Genel

YÜKTEN KURTULMAK; AFFETMEK

Hayat, insanın bazen kırıldığı, bazen incindiği bir imtihan sahnesidir. Kalbimize dokunan nice olaylar, zihnimizde yankılanan kırıcı sözler ve bizi derinden etkileyen haksızlıklar olur. Fakat bu yükleri taşımaya devam etmek, insanın ruhunu ağırlaştırır ve onu içsel bir esarete sürükler. Oysa affetmek, kalbi özgürleştiren bir erdemdir.

Kur’ân-ı Kerîm, affetmenin önemini şu ayetle bizlere hatırlatır:

“Onlar, bollukta da darlıkta da infak edenler, öfkelerini yutanlar ve insanları affedenlerdir. Allah, iyilik yapanları sever.” (Âl-i İmrân, 134)

Bu ayet, affetmenin yalnızca başkaları için değil, affeden kişi için de bir iyilik olduğunu gösterir. Çünkü affetmek, insanın ruhunu kin ve nefretten arındırır, onu huzura kavuşturur.

Nitekim affetmek; sıradan bir davranış değil, peygamberlerin ahlakıdır.

 Hz. Yusuf (a.s), kardeşlerinin kendisine yaptığı büyük kötülüğe rağmen, yıllar sonra onlara şu sözlerle karşılık vermiştir:

“Bugün size kınama yok! Allah sizi bağışlasın. O, merhametlilerin en merhametlisidir.” (Yusuf, 92)

Bu söz, affetmenin, insanı yüklerinden nasıl kurtardığını gösteren en güzel örneklerden biridir. Aynı şekilde, Peygamber Efendimiz (s.a.v) de Mekke’nin fethinde, kendisine yıllarca zulmeden insanlara karşı hiçbir intikam duygusu beslememiş ve onlara şu sözü söylemiştir:

“Bugün size herhangi bir suçlama yoktur. Gidiniz, hepiniz serbestsiniz.” (İbn Hişâm, es-Sîretü’n-Nebeviyye)

Bu örnekler, affetmenin sadece bir tercih değil, aynı zamanda insanın kendini iyileştirme yolculuğunda bir gereklilik olduğunu gösterir. Affetmeyen insan, geçmişin zincirlerine bağlı kalır. Oysa affetmek, insanı kin ve nefretin esaretinden kurtarır. Çünkü affetmek, karşı tarafa verilmiş bir ödül değil, insanın kendisine yapmış olduğu bir iyiliktir.

Hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:

“Merhamet etmeyene merhamet edilmez. Affetmeyene de af yoktur.” (Buhârî, Edeb, 27)

Bu hadis, affetmenin yalnızca insani bir erdem değil, aynı zamanda ilahi bir karşılığı olan bir davranış olduğunu gösterir. Affeden kişi, Allah’ın affına da mazhar olur.

Sonuç

Affetmek, insanın kalbini kin, öfke ve intikam duygularından arındırarak onu gerçek huzura ulaştırır. Öfkeyle yaşamak, yük taşımaktır; affetmek ise bu yüklerden kurtulmaktır. Hz. Yusuf’un, Peygamber Efendimiz’in ve nice büyük insanların yolunu izleyerek affetmeyi öğrenmek, hem dünyada hem de ahirette insanın kazanç hanesine yazılan bir erdemdir. Çünkü affetmek, özgürlüktür.

KARACABEY İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ


Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Yanıtı iptal et

Trending

Exit mobile version