cevabını 60 Bin Üye Birlikte Verir” sözleriyle tamamlandığını belirtti.
Bu ifadenin yalnızca bir videonun kapanış cümlesini değil, savundukları yönetim anlayışının temeli olduğunu vurgulayan Özer Matlı, şunları söyledi: “Cevapları masa başında vermek istemedik. Çünkü cevap; Bursa için üreten, ticaret yapan, istihdam sağlayan ve risk üstlenen üyelerimizin tecrübesinde, emeğinde ve geleceğe ilişkin beklentilerindedir. Daha fazla işyerine gidecek, sektör temsilcilerimizle buluşacak ve sahadan gelen görüşleri uygulanabilir çözümlere dönüştüreceğiz.”
“Bu yolculuğa 60 bin üyemizin tamamını davet ediyoruz.”
Çalışmaların tek yönlü bir tanıtım faaliyeti olmayacağını belirten Matlı, 60 bin BTSO üyesinin tamamına katılım çağrısında bulundu: “Bu yolculuğu bir kişinin ya da bir grubun seçim kampanyası olarak görmüyoruz. Bu, üyelerimizin ihtiyaçlarından doğan, onların sesiyle büyüyen ve yine üyelerimizin başlattığı, Bursa’nın değerlerine sahip çıkan, kalbi Bursa için atanların yolculuğudur. Bugüne kadar olduğu gibi görüşü, önerisi ve eleştirisi olan bütün üyelerimizi çalışmalarımıza katılmaya davet ediyorum. Yavaş yavaş farklı iletişim kanallarını da üyelerimize açacağız. Bu yolla da birlikteliğimizi artıracağız. BTSO’nun geleceğini, Bursa iş dünyasının bütün sektörleriyle ve 60 Bin üyemizle birlikte şekillendirmek istiyoruz.”
Bursa’nın geleceğinin yalnızca BTSO çatısı altında ele alınamayacağını vurgulayan Özer Matlı; kentin tüm sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları, sektörel dernekleri ve üniversiteleriyle iş birliğine açık olacaklarını ifade etti: “Bursa için sözü, birikimi ve önerisi bulunan hiç kimseyi bu sürecin dışında bırakmayacağız. Kentimizin tüm STK’larının değerlendirmelerini önemseyecek, Bursa’nın geleceğini ilgilendiren başlıklarda onların tecrübelerinden yararlanacağız. Bu yolculuk, Bursa’ya değer veren herkesin katkısıyla büyüyecek.”
“Nasıl bir BTSO istediğimiz açık” diyen Özer Matlı, hedefledikleri yapıyı şöyle anlattı:
“Kentin tüm kurumları ile işbirliği içinde, üyesine ulaşılabilir, meslek komitelerinin sözünü kararlarına yansıtan, kaynaklarını bütün üyelerinin yararına kullanan, çalışmalarının sonucunu ölçen ve hesabını veren bir BTSO istiyoruz. Tüccarın da sanayicinin de KOBİ’nin de ihracatçının da hizmet sektörünün de kendisini güçlü biçimde temsil edildiğini hissettiği bir yönetim anlayışı öneriyoruz.”
“Bursa için kurulan hayaller gerçekleşmeden eskimemeli”
Mevcut yönetimin geçmişte ortaya koyduğu başarıların kıymetli olduğunu belirten Matlı, yalnızca geçmişte yapılanları anlatmanın ve 60 Bin üyenin tamamını kapsamayan projelerin geleceğe hazırlanmak için yeterli olmayacağını söyledi. Dünyadaki ekonomik ve teknolojik dönüşümün üretimden ticarete, finansmandan ihracata kadar bütün dengeleri değiştirdiğine dikkat çeken Matlı, diğer kentlerin göstergeleri incelendiğinde Bursa’nın yeni ve güçlü bir hamleye ihtiyaç duyduğunun görüldüğünü ifade etti:
“Geçmişte yapılan her doğru iş Bursa’nın kazanımıdır. Ancak bugün önümüzde bambaşka bir dünya var. Daha katılımcı bir iş yapma anlayışı var. Rekabetin şartları, işletmelerimizin ihtiyaçları ve şehirlerin yarıştığı alanlar değişti. Başka kentler yeni yatırımlar, sektörler ve teknolojilerle ilerlerken Bursa’nın geçmiş başarılarıyla yetinme lüksü yoktur.”
Mevcut yönetimin 13 yıl önce, Cumhuriyetimizin 100. yılı hedefleri kapsamında Bursa için 75 milyar dolarlık ihracat, 7 bin 500 ihracatçı firma, Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu arasında 75 Bursalı şirket ve kişi başına 30 bin dolar gelir hedefleri açıkladığını hatırlatan Matlı; Uludağ’ın dünya çapında bir kış sporları merkezi, Bursa’nın geriatri ve Ar-Ge alanlarında öncü bir kent olması yönünde de önemli hedefler ortaya konulduğunu belirtti.
“Hedef koymak kıymetlidir; Bursa elbette büyük hayaller kurmalıdır” diyen Matlı, şöyle devam etti:
“Ancak bir hayalin gerçek değeri, ne ölçüde hayata geçirildiğiyle anlaşılır. Bugün yapılması gereken; bu hedeflerin hangilerinin gerçekleştiğini, hangilerinin neden gerçekleşmediğini ve daha önce vaat edilen projelerin neden tamamlanamadığını açık yüreklilikle değerlendirmektir. Bursa’nın yeni sözlerden önce dürüst bir durum tespitine, ardından uygulanabilir ve ölçülebilir çözümlere ihtiyacı vardır.”
“Btso’nun imkânları üyenin gücüne dönüşmelidir”
BTSO’nun temel görevinin sahip olduğu imkânları üyelerinin işine, rekabet gücüne ve geleceğine yansıtmak olduğunu vurgulayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, şu değerlendirmede bulundu: “Bir üyemiz finansmana erişmek istediğinde BTSO’nun desteğini yanında görmeli; yeni müşteri ve pazarlara ulaşmak istediğinde Oda ona somut bir kapı açabilmelidir. Dijital ve teknolojik dönüşüm programları ile ihtiyaç duyulan ticaret ve sanayi parsellerine erişim, belirli şirketlerle sınırlı kalmamalıdır. Meslek komitelerimizin hazırladığı görüşlerin hangi kararlara dönüştüğü ve BTSO kaynaklarıyla gerçekleştirilen yatırımların üyelerimize ne kazandırdığı bilinmelidir.”
Başarının proje, toplantı, fuar ve organizasyon sayısıyla değil, üyeye sağlanan faydayla ve etkisi ile ölçüleceğini belirten Özer Matlı, “Bir faaliyet raporunun kalın ve süslü olması, üyelerimizin daha güçlü olduğu anlamına gelmez” dedi. Yeni dönemde her çalışma için ayrılan kaynağın, ulaşılan üye sayısının ve elde edilen sonucun düzenli olarak açıklanacağını ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ölçümüz; kaç üyemize ulaşıldığı, kaç işletmemize yeni müşteri ve pazar kazandırıldığı, finansmana erişime ne kadar katkı sağlandığı ve kaç firmamızın teknolojik dönüşüm sürecine dâhil edildiğidir. Başarıyı, üyemizin işine ve geleceğine sağlanan ölçülebilir faydayla değerlendireceğiz.”
“60 bin üyemiz için çözümlerimizi açıklayacağız”
Bursa iş dünyasından gelen değerlendirmeleri somut çözümlere dönüştürdüklerini açıklayan Matlı, her sektörün önceliklerini kendi temsilcileriyle görüşerek önerilerini sahada paylaşacaklarını söyledi. Ardından “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimiz” programının bütününü iki hafta içinde kamuoyuna açıklayacaklarını belirten Matlı, “Üyelerimiz yalnızca ne yapacağımızı değil; çözümün nasıl uygulanacağını, hangi kaynakla gerçekleştirileceğini, kaç üyeye ulaşacağını ve sonucunun nasıl ölçüleceğini de görecek” dedi.
BTSO seçimlerinin iki isim arasındaki kişisel bir yarış olmadığını vurgulayan Matlı, “Bu seçim, Bursa iş dünyasının geleceğe hangi yönetim anlayışıyla hazırlanacağının tercihidir. Meslek komitelerinin karar süreçlerinde etkili olduğu, kaynakların kullanımının görülebildiği ve yöneticilerin üyelerine karşı sorumluluk taşıdığı bir BTSO istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Kimse merak etmesin, artık hep birlikteyiz”
Bursa’nın kendisi için yalnızca iş yaptığı bir kent olmadığını; doğduğu, büyüdüğü, üretim ve yatırım yaptığı memleketi olduğunu belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bursa bize yalnızca bir iş hayatı değil; kimlik, aidiyet ve gelecek verdi. Bursa’ya değer vermek, bu şehrin potansiyelinin gerisinde kalmasına razı olmamak ve gerçekleşmeden bekleyen hayallerinin peşini bırakmamaktır. Bursa’nın değerlerini Türkiye’ye ve dünyaya taşımaktır. Hiçbir üyemiz ‘Sesimi kim duyacak, sorunumu kim BTSO’nun gündemine taşıyacak?’ diye düşünmesin. Artık hep birlikteyiz. Daha fazla buluşacak, daha çok konuşacak, birlikte düşünecek ve birlikte yol alacağız. Bu yolculuk bir kişinin değil, üyelerimizin başlattığı ve 60 bin üyemizin katılımıyla büyüyecek bir yolculuktur. Söz hepimizin, BTSO hepimizin. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”
-
Bursa Bölge7 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Genel2 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel7 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi7 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması




Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login