Bursa Bölge
“Amerika’nın tutumu İsrail’i cesaretlendiriyor”
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları ateşkesle şimdilik durdu ancak Gazze’deki dram her geçen gün büyüyor. Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof Tayyar Arı, Amerika’nın tutumunun İsrail’i cesaretlendirdiğini belirterek, “İsrail kadar Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de suçlu. Darbeyle ayakta durdukları, sadece İsrail ve ağa babası Amerika desteğiyle iktidarlarını devam ettirdikleri için İslam dünyasına ihanet ediyorlar. Bütün dünya ve İslam alemi Filistin’deki drama sessiz kalıyor.” dedi.
İsrail’in Gazze’deki saldırılarının abluka ile beraber devam ettiğini belirten Prof Arı, “İsrail 2005’te Gazze’den çekilir gibi olmuştu ama 2006’dan sonra tekrar abluka altına aldı. O günden bu yana devam ediyor. Abluka altında yaşayan 2 milyon Gazzeli’nin dış dünya ile bağlantıları kopuk. Son saldırılar, gerek Amerikan medyası ve Batı medyasında çarpıtılarak verildi. Daha ziyade İsrail’e fırlatılan füzeler üzerinden okuma yapıldı. Bazıları 150 bazıları 300 bazıları 600 füze fırlatıldığını yazdılar. Abartılı ve gerçeği saptıran verilen haberler servis edildi. Oysa Gazze saldırılarının esas sebebi roket saldırıları değil. Ondan önce Gazze’de İsrail ordusu 4 tane Filistin’liyi öldürdü. Bunların ölümüne ilişkin Gazzeliler’in meşru savunma hakkına değinmeden, işgale bakılmadan sadece İsrail’e yönelik roket saldırılarını hedefe alarak açıklama yapılıyor. İşgal 60 yılı aşkın devam ediyor. Filistin’de 1947’den başlayarak devam eden işgal bugüne kadar geldi. Gazze’nin tamamını işgal altında tutan İsrail’den bahsediyoruz. Amerikan yönetimi ve basını, batılı basın meşrulaştırıcı bir dil kullanıyorlar.” dedi.
Trump’un attığı tweette, “Yüzde yüz İsrail’in yanındayız” mesajının katliamı cesaretlendirdiğini ifade eden Prof Arı, “Savunma hakkından bahsetmeleri açıkça saldırılara çanak tutuyor. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nün Anadolu Ajansı’nın ofisinin vurulmasını görmezden gelerek İsrail saldırganlığına destek vermesi apaçık ortada. Filistinliler yalnız. Arap ve İslam dünyasından yeterince destek alamıyorlar. Ablukada Gazze’ye yardım elini uzatan sadece Türkiye’dir. Başka Müslüman ve Arap ülkesi de yok. Çünkü Gazze’nin dış dünyayla karadan irtibatının sağlandığı yer Rafah kapısı. Mısır üzerinden bağlantı gerçekleşiyor. Burası da kapalı olduğu için tüneller kazılmıştı. Tüneller de dolduruldu. Gazze’nin dış dünyayla irtibatı yok. Sadece Türkiye’nin gönderdiği bazı yardımlarla hayatını devam ettiren bir yerden, dünyanın en büyük açık hava hapishanesinden bahsediyoruz. Sürekli İsrail saldırısına maruz kalan, dünyanın sessiz kaldığı, İsrail’i haklı gören bir anlayışla karşı karşıyayız. Dünyada bir sessizlik var. Müslüman alemi sessiz. Geçtiğimiz yıl ateşkes anlaşması yapılmıştı. İslami Cihat, Hamas ve İsrail yönetimi arasında. Bu saldırganlığın önü alınamadı. Olayın bir tarafında İsrail varsa diğer tarafında Mısır var. Gazze’nin dış dünyayla irtibatını denizden kesen İsrail ama karadan kesen Mısır’dır. Bunu hiç kimse dile getirmiyor.” diye konuştu.
“İsrail kadar Mısır, Suudi Arabistan ve BAE suçlu”
İsrail kadar suçlu olan bir başka Arap ülkesinin Mısır olduğuna dikkat çeken Prof Arı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gazze’nin karadan bağlantısı Mısır sınırı üzerinden gerçekleşiyor. Burası da kapalı. Bu konuda hiçbir Arap ülkesi adım atmıyor. Mısır’a bir şey söylemiyor. Mısır İsrail ile aynı perspektiften bakıyor. Hamas’ı terör örgütü olarak görüyorlar. Gazze teröristlerin elinde denilerek, Gazze halkı işkenceye maruz bırakılıyor. İdeolojik yanlı bir duruş söz konusu. Arap dünyasının büyük kısmı Mısır’ı destekliyor, Hamas’ı terör örgütü olarak gördüğü için Gazze’ye yardım etmiyor. Gazze’deki 2 milyon insan açlık ve sefalete terk edilmiş vaziyette. Bir anlamda İsrail’in insafına bırakılmış gibi. İnsafsızca sürdürülen bu politika bölgede bazı Arap ülkelerinden destek görüyor. Mısır İsrail’i bir müttefik olarak görüyor. Politikaları örtüşüyor. Hamas hem İsrail hem Mısır için tehdit ve düşman. Saldırılar meşru hale geliyor. Izdırabı çeken Gazzeli masum insanlar.
Bu nasıl çözülür? Türkiye ablukanın kaldırılması için tek başına çaba sarfediyor. Sağlık ve gıda konusunda Türkiye ciddi altyapı imkanı sağlıyor. Gazze halkının ızdırabına yardımcı olmaya çalışıyor. Türkiye’nin tek başına çabası bir yere kadar. Kalıcı çözüm, meseleye yönelik pespektifin değişmesiyle alakalı bir adım atılabilir. Sadece Gazze değil Batı Şeria da işgal altında. Tamamı işgal altında. Arap dünyası bu konuda da kessiz. Gazze ile Satı Şeria’yı İsrail anlayışına terk eden bir anlaşma gündemde. İsrail işgalini daha kalıcı meşru hale getiren bir yaklaşımdır. Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri bunu destekliyorlar. Kendi meşruiyetlerini Amerika’nın desteğinde gördükleri için. Meşru bir iktidar olmadıkları; darbeyle orada oturdukları için sadece İsrail ve ağa babası olan Amerika’nın desteğiyle iktidarları devam ettiği için. Bu bir ihanettir. İslam dünyasının en kısa zamanda toparlanıp ayağa kalkması gerekir.” İHA
Bursa Bölge
MEHMET YILDIZ GÖREVİNDEN AYRILDI
Mustafa Bozbey’in İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmasının ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi yönetiminde dikkat çeken değişiklikler yaşanmaya devam ediyor. Üst yönetimde peş peşe gelen ayrılıklara bir yenisi daha eklendi.
Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, görevinden ayrıldığını kamuoyuna duyurdu.
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde son günlerde yaşanan üst düzey hareketlilik kapsamında, Genel Sekreterlik görevine Deniz Köken’in atanmasının ardından gözler yardımcı kadrolara çevrilmişti. Bu süreçte Genel Sekreter Yardımcıları Ali Altunsoy, Mehmet Emin Direkçi ve Mehmet Tözün Bingöl’ün de görevlerinden ayrıldıkları açıklanmıştı. Yıldız’ın ayrılığıyla birlikte üst yönetimdeki değişim süreci bir kez daha gündeme geldi.
Yıldız, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada görevinden kendi isteğiyle ayrıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığı görevimden bugün itibariyle ayrılmış bulunuyorum. Bursa halkı bize güvendi, kısa sürede güzel Bursa’mıza Başkanımız Mustafa Bozbey öncülüğünde onurla hizmet ettik. Birlikte mesai yaptığımız tüm emekçi arkadaşlarıma, sevgisini bizden esirgemeyen hemşehrilerimize minnettarım.”
Eğitim camiasındaki çalışmalarıyla tanınan Mehmet Yıldız, kamu yönetiminde üstlendiği görevlerle de öne çıkan bir isimdi. Eğitim alanındaki birikiminin ardından yerel yönetimde üst düzey görev üstlenen Yıldız, Bursa kamuoyunun yakından tanıdığı bürokratlar arasında yer alıyordu.
Üst yönetimde art arda yaşanan bu ayrılıkların, belediye bünyesinde yürütülen yeniden yapılanma süreciyle bağlantılı olduğu değerlendirilirken, önümüzdeki günlerde yeni görev değişikliklerinin yaşanabileceği ifade ediliyor.
Bursa Bölge
BÜYÜKŞEHİR’DE AK KADROLARA İŞBAŞI GÖREVİ
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde yönetimin el değiştirmesinin ardından değişim rüzgarları dinmiyor. Genel Sekreterlik makamına yapılan Deniz Köken atamasının ardından gözlerin çevrildiği belediye iştiraklerinde (A.Ş.) beklenen hamleler gelmeye başladı.
Gazeteci Okan Tuna, geçtiğimiz günlerdeki köşe yazısında Bursa siyasetinin kalbindeki değişimleri ve belediye iştiraklerindeki yeni yönetim modelini tüm detaylarıyla aktardı. Kültür A.Ş.’den BURULAŞ’a, BESAŞ’tan Tarım A.Ş.’ye kadar pek çok kurumda CHP döneminin isimleriyle yollar ayrılırken, yerlerine AK Parti’nin önemli figürleri getirildi.
Özellikle “Başkanlık Modeli” adı verilen yeni yönetim sistemine geçilmesi ve belediye şirketlerinin mercek altına alınarak kapsamlı bir mali/idari inceleme başlatılması, önümüzdeki günlerin Bursa siyaseti açısından oldukça hareketli geçeceğinin sinyalini veriyor.
İşte Okan Tuna’nın Bursa’daki yeni yapılanmayı ve kulislerdeki sıcak gelişmeleri değerlendirdiği o yazısı:
“Bozbey sonrasında. Bursa Büyükşehir Belediyesi yönetiminin AK Parti’nin eline geçmesiyle birlikte, yönetim kademelerinde de değişimler başladı.
Şahin Biba’nın; Belediye Başkanvekili koltuğuna oturmasının ardından, AK Parti içinde inanılmaz atama kulisleri başlamıştı yeni belediye koltukları için.
Nitekim halen de sürüyor.
Bu yönde; Karmaşıklığın sürmesi üzerine Bursa’ya Ankara el koydu ve kısa bir süre önce Genel Sekreter olarak Eyüpsultan Belediyesi’nin eski belediye başkanı Deniz Köken atanmıştı.
Bazı dairelerde yapılan değişiklikler devam ederken, gözler aynı zamanda belediye şirketlerine çevrilmişti ki bu şirketlerde de değişimler başladı.
Nitekim; İlk etapta değişim Kültür AŞ, BESAŞ, Burkent ve Jeotermal AŞ’de yaşandı. Ancak bu şirketlerinde yeni bir yönetim modeli de benimsendi.
Örneğin; Belediye şirketleri, Yönetim Kurulu Başkanı, Genel Müdür ve Yönetim Kurulu üyelerince oluşturuluyordu ki bazı şirketlerde bu modelden kısmi olarak vazgeçildi.
Buna göre; Başkanlık modeli uygulamasına geçildi ki, Kültür AŞ’nin Başkanlığına, AK Parti’nin İl Başkan Yardımcılarından Osman Tüysüz getirildi.
Böylece; Bu kurumda Yönetim Kurulu Başkanı CHP’li Yücel Akbulut ile Genel Müdür Anıl Bayık’ın da görevi sona ermiş oldu.
Yanı sıra; BURFAŞ’ta da aynı modelin benimsenmesi kararlaştırıldı ve bu şirketin Başkanlığına da, adı Büyükşehir Belediye Başkanvekilliği için geçen meclis üyelerinden Sinan Kahraman getirildi.
Bu yöntemle; Bu kurumda da Yönetim Kurulu Başkanı CHP’li Orkun Gazioğlu ile Genel Müdür Erhan Pınar’ın da görevleri sona ermiş oldu.
Yine; Farklı bir model üzerinden hareket edilerek BESAŞ’ta da Yönetim Kurulu Başkanvekili olarak Yıldırım ve Büyükşehir Meclis üyesi Fuat Alpaslan getirildi ki CHP’li Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Işık’ın ve Genel Müdür İbrahim Alpay Demirtaş’ın görevi de sona erdi.
BURKENT’te de aynı modelle Osman Şahin Yönetim Kurulu Başkanvekili olarak görevlendirildi. Böylece, bu kurumun başında daha önce olan Furkan Bozbey’in ve sonrasında da Görkem Kaya’nın görevleri son bulmuş oldu.
Aynı şekilde; Jeotermal AŞ’nin Yönetim Kurulu Başkanvekili görevi de Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol’a tevdi edildi.
Ve; Jeotermal AŞ’de de CHP’li Uğur Sertaslan’ın da görevi sona erdi.
Edindiğimiz bilgiye göre son zamanların tartışmalı belediye şirketlerinden Tarım AŞ’de de CHP’li Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aydın Saldız ve Genel Müdür Sedat Akar dönemi sona erdi ve şirketin yönetimine AK Parti kararı ile Büyükşehir Belediye Başkanvekili Şahin Biba getirildi.
Bu arada; Bursa’nın kent içi ulaşımının patronu olan BURULAŞ’ta da Genel Müdür Fahrettin Beşli ile yollar ayrıldı ve Beşli’nin yerine bu koltukta 2 yıl önce oturan Kürşat Çapar yeniden göreve getirildi.
Bir de. Büyükşehir Belediyesi’nin AK Parti cephesinden ilginç bir duyum geldi. Öğrendiğimize göre Büyükşehir Belediyesi ve şirketleri tepeden tırnağa mali ve idari bir incelemeye alınmış.
Bu yönde hem Sayıştay müfettişlerinin hem de yetkili kurulların denetiminden geçen Büyükşehir Belediyesi’nde ilk dikkat çeken ise belediye şirketleri olmuş.
Bu yönde; AK Parti yöneticilerini şaşırtan gelişme ise mevcut belediye şirketlerinin bazılarının altında birer şirket daha kurulmuş ki, bu şirketlerin kuruluş amacının da öğrenilmeye çalışıldığını duyduk.
Anladığımız kadarıyla; 2 yıllık Mustafa Bozbey dönemini tam anlamıyla öğrenmeye yönelik hareket eden AK Partili kurmaylar, bir taraftan mali incelemenin sonucunu bekliyorlar, bir taraftan da yeni yönetim modeli içinde atamalara dair görüşmeler yapıyorlar.
Şunu da söyleyebiliriz ki; AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan’ın koordinasyonunda ve Belediye Başkanvekili Şahin Biba yönetiminde sürdürülen ve karar aşamasına geçilen bu görüşme ve toplantılar sonrasında, Büyükşehir Belediyesi’nde tamamen yenilenmiş kadrolar görülecek kısa zaman içinde.”
Bursa Bölge
BURSA’NIN ULAŞIM AĞI GÜÇLENİYOR
Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, ulaşım alanında şehrin geleceğine yön verecek yatırımları değerlendirmek üzere düzenlenen istişare toplantısına katıldı.
Yüksek Hızlı Tren hattı şantiye alanında gerçekleştirilen toplantıya, Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba’nın yanı sıra Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Dr. Yalçın Eyigün, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa Milletvekilleri Emel Gözükara Durmaz, Refik Özen, Ahmet Kılıç, Ayhan Salman, ilçe belediye başkanları ve ilgili yöneticiler katıldı.
Müteahhit firma ve ilgili kurum temsilcilerinin kapsamlı sunum yaptığı toplantıda, Bursa’nın uzun yıllardır beklediği hızlı tren projesinin mevcut süreci, gelinen aşamalar ve bundan sonraki yol haritası kapsamlı şekilde ele alındı. Şehrin ulaşım ağına güç katacak önemli projenin her aşamasının konuşulduğu buluşmada, Bursa’yı daha güçlü bir ulaşım altyapısına kavuşturmanın, vatandaşları daha hızlı ve konforlu ulaşım imkânlarıyla buluşturmanın önemi vurgulandı.
“Hemşehrilerimizin beklediği projeleri başlatacağız”
Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, kentin Kestel ile üniversite arasında ve Kent Meydanı ile Terminal arasında raylı sistem hatlarına sahip olduğunu hatırlattı. Mevcut hatların vatandaşların raylı sistemlerdeki ihtiyacını tam olarak karşılamadığını belirten Başkanvekili Biba, “Bu konuda uzun süredir çalışmalarımız var. Toplantıda bu çalışmalarla ilgili istişarelerimizi de yaptık. En kısa zamanda hemşehrilerimizin beklediği ve sevineceği projeleri başlatacağız” dedi.
Yüksek hızlı trende test sürüşleri başlıyor
AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise, Yüksek Hızlı Tren Hattı projesinin Bursa’nın ve Marmara Bölgesi’nin en önemli projelerinden birisi olduğunu hatırlattı. 106 kilometrelik hızlı tren hattının faaliyete geçirilmesiyle alakalı çalışmaları incelediklerini anlatan Davut Gürkan, “Önümüzdeki aylarda elektrik sistemleriyle alakalı işlemler devreye konmuş olacak. Temmuz ayından itibaren de trenin test sürüşlerine başlanacak. Yıl sonuna doğru da hayırlısıyla hızlı tren hattımız faaliyete girmiş olacak” diye konuştu.
Yüksek hızlı tren, 2026 yılı sonunda hizmet vermeye başlayacak
Kent içi raylı ulaşım çalışmalarına da değinen Davut Gürkan, hızlı trenin faaliyete geçmesiyle Emek-Şehir Hastanesi hattının da çalışmaya başlayacağını açıkladı. Paralel olarak karayollarının Şehir Hastanesi’ne de ulaşacağını söyleyen Gürkan, “Nihayetinde 2026 sonuna kadar hayırlısıyla hızlı trenimiz ve Şehir Hastanesi raylı sistemimiz Bursalıların hizmetinde olacak. Çalışmalarda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
“Bursa’ya ve Marmara Bölgesi’ne hayırlı olsun”
AK Parti Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz, toplantıda yüksek hızlı tren hattını, Emek-Şehir Hastanesi hattını ve karayolu bağlantılarını değerlendirdiklerini belirterek, “İnşallah 2026 yılında Yüksek Hızlı Treni, Bursamıza kazandırmış olacağız. Bizim için önemli bir proje. Hem Bursa hem de Marmara Bölgesi için hayırlı olsun” diye konuştu.
-
Bursa Bölge6 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel1 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel6 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması





Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login