Yazarlar

DURUŞMALAR ARASINDA ÜÇ AYDAN FAZLA SÜRE OLMAYACAK

Uzun yargılamaların en önemli nedenlerinden biri, iki duruşma arasına aylar girmesidir.

Yeni düzenlemeyle duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç ayı geçmemesi öngörülüyor.

Bilirkişi incelemesinin uzaması veya başka bir mahkeme aracılığıyla işlem yapılmasının gerekmesi gibi zorunlu bir neden varsa hâkim, gerekçesini açıklayarak daha ileri bir tarih belirleyebilecek.

Bu hüküm, her davanın üç ay içinde biteceği anlamına gelmiyor. Yalnızca iki duruşma arasındaki bekleme süresine bir sınır getiriyor.

Amaç, dosyaların uzun süre hiçbir işlem yapılmadan beklemesinin önüne geçmek.

Görüntülü duruşmalar kolaylaşacak

Tarafların ve avukatların sesli ve görüntülü sistem üzerinden duruşmaya katılmaları hâlinde bazı işlemler kolaylaştırılacak.

Mahkemenin uygun görmesi durumunda kişi bulunduğu yerden duruşmaya katılabilecek ve usule ilişkin işlemleri yapabilecek.

Ancak davadan vazgeçme, davayı kabul etme, sulh olma, yemin etme ve karşı tarafın davayı geri almasına izin verme gibi önemli işlemlerde özel kurallar uygulanmaya devam edecek.

Bu düzenleme, özellikle başka şehirde yaşayan veya sağlık nedeniyle adliyeye gitmekte zorlanan kişiler açısından kolaylık sağlayabilir.

Kanuni faiz ekonomik şartlara göre değişecek

Sözleşmede faiz oranı belirlenmemişse uygulanacak kanuni faiz, Merkez Bankasının kısa vadeli kredi işlemlerinde kullandığı reeskont oranına bağlanıyor.

Kanuni faiz, bir önceki yılın 31 Aralık günündeki reeskont oranının yüzde 80’i olacak. Oran 30 Haziran günü önceki orandan en az beş puan farklıysa yılın ikinci yarısı için yeniden hesaplama yapılacak.

Basit bir örnek verelim: Reeskont oranının yüzde 40 olduğunu varsayalım. Bu durumda kanuni faiz yüzde 32 olarak uygulanacak.

Böylece kanuni faizin ekonomik şartlardan tamamen kopuk kalmasının önlenmesi amaçlanıyor. Ancak vatandaşın ve hukukçuların ilgili dönemde hangi oranın geçerli olduğunu ayrıca kontrol etmesi gerekecek.

Kaza tazminatlarında faiz hesabı değişiyor

Trafik kazası, iş kazası veya başka bir olay nedeniyle çalışma gücünü kaybeden kişi ile ölen kişinin desteğinden yoksun kalan yakınları için tazminat hesaplanırken yeni bir ayrım yapılacak.

Kişinin kazancının bilindiği dönem için hesaplanan tazminata olay tarihinden itibaren faiz işletilecek. Gelecekteki ve henüz bilinmeyen kazanç dönemine ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren faiz uygulanacak.

Örneğin düzenli maaş alan bir çalışanın kazadan sonraki bilinen ücret kayıplarında faiz kaza tarihinden başlayabilecek. Fakat gelecekte ne kadar kazanacağı varsayımlarla hesaplanan bölümde faiz karar tarihinden başlayacak.

Bu değişiklik yalnızca düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra meydana gelen kaza ve diğer zarar doğuran olaylara uygulanacak. Önceki olaylarda eski hükümler geçerli olacak.

“IBAN’ımı verdim, suç işlemedim” denilemeyecek

İnternet dolandırıcılığında başkasına banka hesabı, banka kartı veya kripto varlık hesabı kullandırılması sık karşılaşılan bir durum hâline geldi.

Yeni düzenlemeye göre kişinin dolandırıcılığa katılımı, haksız kazanç sağlamak amacıyla hesabını veya ödeme aracını kullandırmaktan ibaretse verilecek ceza yarı oranında indirilebilecek.

Ancak bu bir cezasızlık veya af değildir.

Örneğin bir kişi komisyon almak için banka hesabını sahte ürün satışı yapan kişilere verirse “Ben sadece IBAN verdim” diyerek sorumluluktan kurtulamayacak. Şartları varsa yalnızca cezasında indirim yapılabilecek.

Dolandırıcılığın planlanmasına veya mağdurun kandırılmasına da katılmışsa bu indirimden yararlanamayabilir.

Bu nedenle banka hesabı, kart, şifre veya telefon hattı hiçbir şekilde başkasına kullandırılmamalıdır.

Kötü muamele suçlarında hükmün açıklanması geri bırakılamayacak

İki yıl veya daha az hapis cezası gerektiren bazı suçlarda mahkemeler, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verebiliyor. Bu durumda kişi belirli bir süre denetleniyor ve şartlara uyarsa dava düşebiliyor.

Yeni düzenlemeyle işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sırasında işlediği ve kötü muamele sayılan suçlarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanamayacak.

Bu hüküm, özellikle kamu gücünü kullanan kişilerin sebep olduğu kötü muamele iddiaları bakımından önemli bir güvence niteliği taşıyor.

Öğrenci ve memur davalarına tek hâkim bakacak

Öğrencilerin not, sınıf geçme, yurt, burs ve bazı disiplin işlemlerine karşı açtığı davalar tek hâkim tarafından karara bağlanabilecek.

Okuldan uzaklaştırma veya öğrencilikle ilişiğin kesilmesi gibi ağır sonuç doğuran işlemler ise bunun dışında tutulacak.

Kamu çalışanlarının geçici görevlendirme, yolluk, lojman, izin ve uyarma cezasıyla ilgili davalarında da tek hâkim görev yapacak.

Amaç, daha sade uyuşmazlıkların daha kısa sürede sonuçlandırılmasıdır. Bununla birlikte bir davaya tek hâkimin bakması, o davanın mutlaka hızlı biteceği anlamına gelmiyor. Adaletin hızı kadar kararın doğruluğu ve gerekçesi de önemlidir.

Düzenlemeler ne zaman yürürlüğe girecek?

12. Yargı Paketi, 16 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edildi ve 7589 sayılı Kanun olarak kayda geçti.

Kanun Resmî Gazete’de yayımlandığında mirasçılar arasındaki ilk artırma, mirasçıların teminat yatırması, ihale bedelini yatırmayana uygulanacak yaptırımlar, belirsiz alacak davasının kaldırılması, duruşmalar arasındaki üç aylık süre, kanuni faiz, tazminat ve dolandırıcılık hükümleri gibi düzenlemelerin büyük bölümü yayım tarihinde yürürlüğe girecek.

Vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmazların elektronik ortamda satılmasıyla görüntülü duruşmalardaki imza işlemlerine ilişkin hükümler ise Kanunun yayımlanmasından üç ay sonra uygulanmaya başlanacak.

Danıştayın daire sayısına ilişkin düzenleme, Kanunun yayımlandığı gün yürürlüğe girecek; ancak 23 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak.

Kanun yayımlanmadan önce ilan edilmiş açık artırmalarda eski hükümler uygulanmaya devam edecek. Bu nedenle mirasçıların teminat yatırmasına ve ilk artırmanın yalnızca mirasçılar arasında yapılmasına ilişkin yeni kurallar, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra ilan edilen açık artırmalarda uygulanacak.

Son söz: Adalet yalnızca hız değildir

12. Yargı Paketi bir af düzenlemesi değildir. Paket; miras satışlarından tazminatlara, dava yöntemlerinden dijital dolandırıcılığa kadar birbirinden farklı alanlarda değişiklikler getiriyor.

Bazı hükümler işlemleri hızlandırmayı, bazıları kötüye kullanımı önlemeyi, bazıları ise Anayasa Mahkemesi kararlarından sonra oluşan hukuki boşlukları doldurmayı amaçlıyor.

Mirasçıların da teminat yatırması bu açıdan somut ve önemli bir örnektir. Aile malını satın almak isteyen mirasçıya öncelik tanınıyor; fakat ihaleyi sonuçsuz bırakacak ölçüsüz tekliflerin önüne geçmek için mali sorumluluk da getiriliyor.

Vatandaş açısından asıl mesele şudur: Kanun yalnızca uzmanların anlayacağı bir metin olarak kalmamalıdır. İnsan hangi hakkının bulunduğunu, hangi süreye uyması gerektiğini ve yaptığı işlemin ne sonuç doğuracağını önceden görebilmelidir.

Çünkü adalet yalnızca hızlı karar vermek değildir. Adalet; doğru, anlaşılır, öngörülebilir ve ulaşılabilir olmaktır.

Kaynak ve yayın notu

TBMM Genel Kurulunda 16 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilen 7589 sayılı Kanun metni. TBMM resmî kanun kaydı


Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Yanıtı iptal et

Trending

Exit mobile version