Yerel
GEZGİNÇ: SERTİFİKALI TOHUMDA 233 BİN TONLUK ÜRETİM HEDEFLİYORUZ
Karacabey’de, ‘Tarım Varsa Hayat Var’ projesi kapsamında tarım ve gıda sektörü temsilcileri Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) Karacabey İşletmesi’nde bir araya geldi. Programda konuşan TİGEM Genel Müdürü Hasan Gezginç, “2026 yılı bitkisel üretim döneminde hububatta 380 bin ton rekolte ve sertifikalı tohumda 233 bin tonluk üretim hedefliyoruz” dedi.
TİGEM ile Güvenilir Ürün Platformu tarafından yürütülen proje kapsamında düzenlenen programa, sektörün farklı alanlarından temsilciler katıldı. TİGEM Genel Müdürü Hasan Gezginç başkanlığında gerçekleştirilen etkinlikte, kurumun faaliyetleri, projeleri ve üretim süreçlerine ilişkin bilgilendirme yapıldı. İki gün süren program kapsamında katılımcılar; tohum üretimi, damızlık hayvancılık, modern tarım uygulamaları ve sürdürülebilir üretim modelleri hakkında yerinde incelemelerde bulundu. Tarla üretim alanları, hayvancılık tesisleri ve mekanizasyon altyapısı uzmanlar eşliğinde tanıtıldı. Düzenlenen saha ziyaretlerinde, TİGEM’in gıda arz güvenliğine katkısı, yerli üretim kapasitesi ve gen kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmaları paylaşıldı.
“Ülkenin en köklü ve stratejik kurumlarından biri”
Programın ikinci gününde düzenlenen toplantıda konuşan TİGEM Genel Müdürü Hasan Gezginç, kurumun bitkisel ve hayvansal üretimde tohumluk ve damızlık ihtiyacını karşılamak amacıyla faaliyet yürüttüğünü belirtti. Gezginç, “Tarım ve hayvancılık sektörünün lokomotifi TİGEM olarak üretimin ne kadar büyük bir emek istediğini çok iyi biliyoruz. Bu sebeple üretime katkı sağlayan herkesin emeğini her türlü takdirin üzerinde görüyoruz. TİGEM, Türkiye’nin bitkisel ve hayvansal üretiminde tohumluk ve damızlık ihtiyacını karşılamak, gen kaynaklarını korumak ve modern tarım tekniklerini uygulayarak sektöre öncülük etmek amacıyla faaliyet gösteren bir kamu iştirakidir. Ülke genelinde 8 bin 145 personeli, 17 işletmesi ile 3,6 milyon dekar arazisiyle Türkiye’nin en büyük tarımsal üretim gücüdür. 13,3 milyar TL’yi aşan sermaye gücümüzle, bitkisel ve hayvansal üretimde ülkemizin en köklü ve stratejik kurumlarındandır” dedi.
“Tohumluk üretim alanlarımızın yüzde 40’ını kuraklığa toleranslı çeşitlerle planladık”
Sertifikalı tohum üretiminde yüzde 25 pazar payı ile liderliği koruduklarını söyleyen Gezginç, “2026 yılı bitkisel üretim döneminde hububatta 380 bin ton rekolte ve sertifikalı tohumda 233 bin tonluk üretim hedefliyoruz. İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında tohumluk üretim alanlarımızın yüzde 40’ını kuraklığa toleranslı çeşitlerle planladık. Tescil edilen tohumlarımız ve Vezir-55 kenevir çeşidimizle hem çiftçimizin yanında yer alıyor hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Irak başta olmak üzere ihracatımızı artırıyoruz. Kırsala ve Damızlık Üretime Tam Destek 70 bin büyükbaş ve 300 bini aşkın küçükbaş hayvan varlığımızla ıslah ve damızlıkta öncüyüz. ‘Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’ ile 3 yılda 150 bin baş küçükbaş hayvanı üreticilerimizle buluşturarak aile işletmelerini ve kırsal kalkınmayı güçlendiriyoruz. Sultansuyu işletmemizde tamamlanan 100 başlık Boğa Anası Tesisi ile dondurulmuş boğa spermasında 1 milyon doz hedefine ulaşarak dışa bağımlılığı azaltıyoruz. Safkan Arap atçılığında ise geleneksel mirasımızı bünyemizde geliştirdiğimiz hibrit satış yöntemi gibi dijital yeniliklerle taçlandırıyoruz. ‘Yatırımlarla Geleceği İnşa Ediyoruz’ sulu tarım alanımızı 1 milyon 41 bin dekara ulaştırırken, 48 megavatı aşan Güneş Enerjisi Santrali (GES) projelerimiz, 275 bin tonluk silo kapasitemiz ve modern yem tesislerimizle sürdürülebilir tarımın merkez üssü olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Sertifikalı tohum ihracatımız hız kesmeden devam ediyor”
TİGEM’in temel misyonunun piyasaya unluk veya ekmeklik buğday sunmak değil, Türk çiftçisinin ihtiyaç duyduğu yüksek kaliteli tohum ve damızlığı üretmek olduğunu belirten Gezginç, “İklim değişikliği gerçeğiyle yüzleşerek, tohum üretimimizin yaklaşık yüzde 40’ını kurağa dayanıklı veya toleranslı çeşitlerden oluşturduk. Bu yıl 233 bin ton sertifikalı tohum üretimi hedeflenirken, aynı zamanda Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Yerel Tohum Projesi kapsamında tespit edilip tescillenen tohumları, 1 milyon paket halinde üreticilerle buluşturduk. KKTC, Azerbaycan ve Irak başta olmak üzere birçok ülkeye sertifikalı tohum ihracatımız da hız kesmeden devam ediyor. Kırsalda Bereket Projesi ile üreticilerimize büyükbaş ve küçükbaş hayvan desteği sağlıyor, 2 yılı ödemesiz 5 yıl vadeli Ziraat Bankası kredileriyle üreticimizin elini güçlendiriyoruz. Uygulamaya aldığımız bu projelerde asil listelerimizi tamamlamış bulunuyoruz” diye konuştu.
Genel Müdür Hasan Gezginç’in değerlendirmelerinin ardından soru-cevap bölümüne geçildi. Hayvancılık Daire Başkanı Uğur Aydın ve Strateji ve Geliştirme Daire Başkanı Ali Kısa’nın da katıldığı bölüm sonrasında toplantı sonra erdi.
Yerel
ÇİFTÇİ SUDA BOĞULDU
Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem, sulama ücretlerindeki artışa ve çiftçilerin ödeme sürecinde yaşadığı mağduriyete ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu sistemin değişmesi, sulama paralarının Nisan ayına kadar uzatılması ve hiçbir şekilde büyük faizler uygulanarak çiftçinin belinin bükülmesine razı değiliz” dedi.
Erdem, çeltik sulama maliyetlerinin yıllara göre arttığını belirterek, dönüm başına sulama maliyetinin 2024 yılında 1.050 TL, 2025 yılında 1.750 TL, 2026 yılında ise 2.500 TL olduğunu ifade etti. Aynı yıllarda çeltik satış fiyatlarının ise 2025 yılında 38-40 TL, 2026 yılında 35-36 TL arasında seyrettiğini kaydetti.
Sulama fiyatlarının 2 yıl içinde %138 arttığını, buna karşın ürün fiyatlarının geçmiş yıllara göre düştüğünü belirten Başkan Erhan Erdem, bu durumun çiftçiyi zor durumda bıraktığını söyledi.
Erhan Erdem, çiftçilerin sulama bedellerini öderken ürettikleri mahsullerin paralarını fabrika ve tüccardan geç aldıklarını, bu nedenle su paralarını ödemelerinin Ocak veya Şubat ayını bulduğunu aktardı. 31 Aralık tarihinin geçilmesiyle birlikte çiftçilerin %100 zamla karşı karşıya kaldığını dile getiren Erdem, “Bu nasıl adalet” dedi.
Sulama birliklerinin zam yetkisine ilişkin kanuni düzenlemeye de değinen Başkan Erdem, 2024 yılına kadar sulama birliklerinin kanunda %50’ye kadar zam yapma yetkisi bulunduğunu ve bu sebeple %10 uygulandığını, 2024’ten sonra çıkan kanunla bu oranın %50 olduğunu ve şu anda %50 zam uygulandığını belirtti.
Erdem, 2.500 TL olan çeltik sulama fiyatının 31 Aralık’tan sonra %50 indirimin kaybolması ve üzerine %50 zam eklenmesiyle 5.000 TL’ye çıktacağını ifade ederek, “Bunun neresinden bakarsak bakalım, bu bir zulümdür” diye konuştu.
Başkan Erdem, sistemin değişmesi, sulama paralarının Nisan ayına kadar uzatılması ve büyük faizler uygulanarak çiftçinin belinin bükülmesine razı olmadıklarını sözlerine ekledi.
Yerel
GÖKÇE ALKAN CİNAYETİNDE ZANLI TUTUKLANDI
Karacabey’de 5 Ekim’de meydana gelen ve genç Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan cinayetin ardından gözaltına alınan 24 yaşındaki Mustafa Bağ, kasten planlayarak adam öldürme suçundan çıkarıldığı nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Edinilen bilgilere göre, Gökçe Alkan’ın hayatını kaybettiği cinayetin ardından gözaltına alınan Mustafa Bağ’ın akşam saatlerinde adliyeye getirileceği yönündeki bilgi kısa sürede ilçede yayıldı. Bunun üzerine çok sayıda vatandaş adliye çevresinde toplandı.
Ancak zanlı, adliyeye fiziken getirilmedi. Mustafa Bağ’ın ifadesi, adli işlemler kapsamında SEGBİS sistemi üzerinden görüntülü olarak alındı. Zanlının adliyeye getirilmediğine inanmayan kalabalığın sakinleştirilmesi amacıyla Gökçe Alkan’ın eniştesi Gökhan Akbay da duruşma salonuna alındı ve süreci SEGBİS üzerinden takip etti.
Savcılık işlemlerinin ardından Bağ, kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’ne sevk edildi.
Akbay, “Adliyeye hiç getirilmedi”
Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’nde gerçekleştirilen işlemlerin ardından 24 yaşındaki Mustafa Bağ hakkında kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklama kararı verildi.
Duruşma salonunda süreci takip eden Gökhan Akbay, dava işlemlerinin ardından yaptığı açıklamada zanlının hiçbir şekilde adliye binasına getirilmediğini, işlemlerin SEGBİS üzerinden gerçekleştirildiğini ve verilen tutuklama kararının ardından Mustafa Bağ’ın cezaevine gönderildiğini ifade etti.
Bağ, işlemlerinin tamamlanmasının ardından cezaevine gönderildi.
Ne olmuştu?
Karacabey’de Gökçe Alkan ile Mustafa Bağ arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıkmış, tartışmanın büyümesi üzerine Mustafa Bağ’ın bıçakla saldırdığı Gökçe Alkan, çenesinin altından aldığı bıçak darbesi sonucu olay yerinde hayatını kaybetmişti.
Olayın ardından gözaltına alınan Mustafa Bağ’ın adli işlemleri tamamlandı. Zanlı, kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Yerel
ÖZKAN: “GÖKÇE’NİN ACISI KARACABEY’İN ACISIDIR”
Anahtar Parti Karacabey İlçe Başkanı Özcan Özkan, 18 yaşındaki Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan cinayetin ardından yazılı bir açıklama yaptı. Gökçe’nin ölümünün Karacabey’in vicdanında derin bir yara açtığını belirten Özkan, adli sürecin tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi çağrısında bulundu.
Kadına yönelik şiddetin yalnızca olayların ardından yapılan açıklamalarla çözülemeyeceğini vurgulayan Özkan, kadınların yaşam hakkının korunması için somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Özkan, Gökçe’nin ailesinin acısını paylaştıklarını belirterek, “Gökçe için adalet” çağrısında bulundu.
İşte Özcan Özkan’ın açıklaması:
“Karacabey’imiz bir kez daha büyük bir acıyla sarsılmıştır.
18 yaşındaki Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesi, yalnızca bir ailenin değil, bütün Karacabey’in yüreğini yakan bir olaydır. Gencecik bir kızımızın hayatının sona ermesi karşısında duyduğumuz üzüntüyü, öfkeyi ve vicdanımızdaki yarayı kelimelerle tarif etmek mümkün değildir.
Gökçe’ye Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabır diliyorum.
Ancak bugün yalnızca başsağlığı dilemenin yeterli olmadığı bir noktadayız.
Gökçe’nin ölümünün bütün yönleriyle aydınlatılmasını ve adaletin eksiksiz şekilde tecelli etmesini istiyoruz.
Yürütülen adli soruşturmanın titizlikle tamamlanması, olayın tüm boyutlarının ortaya çıkarılması ve sorumluların hukuk çerçevesinde gereken cezayı alması en temel beklentimizdir.
Karacabey halkı da bu beklentisini açıkça ortaya koymuştur.
Gökçe için sokaklara çıkan, adalet isteyen, “Gökçeler ölmesin” diyen hemşehrilerimizin sesi duyulmalıdır.
“BİR GÖKÇE DAHA KAYBETMEK İSTEMİYORUZ”
Bugün hepimizin kendisine sorması gereken soru şudur:
Bir başka Gökçe’nin hayatını kaybetmesini beklemek zorunda mıyız?
Hayır!
Kadına yönelik şiddet konusunda artık günü kurtaran açıklamalardan, olay olduktan sonra gösterilen tepkilerden ve birkaç gün sonra unutulan gündemlerden vazgeçmeliyiz.
Kadınlarımızın kendilerini güvende hissedeceği bir toplum düzenini hep birlikte oluşturmak zorundayız.
Şiddetin ilk işaretinde harekete geçen, kadınlarımızı yalnız bırakmayan, gençlerimizi koruyan ve gerektiğinde devletin bütün kurumlarını etkin biçimde devreye sokan güçlü bir mekanizmaya ihtiyaç vardır.
Bir kadının yaşam hakkı, hiçbir gerekçenin gerisine bırakılamaz.
“KARACABEY’İN VİCDANI BU DOSYANIN TAKİPÇİSİ OLACAKTIR”
Anahtar Parti Karacabey İlçe Teşkilatı olarak Gökçe Alkan’ın ailesinin acısını kendi acımız olarak görüyoruz.
Bu acının siyasi malzeme yapılmasına da, birkaç gün sonra unutulmasına da izin verilmemelidir.
Bizim meselemiz siyasi hesap değil, insan hayatıdır.
Bizim talebimiz siyasi ayrıcalık değil, adalettir.
Bizim çağrımız ayrıştırmak değil, toplum olarak kadına yönelik şiddetin karşısında tek yürek olmaktır.
Yetkililere çağrımız açıktır:
Gökçe Alkan’ın ölümü bütün yönleriyle aydınlatılsın.
Adli süreç şeffaf ve titiz biçimde yürütülsün.
Varsa ihmaller araştırılsın.
Sorumlular hukuk önünde hesap versin.
Ve en önemlisi, başka Gökçeler yaşasın diye gereken bütün tedbirler alınsın.
Karacabey’in vicdanı bu olayın takipçisidir.
Biz de Anahtar Parti Karacabey İlçe Teşkilatı olarak bu sürecin takipçisi olacağız.
Gökçe’nin ailesinin acısını paylaşacak, adalet talebinin yanında duracak ve kadına yönelik şiddetin her türlüsüne karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.
Gökçe için adalet istiyoruz.
Kadınlarımız için güven istiyoruz.
Gençlerimiz için yaşanabilir bir Karacabey istiyoruz.
Bir daha hiçbir annenin evladının ardından “Neden koruyamadık?” diye feryat etmediği bir Türkiye için mücadele etmek hepimizin sorumluluğudur.
Gökçe’nin acısı Karacabey’in acısıdır.
Adalet yerini bulana kadar bu dosyanın takipçisi olacağız.”
-
Bursa Bölge7 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Genel2 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel7 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi3 yıl agoKAZI KAZAN’DAN 1 MİLYON TL KAZANDI



Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login