Yerel

EFE “HAVANDA SU DÖVÜYORLAR!”

Hürriyet Köyü Gençlik ve Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Bayram Efe, “Mağduriyetimizin olduğu zamanlarda yanımızda olmayan siyasetçiler, yerlerimiz satıldıktan sonra güneşin ve aydınlığın temsilcileri oldular.”

Karacabey Belediyesi’nin geçtiğimiz günlerde 166 taşınmazı ihaleye çıkarmasının yankıları sürüyor. Bu satışların ardından Karacabey’deki siyasilerden peş peşe açıklamalar gelirken, en dikkat çekeni MHP Karacabey İlçe Başkanı Ahat Şanlı’dan gelmişti. Şanlı’nın çelişkili açıklamaları, gerek ittifak içi gerekse kendi parti tabanında tepki çekti.

Şanlı’nın sözlerinin ardından gazeteci Şaban Önen’in kaleme aldığı yazısında, Şanlı’nın şimdi karşı çıktığı taşınmaz satışlarının aslında 2018 yılında Hürriyet Mahallesi’nde satışa çıkan taşınmazlarda kendi oyunun bulunduğunu belgelerle ortaya koydu. Önen’in yazısında ayrıca, 2020 yılında geçmiş dönem Belediye Başkanı Ali Özkan’ın 255 taşınmazın satışını meclise getirdiğinde de, MHP’li meclis üyelerinin oylarıyla satış yetkisi kararının alındığı kaydedildi.

Tüm bu gelişmelerin ardından Hürriyet Köyü Gençlik ve Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Bayram Efe de sessizliğini bozdu.

Gazeteniz YÖREM’e açıklamalarda bulunan Efe, köylünün mera ve otlak alanlarının değer kazanmasının ardından belediyelerin kasalarının boşalmasıyla köylülerin günah keçisi hâline getirildiğini vurguladı. Açıklamasında, “Satarak hizmet ederiz anlayışı, adeta liyakat gelişimlerini engellemiş durumda. Hâlbuki siyaset, halkın yararına yapılacaksa siyaset olur” denilerek, Karacabey’de yaşanan taşınmaz satışlarının hem geçmişi hem de günümüzdeki etkileri gözler önüne serildi.

Efe “Son zamanlarda köylünün mera ve otlak alanları kıymete bindi. Belediyelerin kasaları boşaldıkça günah keçisi köylüler oluyor.

Üretmeyi beceremeyenler, kasalarına kaynak bulmakta zorlanan belediyeler arazi satışları ile bütçelerini sübvanse ediyor.

Karacabey Hürriyet köylülerine yapılan haksızlıklar hâlâ ortada. İlahi adalet isterken bu işte parmağı olanlar helalleşmek yerine siyasette her şey mubahmış zannediyorlar.

Satarak hizmet ederiz anlayışı, adeta liyakat gelişimlerini engellemiş durumda.

Hâlbuki siyaset, halkın yararına yapılacaksa! Siyaset olur.

O koltuklara gelen meclis üyesi ya da başkanlar, yine o koltuklardan indiklerinde halkın arasında utanmadan, mahcup olmadan yürüyebilmelidir. Siyasete milliyetçiliği, sancağı, bayrağı, Allah’ı, ilahı karıştıranlar koltuğa oturunca bir anda “ne oldum” rehaveti ile ilkelerinden uzaklaşıp şahsi ikbal peşine mi düşüyorlar?

Kıbleleri ve ideolojileri mi değişiyor?

Karacabey siyasetinde dümeni yeni teslim alan ilçe başkanları, geçtiğimiz hafta Karacabey belediyesinin satışa çıkardığı arsa ve araziler üzerinden Sayın Fatih Karabatı’yı hedef alarak havanda su dövdüler.

Hâlbuki konuya hâkim olan Deva Partisi ilçe başkanı Gazeteci Şaban Önen, konuların evveliyatını iyi bilmekteydi. Hatta biz hürriyet köylüleri hak ararken, mücadelemizde verdiği desteği de unutmamak lazım; hakkını teslim etmekte borçlu olduk.

O dönemde pazar yeri yapılacak diye Hürriyet köyünün arazisini satan belediye ve meclisi, evet oyu kullandıktan sonra satılan yerlerimizin hesabını da soracak mı?

Evet oyu kullanan meclis üyeleri bir açıklama yapacak mı?

O üyeler kimlerdi, hangi partililerdi?

1968’de kurulan kooperatifimizin yeri, belediye tapularında hâlen kooperatif kargir bina olarak tapulu. Hatta KAYMAKAMLIKTAN GÖRÜŞ bile alınıp karar verilmiş; o arsa kooperatif binası olarak tahsis edilmiş, ama çözüm bulmak yerine evet-hayır dolamacına, hazır siyaset tembelliğine verilmedi. Yerimiz, Sayıştay’dan veya Çevre Şehircilik Bakanlığı’ndan görüş alınamaz mıydı?

Yeni dönem belediye meclisi, bu yerimizi bile vermemek için hayır oyu kullandı. Gerekçelerini açıklasınlar; 850.000 metre kare yerimizi ihaleye çıkarken EVET diyenler ve şimdi 300 metre kare kooperatif yerimizi bile vermemek için hayır diyenler…

Bu ne tezattır, bu ne tür bir dildir ki halkın içinde köylü, meclis koltuğunda kendi dediğinize ters düşüyorsunuz.

O dönemde pazar yeri yapılacak diye Hürriyet köyünün arazisini satan belediye ve meclisi evet oyu kullandıktan sonra satılan yerlerimizin hesabını da soracak mı?

Pazar yeri projesi ne oldu?

O projeye evet diyen meclis üyelerine soruyorum: O paralar ne oldu, nereye harcandı?

Özel mülkiyetle, 1951’de göçmenlerin paraları ile satın aldıkları yerler satılırken vicdanınız sızlamadı mı?

Yarın ahiret günü helalleşebilecek misiniz?

Dedelerimizin emeklerini hiçe sayanlara bir hatırlatmada bulunayım: “kim hakkı olmadığı halde bir karış yeri alırsa, Allah kıyamet günü yedi kat yeri onun boynuna dolar” (M4136MÜSLİM, Müsakat 141).

Hürriyet Köyü, Karacabey’de diğer köylere benzemez. Ne mübadele ile ne hazine yeri ile karıştırmasınlar; bizler bir arazi alıp köy yaptık, bir köye gelip yerleşmedik. Şahsi mülkümüzde imar planları yaptık.

Türkiye’de örneği olmayan bir köy kurduk. Hür olmak için kurduğumuz yerin adına da Hürriyet Köyü dedik; biz kurduk, siz sattınız ve öyle anılacaksınız. Tekrar o siyasetçilere sesleniyorum, duyun!

Karacabey’de siyaset yapmaya hevesiniz var ise, TBMM’sinde olan vekillerimize 6360 sayılı kanunla bir teklif verilmesini ya da bir madde eklenerek köylülerinize olan siyasi sözünüzü tutmanızı tavsiye ederim. Kısa bir cümle ile:

“Evveliyatı köy olmayan özel mülkiyetten köy tüzel kişiliğine geçmiş alanların, tekrar gelir durumuna bakılarak, gerçek hak sahiplerine iadesine veya tüzel kişiliğinin ihdasına karar alınmasına” bir ek madde getirin.

Attığınız taş, ayağınıza takılmasın; ürküttüğünüz kuşa değsin, ıskalamasın.

Talan siyaseti yıkılmaya mahkûmdur. Bireysel ikbal uğruna abdestini, kıblesini şaşıranlar muhakkak bedelini ödemeden ahrete uğurlanmayacaklardır.

Belki cenaze namazlarında bile, kötü bilirdik hakkımız haram olsun diyeceğimiz saflar tutacağız.

Karacabey’de bir uyanış var. Fakat hâlen Karacabey’i Karacabeylilerin yönetmediğini, Bursa’nın başına getirilenlerin de Bursalıların olmadığını görmekteyiz. Bir Karacabeyli, kendi köylülerinin mallarını satar mı ya da satışına evet der mi?

Bu nasıl bir Karacabeylilik?

Ergen heveslere takılıp mübalağa ettiğiniz heyecanınızı millet vekillerinize, genel başkanlarınıza bir dosya vererek, bu yasanın değişmesi için biraz emek verip ter dökün; cefa ile umut erdemli adımlarla taçlandırın. Azalan yaşama hevesi, yıkılan bir toplum yaratmak yerine; siyasetçisi güçlü, duyarlı, halkı ile kederli, milleti ile mutlu siyasetçiler istiyoruz!


Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Yanıtı iptal et

Trending

Exit mobile version