Yazarlar

GÜVENDE HİSSETMEYEN BEYİN, AHLAKI UNUTUR MU?

Son zamanlarda aynı cümleyi çok sık duyuyoruz: “İnsanlık çok değişti.”

Oysa çoğu zaman değişen şey insanın özü değil, beyninin içinde bulunduğu haldir.

Beyin kendini güvende hissetmediğinde, hayatta kalma sistemi devreye girer. Bu sistemin önceliği iyi olmak, nazik olmak ya da anlayışlı olmak değildir. Önceliği hayatta kalmaktır. Bu noktada empati, sabır, nezaket ve toplumsal duyarlılık ikinci plana düşer. Çünkü beyin için artık en önemli soru şudur: “Tehlike var mı?”

Tehdit algısı yükseldiğinde beynin alarm merkezi olan amigdala daha aktif çalışır. Buna karşılık düşünmeyi, tartmayı, karşısındakini anlamayı sağlayan prefrontal alanlar daha az devrededir. Kişi daha hızlı tepki verir, daha çabuk yargılar, daha kolay savunmaya geçer. Daha az dinler, daha çok karşı çıkar.

Empati ise zihinsel bir yavaşlama ister. Karşıdakine yer açmayı, onun duygusuna alan tanımayı gerektirir. Ancak tehdit altındaki bir beyin için yavaşlamak lükstür. Sistem tetiktedir. Böyle bir durumda başkasının duygusuna odaklanmak beyin için gereksiz bir yük gibi algılanır.

Kriz dönemlerinde toplumsal sertleşmenin nedeni de budur. Ekonomik belirsizlikler, sosyal güvensizlik, adaletsizlik hissi, geleceğe dair kaygılar… Tüm bunlar bireylerin sinir sistemini sürekli alarm halinde tutar. Alarmda olan bireylerden oluşan toplum ise giderek daha tahammülsüz, daha keskin, daha yargılayıcı bir hale gelir.

Bu yüzden artık insanlar birbirini daha az dinliyor. Daha çabuk kırılıyor. Daha hızlı öfkeleniyor. Daha kolay dışlıyor. Çünkü kimse gerçekten kimseyi duyamıyor. Herkes kendi iç alarmının sesini bastırmaya çalışıyor.

Bugün tanık olduğumuz birçok iletişim kopukluğu ya da toplumsal duyarsızlık çoğu zaman kötü niyetten değil, güvende hissetmeyen beyinlerden kaynaklanıyor. Güvende hissetmeyen beyin önce kendini korur. Ahlak, empati ve toplumsal hassasiyet ise ancak güven hissi olduğunda sürdürülebilir hale gelir. Belki de bu yüzden toplumu iyileştirmenin yolu daha fazla öğüt vermekten değil, insanlara yeniden güven hissi kazandırmaktan geçiyor. Çünkü ancak güvende hisseden beyin düşünebilir, anlayabilir ve empati kurabilir.

Ve ancak o zaman insanlar birbirini gerçekten duymaya başlar.


Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Yanıtı iptal et

Trending

Exit mobile version