Yerel

AHLÂKIN KAYNAĞI VE ÇOCUKLARA AHLÂK ÖĞRETMENİN ÖNEMİ

Bir toplumun geleceği, yetiştirdiği çocukların karakterinde gizlidir. Bilgi, teknoloji ve maddî imkânlar elbette önemlidir; fakat sağlam bir ahlâkî zemin olmadan bunların hiçbiri kalıcı bir iyilik üretmez. Bu sebeple önce şu temel soruya cevap vermek gerekir: Ahlâkın kaynağı nedir ve çocuklara ahlâk neden özellikle küçük yaşta kazandırılmalıdır?

İslam’a göre ahlâkın ölçüsü insanın hevesi, toplumun geçici kabulleri ya da çağın modası değildir. Ahlâkın temel kaynağı Kur’an ve sünnettir. Çünkü insanı yaratan Allah, onun hangi değerlerle huzur bulacağını en iyi bilendir.

Kur’an-ı Kerim’de Peygamber Efendimiz (sas) hakkında şöyle buyrulur:

“Şüphesiz sen yüce bir ahlâk üzeresin.” (Kalem, 68/4)

Bu ayet, Resûlullah’ın ahlâkının ilahî bir övgüye mazhar olduğunu gösterir. Hz. Aişe’ye onun ahlâkı sorulduğunda verdiği “Onun ahlâkı Kur’an’dı” cevabı (Müslim, Müsâfirîn, 139) ise çok önemli bir gerçeği ortaya koyar: Kur’an sadece okunan bir kitap değil, yaşanan bir hayat nizamıdır. Peygamberimiz de Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş hâlidir.

“Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim” hadisi (Muvatta, Hüsnü’l-Hulk, 8) risaletin merkezinde ahlâkın bulunduğunu açıkça gösterir. Bu durumda ahlâk, imandan bağımsız bir süs değil; imanın hayata yansımasıdır.

Kur’an adaleti, doğruluğu, merhameti, sabrı, emanete riayeti emreder. Sünnet ise bu ilkelerin nasıl uygulanacağını gösterir. Böylece ahlâk, hem ilke hem model üzerinden inşa edilir.

Ahlâk eğitimi, çocuklukta başlar. Çünkü çocuk, karakterini büyük ölçüde erken yaşlarda oluşturur. Küçük yaşta verilen değerler, kişiliğin temel taşları olur.

Kur’an’da Lokman’ın oğluna verdiği öğütler buna güzel bir örnektir. Oğluna namazı, iyiliği emretmeyi, kötülükten sakındırmayı ve sabrı tavsiye eder (Lokman, 31/17). Bu ayet, aile içinde bilinçli bir ahlâk eğitiminin gerekliliğini gösterir.

Çocuklar söylenenden çok gördüklerini öğrenir. Eğer anne-baba dürüstse çocuk dürüstlüğü; sabırlıysa sabrı; merhametliyse merhameti öğrenir. Evde sürekli öfke varsa, çocuk öfkeyi normalleştirir. Evde adalet varsa, çocuk adalet duygusuyla büyür.

Peygamber Efendimizin çocuklara yaklaşımı da bu konuda yol göstericidir. O, çocuklara değer verir, onlarla ilgilenir, hatalarını kırmadan düzeltirdi. Bir çocuğun kalbini kazanmak, onun karakterini inşa etmenin ilk adımıdır.

Ahlâk eğitimi sadece “yapma” demekle olmaz. Çocuğa neden doğru olması gerektiği anlatılmalı, yaptığı iyilik takdir edilmeli, yanlış yaptığında ise aşağılanmadan yönlendirilmelidir. Korku merkezli eğitim geçici itaat üretir; sevgi ve bilinç merkezli eğitim kalıcı karakter oluşturur.

Bugün toplum olarak en çok şikâyet ettiğimiz sorunların çoğu ahlâkî zemindeki zayıflıktan kaynaklanmaktadır: Güvensizlik, haksızlık, bencillik, tahammülsüzlük… Eğer çocuklarımıza küçük yaşta doğruluk, adalet ve sorumluluk bilinci kazandırabilirsek, yarının toplumunda bu sorunlar büyük ölçüde azalacaktır.

Unutulmamalıdır ki ahlâk miras bırakılabilecek en büyük servettir. Mal tükenir, makam değişir; fakat güzel ahlâk insanı hem dünyada hem ahirette değerli kılar.

Sonuç olarak ahlâkın sağlam ve değişmez kaynağı Kur’an ve sünnettir. Bu iki rehber ışığında yetiştirilen çocuklar, sadece başarılı değil; aynı zamanda güvenilir, adil ve merhametli bireyler olurlar. İşte gerçek gelecek yatırımı budur: Ahlâklı bir nesil yetiştirmek.


Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Yanıtı iptal et

Trending

Exit mobile version